Son dönemlerin favori içeceği Matcha dünyanın bir yarım küresini çoktan yeşile boyamış durumda… Peki ya biz fokur fokur çay demleyen asi Türklerin, bu bin yıllık Japon geleneğinin Amerikan süslü haline alışması ne kadar sürecek…

Fotoğraf: @matchavibes

Matcha Yapımı

Matchayla ilk tanışıklığım MSA’da katıldığım ARTİSAN çay atölyesinde gerçekleşti. Çünkü ilk gün, henüz tüm kadro daha sınıfa doluşmamışken, şimdilerde çok iyi arkadaşım olan eğitmenimiz Çağla’nın bize tattırmak üzere hazırladığı karışımı ilk deneyen o koca yürekli bendim. Adeta kınayı andıran Matcha Powder, aslında görünümünü en genç, en taze, en kaliteli yeşil çay yapraklarının geleneksel yönteme uygun olarak toz haline getirilmesinden alıyor. Yapımında özel ekipmanlara ihtiyaç duyulan matcha çayı, soğuk ve de sıcak olarak tüketilebiliyor. Tercihinizi sütten yana kullanarak siz de benim gibi kısa zamanda Matcha Latte tiryakisi haline gelebilirsiniz.

Özel ekipmanlar demişken, şimdiye kadar iki teknikle karşılaştım. Bunlardan ilki eğitimde de gözlemlediğim ve birçok teashop’tan satın alma imkânı bulabileceğiniz Bamboo Whisk (bazılarınca da chasen) denen karıştırıcı ve ona uyumlu kasesi. Bu karıştırıcıyı ilk gördüğümde bana, dedemin tıraş köpüğünü sürmek üzere kullandığı fırçayı çağrıştırdı. Amma velakin dedemin soldan sağa bir teknik uyguladığını sanmıyorum. Çünkü matchanın köpürmesi ve kıvamına ulaşması için matcha powder ve su ikilisini kolunuz koparcasına soldan sağa karıştırmanız gerekiyor.

Fotoğraf: @worldoftea  

Kolaya kaçan Amerikalılar ise bunun için mini boy mutfak robotu kıvamında bir karıştırıcı icat etmişler. Böylelikle seri üretime geçerek, daha hızlı servis imkânı sağlıyorlar.

New York günlerimde neredeyse hiç Starbucks kahvesi içmedim diyebilirim, çünkü istisnasız her gün Grande Green Tea Latte  cüzdanımdan 5 dolarcık aşırıyordu. Aslında antioksidan özelliği gereği sağlık açısından son derece faydalı bu çay, Starbucks zincirinin gazabına uğrayarak o enfes şurupların eklenmesiyle biraz kalorili hale gelebiliyor. Bunun yanı sıra sadece süt karıştırarak biraz daha tatsız-tuzsuz bir MATCHA LATTE sunan mekanlar da mevcut.

Bu konuda deneyimlediğim güzel işletmeleri paylaşacak olursam ilk başta Cha Cha Matcha’dan bahsetmek isterim. Kapısında her daim tıklım tıklım sıra olan bu küçük şirin dükkân, bu çayı sevmeniz için iyi bir adres. New York menşeli bu işletme pembeli-yeşilli sempatik bir görünümle sadece matcha ürünleri üzerine kurulu ve bugünlerde zincir olma yolunda… İlk Broome St.’de açıldı, daha çok yeni olmasına rağmen kısa zamanda ikinci şubesiyle Broadway caddesi üzerindeki yerini kaptı. Bugünlerde ise yeni pazarlar arayışında… New York’ta hemen hemen birçok kafede matcha latte bulunuyor. Yine Nolita’da bulunan, konsept itibariyle şahaneler yaratan Greecologies adlı Yunan kafesi matcha latteyi şurupsuz servis eden bir diğer sevdiğim adres… Bunlar sadece benim favorilerim çünkü New York’ta tavşan kanı adeta yeşil akıyor ve her yerde matcha latte tadabilme imkânınız var.

Cha Cha Matcha: Instagram – Website

İstanbul’da Matcha Latte

Türkiye’de ise matcha çayını bulabileceğiniz yerlerin başında Topağacı’nda bulunan Chado Tea öncü geliyor. Yakın zamanda da Petra Roasting Co. zincirlerinde de içebilme imkanım oldu. Son olarak, Emirgan’da Misk’in barında kahvaltı yaparken kulağıma gelen vızıltı sesiyle, şirin küçük elektrikli bir karıştırıcının daha biz Türkler’e matcha latteyi sevdirmek için debelenişine şahit oldum. Ne yazık ki henüz Türkiye’deki Starbucks’lara gelmiş değil, ama en yakın zamanda Türk Lirası üzerinden Green Tea Latte içebilmeyi heyecanla bekliyorum.

İlginizi çekebilir: Lisya Kalma’dan Emirgan’da Misk İstanbul

Fotoğraf: @alenafoodphoto

Sadede gelirsek, bence matcha çayı ister soğuk ister sıcak olsun tadılmayı hak ediyor! İlk deneyiminde sevenini henüz duymadım ama şans verildiğinde güzel ve fresh bir etkisi var derim. Kafein sebebiyle kahve içmekten kaçınanlar için zihin açma yolunda son derece iyi bir çözüm. Bir bardağında on bardak yeşil çay gücü olduğunu yazsam abartmış olmam! Bu yüzden çok etkili olduğunu hatırlatmak isterim. Metabolizmayı çalıştırdığı gibi tuvalet ihtiyacınızı getirecektir, çarpıntı yapıp baş bile döndürebilir.Bu kadar korkuyu saldıktan sonra konuyu bitirmek bence bin yıllık geleneğe ve dünyaca yakalanan trende haksızlık olacağından; Matcha Powder kullanılabilecek yan lezzetlere de değinmek istiyorum.

Matcha ile Yapılan Tatlılar

Aslında tatlıgillerin birçoğu matchalı olarak denenmeye başladı. Japonya’da bu geleneğin öncüsü KITKAT çikolataların matchalı versiyonuyla başladı. Ardından Matchamisu şeklinde zeminde matchalı kek arada labneli krema ardından yine matchalı kek ve yeniden krema, en üste de matcha powder dökülerek adeta yeşil bir tiramisu inşa ettiler. Bunlara alternatif tatlıları sıralayacak olursam: MATCHA brownie, pie, cheesecake, krep, pancake, macaron, donut, tart… Gün gelecek matchalı baklavayı da yiyebileceğiz diye düşünüyorum.

Fotoğraf: @vi_istanbul

Türkiye de matchalı tatlara şimdiden ısındı gibi duruyor. Yakın zamanda ilk Matchalı kekimi Teşvikiye’de bulunan Vi Coffee& Healthy Living’te yedim. Gayet başarılıydı… Ön sürüm olarak Matchalı kek, kurabiye, dondurma, çikolatanın ısındırma tatlar olacağı kanaatindeyim. Şıp diye geçecek bir zaman diliminde tüm tezgâhları bu tatlar kapladığında, fıstık yeşili herhangi bir tatlının matchalı bir ürün olabileceği ihtimalini de hatırlayın derim. Bu çayı kısa bir zaman içerisinde hem içecek hem yiyecek haliyle her yerde görmeye maruz kalacaksınız, ona lütfen şans verin!

İlginizi çekebilir: Yeni Çay Trendleri

hl=trhttps://www.instagram.com/motionmatcha/?hl=trhttps://www.instagram.com/matchavibes/?hl=trhttps://www.instagram.com/chachamatcha/?hl=tr

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN