İlk yorumu siz yazın!
İstanbul'un En Yeni Mekânları: Yepyeni ve Leziz Keşifler!
İspanyol şef Jose Andrés; kendisinin iyi bir şef olmaktan öte, bir hikâye anlatıcısı olmaya çalıştığını paylaşıyor. Çok katılıyoruz! Bizce artık şehrin yeni hikâye anlatıcılarından biri de şefleri. Gelin, son dönemlerde İstanbul’da açılan en yeni mekânlar ile şeflerin sofralarına konuk olalım; geçmişten bugüne hikâyelerin peşine tabaklarımızdan düşelim. theMagger.com ekibi olarak yeni mekânlar keşfettikçe bu yazıyı güncelleyeceğimizin de altını çizelim.
İstanbul Yeni Mekânlar – 2026 Kış & Bahar
Avrupa Yakası’nda Yeni Açılan Mekânlar
DAMA, Teşvikiye
2026 yılının yıldızlarından biri kesinlikle Teşvikiye! Mahallenin en yeni mekânlarından DAMA, son dönemlerde Avrupa’da revaçta olan Hi-Fi konseptini İstanbul’a getiriyor. Sabahları bir kafe, akşamları ise bir Hi-Fi bar konseptiyle devam eden DAMA’nın en keyifli detaylarından biri ise akşam menüsünde kokteyllerinin yanında dünyanın dört bir yanından sundukları klasik lezzetlerin modern versiyonları oluyor! DAMA‘nın rezervasyon kabul etmediğini de not düşelim.
Adres: Teşvikiye, Şakayık Sok. No: 19
Tango & Cash, Harbiye
İstanbul’dan radarımıza giren en yeni mekânlardan biri de Tango & Cash. İyi bir yemek ve iyi müziği birleştirme iddiası ile yola çıkan Tango & Cash; haftanın her günü öğle yemeği saatinde güne başlıyor, hafta sonları gece 2’ye kadar müziğin sesini açmaya devam ediyor. Özellikle kokteyl seçkisi ile dikkat çeken mekânda; dünya mutfaklarını tek bir reçetede bir araya getiren tabaklar, klasikten vazgeçmeyen seçenekler yer alıyor. Basta, Gün Lokantası, Olden 1772 gibi şehrin dikkat çeken mekânlarının iç tasarımını gerçekleştiren Naif Tasarım’ın imzası bulunan Tango & Cash; arkadaşlarınızla keyifli bir şekilde vakit geçirebileceğiniz ortamı ile listenize almanız gereken yerlerden biri.
Adres: Harbiye, Mim Kemal Öke Cd. 3A, Nişantaşı
Blend, Bebeköy
İstanbul’da “All Day” konsepti ile devam eden en yeni mekânlardan biri de Bebeköy’den Blend oluyor. Pazartesi günleri dışında haftanın altı günü devam eden Blend, ısınan havalar için keyifli bir seçenek sunan bahçesi ile öne çıkıyor. Menüde özellikle; dünya lezzetlerine Türkiye’den getirilen yaratıcı dokunuşlar ile hazırlanan seçenekler dikkat çekiyor.
Adres: Bebek, BEBEKÖY SK NO:4
Jordi, Yeniköy
Yeniköy’ün huzurlu atmosferine dinamik bir ruh katan Jordi; kokteyllerine eşlik eden atıştırmalık tabakları ile dikkat çekiyor. Gastronomi ile sanatı bir araya getiren mekân, haftanın her günü müziğin sesini açarak devam ediyor. Dünya mutfaklarından çeşitli lezzetlerin yer aldığı menü; gastronomi trendlerini yaratıcı bir şekilde yorumlayarak şık tabaklar sunuyor.
Adres: Yeniköy Mahallesi Köybaşı Caddesi No:51
Anadolu Yakası’nda Yeni Açılan Mekânlar
Little Pika, Suadiye
Cadde; özellikle son dönemlerde dünya mutfaklarından ilham alan yaratıcı yeni mekânları ile gastronomi sahnesinde leziz bir çeşitlilik sunmaya başladı. Suadiye mahallesinin en yenilerinden Little Pika ise “Japon tapas bar” konseptiyle bütün dikkatleri üzerine çekiyor. Japonya’da sıklıkla karşımıza çıkan izakaya restoranlarından aldığı ilhamı Akdeniz’in tapas ruhuyla birleştirerek yaratıcı bir konsept sunan Little Pika; paylaşımlık tabaklarıyla sohbeti bol dinamik sofralar yaratıyor.
Adres: Suadiye Mahallesi Plaj Yolu Sokak 12A, Kadıköy
Liminal, Suadiye
Son dönemlerde, Cadde’deki rüzgârlar Uzak Doğu’dan esiyor. Misafirlerinin tamamen anda kalabilmeleri hedefiyle yola çıkan Liminal’in menüsü Uzak Doğu’dan alınan bir ilhamla şekilleniyor; yemekler için yaratıcı bir anlayış benimseniyor. Dynamite Shrimp, Chicken Sando gibi Uzak Doğu’nun geleneksel lezzetlerine İtalya’dan bir dokunuş getiren Truffle Corn Tempura, Orta Doğu’dan izler taşıyan Our Style Hummus yaratıcı bir şekilde eşlik ediyor. Menüde; özellikle barın yaratıcı ruhunu taşıyan kokteyller ön plana çıkıyor.
Adres: Suadiye Mah. Kazım Özalp Sk. No:60/C
İstanbul Yeni Mekânlar – 2025 & 2026 Kış
Avrupa Yakası’nda Yeni Açılan Mekânlar
Todos Los Dias, Asmalımescit
Ödüllü şef Maksut Aşkar ve ünlü şef Esen Hünal’ın bir araya geldiği şehrin en yeni mekânlarından Todos Los Dias, haftanın her gününü bir pazar günü gibi geçirmeyi vaat ediyor. Projede ikiliye Neo Lokal, Foxy İstanbul’un da kurucu partnerlerinden Erim Leblebicioğlu eşlik ediyor. Mekânın kokteyllerinde ise Mehmet Koryürek’in imzası bulunuyor. Duvarlardaki “tembel hayvan” resimleriyse çok sevdiğimiz Beril Ateş’e ait. Şehrin işinde en iyilerini bir araya getiren Todos Los Dias, dinamik ve çağdaş menüsüyle Beyoğlu’nun uzun soluklu sakinlerinden olmaya aday.
Adres: Asmalı Mescit, Meşrutiyet Cd. No:67/B
Kontuar Pera, Pera
Mustafa Otar’ın uzun süredir kapılarını açması için beklediğimiz Kontuar Pera, sonunda 2026’nın ocak ayında hayatımıza girdi! Gerçek bir chef’s table deneyimi bulabileceğiniz Kontuar Pera, mutfağını “ateş, hissiyat ve kökler” üzerine kuruyor. Pazartesiden cumartesiye kadar açık olan mekânda sade ve modern bir menü öne çıkıyor.
Adres: Asmalı Mescit, Meşrutiyet Cd. No:67
sen’den | Hovagimyan Hotel and Suites
2026’nın en yeni mekânlarından biri de bizi Karaköy’deki Hovagimyan Hotel and Suites’in içinden karşılıyor. Mutfağın başına şef Aydın İlçe geçiyor; uzun uzun hatırlanacak sohbetlerin gerçekleştiği sofralar kuruluyor. Sevdiklerimizle yemek paylaşmanın verdiği zevki çok iyi bilen mekân; menüsünde paylaşımlıkları ön plana çıkarıyor. Yerel ve mevsimsel ürünler ile hazırlanan yemekler, modern bir dokunuşla aniden nostaljik hisler uyandırabiliyor.
Adres: Kemankeş Karamustafa Paşa, Kemankeş Cd. 45A
Lokanta Stambouli, Pera
Yüzyıllar boyu İstanbul’un gece hayatını ön sıradan izleyen Pera’nın ruhuna yakışan yeni bir mekân, radarımızda! Bölgenin köklerine bir saygı duruşuna geçen Lokanta Stambouili; hem bir Türk hem de bir Rum meyhanesi olarak kapılarını açıyor. Mezeler, günlük deniz ürünleri, ara sıcaklar ve çok daha fazlası ile Lokanta Stambouili’de az ve öz bir meyhane menüsü sunuluyor.
