Seyahatseverler gittikleri şehirleri yüksekten gören noktaları her zaman tercih ederler. Zaten bu tip yüksek tepeler, binalar turistik açıdan mutlaka olmazsa olmazı olurlar şehirlerin.

İşte size 5 dünya başkentinden 5 farklı yüksek nokta. Eğer seyahatinizde bu yerlerde bulunmadı iseniz tekrar gitmek isteyebilirsiniz.

Atina – Lykavittos Tepesi

Atina’nın görebileceğiniz en yüksek noktası. Her ne kadar Syntagma meydanında yürüyüş mesafesinde gözükse de haritalarınızda, dağcılık tecrübeniz yoksa yürümenizi tavsiye etmiyorum.  Buraya çıkmak için en uygun zaman akşam üstü, bildiğiniz üzere yeterince sıcak bir şehir, en iyi yöntem ise füniküler hat; her yarım saatte bir var, ücreti ise 7, €. Tepede bir kilise ile bir de restoran bulunuyor. Atina manzarasına karşı gün batımını izlerken bir şeyler içmek gibisi de yok. Bir de akşam olup da şehrin ışıkları yanmaya başlayınca Akropolis’i  buradan görmelisiz.

atina

Berlin – Berliner Dom

Berlin’den 3 şey söyleyecek olsam biri kesinlikle Berliner Dom olurdu. İlk olarak yapımı 1700’lerde başlanan katedral birkaç defa yeniden tasarlanmış, II. Dünya Savaşı’nda hasar gören yapı 1981 yılında yeniden yapılmıştır. Katedralde piskopos olmadığından gerçek manada katedral görevini sürdürmemekte. Gezmek isterseniz 7 € ödemeniz gerekiyor. Bu yapının terasına çıkıp Berlin’i mutlaka seyredin.

Dom

Müzeler Adası’na yakın bir noktada bulunan katedral görkemli ihtişamı ile sizi bekliyor. Berlin denilince aklınıza TV kulesi veya Parlamento Binası’da gelebilir ama Dom’u görünce bu düşünceniz değişecektir.

Dom2

 

Prag –  Petrin Kulesi 

Burası şehrin en yeşil alanlarından biri… Petrin gözlem kulesine çıkmak için küçük mahalle tarafında füniküler hattını kullanabilirsiniz. 1891 yılında inşa edilen kule Paris’teki Eyfel Kulesi baz alınarak yapılmış ve 60 metre yüksekliğe sahip. Bulunduğu noktanın da yüksek olması nedeniyle tüm şehri kuş bakışı buradan gözlemleyebilirsiniz. Bilet ücreti 120 Karuna, öğrenci indirimi mevcut.

petrin

Petrin Parkı bu yeşil tepede Petrin kulesini çevreler, içinde sayısız güllerin oluşturduğu bahçeler bulunur; burada sevimli bir gezinti yapabilirsiniz.

 

Beyrut – Harissa

Beyrut!a yakın noktalardan bir tanesi, ulaşabilmek için bu noktaya yaklaşık 10-15 dakika süren bir teleferik yolculuğu yapıyorsunuz.

byr

Ulaşırken binaların arasında ufak bir kaza yaşanmaması için dikkatli olmaya çalışabilirsiniz. Yolculuk sonunda yüksek bir noktada bulunan kafeteryalarda mola verebilir, manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

beyrut

Yine aynı noktada bulunan ve en tepesine çıkabileceğiniz merdivenleri bulunan şapelin üstünde ise bir bronz heykel yer alıyor. Notre Dame du Liban heykelinin uzunluğu 8 metreyi bulmakta ve 1906 yılında şehre getirilmiş.

byr9t

 

Lizbon – Sao Jorge Kalesi 

Kale ile ilgili ilk bulgular Demir Çağı’na kadar uzanmakta. Kaleden Lizbon’un tüm ihtişamını görebilmek mümkün. Justa Asansörü’nü, 29 Nisan Köprüsü’nü, meydanlarını… Ama söylemekte fayda var, kasım ayındaki akşamüstü ziyaretimizde güneşin açısı bizi biraz üzdü ki tam deklanşör ile kesişiyordu. Güzel fotoğraflar çekebilmek için sabah erken saatlerde çıkmak gerekebilir. Lakin harika bir günbatımını da buradan görebilirsiniz, köprünün diğer ucundaki Hz. İsa heykelini de.

S. Jorge

Kalenin arka tarafında bununla ilgili arkeolojik çalışmaların olduğu yerleri görüyor olacaksınız. Bunun dışında Kraliyet Sarayı’na ilişkin kalıntılar, sergi salonu ile tabii ki de şehri görebileceğiniz manzara sunuluyor. Ayrıca soluk alabileceğiniz bir de kafeterya mevcut.

george

gezgorarpacik.net

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN