Bayram tatili çok yaklaşmış olabilir ancak günlük hayatının yoğun temposundan fırsat bulamadığı için henüz bir seyahat planı yapamamış olanlarımız da çok, biliyoruz. Tadım’la Kendine İyi Bak olarak, bir yandan da, bayram tatilinin uzun zamandır kendimize ayırmak istediğimiz vakti yaratmak ve birkaç gün kendimizi doğanın kollarına bırakarak ruhumuzu dinlendirmek için bir fırsat niteliğinde olduğunu düşünüyoruz. Sizce de daha kaliteli ve dengeli bir yaşama giden yolda, böyle küçük molalara ihtiyacımız yok mu? Ne mutlu ki, Avrupa’da, uçağa atlayıp 4 saat gibi kısa sürelerde ulaşabileceğimiz harika alternatif seyahat noktaları var. İşte henüz bir plan yapmadıysanız bile hemen değerlendirebileceğiniz, bayram tatili için ideal, doğayla iç içe tatil noktası önerilerimiz…

Azorlar, Portekiz

Portekiz’e bağlı Azor Takımadaları; bir yandan Avrupa toprakları içinde, bir yandan Atlas Okyanusu’nun tam ortasında ve aynı zamanda Amerika kıtasına çok yakın olduğundan, yani pek de elverişli olmayan konumu dolayısıyla fazlasıyla turistik olmayan ve az bilinen alternatif destinasyonlardan biri. Takımada, her biri özgün kimliklere sahip; batıda Flores ve Corvo, merkezde Graciosa, Terceira, São Jorge, Pico ve Faial, doğuda ise São Miguel, Santa Maria ve Formigas Reef olmak üzere 9 adadan oluşuyor.

Azorlar Avrupa’da çay ekiminin yapıldığı tek yer, özellikle São Miguel adasında iki büyük tarlada çay ekiliyor. São Miguel demişken, adanın Furnas köyünün, özellikle volkanik sulardan oluşan sıcak mineral kaplıcaları ilgi çektiğini söyleyelim. Yolunuz düşerse buranın volkanik kraterlerin çökmesiyle oluşan doğal yüzme havuzlarına girmeli, özellikle demir minerali yüklü havuzunda mutlaka yüzmeli ve bu eşsiz deneyimi yaşamalısınız.

Tekrar Azorlar’a dönersek, burası huzurlu doğa yürüyüşleri sırasında sizlere hayran kalacağınız okyanus ve dağ manzaraları vadediyor. Trekking ve yamaç paraşütü gibi doğa sporlarını deneyebileceğiniz Azorlar’da, yunus izleme turlarına katılıp onlarla beraber yüzmeyi unutmayın!

Langhe, İtalya

Şimdiki önerimiz, ben bayram tatilimi doğal güzellikleri ve romantik atmosferiyle İtalya’nın sakin kasabalarından birinde geçirmek istiyorum diyenler için: Piedmont’un Langhe bölgesi! İsviçre ve Fransa arasında yer alan, ismen “dağın eteği” anlamına gelen ve üç tarafı Alpler ile çevrili olan Piedmont, tepelerden oluşuyor. İşte bu tepelerden biri, oldukça engebeli bir arazi olan ve bölgeye muazzam güzellikte bir hava katan Langhe.

Langhe’ye giderseniz, yapılacaklar listenizin başında üzüm bağlarını görmek ve üretim yerlerinde tadım yapmak olmalı. Arazinin ortasına geçip, derin bir nefes almalı ve alabildiğine uzanan bağları seyre dalmalısınız. Huzuru ve sessizliği içinizde hissetmenize olanak veren Langhe’ye giderseniz, bu bölgeye özgü beyaz trüf, Tuber Magnatum Pico’yu denemeden dönmeyin.

Plitvice Gölleri Ulusal Parkı, Hırvatistan

Plitvice Göller Ulusal Parkı, bayram tatilinde rotasını Hırvatistan’a çevirmek isteyenlere önerimiz. “Plitvicka Jezera” olarak da bilinen ve 1979’dan beri UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan park, eşsiz doğasıyla tüm ziyaretçilerini büyülüyor ve doğa severlere harika bir deneyim sunuyor. Parkurlarında gezerken kendinizi adeta cennette gibi hissediyor, etraftaki yeşilliklerin ve göllerin güzelliğine hayran kalıyorsunuz. Özellikle göllerin birbirine bağlandıkları noktalarda oluşan şelaleri görmelisiniz.

Etrafı ormanlarla çevrili gölleri gezerken karşınızda geyiklerin, yaban atlarının, nadir kuş türlerinin, maymunların ve daha pek çok hayvanın çıkmasına hazır olun. Bu rotanız boyunca da aklınızda bulundurabileceğiniz, güzel bir düşünce: burası aslında içinde barındırdığı tüm canlıların doğal ortamı, buranın ev sahipleri onlar. Biz ise yalnızca ziyaretçileriz! Unutmadan, Plitvice Göller Ulusal Parkı’nda yer alan şelalelerin en görkemlisi, Veliki Slap. Bu upuzun şelaleyi fotoğraflamadan dönmeyin.

Gorges du Verdon, Fransa

Sizleri Avrupa’nın en büyük kanyonlarından biri olan, Fransa’nın Provence bölgesinde yer alan ve yaklaşık 166 kilometre uzunluğundaki Gorges du Verdon ile tanıştıralım! Ünlü Verdon Nehri’nin Sainte Croix du Verdon Gölü ile birleşmesiyle sonlanan kanyon, Verdon Tabiat Parkı (Parc Naturel Régional Verdon) adıyla bilinen bölgede yer alıyor. Bu muhteşem güzellikteki kanyonun nasıl oluştuğunu sorarsanız, Verdon Nehri’nin kireçtaşı tabakalarını aşındırmasıyla oluştuğunu söyleyebiliriz.

Kanyonun çevresinde butik oteller olduğundan, birkaç gününüzü buranın turkuaz renkli sularında geçirebilir, doğadan aldığınız ilhamla ruhunuzu arındırabilirsiniz. Bahsettiğimiz turkuaz rengin, suda çözünen kireçtaşı mineralleri sebebiyle oluştuğu biliniyor. Unutmadan, Gorges du Verdon seyahatinizde yapmadan dönmemeniz gerekenler arasında kaya tırmanışı, rafting, kano ve yamaç paraşütü gibi doğa sporlarını sıralayabiliriz. Özellikle heyecan ve adrenalin seven biriyseniz, bu büyük kanyondan faydalanıp macera dolu aktiviteler yapabilirsiniz.

Faroe Adaları, Danimarka

Ve son olarak, oldukça sıcak geçeceğini düşündüğümüz bir yaz döneminden hemen önce sizleri soğuk ve puslu havasıyla serinletecek; içişlerinde bağımsız olmasına rağmen, dışişlerinde Danimarka’ya bağlı Faroe Adaları’ndan bahsetmek istiyoruz. Soğuk havasından bahsetmişken, aklınızda konaklama ile ilgili sorular oluştuysa hemen söyleyelim, burada nüfusun yarısı adaların başkeni olan Torshavn’da yaşıyor ve burada çok sayıda butik otel bulunuyor. İzlanda ile İskoçya arasında kalan ve toplamda 18 adadan oluşan Faroe Adaları, insan nüfusundan çok keçi nüfusuna sahip olduğundan “Keçi Ülkesi” olarak da anılıyor.

Doğa tutkunu ve özellikle de soğuk havadan pek etkilenmeyen biriyseniz, Faroe Adaları’na bayılacaksınız. Bir de fotoğraf çekmeyi seviyorsanız, burada yakalacağınız karelerin muhteşemliğine inanamayacaksınız. Sahip olduğu doğal güzelliklerin saymakla bitmediği adalarda, trekking ve tırmanış deneyimini de mutlaka yaşamanız gerektiğini söyleyelim!

 

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN