Bu gece nereye gitsek? Hoş bir müzik eşliğinde, Boğaz manzarasında kokteylimizi yudumlamaya mı, bir gece klübünde sabahlara kadar dans ederek eğlenmeye mi? Yoksa… Milano’da dünyanın en iyi barlarından birine yani Nottingham Forest’a mı? Hemfikirizdir diye düşünüyorum, kazanan belli ama sanırım pek adil bir yarış olmadı…

Nottingham Forest, Milano

Güzel bir Temmuz akşamı, Milano’dayız. Daha gelmeden aklımıza koymuştuk, Milano’da o güzel kokteyller içilecek. Dünyanın en iyi 50 barı listelenmiş, ne yazık ki Türkiye’den bir bar listeye girememiş. Ama biz taktık bir kere; Türkiye’de yoksa Milano’dakini bulup gideceğiz merak ediyoruz çünkü ne özelliği varmış da adını o listeye altın harflerle yazdırmış ya da bizim İstanbul’daki barların ne eksiği varmış.

Hakkını vererek söylüyorum ki evet arkadaşlar, o listeye girmesinin bir sebebi varmış çünkü hayatımdaki en iyi kokteylleri denemiş olabilirim; hem lezzet hem de sunum olarak.

Öncelikle mekan küçük; içine siz diyin 20, ben diyeyim 25 kişi alır. Bu yüzden ki bazı günlerde ve saatlerde kapısında ciddi bir kuyruk oluyor. Biz şanslıydık, çok beklemeden içeri oturabildik. Şunu da unutmadan söylemeliyim ki, dışarıda da birkaç masası var ama gidince lütfen içerisi için bekleyin. Çünkü asıl tasarımı, konsepti, atmosferi içinde saklı.

Uzun mu uzun bir menüye sahip, her kokteylin içeriği ve hikayesi sanki bir iksirmişçesine anlatılmış. Ben şahsen o menünün içinden çıkmayı başaramadım, birini seçsem aklım diğerinde kaldı. Sonra çareyi garsondan tavsiye istemekte buldum, garsonlar bu konuda çok deneyimli. Size ekşi mi tatlı, sert mi hafif mi gibi sorular sorup “Tamamdır, gerisini bana bırakın!” diyerek nokta atışı yapıyorlar. Benim gibi kararsız kalırsanız aklınızda bulunsun.

Mekanın büyüsü kokteyllerinin sunumunda saklı, hepsinin kokteylin içeriği ile uyumlu yaratıcı bir sunumu var. Kimisinin yanında küçük esprili hediyeler geliyor. İç çamaşırı gibi…

Kokteyl içmeyi çok severim çünkü alkolün yanı sıra lezzetleri de bir şahane oluyor ama siz de kabul edersiniz ki çoğu mekanda kokteyllerin içindeki alkol oranı çok düşük oluyor. Nottingham Forest bu konuda da bizden tam puan aldı. Kokteyllerin alkol oranı tam yerindeydi ve aslında bu da mekana ayrı bir kalite katıyor.

Ayrıca bir yemek menüsüne sahip değil ama içeceklerinizin yanında lezzetli küçük atıştırmalıklar geliyor.

Milano’ya yolunuz düştüğünde bu küçük ama şahane barı asla gözden kaçırmayın. Biz seyahatimizin son akşamını buraya ayırmıştık. Bu kadar beğeneceğimizi bilsek, diğer iki akşamda da emin olun koşa koşa Nottingham Forest’ın yolunu tutardık. Konumu da şehir merkezine oldukça yakın, biz Duomo di Milano’dan yürüyerek gitmiştik öyle söyleyeyim. Şimdiden afiyet olsun.

nottingham-forest.com/

İlginizi çekebilir: “İstanbul’un En İyi Kokteyl Mekanları Mercek Altında!”

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN