Michael Bay imzalı dördüncü Transformers filmi bugün vizyonda!

Filme hazırlanmak için, birçoğumuzun ‘guilty pleasure’ı, bazılarımızın en sevdiği yönetmenlerden olan Michael Bay’in “Transformers: Age of Extinction” öncesinde imza attığı 10 filmi hatırlayalım istedik.

transformers age of extinction

Görkemli aksiyon sahnelerinin, tam gaz ses efektleri ve görsel efektlerin kullanıldığı büyük bütçeli filmlerin yönetmeni Michael Bay, her seferinde bizi şaşırtmayı başarıyor. Bundandır ki, birkaç ay önce sessiz sakin başlayan bir fragmanın sonunda kendisinin de devasa boyutlara sahip olduğunu bildiğimiz Optimus Prime’ın üzerine binerek dövüştüğü mekanik bir dinozor görmeyi en sıkı Transformers hayranlarımız bile beklemiyordu.

transformers age of extinction

2007’de başlayan Transformers serisi, bugün vizyona giren “Transformers: Age of Extinction” ile, yoluna Shia LaBeouf’suz devam ediyor. Blockbuster filmlerle ciddiyetimizi üzerimizden attığımız, aksiyon sahneleriyle kendimizi yeni sezona hazırladığımız bugünlere ilaç gibi gelecek bu yeni Michael Bay filminden önce, yönetmenin 20 yıllık kariyerindeki 10 filmini hatırlayalım istedik.

İşte 1995’ten günümüze Michael Bay filmleri:

Bugün Transformers: Age of Extinction (Transformers: Kayıp Çağ) dışında çok satan romandan uyarlanan dram The Fault in Our Stars (Aynı Yıldızların Altında), James McAvoy’un performansıyla dikkat çeken Filth (Pislik), Ben Whishaw’lu Lilting (Sevgilinin Ardından), Elizabeth Banks’in başrolde yer aldığı romantik komedi Walk of Shame (Hayatımın En Kötü Gecesi), korku filmi Amphibious 3D (Derindeki Yaratık) ve yerli film Göl Zamanı da vizyona giriyor.

 ***

Michael Bay Filmleri

Bad Boys | 1995

Michael Bay’in yönettiği ilk film, Will Smith ve Martin Lawrence’ın birbirine zıt iki polisi canlandırdığı aksiyon-komedi “Bad Boys” olmuştu. Miami Polis Departmanı’nda çalışan ikili, bir uyuşturucu davasında önemli bir tanığı korumakla görevlendiriliyordu.

The Rock | 1996

Michael Bay, aksiyonun dozunu yükseltmeye ilk filminin hemen ardından başlamıştı bile… “The Rock”ta, deniz komandolarından oluşan bir grup, turistlerle dolu Alcatraz Adası’nı ele geçirip, adada bulunan herkesi rehin alıp, tüm San Francisco’yu kimyasal silahlarla bombalama tehdidi savurunca bu saldırıya karşı tek çare iki kişiyi bir araya getirmek olmuştu: Alcatraz’dan kaçabilmiş tek mahkum John Patrick Mason (Sean Connery) ve kimyasal silahlar konusunda uzman Stanley Goodspeed (Nicolas Cage). Kısa zaman sonra ses efektlerinin en üyük müşterisi olacak olan Michael Bay’in imzasını taşıyan bir filmin aldığı ilk Oscar adaylığının En İyi Ses kategorisinde olmasına şaşmamalı!

Armageddon | 1998

İtiraf edin, ağlamıştınız! Michael Bay’in üçüncü filminde aksiyon hem yerde hem gökte sürmeye devam etmişti. “Armageddon”da Texas eyaleti büyüklüğünde bir asteroidin dünyaya çarpmak üzere olduğunu keşfeden NASA alarma geçmiş ve tek çarenin asteroidi delip parçalara ayırarak felaketin en azından dünyanın sonunu getirmeyecek ölçeğe inmesini sağlamak olduğunu düşünmüştü. Hızlandırılmış astronotluk eğitimi alarak dünyayı kurtarmak üzere uzaya yollanan ekip petrol ve maden işçileri ile jeologlardan oluşuyordu. Ya da başka bir deyişle Bruce Willis, Ben Affleck, Owen Wilson ve Michael Clarke Duncan gibi isimlerden… Aerosmith’in film için bestelediği şarkı “I Don’t Want to Miss a Thing”in de en az film kadar yankı uyandırdığını eklemek gerek.