Adres: Evliya Çelebi, Meşrutiyet Cd. No:99
June İstanbul, Teşvikiye
Şehrin en cool yeni buluşma noktalarından biri olmaya aday June; Avrupa bar kültürünün rüzgârlarını şehirden estiriyor. Rahat bir ortamda güzel bir müzik, iyi bir içki ve lezzetli yemekler sunan June’da o hafta kimlerin çalacağını sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.
Adres: Teşvikiye, Ahmet Fetgeri Sok. No: 31, 34265 Nişantaşı/İstanbul, Türkiye
Flock, Teşvikiye
Sağlıklı başlayan sabahları, kokteyl eşliğinde sonlandıran Hüsrev Gerede Caddesi’nin en yenisi Flock; tüm gün devam eden bir deneyim sunuyor. Buradaki sırları ise; modern bir yemek menüsünü, nitelikli kahveler ve fırın ile birleştirmelerinde yatıyor.
Adres: Teşvikiye, Hüsrev Gerede Cd. No: 92/A
Lips Wine Bar, Teşvikiye
İlk olarak adını; 2025 yazında Tersane İstanbul’da düzenlenen This is not a pop up etkinliği ile güçlü bir şekilde duyuran Lips; Teşvikiye’deki yeni mekânı ile son dönemlerin en çok konuşulan yeri oldu. Mahallenin rahat bir şarap barı ve bistro’su olma iddiasını şimdiden başarı ile taşıyan Lips’in seçkisinde 100’den fazla şarap bulunuyor. Şaraplara ise mevsimsel malzemelerden hazırlanan küçük tabaklar eşlik ediyor.
Adres: Teşvikiye, Hacı Emin Efendi Sok. Nişantaşı Apt Blok No: 24C
Rüya, Çırağan Palace Kempinski
Anadolu’nun hikâyeleri, Boğaz’ın kenarına kurulan sofralarda yeni yerini alıyor. Köklerini bulunduğumuz coğrafyanın topraklarından alan Rüya; Cannes, Dubai ve Riyad’dan sonra evine, Türkiye’ye dönüyor. Çırağan Palace Kempinski’de yer alan yeni mekân; geleneksel lezzetlere bugünün bakış açısı ile yaklaşıyor.
Adres: Çırağan Palace Kempinski, Yıldız, Çırağan Cd. No:32
Not That Kitchen, Kuruçeşme
2025’in son aylarında Kuruçeşme’nin gece hayatına dinamik bir soluk daha eklendi. Murfak kapısının ardında sizi bir sürprizle karşılayanNot That Kitchen; iyi müzikle lezzetli kokteylleri bir araya getiriyor. Çarşambadan cumartesiye açık olan mekânda; müziğin sesi hep yükseliyor.
Adres:Kuruçeşme Mahallesi Muallim Naci Caddesi, ÖksüzÇocuk Sk No: 7A
Anadolu Yakası’nda Yeni Açılan Mekânlar
Süreyya Lokanta, Ataşehir
Bulunduğumuz toprakların geleneksel tariflerine modern bir bakış açısı ile yaklaşan Süreyya Lokantası; kendisini “çağdaş” bir lokanta olarak tanıtıyor. Strada’dan da tanıdığımız Doruk Turanlı’nın kuruculuğunu üstlendiği lokanta ismini, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın avukatı Süreyya Ağaoğlu’ndan alıyor. Geleneksel lezzetlerin öncülük ettiği menüde; paylaşımlık tabaklar ağır basıyor.
Adres: Varyap Meridian E Blok, Barbaros, Ardıç Sk. No:4 G Blok
İstanbul Yeni Mekânlar – 2025

Avrupa Yakası’nda Açılan Yeni Mekânlar
MykOrini İstanbul, Tersane İstanbul
Mykonos ve Santorini’nin kumsallarının tadı, İstanbul’a geliyor. Yunan adalarının ruhunu Haliç’e taşıyan MykOrini İstanbul; “Denizden Sofraya” anlayışını benimseyerek Ege mutfağının sadeliğine gurme dokunuşlar ekliyor. Özel kutlamalarına Yunan esintileri eklemek isteyenlerin de tercih edebileceği MykOrini’de Sirtaki gösterileri ve tabak kırma ritüelleri de bulunuyor.
Fonte, RUZ Hotels
RUZ Hotels’in terasından karşımıza çıkan Fonte İstanbul; Galata Kulesi’ne bakan manzarasıyla dikkatimizi çekiyor. Yerel ve uluslararası şaraplardan oluşan seçkisi ve miksoloji sahnesinin ritmini tutan kokteyl reçeteleri ile ön plana çıkan Fonte, iyi bir gece vadederek İstanbul’un en yeni mekânları arasındaki yerini sağlamlaştırıyor. Fonte’nin menüsünde; yerel ve dünya mutfağının sevilen lezzetleri bir araya geliyor, modern bir sunumla karşımıza çıkıyor.
Seoul Kitchen, Bomontiada
Uzak Asya sokaklarını şehre getiren restoranlar, dünyada artmaya başladı. Sırada, Türkiye var! Artık Güney Kore’nin ritmi tam anlamıyla Bomontiada’ya geliyor. Adımınızı attığınızda kendinizi Seoul’da dolaşıyormuş gibi hissedeceğiniz Seoul Kitchen, beş duyuya da hitap eden bir yemek deneyimi sunuyor. Neon ışıkları, teknolojik detaylarıyla karşımıza çıkan Seoul Kitchen’da Güney Kore’nin geleneksel tariflerini denemelisiniz.
Mathilda’s Cocktail Bar, Etiler
Moda’nın dikkat çeken mekânlarından Mathilda’s Cocktail Bar; Etiler’e doğru yeni bir yolculuğa çıkıyor. Dünyadaki en iyi barların belirlendiği Top 500 listesinde de adını gördüğümüz Mathilda’s Cocktail Bar, yaratıcı kokteyllerini şık bir sunumla karşımıza çıkarıyor. Etiler şubesinde yeni tatların da olacağını söyleyen Mathilda’s Cocktail Bar’ı not alın deriz!
Mahir Lokantası, Pera
Herkesin anlata anlata bitiremediği içli köftesi ve Vedat Milor’ün övgülerle bahsettiği lahmacunları ile bütün İstanbullular’ın anısında yer edinen Mahir Lokantası; dallarını Osmanbey’den Pera’ya doğru uzatıyor. 1982’den beri lokantacı bir ailede büyüyen Mahir Usta’nın Türkiye ve Osmanlı mutfağını geleneksel bir şekilde devam ettirdiği Mahir Lokantası; Pera şubesine özel yeni lezzetleri de menüsüne ekliyor. Her ne kadar Pera şubesi daha geniş olsa da Mahir Lokantası’nın alıştığımız kuyrukları burada da devam ediyor. Rezervasyon kabul edilmeyen bu lokantada hızlıca yer bulabilmeniz için kalabalık saatlerden uzak durmanızı tavsiye ediyoruz.
Lokanta Limu, Pera
Sara Tabrizi’nin Yeniköy’deki çok sevdiğimiz mekânı Lokanta Limu, Beyoğlu’nun ruhuyla yola devam ediyor; Pera’daki yeni şubesiyle radarımıza giriyor. İşletmeci Sevtap Dilekci ve Sara Tabrizi’nin ortaklığında devam eden Lokanta Limu’nun ismi Farsça’daki misket limonundan geliyor. Harika bir manzarayla dikkatimizi çeken Lokanta Limu’da farklı bölgelerin kültürünü yansıtan reçeteler çilingir sofrasında bir araya gelmeye devam ediyor.
Mori Yaki, Armutlu
Hepimizin heyecanla beklediği bir füzyon mutfak, İstanbul’un gastronomi sahnesine göz kırpıyor: Japon Ocakbaşı! Şehrin yeni mekânlarına heyecanlı bir soluk getiren Mori Yaki; Sushi ve Japon şiş pişirme tekniklerini Türkiye’nin Ocakbaşı kültürüyle birleştiriyor. Ateşin etrafında sofraların kurulduğu Mori Yaki’de, paylaşımlık tabaklar ön plana çıkıyor.
Mondaine de Pariso, Aliée İstanbul
İstanbul’un gece hayatına hızlı bir soluk getiren Mondaine de Pariso, şehrin en dikkat çeken yeni otellerinden Aliée İstanbul’un içerisinde yer alıyor. Belle Èpoque izlerini bohem bir tarzla birleştiren Mondaine de Pariso; Paris gece hayatının altın çağından esinlenen şatafatlı bir ruhu İstanbul’a taşıyor. Tasarımcı Daphné Desjeux’nün hayat verdiği bu sofistike gastronomi deneyimi; leziz kokteyller ve sanatla şekillenen bir ortamı bir araya getiriyor.
