Birkaç kez daha söylemiş olduğum gibi, Kadıköy’deki dönüşümden oldukça rahatsızım. Bir sürü yer açılıyor, Kadıköy’ü de eğlence ve gece hayatının merkezi olarak konumlandırmaya çalıştıklarını düşünüyorum. Tüm bu değişim vesvesesine rağmen, bazı yeniler semtin ruhuna oldukça uygun, değişmeyi değil yerleşmeyi öngörüyorlar. Hepsinden öte, çarşıdan girip balıkçıların arasından yukarı doğru yürürken, gürültülere kulak verip Moda’ya doğru çıkarken hep aynı huzuru içimde duyumsuyorum. Şimdi bahsedeceğim yerleri son zamanlarda keşfettim. Anadolu yakası insanları, kahvaltı veya kahve içmek için karşıya geçmeyi boşverin, Kadıköy bize yeter !

Naga Putrika

Moda’da yıllardır var olan, dakikalarca sıra beklememizi gerektiren ve her seferinde aslında çok da lezzetli bulamadığım bir kahvaltıcının hemen yanında ufacık bir dükkan… Keşiflere doyamayan, kahvaltı öğününe bayılan ben, yeni bir günü burada açıyorum. İşin aslı yandaki sıra bizi buraya itiyor, iyi ki de öyle oluyor.

Kahvaltıya gittiğimde bir yerin ne kadar bu işin üzerine titizlendiğini peynirlerinden anlayabilirsiniz. Naga Putrika’da peynirler bir harika, özel olarak getirtiliyorlar. Diğer ürünler de aynı şekilde. Bal isterseniz, size muhakkak hangi çeşit olduğunu soracaklardır çünü farklı şehirlerden gelme 3 çeşit bal var burada. Peynirlerin bir kısmı Kars’tan, tereyağı Karadeniz’den, Hatay’dan, Ege’den, kısacası tüm ürünlerde yerel üretimi de destekleyecek şekilde başka şehirlerden getirilmiş olma durumu söz konusu. Özellikle de kadın üreticilerden aldıkları söyleniyor. Zaten Naga Putrika, hintçede dağın kızı anlamına geliyor ve Ganj Nehri kenarında tarım yapan kadınların bereketinden dolayı Ganj Nehri’ne verdikleri isimmiş aynı zamanda. Sanırım kadın üreticilerin verimi de etkiliyor Naga Putrika’yı.

Burada serpme kahvaltı şeklinde menüler var ve iki kişilikler, hangisini seçmiş olursanız içerisinde belli başlı ürünler geliyor. Söğütçük, Zuğa, Çiçekdağı gibi isimlendirilmeleri var. Mesela Karadeniz mutfağına düşkünseniz, Zuğa’yı seçebilir, muhlama ve kestane balı gibi seçenekleri deneyebilirsiniz. Menülerden tercih etmek istemiyorsanız da, tek tek sipariş de verebilirsiniz. Beyaz peynirli menemen delisi ben, o kocaman porsiyonla bir günlük doydum diyebilirim. Pişisi, boşnak böreği de oldukça lezzetli; ama benim favorim kremalı patates oldu sanırım. Ürünler gerçekten çok taze ve leziz. Her şeyden önemlisi, inanılmaz güleryüzlü ve yardımcı olmaya çalışan personelleri var. Bence gidip deneyin, keyifli bir sabah günün geri kalanı için önemlidir! :)

Naga Putrika Adres: Caferağa Mah. Moda Cad. No:161/A Moda, Kadıköy / İstanbul

Rafine Espresso Bar

İstanbul öyle kalabalık ki… Ağzına kadar dolu bir şişeye benzetiyorum bazen. İçinde sıkışıp kalmamak imkansız. Metrobüs ve metroya binmek zorunda olduğum günlerde; bu şehrin içinde boğuluyorum sanki. İnsan güruhu üzerime üzerime gelirken ne huzurdan eser kalıyor, ne de hümanistliğimden…

İşte böyle bir günde, az insan, çok müzik, belki biraz da kahveye ihtiyaç duyuyor insan. Böyle bir anda, Kadıköy’ün belki de en kalabalık yeri Zeplin’in hemen karşısındaki Rafine Espresso Bar’ı görüyorum. Üç dört masalık ufacık bir yer. Hemen oturup filtre kahve ve brownie söylüyorum. Oturduğum yerin karşı duvarında Sylvester Stalonne çizimi. Adeta onunla içiyoruz kahvelerimizi, sonra ben kitabıma dönüyorum. Derken siparişlerim geliyor. Beklentim yüksek değil; ancak brownieden bi çatal aldıktan sonra dağılan dikkatim, yayılan lezzet beni de oldukça şaşırtıyor. Sonradan sebebini öğreniyorum. Cafenin sahibi esasında aşçı; hem de ünlü şef Batuhan Piatti’yle çalışmış, birçok yerde daha onun imzası bulunmakta. Bu yüzden de tatlıların enfes olması çok doğal. Tüm tatlıları içerideki küçük mutfakta kendisi yapıyormuş. Cheesecake, tiramisu, balkabaklı cheesecake ilk aklımda kalanlar.

