Kadınların hayatımıza başarılarıyla ve eserleriyle yalnızca yılın bir gününde değil, her gününde ilham vereceğinin bilincinde olarak, Türkiye sinemasındaki kadın yönetmenler de yakından takip ettiğimiz sanatçılar arasında…

1980’lerden günümüze Türkiye sinemasını geliştirmeye ve ileriye taşımaya devam eden kadın yönetmenlerden birkaçını size tanıtmak / hatırlatmak, onların filmografisinden birer film önerisinde bulunmak istedik.

Tabii ki sinemamızdaki kadın yönetmenler, bu listeye sığdırabildiğimiz isimlerle sınırlı değil. Özellikle son yıllarda ilk uzun metrajlı filmlerini çekmiş ve ulusal / uluslararası arenada büyük başarılar elde etmiş birçok genç kadın yönetmen sayesinde sinemamız gelişmeye devam ediyor: Ahu Öztürk (Toz Bezi), Belma Baş (Zefir), Belmin Söylemez (Şimdiki Zaman), Ceyda Torun (Kedi), Ceylan Özgün Özçelik (Kaygı), Deniz Akçay (Köksüz), Emine Emel Balcı (Nefesim Kesilene Kadar), Esra Saydam & Nisan Dağ (Deniz Seviyesi), Melisa Önel (Kumun Tadı), Merve Kayan & Zeynep Dadak (Mavi Dalga), Senem Tüzen (Ana Yurdu)…

***

Türkiye Sinemasında Kadın Yönetmenler

Aslı Özge

Fotoğraf: michaelkuchinke-hofer.de

1975, İstanbul doğumlu Aslı Özge, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Sinema ve Televizyon bölümünden mezun olduktan sonra Berlin’e yerleşmiş bir yönetmen olarak hem Türkiye’de hem de Almanya’da film yapıyor. Öğrencilik yıllarında çektiği kısa filmi “Capital C” ile ulusal ve uluslararası ödüller kazanmaya başlayan Özge, belgesel ve kurmacayı iç içe geçiren, hayatın içinden karakterlerinin tüm duygularını yansıtabilen bir sinema diline sahip. Aslı Özge’nin ilk uzun metrajlı filmi “Köprüdekiler” Adana, Ankara ve İstanbul Film Festivalleri’nden En İyi Film ödülüyle döndü. Bizim önerimizse, ona İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülü kazandıran “Hayatboyu” olacak. Filmin sanatçı ve mimar çifti, İstanbul’daki zevkle döşenmiş evlerinde, kağıt üstünde muhteşem bir hayat sürüyor. Aslında heyecanını yitirmiş bir ilişkide hapsolmuş durumdaki bu çifti izlemek sizi tanıdık hayatlar ve tanıdık dertlerle yüzleştirecek.

 

Biket İlhan

Fotoğraf: uludagsozluk.com

1944, İzmir doğumlu Biket İlhan, Gazi Üniversitesi İngilizce bölümünden mezun olduktan sonra yönetmenlik kariyerine TRT dizileri ve bazı sinema filmlerinde asistanlıkla başladı. 1990’larda erkek yönetmenlerin egemenliğindeki Türkiye sinemasındaki, sayısı bir elin parmaklarını geçemeyen kadınlar arasına girmeyi başaran İlhan, “Senin İçin Bir Kadeh”, “Sokaktaki Adam” ve “Kayıkçı” filmleriyle dikkat çekmeye ve ödüller toplamaya başladı. Sinevizyon Film adlı şirketi kurarak birçok dizi ve filmin yapımcılığını da üstlendi. Önerimiz, Biket İlhan’ın 2007’de çektiği “Mavi Gözlü Dev” filmi. Nâzım Hikmet’in 1940’larda Bursa Hapishanesi’nde geçirdiği günleri konu alan bu film, dünyaca ünlü şairle ilgili ilk kurmaca film olma özelliği taşıyor. Nâzım Hikmet’i Yetkin Dikinciler’in canlandırdığı filmi tarihi filmleri, biyografileri ve edebiyatı sevenler ilgiyle izleyecek.

