Uzun zaman çok satılanlar arasında yer alan Zero Limit kitabında geçen ve hayatımızın ve başkalarının hayatının da sorumluluğunu bizlere yükleyen bir teknikten bahsetmek istiyorum. Kendimizi iyileştirerek başkalarını iyileştirebileceğimizi vadeden, ismi sanki klavyede rastgele harflere basılmasıyla bir araya gelmiş gibi görünen Ho’oponopono tekniği. 

Ho’oponopono Tekniği | Fotoğraf: Min An (pexels.com)

Ho’oponopono Tekniği

Ho’oponopono tekniğinin yaygınlaşmasının ana sebebi şaman Nalamaku’nun öğrencisi olan Dr. Ihaleakala Hew Len ve Joe Vitale’in yazdığı ve uzun süre çok satılanlar arasında yer alan Zero Limit kitabıBu kitaba göre etrafımızda meydana gelen her şey bizim sorumluluğumuzda ve düşüncelerimizin sonucu. Olumsuz durumlar yaşamamak için önce olumsuz duygu ve düşüncelerden arınmamız gerekiyor.

İsmi sanki klavyede rastgele harflere basılmasıyla bir araya gelmiş gibi görünse de Ho’oponopono, kadim zamanlarda Havaii halkının kullandığı bir kendini iyileştirme tekniği olarak biliniyor. Kelime anlamı olarak iyilik, doğruluk, rahatlama ve huzura erme konumuna ulaşmak anlamına gelen pono ve işleri düzeltmek, yoluna koymak anlamına gelen ponopono sözcüklerinin birleşiminden oluşuyor. Bu teknik Samoa, Tahiti ve Yeni Zelanda’da bilinirken Havaii’de şaman Mornah Nalamaku Simeona aracılığıyla aktarılıyor.

Ho’oponopono Tekniği | Fotoğraf: Min An (pexels.com)

Önce Kendini İyileştirmek

“Geçmiş düşünce, duygu, söz, edim ve eylemlerimizin toplamından ibaret olduğumuzu ve şimdiki hayatımızın ve seçimlerimizin geçmişten gelen bu anı bankasıyla renklendiğini veya gölgelendiğini kabul edebilirsek, o zaman bir düzeltme sürecinin hayatımızı, ailemizi ve toplumumuzu nasıl değiştirebileceğini anlamaya başlarız.” Morrnah Nalamaku Simeona

Simeona‘nın söylediklerinden de anlayacağımız üzere bu teknik, çevremizde gerçekleşen olumlu veya olumsuz her duygu ve durumun sorumluluğunuzu bize yüklüyor. Bireysel ve toplumsal anlamda dünyamızı güzelleştirmek mümkün ve bu tamamen bizim elimizde. Bu tekniği uygulamak ise oldukça kolay. Zihinden ya da sesli olarak tekrar edilmesi gereken 4 temel ifade var:

  • Seni seviyorum
  • Özür dilerim
  • Beni affet
  • Teşekkür ederim

Joe Vitale kitabında: “Bu yöntem karşımızdaki insanın yaşadığı olumsuzluğu öğrendiğimiz anda bizim sorunumuz olarak algılayıp, kendi içimizde bundan arınarak karşımızdakini de arındırma yolunu öğretir. Sadece insanlar değil, her şeyi arındırma yoludur bu. Tüm bilinen ya da bilinmeyen negatif enerjileri, pozitif olanla değiştirerek arındırır. Bunun için sevgiyi kullanır.” ifadelerine yer veriyor.

Bu kitabın yazılış süreci ise Joe Vitale’in yazar olan bir arkadaşından duyduğu Hawaiili terapist Dr. Ihaleakala Hew Len ile tanışmasıyla gerçekleşiyor. Dr. Len, Hawaii Eyalet Hastanesi’nde çalışırken tehlikeli durumda sayılan ağır psikolojik hastaların koğuşunda çalışıyor. Personellerin ve doktorların burada bulunmaktan rahatsız olup kısa sürede istifa ettikleri bir koğuş. Hastalar da burada kendilerini güvende hissetmiyor, saldırıya uğramaktan korkuyorlar. Hepsine ağır ilaç tedavileri uygulanıyor. Dr. Len hastaneye geldiğinde hastalarla yüz yüze çalışmak yerine onların dosyalarını inceleyerek kendi üzerinde çalışmaya başlıyor. Söylediğine göre kendi üzerinde çalıştığında içinde yer aldığı çevreye de etki ediyor ve hastalar kısa zamanda şaşırtıcı bir şekilde iyileşiyor. Ağır ilaç tedavileri kaldırılıyor ve hastalar ilaç kullanmayı bırakıyorlar. Bunu nasıl yaptığı sorulduğunda “Onları yaratan kendi parçamı iyileştirdim sadece, o kadar. Eğer birini iyileştirmek istiyorsan -akıl hastası ya da bir suçlu bile olabilir bu- ancak kendini iyileştirerek yapabilirsin.” açıklamasını yapıyor.

