Ters yöne akan Asi Nehri, cana yakın esnafı, kahve kokan dar sokakları, meşhur künefesi, biberli ekmeği, humusu, mozaik müzesi, dünyanın ilk kilisesi ile efsaneler şehri Hatay’a gitmek için o kadar çok neden var ki! Şehir merkezi Antakya ve güzelim ilçesi İskenderun’a bir kez yolunuz düştü mü keşfetmeye doyamayacaksınız!

Antakya’nın tarihi M.Ö. 4. yüzyıla dayanıyor. “Antiokheia” ismiyle kurulan bu kent, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış. “lzgara plan” olarak tanımlanan ve Xenarius tarafından çizilen kent planında sokaklar kışın güneşi görecek, yazın ise Asi Vadisi’nden gelen rüzgarı alacak şekilde düzenlenmiş. Kaynaklara göre, Hristiyanlık Kudüs dışında ilk defa An­takya’da yayılmış, M.S. 34-36 yıllarında St. Paul, St. Barnabas ve St. Pierre Antakya sokaklarında vaaz vermişlerdir. Hz. İsa’ya inanan­lara “Hristiyan” adı ilk defa burada verilmiştir. Diğer bir ilçesi olan liman şehri İskenderun ve çevresi M.Ö. 6. yüzyılda Perslerin eline geçmiştir. İskenderun gerçek anlamıyla M.Ö. 333 yılında, Asya seferine çıkmış olan Büyük İskender tarafından kurulmuş. O zamanlar asıl adı “Alexandreia” olan İskenderun her daim cazibe merkezi olma konumunu devam ettirmiş.

Peki, “neden Hatay?” diye soracak olursanız, ilk akla gelen şey tabii ki zengin mutfağı!

Humus

Humus-soil

Rakı sofralarının, dost-akraba ziyaretlerinin baş tacı olan humusu hiç Antakya’da denediniz mi? Hayırsa sizi şöyle alalım. Evde yaptığımız humusu normal nohutu haşlayarak ve içine tahin katarak yapıyoruz. Fakat Antakya’da humusu nohutttan değil özel olarak hazırlanan nohut tozundan yapıyorlar! İç malzemelerini ekledikten sonra sarımsak, limon ve yoğurt da ekleniyor.Üzerine ise tereyağı ya da zeytinyağı, kimyon ve pul biber konuluyor. Ve tadı inanılmaz!

Antakya Kahvesi

antakya-guncesi-9_1024x768_gezinim_com

 

Filtre kahve ve Türk kahvesinin birbirine aşık olduğunu ama bir türlü kavuşamadığını düşünün. İkisini ayrı ayrı içmek bu yüzden belki de. Ama yolunuz Antakya’ya düştü mü bu iki kahvenin o kentte evlendiklerini göreceksiniz. Çünkü Antakya kahvesi hem çok sert hem içimi çok yumuşak. Üstelik tiryakiler için çay bardağında servis ediliyor. İsteğe göre hafif, sert ve çok sert olarak kavruluyor ve sadece kokusu bile sizi uyandırmaya yetiyor. Zaten kentte gezerken kahve kokan sokaklar sizi mest ediyor.

Soğanlı Tavuk Doldurması ve Biberli Ekmek

biberli-ekmek

Soğanlı Tavuk Doldurması: İçi sır dolu bir tavuk bu. Bütün tavuğun içine özel olarak soslanmış ve incecik doğranmış soğan dolduruluyor ve dikiliyor. Nohut ile birlikte pişiriliyor ve bulgur pilavı ile servis ediliyor. Servis öncesi tavuğun içindeki soğanlar bulgur pilavının üzerine konuluyor ve tavukla birlikte afiyetle yeniyor!

Biberli Ekmek: Kırmızı biber, ev yapımı biber ve domates salçası, baharat ve soğan ile hazırlanan iç malzemesiyle yapılan biberli ekmeği özel çökelek peyniri ile birlikte öğle molası atıştırmalık olarak ya da beş çayında afiyetle tüketebilirsiniz.. Hafif acı olsa da lezzetinden hiçbir şey kaybetmiyor.

Tepsi Kebabı

4776-1

Bir koşu mahalle kasabından kıyma alınır, içine ev yapımı biber salçası ve diğer malzemeler katılır ve yoğrulmaya başlanır. Daha pişmeden bile görüntüsü sizi mest etmeye yetiyor inanın. Piştikten sonra ise ağızda dağılıyor. Pek et sevmememe rağmen tepsi kebabına bayıldım desem yalan olmaz!

Kekik Salatası

Kekik-Salatası-Tarifi

Taptaze kekik, zeytin, canım nar ekşisi, mısır, soğan ve domatesten yapılan bu salata o kadar lezzetli ki! İster rakının yanına meze niyetine isterseniz yemeklerinizle birlikte yiyebilirsiniz.

Arsuz

1655723-arsuz-hatay

Limon ve mandalina ağaçları, yemyeşil doğası, mavinin her tonu, sıcakkanlı insanları ile İskenderun’una yaklaşık 45 dakika uzaklıkta konumlanan ve yakın zamanda belde iken ilçe olan Arsuz mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Özellikle İskenderun, Gaziantep ve Mersin civarında yaşayanlar burayı yazlık olarak kullanıyor. Hem denize girip güneşlenebileceğiniz hem de etrafındaki köylerde kafa dinleyebileceğiniz bu şirin yerde birçok cafe, bar ve restoran mevcut. Yalnız buraya daha çok Nisan, Mayıs ve Haziran ayında gidilmesi öneriliyor çünkü Temmuz ve Ağustos ayında hava çok sıcak oluyor. Üstelik meşhur Hatay dönerini Arsuz’da Ali Usta’da yemenizi tavsiye ederim. Özel olarak hazırlanan sosu dönere enfes bir lezzet katıyor.

Antakya

antakya (76)

Antakya’ya girdiğinizde ters yöne akan Asi Nehri sizi sessizce selamlar. Eski Antakya Evleri’ni görmek için önce çarşının içinden geçersiniz. Dükkanlardaki Arapça ve Türkçe tabelalar, esnafın içtenliği, bin bir çeşit baharat kokusu ve envai çeşit ürünler sizi etkilemeye başlar bile. Yolunuzun üzerinde size gülümseyen Çınaraltı’na girip künefenizi de yediniz mi artık kendinizi sokaklara atabilirsiniz. Daracık sokaklarda birbirine yakın eski ve bahçeli evlerin kapıları hep açık. Evlerde oturanlara denk gelirseniz sizi kahveye davet ediyorlar. Hatay’da adettir;öğle yemeğinden önce kahve içmeye davet edilir eş dost. Bu kentteki insanlar o kadar cana yakın ki sizi tanımasalar dahi hem evlerine davet ediyor hem de sizinle sanki onca yıldır tanışıyorlarmış gibi sohbet ediyorlar. Burada kiliseleri, Hatay Arkeoloji Müzesi’ni gezebilir ve şehrin ritmine kendinizi umarsızca kaptırabilirsiniz.

Fotoğraflar: turkish-media.com, gardenmyths.com, gezinim.com, peynirlilezzetler.com, fotokritik.com, kayihanzeybek.com

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?