 

Çiğdem Vitrinel

Fotoğraf: hafifmuzik.org

1973, Karabük doğumlu Çiğdem Vitrinel, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümü mezunu. Çalışmaya Mehmet Eryılmaz’ın belgeselleri ve Ahmet Uluçay ile Yeşim Ustaoğlu’nun filmleriyle başlayan Vitrinel, ilk uzun metrajlı filmi “Geriye Kalan”ı 2012’de çekti ve bu filmiyle Antalya Alatın Portakal Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü kazandı. Önerimiz, Çiğdem Vitrinel’in ikinci filmi “Fakat Müzeyyen Bu Derin Tutku”… İlhami Algör’ün aynı adlı çok sevilen romanından uyarlanan film, ilk kitabını yazmaya çalışan bir yazarın kadınlar ve ilişkilerle olan sorunlarını anlatıyor. Bu, İstanbul sokaklarını ve manzaralarını perdeye taşıyan güzel görüntüleri, Harun Tekin, Vega, Sakin, Koray Candemir gibi isimleri konuk eden soundtrack albümü ve Erdal Beşikçioğlu başta olmak üzere yetenekli oyuncularla dolu oyuncu kadrosuyla, hem gözünüze hem kulağınıza hem de yüreğinize hitap edecek bir aşk filmi…

 

Deniz Gamze Ergüven

Fotoğraf: latimes.com

1978, Ankara doğumlu Fransız-Türk yönetmen Deniz Gamze Ergüven’in adını muhtemelen ilk kez iki yıl önce, ilk filmi “Mustang” ile Fransa adına En İyi Yabancı Dilde Film Oscar ödülüne aday gösterildiğinde duydunuz. 6 aylıkken ailesi Fransa’ya taşındığı için Paris’te büyüyene Paris Üniversitesi’nde Edebiyat ve Afrika Tarihi eğitimi alan Ergüven, sinemaya lisans ve yüksek lisansının ardından, Fransa’nın önemli sinema okullarından La Fémis’te başladı. Oscar adaylığının ardından Daniel Craig ve Halle Berry gibi yıldızlarla İngilizce olarak çektiği “Kings” filmi pek olumlu eleştiriler almasa da, Deniz Gamze Ergüven’in ilk filmi “Mustang” mutlaka izlemeniz gereken filmlerden. Bir Karadeniz şehrinde yaşayan ve tek arzuları buradaki hayatlarından kurtulmak olan beş kız kardeşin büyüme ve gerçeklerden kaçış hikayesi, masalsı dili ve genç oyuncularının performanslarıyla büyülüyor.

Handan İpekçi

Fotoğraf: konak.bel.tr

1956, Ankara doğumlu Handan İpekçi, Gazi Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu Radyo Televizyon bölümünden mezun olduktan sonra, sinemaya 1980’lerde yardımcı yönetmen ve oyuncu olarak başladı. 1995 yılında Ankara Film Festivali’nde Umut Veren Yeni Yönetmen ve Umut Veren Yeni Senaryo Yazarı ödüllerini “Babam Askerde” filmiyle kazandıktan sonra bir süre sinemaya ara verse de, 2000’lerin etkili yönetmenlerinden biri olmayı başardı. “Saklı Yüzler” ve “Çınar Ağacı” filmleri de ilgiyle izlenen İpekçi’nin sinemasından size önereceğimiz film, 2001 yapımı bol ödüllü filmi “Büyük Adam Küçük Aşk” olacak. Tüm yakınlarını kaybetmiş küçük bir kız çocuğu ve emekli bir yargıcın kesişen hikayesini anlatan bu film, Türkçe bilmeyen Hejar ve Kürtçe bilmeyen Rıfat Bey’in yürek ısıtan dostluğunu içtenlikle anlatıyordu. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Film ödülü kazanmasına rağmen politik sebeplerle gösterimi yasaklanan filmde, Şükran Güngör, Füsun Demirel ve Yıldız Kenter gibi ünlü oyuncuları izleyeceksiniz.

