Yaratıcılığıyla ünlü yönetmen Terry Gilliam’ın, 33. İstanbul Film Festivali’nde de gösterilen son filmi “The Zero Theorem” bugün vizyonda! Bunu fırsat bilerek yönetmenin filmografisini mercek altına aldık:

the zero theorem

Yaratıcı ve düşündürücü distopyaları, renkli setleri ve ilginç karakterleri ile sinemanın usta yönetmenlerinden Terry Gilliam, geçtiğimiz haftalarda 33. İstanbul Film Festivali’nin “Ustalar” bölümünde “The Zero Theorem” filmi ile yer almıştı. Bugün Başka Sinema salonlarında vizyona giren “The Zero Theorem”, geleceğin Londrası’nda, insan varlığını anlamlandıracak projesini satmaya çalışan bir bilgisayar dahisine odaklanıyor. Filmde Tarantino filmleri ile kariyeri sınıf atlayan oyuncu Christoph Waltz’a David Thewlis, Melanie Thierry, Lucas Hedges, Ben Whishaw, Peter Stormare ve Tilda Swinton eşlik ediyor.

Gilliam yeni filmi için şöyle demiş: “1984 yılında çektiğim Brazil’de, o tarihte dünyadan ne anlıyorsam onun resmini çizmeye çalışmıştım. Sıfır Teorisi’nde de,şuanda dünyadan ne anlıyorsamonu resmetmeye çalıştım.”

zero theorem

“The Zero Theorem”i fırsat bilerek, yaklaşık 30 yıldır film yapan Gilliam’ın kariyerinden 10 filmi listeledik:

Bu hafta “The Zero Theorem” dışında geçtiğimiz yılın en çok gişe yapan Hint yapımlarından “Dabba | The Lunchbox”, yılın merakla beklenen süperkahraman filmlerinden “The Amazing Spider-Man 2”, Jude Law’un performansıyla dikkat çeken “Dom Hemingway”, Cédric Klapisch imzalı “Casse-tete chinois | Chinese Puzzle”, başka bir Hinti yapımı “Chennai Express”, İspanyol aşk filmi “Tengo Ganas de Ti | I Want You”, yerli yapımlar “Mutlak Adalet”, “Cennetten Kovulmak” ve “Lal” ile anisyon “Jungle Shuffle” vizyona giriyor.

***

En İyi Terry Gilliam Filmleri 

 

The Imaginarium of Doctor Parnassus, 2009

Çekimleri sırasında kaybettiğimiz Heath Ledger nedeniyle buruk, hüzünlü ve lanetli bir film olma özelliği taşıyor Terry Gilliam’ın bir önceki yapımı. Gezici bir tiyatronun fantastik dünyasını konu alan filmde Heath Ledger’ın sahneleri atılmamış, yönetmen çareyi karakteri biçim değiştiren bir hale sokmakta ve Ledger’ın sonraki sahnelerinde sırasıyla Johnny Depp, Jude Law ve Colin Farrell’ı oynatmakta bulmuştu. Filmi aynı zamanda Lily Cole’un güzelliğiyle, Andrew Garfield’ın ilk ciddi rollerinden biriyle ve göz kamaştırıcı set tasarımıyla hatırlamanız da mümkün.

 

Tideland, 2005

Uyuşturucu bağımlısı ebeveynleri nedeniyle yalnızlığa mahkum olan ve zamanını hayalgücünü kullanarak yolculuk ettiği fantastik dünyasında geçiren Jeliza-Rose’un hikayesini anlatan “Tideland” belki de en az bilinen Gilliam filmlerinden. Filmin başrlünde genç oyuncu Jodelle Ferland rol alırken, kadroda Janet McTeer ve Jeff Bridges da var.

 

The Brothers Grimm, 2005

Dünya edebiyatına sayısız hikaye armağan etmiş Grimm Kardeşler’in seyahatlerini ve bu seyahatlerinde karşılaştıkları, kendi hikayelerine ilham veren gerçek ve gerçeküstü olayları konu alan bir film yapmıştı Terry Gilliam. Grimm Kardeşler’i Matt Damon ve Heath Ledger canlandırırken, kötü cadı rolündeki Monica Bellucci de güzelliğiyle göz kamaştırıyordu.

