Yeni Nesil Türk Markalar: Geleceğe Yön Veren Markalar
Moda sektörü dışarıdan şatafatlı ve büyüleyici bir dünya gibi görünse de işin mutfağından geçmiş bir göz olarak diğer yüzünü de iyi biliyorum. Bu pazarda tutunabilmek sanıldığından çok daha zor. Çoğu zaman büyük maddi kaynaklara sahip olmak, sürdürülebilir bir başarı yakalamaya yetmiyor çünkü günün sonunda her şey tasarımcının zihniyetine, çizimine ve markanın hikâyesine ne katabildiğine dayanıyor. Tabii, bunun yanında reklamın gücünü de hafife almamalıyız. Hepimiz gördüklerimizden, bize hissettirilen duruştan ve görsel hikâyelerden etkilenmiyor muyuz? İşte bu yüzden, güçlü vizyonları, sosyal medya dilleri ve tasarım felsefeleriyle öne çıkan, yeni nesil Türk tasarım markalarını kendi perspektifimden sizlere anlatmak istedim.
Türkiye’den Yeni Nesil Markalar
TOMOLOGO

Temelleri yirmi yıl önce üç küçük kız kardeşin modayı oyunlaştırarak kurdukları renkli dünyada atılan marka, bugün mikro-trendlerin geçiciliğine meydan okuyan, klasik ve zamansız bir tasarım felsefesi sunuyor. Savurganlığa ve aşırı tüketime karşı duran bu vizyon, modası geçmeyen ikonik parçalarla daha anlamlı bir yaşam tarzı öneriyor. Dünyayı zenginleştiren farklı kültürlerin çeşitliliğinden ilham alan TOMOLOGO, bilinçli tercihler yapan seçici bireyler için fonksiyonel tasarımlar üretiyor.
Markanın kalbinde ise ustalığa dayalı, kusursuz bir el işçiliği yatıyor. Bu dünyayı asıl özel kılan şey, ailenin yetenekli ve çokça deneyime sahip zanaatkarı Kenan Köprücü. 2003 yazında kız kardeşlere hediye ettiği, üzerinde yaprak desenleri bulunan “Güz Yaprakları” adlı ilk deri çantalar, eniştenin tasarım ve işçilikteki mükemmeliyetçiliğinin ilk somut örnekleri olmuş. Bugün yüksek standartlara sahip, şeffaf ve etik bir marka yaratma arzusu, onun mükemmeliyetçi elleriyle birleşerek TOMOLOGO’nun tasarımlarını şekillendiriyor. Marka, sertifikalı derilerin tabaklanma yöntemlerinden kullanılan metal aksesuarlara kadar tüm içerikleri şeffaflıkla paylaşarak dünyamız üzerindeki etkiyi minimize etmeyi amaçlıyor. Doğanın sunduğu en değerli malzemeler, büyük bir saygıyla ve sürdürülebilir yöntemler araştırılarak işleniyor.
Bu hikâye, markanın logosuna da başarılı bir sembolizmle işlenmiş. Türk halılarında sıkça yer alan ve doğaya, sanata olan ilgiyi temsil eden hayat ağacı motifi, markanın değerleriyle yeniden yorumlanmış. Logodaki üç dal üç kız kardeşi simgelerken, onları bir arada tutan gövde ise zanaatkar enişteyi temsil ediyor. Hayat ağacını çevreleyen ve markanın isminde sıkça tekrarlanan ‘O’ harfi bu mirası koruma altına alırken, logonun alt kısmının boş bırakılması markanın yeniliklere her zaman açık olan vizyoner zihniyetini simgeliyor.
ColoReve

ColoReve, arkasında işletme ve moda eğitimi geçmişlerini birleştirerek iki kişilik dev kadroya dönüşen iki kız kardeşin, Sinem Dikmen ve Gamze Yemez’in vizyonunu taşıyor. 2018 yılında kurulan markanın öncelikli amacı, klasiği deneysel kalıplarla bükerek ceketi kişiselleştirmek ve gardıroplara eğlenceli bir yaklaşım katmaktı. Bugün ceket odaklı aksını şort ve pantolonlarla destekleseler de dinamik, çarpıcı ve özgün DNA’larını hiç kaybetmediler. Formlarla oynamayı seven ama rahatlıktan asla ödün vermeyen ColoReve, modayı kısa süreli trendlerin ötesinde, yaşayan bir espri ve farklılık arayışı olarak görüyor.
Markanın hedeflediği kadın profili de tam olarak bu felsefeyi yansıtıyor: Dışa dönük, cesur, kalıplara bağlı kalmayan ve kendi içinde zıtlıkları barındıran bir karakter. “O” kadın, bulunduğu ortamda sadece kıyafetleriyle değil, keskin ve rafine tavrıyla dikkat çekiyor. Marka tamamen vegan deri kullanan, yerli ve etik üretim ilkelerine sadık kalan bir kimliğe sahip. ColoReve, koleksiyonlarındaki dinamik yapıyla markanın ruhundaki o heyecanlı ve çalışkan enerjiyi bizlere net bir şekilde hissettiriyor.
LA COMMUNE MAGIQUE

Metropollerin cam ve beton kulelerinden yükselen şehirli bir mistisizm ile şehir hayatının ritüelleri arasında doğanın elementlerini arayan kozmik bir arayış… LA COMMUNE MAGIQUE, çağdaş dünyada avangart hislerin ve arzuların peşinden giden bir marka. Belirli bir moda takvimine veya dayatılan sezonlara uymak yerine, giyinmeyi gündelik bir zihin durumu olarak kabul ediyor ve her bir parçayı bohem lüksün etkileyici bir tasviriyle işliyor.
Markanın tasarımlarındaki her kesim ve kullanılan her ton, özgürlük hissini vurgulamak için tasarlanmış. Gösterişten uzak ama tavrıyla hipnotize eden bir marka kimliği arayanlar için LA COMMUNE MAGIQUE, iyi bir seçenek sunuyor.
Knitology Society

Geçmişin köklü geleneklerinden yükselen kültürel miras ile geleceğin teknolojisi arasında insan ruhunun dijital ve fiziksel yansımalarını arayan fijital bir yolculuk… KNTLGY, çağdaş dünyada avangart hislerin, sanal estetiğin ve yapay zekayla harmanlanmış arzuların peşinden giden bir marka. Dayatılan geleneksel moda takvimlerine veya sınırlayıcı sezonlara uymak yerine, giyinmeyi paralel evrenlerde iki ayrı benliğin (gerçek ve dijital) buluştuğu gündelik bir zihin durumu olarak kabul ediyor; her bir parçayı sürdürülebilirliğe olan inancıyla ve trikonun sunduğu bohem lüksün etkileyici bir tasviriyle işliyor.
Markanın tasarımlarındaki Türk denizi mavisinin derinliği, keskin geometrik çizgiler ve yapay zekâyla kodlanmış her bir özgün desen, hem dijital kimlikteki hem de gerçek hayattaki özgürlük hissini vurgulamak için tasarlanmış. Gösterişten uzak bir minimalizm ile mistik bir auranın kesiştiği, tavrıyla hipnotize eden çağdaş bir marka kimliği arayanlar için KNTLGY, iyi bir seçenek sunuyor.
Gökçe Çalışkan

Listenin en genç, ruhunu en çok sevdiğim ve gelecekte adını çok daha sık duyacağımızdan emin olduğum markası ise Gökçe Çalışkan. Sorbonne Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nün ardından Paris sokaklarının o kendine has moda sahnesinden ilham alan ve Vakko Esmod İstanbul’da moda tasarımı eğitimini tamamlayan Gökçe Çalışkan, arkasına tekstilci ailesinin de tecrübesini alarak vizyoner bir çizgi yaratmış.
Gökçe Çalışkan’ın ruhunu ayıran esas şey, arkasındaki felsefe. Markanın doğuşu, tasarımcının kendi hayatında derin izler bırakan, dünya görüşünü ve estetik algısını yeniden şekillendiren bir dönüşüm noktasına dayanıyor. Tam da bu yüzden markanın sembolü olarak, yeniden doğuşun ve saf kalabilmenin simgesi lotus çiçeği seçilmiş. Markanın tasarımları sadece üzerinize geçirdiğiniz birer kıyafet değil; sıradanlığa meydan okuyan, bireyselliği ve özgün olma cesaretini temsil eden birer sessiz manifesto. Hazır giyim sektörünün tek tipleştiren, insanı tüketen ve hızla akıp giden geçici trendlerine karşı, Gökçe Çalışkan “Cesaret ve Özgüven” mottosuyla güçlü bir duruş sergiliyor.

Doğaya duyulan derin sevgi ise markanın ruhuna işlemiş durumda. Malzeme seçimlerinin sürdürülebilirliğinden, tasarımların sergilendiği doğayla bütünleşik, organik fotoğraf çekimlerine kadar her detay çevreye duyulan saygının bir uzantısı. Gökçe Çalışkan kadını da tıpkı markanın kendisi gibi; kalıpları yıkmayı seven, anı yaşayan, hayatın içindeki anlık deneyimlerin güzelliğini yakalayabilen ve özgünlüğünü ilan etmekten korkmayan bir profile sahip.
Geleceği İnşa Eden Tasarım Zihinleri
Bu sektörde kalıcı olmak için iyi bir bütçeden daha fazlasına sahip olmanız gerekiyor. Çünkü bu başarı; topluluğunuzla kurduğunuz o görünmez bağla da ilgili. Bahsettiğim tüm bu markalar, sadece kıyafet üretmiyor; her biri kendi hikâyesinin zemininde birer yaşam alanı ve topluluk inşa ediyor. Görsel bir çağda yaşadığımız bu dönemde, zihnini ve tasarımlarını dijital dünyanın dinamikleriyle birleştiren genç Türk markalarını izlemek, modanın geleceğine dair büyük bir heyecan veriyor.
Kapak Fotoğrafı: Pinterest
İlginizi çekebilir: Eylül Aytan’dan Meb Seyman ile Mlouye Üzerine Sohbet

Beyza Nur Aydın







Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!