Limoré, The Ritz – Carlton İstanbul
Son dönemlerde, İstanbul’un çok sevdiğimiz Boğaz manzarasında enfes İtalyan rüzgârları esiyor. The Ritz – Carlton İstanbul’un içerisinde yer alan Limoré; geleneksel İtalyan mutfağını çağdaş bir tasarımla bir araya getiriyor. Lombardiyalı Şef Andrea Cetani’nin İtalya’nın farklı bölgelerinden ilham alarak hazırladığı menünün içkilerinde ise ödüllü sommelier Irene De Feo’nun imzası bulunuyor.
Habak, Bomonti
Bomonti’den radarımıza giren Habak; başrolü bir malzemeye verecek kadar cesur bir mekân. Antakya mutfağında reyhan anlamına gelen Habak, “patatesin mutfağı” olarak karşımıza çıkıyor. Kahvaltı tabaklarından paylaşımlık tapaslara ve özgün tatlılara kadar Habak’ta patates haşlanıyor, fırınlanıyor marine ediliyor, çeşitli ve yaratıcı şekillerde kulanılıyor. İki arkadaşın açtığı Habak’ta sofralar, misafirlerin sevdikleriyle paylaşabilmesi amacıyla kuruluyor.
KÜN Restoran, Mövenpick İstanbul Marmara Sea
Mövenpick İstanbul Marmara Sea’nin teras katında karşımıza çıkan KÜN Restoran, “panoramik lezzetler” anlayışı ile yola çıkıyor. Anadolu’da yaşayan toplulukların göç etme geleneklerinden şekillenen yemek mirasını bugüne taşıyan KÜN Restoran, adını Hunca’da yeni gün ve güneş anlamına gelen kelimeden alıyor. Şef Cenap Varol’un mutfağın başına geçtiği restoran, Türk toplumlarının dünyada bulunduğu bölgelerden ilhamını alan bir menü ile karşımıza çıkıyor.
Anadolu Yakası’nda Yeni Açılan Mekânlar
Borden İstanbul, Yeldeğirmeni
Yeldeğirmeni’nden radarımıza giren yeni mekânlar arasında Borden de bulunuyor! Deniz ürünleri ve sebze ağırlıklı menüsüyle karşımıza çıkan Borden; dünya mutfaklarından ilham alan menüsüne Akdeniz ve Anadolu dokunuşları da ekliyor. Sade reçeteleri dikkat çeken sunumlarla bir araya getiren Borden’de modern ve samimi bir gastronomi deneyimi vadediliyor.
Arbor Ristorante, Arbor İstanbul
Küçük Çamlıca’da bulunan Arbor İstanbul’un terası, kapılarını İtalya’ya açıyor. Muhteşem bir gün batımıyla karşımıza çıkan restoran, geleneksel İtalyan lezzetlerini modern bir yorumla denemek adına keyifli bir menü sunuyor. Menüde; özgün reçetelerle hazırlanan taze makarnalar ve taş fırından çıkan pizzalar dikkat çekiyor.
İlginizi çekebilir: Gastro Magger’dan Arbor İstanbul
Catch, Caddebostan
Son dönemlerde Anadolu Yakası’nın en dikkat çeken mekânlarından Catch, Allpoints Restaurant Group’un en yeni projelerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Barının Fatih Aydın’a emanet edildiği mekânın gastronomi anlayışı ise Akdeniz ve Asya mutfağını bir araya getirdiği tabaklarında kendisini gösteriyor. Peru Ceviche, Sicilian Sashimi ve Mango Marmeladı ile Fırın Camembert gibi iddialı başlangıçların yer aldığı menüde Robata tekniğiyle hazırlanan paylaşımlık lezzetler ön plana çıkıyor. Farklı beslenme türlerini uygulayan kişilerin de rahatlıkla tercih edebileceği Catch’de DJ Herman’s’ın müzik direktörlüğüyle şekillenen performansların da olduğunu not düşmeliyiz.
İlginizi çekebilir: Gastro Magger’dan Catch
Casa Mamma, Caddebostan
Üç kız kardeşin çocukluk hayali olan Casa Mamma, Caddebostan’da kurduğu kalabalık sofralara İtalya’dan taze bir dokunuş getiriyor. Sabır, sadelik ve paylaşmak prensipleri etrafında hazırlanan menüde, özellikle pizzalar dikkat çekiyor. 72 saat mayalanmış hamur ve mevsim sebzeleri ile hazırlanan pizzalarda; doğal, mevsimsel ve katkısız ürünler kullanılıyor. Şef Abdullah Çelik’in mutfağın başına geçtiği restoranda; geleneksel İtalyan reçeteleri yerel malzemelerle buluşuyor.
Zevk Lokanta, Şaşkın Bakkal
Kadıköy’ün lokanta ruhu, Noter Sokak’a taşınıyor; Zevk Lokanta ikinci şubesi ile Şaşkın Bakkal’da karşımıza çıkıyor. Kapısından içeriye adım attığımız an eski İstanbul’a gelmişiz gibi nostaljik hissetmemizi sağlayan Zevk Lokanta’nın geleneksel çilingir sofraları Noter Sokak’ta da aynı şekilde devam ediyor, şık ortamıyla dikkat çekiyor. Haftalık olarak değişen bir menünün de bulunduğu lokantada; Türkiye’nin farklı bölgelerini yansıtan mezeler ön plana çıkıyor. İkinci şubesinde geniş bir atmosferle karşımıza çıkan Zevk Lokanta, kalabalık arkadaş gruplarına da hitap ediyor.
FAMI, Altunizade
Altunizade’nin dikkat çeken yeni mekânlarından FAMI; sanat, tasarım ve gastronomiyi bir araya getiriyor. Artizan lezzetleriyle rafine bir şehir yaşamının buluştuğu FAMI, Berfin Çeçen Şenol ve Elif Çeçen kardeşlerin ortak vizyonunu taşıyor. Gelenlerin kendilerini iyi hissedeceği bir alan yaratma hedefiyle yola çıkan FAMI’de art deco esintileri sade bir renk paletiyle huzur yaratıyor; menüsündeki lezzetler ise gündüzden geceye doğru şık bir şekilde uzanıyor. Ayrıca FAMI’de gerçekleşen koleksiyoner buluşmalarını, multidisipliner gastro-art etkinliklerini de yakın takibe almanızı öneririz.
İlginizi çekebilir: Gastro Magger’dan FAMI
Lokanta Yoğurt, Altunizade Suites İstanbul Curio Collection by Hilton
Gelenekle modernin buluştuğu noktada, yeni bir lokanta dikkat çekiyor. Esnaf lokantası kültürünü günümüze taşıyan Lokanta Yoğurt, menüsünü Anadolu mutfağı etrafında özgün bir biçimde şekillendiriyor. İsminden de anlaşılabileceği üzere yoğurdun ön plana çıktığı lokantada, tüm malzemeler yerel üreticilerden ve kooperatiflerden geliyor. Anadolu’nun geleneklerine, bulunduğumuz coğrafyanın toprağına saygı duruşuna geçen Lokanta Yoğurt, bir şehirlinin ihtiyaç duyduğu modernliğine de yanıt vermeyi ihmal etmiyor.
Terminal Kadıköy, Söğütlüçeşme
Şehre yeni bir soluk getiren Terminal Kadıköy, Avrupa’daki yemek marketlerini anımsatan bir yaşam merkezi olarak karşımıza çıkıyor. ana baba günü gibi son dönemlerin dikkat çeken pop-up marketlerinin de kurulduğu Terminal Kadıköy’de; açık havada konserler düzenleniyor, film gösterimleri gerçekleşiyor. Marmaray, YHT ve metrobüs hatlarının kesiştiği noktada kalan Terminal Kadıköy’ün içerisinde yer alan mekânlar arasında; Deli Deli Şarküteri, Söğütlü Lokanta, Shivili, Beyaz Fırın, Cafer Erol gibi çeşitli alanlarda servis veren mekânlar bulunuyor.
İstanbul Yeni Mekânlar – 2024

Avrupa Yakası’nda Açılan Yeni Mekânlar
Tere İstanbul, Gümüşsuyu
Anadolu’ya özgü geleneklere modern dokunuşlar ekleyen mekânları çok seviyoruz! Ekim ayının ilk günlerinde uzun yıllardır ayrı mutfaklarda çalışan iki kardeş Ömer ve Remzi Sayın’ın bir araya gelmesi ile kapılarını açan Tere’de muhteşem bir boğaz manzarası olduğunu da söylemeliyiz. Şehre dinamik ve modern bir ocakbaşı kültürü getirmeyi hedefleyen Tere, özellikle Tarak, Küşleme ve Adana Kebap’ta iddialı olduğunu belirtiyor. Menüde bitkisel beslenenlere yönelik vegan lahmacun tabağı da bulunuyor. Üstelik aldığımız haberlere göre dönem dönem mutfakta kardeşlere başka şeflerin eşlik ettiği iş birlikleri de olabilirmiş.
İlginizi çekebilir: Tuba Nil Dengiz’den Tere İstanbul
Servant, Teşvikiye
İyi gıdayı mevsiminde kullanarak konforlu bir yeme içme deneyimi sunmayı amaçlayan Servant, Teşvikiye’nin en yeni mekânları arasından hızlıca radarımıza giriyor. Taze çekilmiş kahve kokuları ile güne başlayan Servant’ın sabah menüsünde fırından çıkan ve açık büfede hazırlanan bakery ürünler dikkat çekiyor. Servant’ın kurucularının gezdiği ülkelerden ilham alınarak hazırlanan kahvaltı menüsü, eklektik bir yaklaşım gösteriyor. Mekânın en keyifli zamanlarından biri ise öğlen tam 12’de başlıyor. Şeflerin günlük ve mevsimsel ürünler ile hazırladığı “servant” kuruluyor. Açık büfede zeytinyağlılar, deniz ürünleri, taze otlar ve ev yemekleri yer alıyor. Ayrıca Açık Lazanya, Lokum & Firik, Stragonof, Pesto Rigatoni ve ev yapımı burger gibi seçeneklerin yer aldığı All-day bistrot menüsü öğlen 12’den akşama kadar devam ediyor.
Bardot, Zorlu Center
Bu senenin öne çıkan trendleri arasında gastronomi ve moda markalarının buluştuğu iş birlikleri üst sırada geliyor. Tam da bu noktada Türkiye’de moda ve yaşam stili destinasyonumuz olan Beymen’in imzasını taşıyan Bardot, yaratıcı ve özgün bir zarafet sunmak adına mekânın tasarımı için New York merkezli Roman&Williams ile çalışıyor. Üstelik, Bardot’nun danışmanlığını Mikla Restaurant’a Michelin yıldızı getirerek Türkiye’den müfettişlerin radarına giren ilk şeflerden Cihan Çetinkaya üstleniyor. Çetinkaya, menü için kozmopolit hayatın dinamiklerini yansıtan bir mutfak anlayışı benimsiyor.
Bardy, Etiler
İstanbul’un yeni favori mahalle barlarından biri olan Bardy, özellikle akşamüstü iş çıkışlarında sevdiklerimiz ile buluşmak için keyifli bir destinasyon olarak karşımıza çıkıyor. Bardy’nin farklı tatları öne çıkaran on imza kokteyline ise dünya mutfağını yansıtan hafif ve lezzetli atıştırmalıklar eşlik ediyor. Mevsimsel olarak menüsünü yenileyeceğini belirten Bardy, minimal ve sade dekorasyonu ile samimi bir atmosfer sunuyor.
Paraliaki, Bebek
Bobo by The Stay’in içinde yer alan Paraliaki, yolculuğuna Bodrum’dan Bebek’e doğru devam ediyor. Bölgenin zengin denizcilik mirasını yansıtabilmek amacıyla Bodrum’un yerel malzemelerini Yunan mutfağı ile birleştiren Paraliaki; yeni Boğaz manzarasında Akdeniz’den ilham alan menüsü ile karşımıza çıkıyor. Günlük taze balıklar, mezeler ve deniz ürünleri ile dikkat çeken Paraliaki’de mavi kuyruklu karides, baby kalamar ve deniz mahsullü erişte çok konuşulan imza tabaklar arasında yer alıyor.