 

Fear and Loathing in Las Vegas, 1998

90′lı yıllardaki iki filmiyle önlenemez bir yükselişe geçen Terry Gilliam’ın bu onyılda imza attığı son yapım, Johnny Depp, Benicio del Toro, Tobey Maguire gibi oyuncuları buluşturan “Fear and Loathing in Las Vegas” olmuştu. Amerikan Rüyası’nı yaşamak için Las Vegas’a doğru yola çıkan iki dost eşliğinde alkol, uyuşturucu ve saykedelik kaçışlarla dolu bir film…

 

Twelve Monkeys, 1995

En sevilen distopik bilimkurgular arasında yer alan “Twelve Monkeys”, insan yapımı bir virüsün neden olduğu bir hastalık nedeniyle sona yaklaşmış bir dünyada, karanlık bir gelecekte geçiyor. Virüsün kaynağını keşfetmek için geçmişe yollanan bir adamın peşinden biz izleyenler de zamanda ileri-geri gidiyor, düşünce sınırlarımızı zorluyoruz. Filmde başrolleri Bruce Willis, Brad Pitt ve Madeleine Stowe paylaşıyor.

 

The Fisher King, 1991

DJ Jack’in yayın sırasında yaptığı kışkırtıcı bir hata, birçok kişinin ölümü ile sonuçlanan bir katliama neden olur. Kurbanlardan birinin kocası olan Parry ise, bu katliama ve eşinin ölümüne seyirci kaldığı için aklını, işini ve evini kaybederek bir evsiz olarak yaşamaya başlar. Bu iki kişiyi buluşturan sıcak bir hikayeye sahip “The Fisher King”. Filmin başrollerini Jeff Bridges ve Robin Williams paylaşırken, Mercedes Ruehl de buradaki rolüyle Oscar sahibi olmuştu.

The Adventures of Baron Munchausen, 1988

Daha önce birçok kez sinema ve televizyon örnekleri bulunan roman kahramanı Baron Münchausen’in maceralarından birini anlatan film, sanatsal dallardaki başarısıyla göz dolduran fantastik bir macera. 18. yüzyılda yaşayan bir aristokrat olan Baron Münchausen, bu macerasında Türklere ve dev bir deniz canavarına karşı savaşıyor, hatta Ay’a yolculuk yapıp, Venus ile dans ediyor!

 

Brazil, 1985

Terry Gilliam filmografisinin en bilinen ve en büyüleyici filmlerinden “Brazil”, retro bir gelecekte geçen distopik bir hikayeye sahip. Sam Lowry adındaki tekno-bürokratın devletle karşı karşıya geldiğinde yaşadıklarını konu alan filmde Jonathan Pryce, Robert De Niro, Katherine Helmond, Ian Holm ve Bob Hoskins gibi oyuncular rol alıyor.

 

Time Bandits, 1981

Terry Gilliam’ın üçüncü filmi “Time Bandits”, izleyenleri hayalgücü oldukça kuvvetli bir çocuk olan Kevin’ın peşine takılarak zamanda yolculuk temasını işliyor. Evrenin zaman deliklerinin bir haritasını elinde bulunduran bir grup cücenin peşine takılan Kevin’ı Craig Warnock canlandırırken, filmde John Cleese, Sean Connery ve Ian Holm gibi ünlü oyuncuları görmek de mümkün.

 

Monty Python and the Holy Grail, 1975

Hatırı sayılır bir hayran kitlesi olan, sürreal İngiliz komedi topluluğu Monty Python’un televizyon macerasının ardından ilk filmi 1971′de çekilmiş; grubun önemli üyelerinden olan Terry Gilliam ise ikinci film olan “Monty Python and the Holy Grail”in yönetmen koltuğunda oturmuştu. Gilliam’ın kendi üslubunun ve sinema dilinin oluşmasında önemli katkıları olan Monty Python’ın bu macerası, Gilliam’ın ilk filmi olma özelliği taşıyor ve gelmiş geçmiş en iyi komedi filmleri arasında yer alıyor.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN