Dünya çapında ünlü, başarılı ve çok yönlü bir sanatçı, bir arkeolog ve bir ressam olan Osman Hamdi Bey ve tablolarını bilmeyenimiz yoktur diye düşünüyorum. Ülkemiz için bir gurur kaynağı olan Osman Hamdi Bey’in eserlerinde ‘kadın’ figürünü gelin birlikte inceleyelim. 

Osman Hamdi Bey Kimdir?

Osman Hamdi Bey, Osmanlı Devleti zamanında hukuk eğitimi almak üzere Paris’e gönderilen başarılı öğrencilerden biri. Fakat kendisi hukuk yerine güzel sanatlar ve resim ile ilgilenerek Paris’te ünlü sanatçıların atölyelerinde dersler alıyor ve bu şekilde Paris’te 10 yıldan fazla bir süre geçiriyor. Yurda döndükten sonra yaşamının sonuna kadar ülkenin çağdaşlaşması için çabalayan Osman Hamdi bey, ilk Türk arkeoloğu, Modern müzeciliğin baş mimarı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin kurucusu ve uzun yıllar yöneticiliğini yapan bir sanat ve düşünce adamı. Ayrıca Türk müzeciliğini başlatıyor ve ülkemizdeki tarihi eserlerin yurt dışına çıkarılmasını yasaklatıyor. Oryantalizm akımın en etkileyici ressamlarından biri kabul edilen Osman Hamdi bey, Türk resminde de figürlü kompozisyonu kullanan ilk ressam. Ayrıca Avrupa ve Amerika’daki pek çok üniversiteden fahri doktora unvanı almış, birçok ödüle layık görülmüş bir isim. Siyasi bir kişiliği de bulunan Osman Hamdi Bey, Kadıköy’ün ilk Belediye Başkanı unvanına da sahip.

Sanatçının Çalışmaları ve Kadın Figürü 

Benim Osman Hamdi Bey’e duyduğum sanatsal merak yakın bir geçmişe dayanıyor. Kısaca anlatacak olursam, geçtiğimiz 2019 yılı nisan ayında bir Güney Doğu Anadolu gezisinde, Nemrut dağını tırmanırken, Fransızca öğretmenliğinden emekli rehberimiz İhsan hoca, Nemrut dağı da dahil olmak üzere bölgedeki bu gibi bir çok eseri görebilmemizin bizim için büyük bir şans olduğunu ve ülkemizde bulunan tarihi eserlerin yurt dışına kaçırılmasını/çıkarılmasını yasaklayan kanunların çok da eski tarihlere dayanmadığını söyleyerek, Türkiye’de bu kanunların çıkarılmasına ön ayak olan sanatçı, Nemrut dağında da kazı çalışmaları yapan Türk aydının kim olduğunu sordu. O ana kadar hiç düşünmediğim ve önemini kavrayamadığım bu önemli şahsın Osman Hamdi Bey olduğunu öğrendiğimde çok şaşırdım ve hemen hakkında daha fazla bilgi sahibi olma isteği ile araştırmaya koyuldum. İşte benim Osman Hamdi Bey hayranlığım böylelikle başlamış oldu. 

O güne dek sadece ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ tablosunu bildiğim ve ismini öncesinde aklımda dahi tutamadığım bu Türk aydınının, günümüzde adı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olan okulun da kurucusu olduğunu öğrendiğimde ona karşı merakım ve saygım katbekat arttı. 

İstanbul’da Pera Sanat müzesinde ve Ankara Resim-Heykel Müzesinde eserlerinin sergilenmekte olduğunu öğrenerek başladığım yolculuğuma, Ankara’ya gelen ve diğer şehirlerde bulunan eserlerini araştırarak devam ederken, Osman Hamdi Bey’in eserlerinin vazgeçilmez unsurlarından birinin ‘kadın’ olduğunu fark ettim. ‘Kadın’ figürünü bundan 100 yıl önce bile cesurca resmettiği, kimi zaman aykırı bulunan eserlerini hayranlıkla araştırmaya ve incelemeye başladım. 

Osman Hamdi Bey, hem kendi içinde doğup büyüdüğü ‘doğu’ kültürünü seviyor, sahip çıkıyor, gelecek nesillere aktarmak istiyor hem de kültürünün kadına atfettiği pozitif değerleri yetersiz bularak tüm kutsalı kadının ayakları altına alıyor ve aynı zamanda ait olduğu bu kültürü yeri geldiğinde eleştirmekten de çekinmiyordu. Yarattığı kadın figürleri her zaman okumaya önem veren, dik duruş sahibi, tartışmaya açık ve güçlü, onurlu karakterleri yansıtıyordu.

Gezintide Kadınlar, Kuran Okuyan Kız, İki Müzisyen Kız, İstanbul Hanımefendisi, Naile Hanım Portresi, Pembe Başlıklı Kız, Mihrap, Leylak Toplayan Kız, Mimozalı Kadın ve İki Genç Kızın Türbe Ziyareti adlı eserleri benim araştırmalarım sonucunda belirleyebildiğim, Osman Hamdi Bey’in kadınları resmettiği tabloları.

Bu tabloların her birine baktığınızda, Rönesans dönemi tablolarında resmedilen ‘çıplak’ ‘kadın’ figürünün uzağında, her zaman giyinik olarak resmedilen ve Ortadoğu kadınını yansıtan bu eserler, dışarından bakan bir batılıya bu topraklarda yaşayan kadınların kültürü hakkında gayet açık fikirler veriyor ve bir nevi tanıtıcı rol üstleniyordu.

Bu tablolarda kadınları her zaman üreten, okuyan, enstrüman çalan ve kitap okuyan hallerde; kadınların kendilerini geliştiren niteliklerinin atfedildiği ve yüceltildiği; bu imgenin belleklere yerleştirilme amacı taşıdığı (az önce de bahsettiğim gibi) görmezden gelinemeyecek temel unsurlardan. Ve kadınları başı açık  şekilde resmediyor olması da o zaman ki Osmanlı toplumu düşünüldüğünde, oldukça cesur ve aydın bir görüşün eserleri olduklarını gösteriyor. Örneğin, Osman Hamdi Bey’in, Mihrap adlı eserinde kutsal kitapları yırtılmış ve yerlere atılmış şekilde resmediyor olabilmesi günümüzde bile oldukça radikal bir mesaj içeriyor iken bunun yüzyıl öncesinde çok daha radikal bir hareket olduğunu görebiliyoruz; ya da kaplumbağa terbiyecisi tablosunda ‘önyargıları olan bir toplumu değiştirmek, kaplumbağaları eğitmek kadar zordur’ mesajı vererek içinde bulunduğu toplumu cesurca ve zekice eleştirdiği de gayet açık.

Eserleri ile dönemine göre keskin mesajlar veren bu Türk aydını Dünya çapında ünlü ve başarılı ve çok yönlü bir sanatçı, bir arkeolog ve bir ressamdı. Ülkemizde mevcut yönetim sebebiyle sergilenemeyen eserlerini kendi imkanlarıyla yurt dışına çıkarıyor ve oralarda sergiliyordu. Ülkemizde sanatın gelişmesi için öncülük eden Osman Hamdi Bey gibi batılı ve çağdaş kültüre yönelik bir başka sanatçıyı ülkemizde yakın geçmişimizde bulmak ne yazık ki oldukça zordur.

Osman Hamdi bey, her tablosunda topluma bir mesaj veriyordu ve bu mesajlar gelecek nesiller için de çözülmeyi bekleyen birer şifre niteliğinde. Her bir fırça darbesi, her bir motif, her bir figür, hakkında tekrar tekrar konuşulmayı ve incelenmeyi hak ediyor. Adolpho Talasso’nun 1910’da Osman Hamdi Bey hakkında yazdığı gibi, “O, detaylar yığını tuvallerinin her birini bir sanat ve hayat şiiri haline getirir ki, onlarda en ufak teferruat, tabloya adını veren esas kişi kadar incelikle belirlenmiş ve işlenmiştir.

Benim Osman Hamdi hakkında araştıracağım ve öğreneceğim daha çok fazla şey var. Bu yazı ile ona olan saygımı ve sevgimi ifade etmek istedim, umarım yeterince yapabilmişimdir. Osman Hamdi Bey yolumuza ışık olsun ve böyle çok yönlü kişilikler bu Dünya’dan hiç eksik olmasın… Sevgiler!

Kapak Fotoğrafı: Wikipedia

İlginizi çekebilir: Melek Ardıç’tan

User
Yazı Yorumları (0)
Bu yazıya ilk yorumu siz yazın!