O eski türkü de söyler; Ordu, dereleri, denizi, balığı ile meşhurdur. Karadeniz’in her yöresi gibi dağlarında, yaylalarında ezgiler duyulur Ordu’nun. En sevdiğini çağırır insan, özlediğini. Hasretini anlatır çaresiz, bazen çaresizliğini. 

Her duygusunu türküyle anlatır Karadeniz. Yazımı okurken Şevval Sam’ın sesinden “Ordu’nun Dereleri” türküsünü dinlemelisiniz.

Ordu’nun Tarihçesi

vona
Ordu: Doğu Karadeniz’in Lezzetli ve Sakin Şehri

Tarihçilerin yaptığı araştırmalarda Ordu ili topraklarında bilinen ilk yerleşmelerin tarihçesi M.Ö 7. yüzyıla kadar gidiyor. M.Ö 675’lerden itibaren Ordu’nun içinde bulunduğu Orta ve Doğu Karadeniz coğrafyasına Kimmerler, Miletliler, Persler, Makedonyalı İskender ve komutanları hakim olmuş. Bundan sonra yöreye, yaklaşık 350 yıl yaşayan Pontus Devleti hakimmiş. Bu devleti Roma İmparatorluğu ortadan kaldırmış.

Birçok millete ve medeniyete ev sahipliği yapmış bu coğrafya, 13. yüzyılda Selçuklu Devleti sınırları içinde yer almış. 14. yüzyılda ise Osmanlı egemenliğine girmiş. Ordu, 1920 yılına kadar Trabzon’a bağlı bir ilçeyken, 17 Nisan 1920 tarihinde merkezi Ordu olmak üzere Canik Sancağı’na bağlı olan Fatsa kazası da Ordu’ya bağlanmış.

Tabii bu coğrafyada da efsaneler var yolumuza çıkan. Perşembe ilçesi sınırları içerisinde, deniz kenarında bulunan Yason Burnu’nun eski zamanlara kadar insan yerleşmesine sahne olduğu bilinmekte, dünyaca ünlü Argonot Efsanesi’nin geçtiği mekanlardan biri de bu bölgede.

“Ordu” İsminin Anlamı

“Ordu” ismi, Türklerin bu bölgeye geldikleri tarihten itibaren kullanılmaya başlanmış. Şair ve devlet adamı Yusuf Has Hacib’in “Kutadgu Bilig” adlı ünlü eserinde bu ismin anlamı; “şehir, saray, başşehir, sahil şehri” olarak geçiyor. Aynı zamanda, Kaşgarlı Mahmud’un yazdığı çok tanınmış olan ‘Divan-ı Lügat’it-Türk’ adlı büyük eserde “ordu” kelimesi, “bir yere yerleşmek, Hakan’ın yurdu, ordulanmak” gibi anlamlara geliyor. Görüldüğü gibi şehir çok eski tarihlerde eserlere girmiş ve ünlü yazarların, şairlerin odağı haline gelmiş.

Ordu’da Ne Yenir?

Ordu’ya her şeyden önce yaylalarında pırıl pırıl sabahlara uyanmak için gitmelisiniz. Konaklama için Çambaşı Yaylası’ndaki güzel yayla evlerini tercih edebilirsiniz. Yaylaya çıktığınızda yoğun oksijen, temiz hava başınızı döndürebilir dikkatli olun!

Vonalı Celal’de balık yemelisiniz. Burası eski ismi Vona, yeni ismi Perşembe olan güzel ilçede bulunuyor. Yunanca “dağ” anlamına gelen Vona, 1461’de Fatih’in bölgeyi Osmanlı İmparatorluğu’na katmasından sonra, Perşembe olarak anılmaya başlamış. Ordu’nun meşhur virajlarında yer alan Vonalı Celal’de, her malzemenin turşusunu yapıyor. Kendisini meşhur eden en önemli özelliği bu! Balık lokantası olan Vonalı Celal’in, enfes turşularının ünü tüm ülkeye yayılmış. Bana sorarsanız Vonalı Celal dünyanın en güzel manzaralı turşucusu. Ama sadece turşularından söz ederek balıklarına, kavurmalarına, kayganasına haksızlık etmeyelim, her biri ayrı bir lezzet fırtınası. Bir de burada balık elle yenir tabelası var, sakın çatal bıçak istemeyin! 🙂 Yemekten sonra da martıları beslemeyi unutmayın, zaten onlar hatrınızı sormaya gelecektir. Hırçın dalgaların sarp kayalıklara vurmasını seyretmek de ayrı bir şölen!

tripadvisor.com.tr/VonaliCelal

Merkezdeki Derin Balık’ta acılı ve bol sarımsaklı levrek buğulama da yemeden dönmemeniz gerekenlerden. Şehir merkezindeki Derin Balık çarşının en güzel balıkçılarından. Taze ve lezzetli balıkları, fındıklı kadayıfıyla aklınızda yer edecek ve bahse girerim tekrar gelmek isteyeceksiniz.

Son olarak, Uzun Saçlı’nın Yeri’nde çayın tadına varmalısınız. Bolaman virajlarında 1970’den beri çay bahçesi olan Nusret Doğan’ın kendine has öyküsünü dinleyerek kim bilir kaç bardak çay içersiniz. Aslında bu çay bahçesinde işin sırrı çay hazırlama ritüeli. Nusret Doğan çayı fabrikadan bizzat kendisi alıyor, evinde kendine özel bir elemeden geçiriyor. Daha sonra dağ suyu ile, meşe odunu ve fındık kabuğu ateşinde demliyor. Nusret Bey çaylarını bizzat kendi demliyor, ayrıca servisi de kendisi yapıyor. Hiç merak etmeyin, herkese yetişiyor!

Sözün özü, “bir gün mutlaka” görmek istediğiniz Karadeniz’i daha fazla bekletmeyin ve Ordu’dan başlayın ziyarete. Her yol, her ilçe ruhunuza iyi gelecek, sizi dinlendirecek ve kalbinizi ferahlacak eminim…

İlginizi çekebilir: Karadeniz Yayla Evleri