Mekan taze bi’ yer. Hep tatlılardan bahsettim; ama kahve çeşitleri de enfes. Zaten asıl olarak kahveye ağırlık vermişler. Kadıköy’de yaşayanlar veya oradan geçenler için de self servis şeklinde karton kutuda kahvelerini almaları için uğrak bir mekan olmuş bile Rafine. Uğrayın derim!

Rafine Espresso Bar: Caferağa Mah. Halis Efendi Sok. No:15, Kadıköy/İstanbul

Mona Cafe Moda

Moda’nın tam göbeğinde Starbucks ve Kahve Dünyası’nın hemen karşısında Mona! Yepyeni, ufak bir mekan. Ben gittiğimde karşısındaki yerler doluydu, Mona’da ise bir iki kişi vardı yalnızca, bence şu zincir kahvecileri bir kenara bırakıp, bu tip küçük, sevimli, tarzı olan mekanları tercih etmek çok daha iyi; yine de tercih sizin tabii… Ben Mona’da uzun saatler geçirdim, ilk olarak söyleyebileceğim şu ki; ben yoruldum, shazam uygulaması yoruldu; ancak onlar güzel müzikleri, şarkıları ardı ardına çalmaktan yorulmadılar. O kadar güzeldi ki bir şarkı, bir şarkı daha derken saatlerin nasıl geçtiğini anlayamadım diyebilirim.

Mekanın dekorasyonu oldukça hoş, yerdeki modern karolar, sarı-siyah sandalyeler, minik tablolar…daimi güleryüz de cabası. Kahveler de oldukça lezzetliydi. Klasik olan tüm kahve çeşitleri mevcut olup; asıl iyi tarafı ise taze demlenmiş çayın sürekli var olmasıydı. Sunumları da mekana yaraşır güzellikteydi. Kalabalıktan kaçıp, sakin bir Moda günü geçirmek istiyorsanız, Moda’nın yeni sakini Mona bunun için çok uygun gözüküyor!

Mona Cafe Moda Adres: Caferağa Mah. Moda Cad. Ufuk Apt. No: 159B Moda, Kadıköy / İstanbul

IMG_3415Dört Kadıköy

Eski Belfast’tin olduğu sokağın az ilerisinden sağa girince, hemen sağda Dört Kadıköy, dikkat çekici bir tabelaya sahip, dönüp bakmamak imkansız. Yemekten sonra tatlı yeme isteğiyle giriyorum mekana. Vanilyalı dondurma ve bol bol çikolata sosuyla servis ettikleri brownie, yanına da bol sütlü bir latte, harika bir ikili şeklinde kilolarıma katkı olarak mutlu ediyor beni! :)

Özellikle Espresso olmak üzere, tüm kahve çeşitlerine iddialılar. Çay çeşitleri de mevcut. Açsanız şayet; Naan’dan alınmış olan ekşi mayalı ekmeklerle yapılmış olan beyaz peynir ve zeytin ezmeli tost oldukça lezzetli. Yanında acukayla servis ediliyor. Belli bir zaman sonunda menüde yepyeni sandviçlerin de olacağını söylüyorlar, sevindirici bir haber.

Ortam oldukça sıcaki şık bir tasarımı var üstelik. Özellikle tavandan aşağıya kadar inen lambalar, tahta büyük bir set şeklindeki büyük masa dikkatimi çekiyor. Bu masada uzun kalabalık sohbetler mümkün. Ferahlık veren yüksek tavanı da cabası. Bu kadarla da kalmıyor, mekanın bir diğer güzel özelliği, bisiklet dostu oluşu. Bisikletiyle gelen misafirlere yüzde yirmi indirim yapıyorlar. Cafedeki kocaman tatlı köpek, Orko da varlığıyla beni mutlu ediyor. Uğrayın derim.

Dört Kadıköy Adres: Caferağa Mah. Ressam Şeref Akdik Sok. No:19 Kadıköy / İstanbul

IMG_1652

Page Cafe&Gallery

Moda’nın, Kadıköy’ün yeni yeni cafelere ev sahipliği yapması, Cihangir’leştirilmeye çalışılmasından oldukça rahatsız olduğum bir dönemde, Moda’ya inerken solda gördüm Page Cafe & Gallery’i. Önyargılarımdan arınmaksızın girdim, kahve eşliğinde arkadaşımı beklemeye koyuldum. Ne yalan söyleyeyim, çok sevdim burayı. İçeri doğru ilerlediğimde, Berk Öztürk’e ait çizimlerin duvarda asıldığını gördüm. Burası bir Cafe-galeri. Moda’ya oldukça yakışmış, ilgili ve samimiler. Çilekli limonata ve lattesinin yanında, tatlılarından da deneyebilirsiniz. Moda’da kahvaltı edilecek onlarca yer demeyin, Page Cafe & Gallery, kahvaltı konusunda da iddialı. Moda’daki insan selini seyre dalmak için birebir olan lokasyonu da bizim için bir tercih sebebi oluşturuyor. Bu cafeyi ziyaret etmenizi öneririm.

IMG_1656

Page Cafe & Gallery Adres: Caferağa Mah. Moda Cad. No.121/A Moda, Kadıköy / İstanbul

 

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Naz, bir Anadolu yakası insanı olarak sana kesinlikle katılıyorum: Kadıköy bize yeter! Mekanlar çok güzel, benim de gittiğimde gözüme takılıyordu. Bu demektir ki, Kadıköy keşiflerime yenilerini eklemem gerek! Teşekkürler :)

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?