İlksen Başarır

Fotoğraf: filmhafizasi.com

1978, İstanbul doğumlu İlksen Başarır, sinema sektörüne Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ndeki eğitimi sırasında yaptığı staj aracılığıyla dahil olmuş. Mezuniyetinin ardından birçok reklam ve uzun metraj film projesinde yardımcı yönetmen olarak çalışan Başarır’ın yönettiği ilk uzun metrajlı film, 2009 tarihli “Başka Dilde Aşk”. O günden beri kimi zaman sinefillere kimi zaman ana-akım izleyiciye yönelik farklı sularda yüzen İlksen Başarır’ın filmografisinde aile dramlarından stüdyo komedilerine birçok film bulunuyor. Önerimiz, özellikle çocuklara yönelik suçların bu denli gündemde olduğu günümüzde etkileyiciliğini koruyan bir hikâye anlatan “Atlıkarınca”. Bir ailenin konuşulmamış acılarına ve yaralarına odaklanan filmde Mert Fırat ve Nergis Öztürk başrolleri paylaşıyor, filmin anlatısı iki dönem arasında gidip geliyor.

Pelin Esmer

Fotoğraf: iffr.com

1972, İstanbul doğumlu Pelin Esmer, Boğaziçi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümünden mezun. Belki de bu nedenle insanları ve toplumun farklı kesimlerini çok iyi gözleyen yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi de Mersin’in bir dağ köyündeki 9 işçi kadının bir tiyatro oyunu sahneye koyuşunu konu alan bir belgesel. Esmer, aynı zamanda ilginç bir koleksiyoncu olan amcası Mithat Esmer’i konu alan kısa belgeseli “Koleksiyoncu”nun ardından çektiği uzun metrajlı kurmaca filmi “11’e 10 Kala”da da amcasını ve koleksiyonunu, bu kez kurmaca bir hikâyeyle işlemişti. Pelin Esmer sinemasından önereceğimiz film, bugünlerde SİYAD Ödülleri’nde birçok kategoride yarışan “İşe Yarar Bir Şey”. Yönetmenin ünlü romancı Barış Bıçakçı ile birlikte yazdığı senaryosuyla ve başrol oyuncusu Başak Köklükaya’nın performansıyla dikkat çeken film, yolları bir tren yolculuğunda kesişen üç kişinin hikâyesine odaklanıyor.  

Tomris Giritlioğlu

Fotoğraf: hurriyet.com.tr

1955, Konya doğumlu Tomris Giritlioğlu, Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun. Üniversite eğitimi sırasında ziyaret ettiği Londra’da izlediği Tarkovski imzalı “İvan’ın Günlüğü” filminden etkilenişini yönetmen olmaya kara verdiği an olarak anımsayan Giritlioğlu, mesleği nedeniyle çevirmen olarak girdiği TRT’de 2 yıl sonra drama bölümüne transfer olarak yönetmenlik yapmaya başladı. 1989’dan itibaren birçok film çeken, birçok filmin yapımcılığını, milyonlarca hayranı olan “Çemberimde Gül Oya”, “Hatırla Sevgili”, “Ihlamurlar Altında” gibi birçok dizinin proje tasarımcılığını üstlenen Giritlioğlu’nun en önemli filmlerinden biri (ve sizlere önereceğimiz filmi) 1999 yapımı “Salkım Hanımın Taneleri”. Yılmaz Karakoyunlu’nun aynı adlı romanından uyarlanan bu film, Varlık Vergisi ve Aşkale toplama kampı gibi konuları ele alarak Türkiye’nin sancılı ve karanlık bir döneminde yaşananları anlatıyordu. 72. Akademi Ödülleri’nde Türkiye’nin aday adayı olan “Salkım Hanımın Taneleri”ni beğenirseniz, yine Tomris Giritlioğlu tarafından yönetilen ve bu filmin tamamlayıcısı niteliğindeki “Güz Sancısı”nı da izleyebilirsiniz.

Yeşim Ustaoğlu

Fotoğraf: yesimustaoglu.com

1960, Kars doğumlu Yeşim Ustaoğlu, Robert Kolej’i bitirdikten sonra, Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık bölümünden mezun olmuş ve dört kısa filmin ardından ilk uzun metrajlı filmi “İz”i 1994’te çekti. İkinci filmi Güneşe Yolculuk, İstanbul ve Ankara Film Festivalleri’nin yıldızı olmanın yanında Berlin’de Altın Ayı için yarıştı. Bugüne kadar 6 uzun metrajlı filmi bulunan yönetmen, 2003 yılından beri uzun metrajlı film ve belgesel yapımları gerçekleştiren ve uluslararası projelere prodüksiyon hizmeti veren bir şirketin de kurucusu. Yeşim Ustaoğlu sinemasından önerimiz, yönetmenin son filmi Tereddüt, ya da uluslararası gösterimlerdeki adıyla Clair Obscur. Funda Eryiğit ve Ecem Uzun’un birbirinden başarılı performanslarla güçlü kıldığı filmde, birbirlerinden çok farklı iki geçmişe ve bugüne sahip iki kadının, geleneksellikten oldukça uzak bir yaşamı olan bir doktor ve cinsiyetçi bir kültürün bastırdığı genç bir hastanın fırtınalı bir gecenin ardından kesişen hayatları anlatılıyor. Film, geçtiğimiz İstanbul Film Festivali’nden En İyi Yönetmen ve En İyi Kadın Oyuncu ödülleriyle ayrılmıştı. 

Ümmiye Koçak

Fotoğraf: cnnturk.com

Son olarak sizi bu dokuz isimden çok daha farklı bir insanla tanıştırmak, size olağanüstü derecede ilham verici bir hikaye anlatmak istiyoruz. 1957, Adana doğumlu Ümmiye Koçak, çok istemesine rağmen 10 kardeş oldukları gerekçe gösterilerek ilkokuldan sonra okula gönderilmemiş. Fakat kendisini geliştirmekten hiçbir zaman vazgeçmemiş ve okuduğu kitaplarla (ilkinin Maksim Gorki’nin “Ana”sı olduğunu söylüyor) kendini geliştirmeye karar vermiş. Evlendikten sonra Mersin Arslanköy’e taşınan Koçak, burada köy kadınlarının yaşadıklarını köyün dışında yaşayanlara anlatmak için “Arslanköy Tiyatro Topluluğu”nu kurmuş. Çeşitli oyunlar sahneye koyduktan sonra kendi hikayelerinden oluşan bir oyun, “Kadının Feryadı”nı hazırlamış, 2006 yılında Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali’nde Koçak’ın “Hasret Çiçekleri” oyunuyla sahne almışlar. Ümmiye Koçak, tarlalarda çalışarak kazandığı paraları biriktirmiş ve kadına karşı şiddet sorununu anlatan uzun metrajlı “Yün Bebek” filmini hem yazıp hem yönetmiş. Galası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yapılan bu film, New York Avrasya Film Festivali’nde “En İyi Avrasyalı Kadın Sanatçı” ödülünü kazanmış .Yazdığı 15 tiyatro oyunu bulunan Ümmiye Koçak, tüm imkansızlıklara rağmen hem çalışıp hem de kendini ve çevresindekileri geliştirmek için çaba gösteren, yetenekli bir kadın. Onun hikayesinin Anadolu’nun ve Türkiye’nin tüm kadınlara ilham vermesini umuyoruz.

 

Tereddüt (Yeşim Ustaoğlu, 2016)

Tabii ki sinemamızdaki kadın yönetmenler, bu listeye sığdırabildiğimiz isimlerle sınırlı değil. Özellikle son yıllarda ilk uzun metrajlı filmlerini çekmiş ve ulusal / uluslararası arenada büyük başarılar elde etmiş birçok genç kadın yönetmen sayesinde sinemamız gelişmeye devam ediyor: Ahu Öztürk (Toz Bezi), Belma Baş (Zefir), Belmin Söylemez (Şimdiki Zaman), Ceyda Torun (Kedi), Ceylan Özgün Özçelik (Kaygı), Deniz Akçay (Köksüz), Emine Emel Balcı (Nefesim Kesilene Kadar), Esra Saydam & Nisan Dağ (Deniz Seviyesi), Melisa Önel (Kumun Tadı), Merve Kayan & Zeynep Dadak (Mavi Dalga), Senem Tüzen (Ana Yurdu)…

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?