Çay mı kahve mi sorusunu bir kenara bırakalım… İkisinin de yeri ayrı. Gelin biraz da Türkiye’nin kahvelerinden birini yakından tanıyalım; Taft Coffee! Kahvede daha çok markaya değil, çekirdeğe önem veren biri olarak Taft Coffee’yi deneme fırsatı buldum. Şimdiden koca bir paketi bitirmiş durumdayım. Siyah ambalajı sizi korkutmasın. “Çok mu acıdır?” dedim içimden ilk paketi görünce sonra baktım hiç öyle değil. İçimi çok yumuşak ve bence tadı da kokusu da unutulmayacak cinsten.

maria-fernanda-gonzalez-140902-unsplash
Taft Coffee: Kafein Severler İçin Birebir

2017 yılında Türkiye’nin ilk yüksek kafeinli kahve markası olarak kurulmuş Taft Coffee. Markanın sayfasını inceledim biraz; tüm dünyada geçerliliği olan İsviçre merkezli SGS Gıda Laboratuvarı sonuçlarına göre Taft Kahve dünyanın en yüksek kafeinli kahvesi seçilmiş.

Taft kahvenin bu yolcuğu aslında Endonezya ve Honduras’taki kahve tarlalarında başlamış. “Tamamen doğal olan bir kahve üretmek amacıyla çıktığımız bu yolda enerjiye ihtiyacımız olmadı çünkü biz başından beri enerjinin ta kendisiydik” diyen Taft Kahve’nin kurucusu Umut Erkan’ı çıktığı bu yolculuktan dolayı tebrik ediyorum. Tam olarak hedeflediği şeyi; doğal kahveyi, yüksek doz enerjiyi yakalamış.

Yüksek kafeini rahat bir içimle birleştirmek amacıyla 25’in üstünde farklı kahve çekirdeği farklı profillerde kavrulmuş ve bu çekirdekler farklı harmanlar yapılarak uzun bir sürecin sonucunda Endonezya-Honduras harmanında karar kılınarak meydana getirilmiş. Kuruluşundan bu yana içilen 2 milyona yakın fincan Taft Kahve sonucunda, yüksek kafein etkisi ve bu kafein oranına rağmen kahvenin lezzeti ve rahat içim sunmasının verdiği şaşkınlık içenlerin yaptığı yorumlara yansımış. Bir paketin sonunda, ben de bu insan grubuna kesinlikle dahil oldum diyebilirim.

Standart filtre kahvelerin kafein oranı %1 iken, Taft Kahve’nin kafein oranı son yapılan test sonucuna göre %2,32. Kısa bir hesapla bir fincan filtre kahveden alacağınız kafein miktarı 150 mg iken, Taft Kahve’den yapılmış bir fincan filtre kahvede bu miktar 350 mg’lara yaklaşıyor.

Kahveyi ister sütle ister sütsüz için -ki bence sütsüz için- o bahsettiğim yüksek doz enerjiyi sizin de hissedeceğinizden eminim. Ambalajından tutun da paketi ilk açtığınız an buram buram gelen o aşırı iyi kahve kokusuna, demleyip ilk yudumu aldıktan sonra damağınızda kalan leziz tadına ve içtikten sonra yüksek kafein oranından dolayı vücudunuzu saran o enerjiye, her şeyiyle gerçekten tavsiye edebileceğim bir kahve.

Kahveyi bu kadar çok sevip markalarını pek bilmeyişime ilaç gibi gelen Taft kahve sayesinde artık benim de adını ve tadını bildiğim, markasını bilerek, severek içtiğim bir kahvem oldu!

Son zamanlarda denediğim ve hala da severek içtiğim Taft’ı ben sizlere önermişken sizlerin de Taft Kahve hakkındaki düşüncelerinizi duymayı heyecanla bekliyor olmamın bir sakıncası olmaz herhalde? Sevdiğiniz başka kahve çeşitleri ve markaları varsa sizlerden önerilerinizi bekliyorum. Denediğimiz ve sevdiğimiz kahveleri birbirimizle paylaştıkça eminim ki çok güzel şeyler olacak. Çok güzel şeyler olmasa da güzel ve kaliteli kahve içmiş oluruz, fena mı?

Websitesi

İlginizi çekebilir: Ahsen Akıllılar’dan “Pınar Demir ile Kahve Üzerine Bir Röportaj”