Pearl Harbor | 2001

Adından da anlaşılacağı gibi 2. Dünya Savaşı’nın en dramatik olaylarından biri olan Pearl Harbor saldırısını konu alan film ile karşılamıştı 2000′li yılları Michael Bay. İki yakın arkadaşın Pearl Harbor saldırısı ile değişen hayatları ve aşk hayatlarına odaklanan filmde başrollerde Ben Affleck, Josh Hartnett ve Kate Beckinsale yer alıyordu.

Bad Boys II | 2003

Michael Bay sinemasının ilk devam filmi, yönetmenin ilk filmine gelmişti. Miami narkotik polis departmanının iki polisini canlandıran Mike (Will Smith) ve Marcus’u (Martin Lawrence) bir kez daha bir araya getiren “Bad Boys II”de suçlu kovalarkenki aksiyon ve komedinin yanına bu kez Mike’ın Marcus’un kız kardeşi ile yaşadığı ilişkinin heyecanı da katılıyordu.

The Island | 2005

Ütopya mı, distopya mı? 2005 yapımı Michael Bay bilimkurgusu “The Island”, sonradan kullanılabilecek yedek organları için bir merkezde tutulan klonlardan Lincoln Six Echo’nun gerçekleri keşfetmesi ve yanına Jordan Two Delta’yı alarak gerçek dünyaya kaçmasını konu alıyordu. Ewan McGregor ve Scarlett Johansson’u buluşturan filmde ayrıca Djimon Hounsou, Sean Bean, Steve Buscemi ve Michael Clarke Duncan gibi isimler rol alıyordu.

Transformers | 2007

Birçoğumuzun çocukluğuna damgasını vuran çizgi dizilerden Transformers’ı tüm görkemiyle, başarılı efektler ve gürültülü aksiyon sahneleriyle beyazperdede görecek olmak hepimizi heyecanlandırmıştı kuşkusuz. Fakat o zaman işlerin bu boyuta geleceğini Michal Bay’in kendisi bile hayal etmemiştir muhtemelen… Michael Bay’in yönettiği ilk Transformers filminde iki farklı cybertron ırkı olan Autubotlar ve Decepticonlar’ın savaşı dünyaya taşınıyor, hikayenin kilit noktası ise genç bir adam, Shia LaBeouf’un canlandırdığı Sam oluyordu. Filme başarılı ses efektleri, görsel efektler ve Optimus Prime’ı seslendiren Peter Cullen’ın güven verici sesi kadar Megan Fox’un güzelliği de damga vuruyordu.

Transformers: Revenge of the Fallen | 2009

Transformers’ın devam filmi gecikmeden gelmişti ve 2009′daki “Revenge of the Fallen”, Shia LaBeouf’u bir kez daha Autubotlar ve Decepticonlar’ın savaşına sürüklemişti. Normal hayatına dönen Sam, zihnindeki sembollerden bir türlü kurtulamıyor ve Decepticonlar tarafından bizzat hedef alınıyordu.

Transformers: Dark of the Moon | 2011

Üçüncü Transformers filmi, Autobotlar’ın Ay’ın karanlık yüzünde bir Cybertron üssü olduğu keşfetmesiyle başlıyordu. Oraya Decepticaonlar’dan önce ulaşarak sırlarını öğrenmek istedikleri maceralarında pek tabii ki Sam’i de peşlerinden sürüklüyorlardı. Bu filmde Megan Fox’un yerine LaBeouf’a eşlik eden güzel oyuncu Rosie Huntington-Whiteley olmuştu

Pain & Gain | 2013

Michael Bay, onuncu filmi ile bir sürpriz yaptı ve tam da Transformers filmleri dışında film çekmeyi unuttuğunu düşündüğümüz sırada kendi ölçeğine göre minimalist sayılabilecek bir filmle geldi: Pain & Gain, Florida’da yaşanmış gerçek bir olaydan uyarlanan ve bu olayın anlatıldığı dergi makalelerine dayanan bir filmdi. Üç vücut geliştirici, daha fazla para kazanmak için zengin bir adamı kaçırıyor, işler kesinlikle planladıkları gibi gitmeyince birbiri ardına suçlar işliyorlardı. Mark Wahlberg, Dwayne Johnson ve Anthony Mackie’nin şaşırtıcı derecede iyi performansları ile karakterleri yakından tanıdığımız film Michael Bay standartlarına göre sessiz ve sakin bir suç filmiydi.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN