Kendilerine özgü tarzları, farklı müzik anlayışlarıyla önümüzdeki aylarda bolca duyacağımız Marta’yı herkesten önce yakalayıp; onlarla sohbet etmeyi başardım!

Aslında geçmişi 3 sene öncesine dayanan  hem en eski üyesi, hem de kurucularından olan Eren Günsan sonrası Hakan Turan ve Atalay Akçadoğan‘ın katılımlarının ardından Arcan Akduman‘ın eklenmesiyle; Marta sabit kadrosuyla son 4 aydır aktif olarak hoşlarına giden, içlerine sinen, sevdikleri müziği yapıyor.

Asıl amaçları, ortak paydaları, müzik yapmak olsa da; farklı sektörlerde çalışan grup üyeleri iş dışındaki vakitlerini tek amaç için harcıyorlar.

Küçük yaştan beri müzikle uğraşıyorum” klasik olsa da; bu çocuklar için gerçek bir tabir. Grubun gitaristi olan Hakan, müzik hayatına ilkokulda klasik gitar, üniversitede elektro gitar ve 3 sene önce de tenor saksafon eğitimi almaya başlamış. 

Atalay ise bass gitara nasıl tav olduğunu şu sözlerle anlatıyor: “Ortaokul yıllarında müzisyenlik hayalleri kurarak gitar çalmaya karar verdim. Müziği daha detaylı keşfettikçe yönelimim drum & bass dinamikleri içerisine kaymaya başladı ve kendimi tamamı ile bass gitara verdim.

Marta’nın şarkılarının söz yazarı ve bestecisi olan aynı zamanda vokalde, klavyede ve gitarda yer alan Eren ise 10 yaşında klasik gitarla başlayıp ortaokulda cover yapmaya, lisede ise bugünün adımlarını atarak; şarkı sözü yazmaya ve bestelemeye başlamış. 

 

Grubun davulcusu olan Arcan ise ” Üniversite zamanında arka arkaya gidilen The Cranberries ve Duman konserlerindeki davulcular Fergal Lawler ve Alen Konakoğlu’nun sahne performanslarından etkilenmem sonucunda hemen ders almaya başladım.” Zamanında ders alan Arcan, şimdi ise kendi öğrencilerine Alt Üst Davul Atölyesi’nde ders veriyor.

Marta’yı ilk dinlediğimde, ne yalan söyleyeyim Sakin grubunu dinliyormuşum gibi gelmişti fakat bunun sadece  vokal andırması olduğunu, şarkı formatı, müzik tarzı ve sözlerle kendilerine özgü bir tarz yakaladıklarını anlamak çok zamanımı almadı. Eren şarkıların oluşumunu ” Şarkı sözleri ve melodi bir düzende ortaya çıkıyor. Sonrasında grup arkadaşlarım sağ olsunlar içlerinden geçen her şeyi buna katıp son haline hep beraber getiriyoruz.” diye anlattı.

Dinlerken beni alıp götüren bu şarkıları nasıl yaptıklarını grup üyeleri “Her insan hissettiklerini, söyleyemediklerini bir şekilde ifade etmek ister. Kimi resim çizer, kimi yazı yazar biz de şarkı yaparak üzüntülerimizi, sevinçlerimizi, öfkemizi anlatıyoruz. Sonuç olarak karşımızdaki dinleyiciler bizim nasıl bir hayat sürdürdüğümüzü, neler yaşadığımızı bilmiyor. Belki bizle aynı şeyleri hissedecekler, belki de başka anlamlar yükleyecekler ama bunu yaptığımız müziğin samimiyetine inandıkları için yapacaklar. Zaten bizim istediğimiz de bu.” şekilde ifade ettiler.

Radyolarda çalan “Cennetlikler”, “Gök Düşü”, “Venüs” ve “Yaz Geldi” eski çıkardıkları EP’den olsa da yenisi yaz sonunda yayınlanacaklar. O zamana kadar konserlerle yetinmemiz gerekecek. İşte size yaklaşan konser tarihleri: 16 Mayıs Bilgi May Fest, 16 Mayıs İTÜ Taşkışla Şenliği, 19 Haziran Peyote Nevizade.

Şarkılarını merak eden ve takip etmek isteyenler için:

http://soundcloud.com/martaistanbul/sets 
https://www.facebook.com/martaistanbul

https://twitter.com/MARTAistanbul 
http://martamarta.bandcamp.com/ 

Zaman ayırdıkları için Marta’ya çok teşekkür ediyorum ve yaz sonunu dört gözle bekliyorum!

Fotoğraflar: Osman Faik Diril

zeglence

Sosyal İnek/Magger/Blogger/Designer
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x

Newsletter'a üye olmadınız mı?