Dr. Len Kendini Nasıl İyileştirdi?

“Dosyaları incelerken kendi kendime sürekli özür dilerim, seni seviyorum, teşekkür ederim, üzgünüm dedim.” Dr. Len bu yöntemi şaman şifacı Mornah Nalamaku Simeona’dan öğreniyor ve hastalara uyguluyor. Len’in çalıştığı koğuştaki hastaların tümü taburcu ediliyor ve 4 yıl içinde koğuş kapatılıyor.

Bu yaklaşıma göre insan içinde yer aldığı fiziksel dünyayı kendisi yaratıyor. Düşüncelerimiz bazen kontrolümüz dışına çıkabiliyor hatta bize ait bile olmayabiliyor. Genetik olarak miras kalan anılar ve düşünceler hala zihnimize hükmedebiliyor. Zaten Hawaii halkının inancına göre negatif her durum oluşum anında etrafındaki nesnelere yansıyor. İnsanlar atalarının yaptığı yanlışların yarattığı olumsuz duyguları bile nesillerce taşıyabiliyor.

Atalarımızın anılarını DNA’larımızda taşıdığımız bilimsel olarak kanıtlandı. Bilinçsiz zihinde yer alan bu kalıtsal anılar, karar verme süreçlerinde bizleri zorlayabiliyor. Anıları kabul edip olumladığımızda ise güzel bir dünya yaratabilme şansını elde ediyoruz. Dr. Len’in önerisi de tam olarak bu, anıları sıfırlayıp “Sıfır noktasında’ durabilmek.

Gerçekliğimizi belirleyen şey aslında düşüncelerimiz. Eğer kaygı dolu düşüncelerin yer aldığı bir zihne sahipseniz bunun sonucu muhtemelen kaygı dolu bir gerçekliklerle karşılaşmak yönünde olacaktır. Dünyamızı iyileştirmek ve yaratmak tamamen bizim sorumluluğumuzda.

“Hayatında herhangi bir şeyi değiştirmek istediğinde bakacağın tek yer var: Kendi için. İçine baktığında bunu sevgiyle yap.” olarak ifade ediyor şifacı Mornah Nalamaku Simeona.

Ho’oponopono Tekniği | Fotoğraf: Amanda Martins (pexels.com)

“Seni seviyorum, özür dilerim, beni affet, teşekkür ederim.” bu dört cümleyi tekrarlayarak kendimize karşı geliştirdiğimiz eleştirel tutumu bir tarafa bırakıyor ve atalarımızın anılarını yıllarca taşımak zorunda kalan kendimize teşekkür ediyoruz. Olumsuzluklara karşı hep başkalarını suçlamayı bırakıyor, sorumluluğu üzerimize alıyoruz. Bilmeden de olsa etki ettiğimiz olumsuz durumlar sebebiyle af diliyoruz.

Sorumluluğu tamamen bize yükleyen bu iyileştirme tekniği 20 yıldır uygulanıyor ve uygulayanlar gerçekten de işe yaradığını iddia ediyor. Ben iyi hissetmek için bu cümleleri kendime ya da başkalarına genelde söylüyorum ama bunların etrafımdaki gerçekliği değiştirebileceğine dair emin olamıyorum. Bu teknik hakkında sizlerin de yorumlarını merakla bekliyorum. Sizce de bu cümleler hayatımıza bir sihir katabilir mi?

Kapak Fotoğrafı: Fotoğraf: Min An (pexels.com)

İlginizi Çekebilir: Kolektif Persona’dan Mutluluk Ayar Noktası