Yıllardır çeşitli mecra ve platformlarda önerilerine kulak verdiğimiz, izlenimlerini dinlediğimiz ve fotoğraflarına baktığımız Artemis Günebakanlı (Manyetik Bant) ile kendisini, müziği ve sokakları konuştuk.

_Seni kısaca tanıyabilir miyiz? 

1985, İstanbul doğumluyum. Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunuyum. İstanbul’da yaşıyorum. 2009’dan beri Manyetik Bant adlı blog başta olmak üzere çeşitli mecralar için içerik üretiyorum. Aynı adlı radyo programıma 2010 yılında Açık Radyo’da başladım, 2012’den beri Radyo Eksen’de devam ediyorum.

_Blogdan radyo programına, sosyal medyadan basılı yayınlara kadar seni takip edenlere birçok farklı yoldan ulaşıyorsun ve onlara bir şeyler katıyorsun. Bunlar arasında sana en çok keyif veren mecra hangisi?

Yaptığım çoğu şeyin temelinde hislerimi (önce ve en çok kendime) ifade edebilme, onları paylaşabilme isteği var. Dolayısıyla herhangi bir mecrada temas ettiğim birine bir şey kattığımı düşünmeniz mutluluk verici. Radyo programı yapmaktan da, konser yazısı yazmaktan da, sevdiğim bir fotoğrafı instagram’da paylaşmaktan da çok keyif alıyorum. Bunların hepsi hem o anki his ve düşüncelerimi kayıt altına alıp sonra onlara yeniden dönebilmemi sağlıyor hem de tanımadığım insanlarla ortak noktalarda, ortak hislerde buluşabilmemizi kolaylaştırıyor. Bir birinci seçmekte zorlandım.

_Şu sıralar hayranlıkla dinlediğin, birçoklarımız için yeni bir keşif sayılabilecek bir sanatçı/grup söyleyebilir, onları bir-iki cümlede anlatabilir misin? 

Bu yıl yeni albümü A Naşkvit’i çıkaran Ağaçkakan’ı dinlemediyseniz, dinleyin isterim. Harika beat’leri, çıtası çok yukarıda konumlanmış bir dili ve etkileyici bir sahne performansı var. Roadside.Picnic (RSPC) projesini de aynı hevesle takip ediyorum.

_Önümüzdeki haftalarda ajandanda seni en çok heyecanlandıran etkinlik / konser nedir? 

Ajandam çok güzel konserlerle dolu ama 7 Şubat’taki Moon Duo konserini ayrı bir heyecanla bekliyorum. Müziklerini çok sevmeme rağmen onları ilk defa izleyeceğim için herhalde.

_İstanbul’da bu aralar en çok gittiğin semt neresi – burada neler yapmamızı, günümüzü burada nasıl geçirmemizi önerirsin? 

Kadıköy’de çok vakit geçiriyorum. Hepimizin ergenliğimizden beri bolca gittiğimiz ve kendi rutinlerimizle yaşadığımız bir yer ama benim için sakin mekanlarında oturup çalışmak en güzeli. Yumma’da kahvaltı, Fahriye Cafe’de mantı, Manca’da vegan köfteler, Bonkis’te hamburger, Outro’da müzik keşfi, Bina’da kokteyl ve bunlar dışında bolca yürüyüş önerebilirim.

_Peki İstanbul’da en sevdiğin mekan neresi – burada ne yemeli /içmeliyiz? 

Sevdiğim, gittiğim mekanlar çok değişiyor ama bu ara Moda’daki Naan’a sık uğruyorum. Sandviçlerini ve french toast’unu tavsiye ederim.

_Bu aralar hangi diziyi izliyorsun, tavsiye eder misin? 

Curb Your Enthusiasm, Black Mirror, The Get Down gibi geç kaldığım dizileri tamamlamaya çalışıyorum. Güncel dizilerden Shameless, Stranger Things ve Rick and Morty’yi takip ediyorum. Ren & Stimpy, Rocko’s Modern Life gibi çizgi dizilerle büyüdüğüm için en keyif aldığım Rick and Morty.

_Senin hakkında pek bilinmeyen 3 şey söyleyebilir misin? 

_Lisede bir punk grubunda şarkı söylüyordum, tek konserden sonra dağıldık.
_12 yıldır ehliyetim var ama ehliyet sınavından sonra hiç araba kullanmadım.
_Güzel pilav yaparım.

_Seni sosyal medyada hangi adreslerden takip edebiliriz?

Twitter, Instagram, Facebook, Spotify ve Mixcloud’da “manyetikbant” aramasıyla ulaşabilirsiniz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?