İlginizi çekebilir: Gastro Magger’dan Bodrum’un Yeni Mekânları
White Pepper, Beşiktaş
Bitkisel bir fine-dining menü ile karşımıza çıkan Telezzüz’den, pazar brunch’larımızın favori adresi Divan Kuruçeşme’ye kadar Divan Grup’un restoranlarını çok sevdiğimizi söylemeliyiz. Şimdi ise yeni bir deneyim ile radarımıza giren Divan Grup, Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nda White Pepper’ın kapılarını açıyor. White Pepper, tanıdık lezzetlere eşsiz birer kimlik kazandırmayı amaçlıyor. Türk mutfağından ilham alınarak hazırlanan menü, tarih ve kültürü modern bir şekilde harmanlıyor; kebap, zeytinyağlılar ve sokak lezzetlerinin bir araya geldiği lezzetli bir seçki sunuyor.
İlginizi çekebilir: Gastro Magger’dan White Pepper
AGATA, Akaretler
Artisan bar konsepti ile hızlıca radarımıza giren AGATA, Akaretler’de şimdiden kendine özel bir müdavim kitlesi yaratmayı başarıyor. Dünya mutfaklarından karma lezzetler ile oluşan bir seçki sunan AGATA’nın menüsü bao gibi atıştırmalık tabaklarından gnocchi gibi İtalyan lezzetlere uzanıyor. Özellikle farklı tatları harmanlayarak alışılmışın dışında lezzetler de sunan AGATA’da menü ile eşleşen leziz kokteyller yer alıyor.
Monteverdi Ristorante, Conrad Hotel – Beşiktaş
Şimdi de sizi Beşiktaş’taki Conrad Hotel’in içinde yer alan İstanbul’un en yeni İtalyanı Monteverdi Ristorante ile tanıştırmak istiyoruz. Şehirde güney mutfağını yansıtan İtalyan restoranlarının aksine menüsü için ülkenin kuzeyine doğru çıkan Monteverdi Ristorante; Lombardiya Bölgesi’nin geleneksel lezzetlerine modern dokunuşlar ekliyor. Şef Nicole Scandella’nın imzasını taşıyan menüde; risotto’lar, ossobuco alla Milanese ise baş köşeye geçiyor. Scandella’nın büyük annesinin tarifi ile hazırladığı gnocchi, menüde dikkat çekiyor. Ayrıca İtalya’nın geleneksel içkileri, menüye özel birleştiriliyor; ortaya muhteşem kokteyller çıkıyor.
İlginizi çekebilir: Gastro Magger’dan Monteverdi Ristorante
Herise, Reşitpaşa
Herise, Reşitpaşa’daki yeni yerinde yeni bir menü ile bizi karşılıyor. Asude Akınlı Boğatır ve Bahadır Boğatır’ın şefliğini üstlendiği Herise, Anadolu mutfağının modern bir yorumu ile karşımıza çıkıyor. Geleneksel yemekleri, mevsimsellik prensibi ile hazırlayan Şef Asude ve Bahadır Boğatır, çoğu malzemeyi üreticiden temin ederek şeffaf ve sürdürülebilir bir anlayış ortaya koyuyor. İkilinin keşkek sevgisi üzerinden şekillenen menüde aile tarifleri de yer alıyor. Boğatır çifti, Herise ile şehrin hızı içerisinde unutulmaya yüz tutan keşkek, zerde gibi gelenekleri yaşatmayı hedefliyor.
Roof Mezzepotamia, Sirkeci
Tarihi Yarımada’daki bir çatı katında, bu senenin en çok konuşulan yeni mekânlarından biri olmaya aday Roof Mezzepotamia bulunuyor. İstanbul’un binlerce yıllık tarihinin boğazın sesleri ile iç içe geçtiği Roof Mezzepotamia, menüsünde de bu etkiyi devam ettiriyor. Osmanlı döneminden bugüne doğru yola çıkan menüde Anadolu mutfağının izleri kendisini hemen belli ediyor. Türkiye’nin yedi bölgesine ait özel lezzetler, tamamen mevsimsellik ilkesi ile hazırlanıyor. Yenilikçi pişirme teknikleri, farklı tat kombinasyonları ile mutfakta modern bir anlayışı yakalayan Roof Mezzepotamia’da yemekler ile eşleşen lezzetli kokteyller de bulunuyor. Ayrıca Roof Mezzepotamia’nın her gece dünyaca ünlü etnik elektronik müzik DJ’lerini de ağırladığını haber verelim.
Anadolu Yakası’nda Açılan Yeni Mekânlar
Dieci, Moda
Kafeler ile etrafı çevrelenen Yoğurtçu Parkı’na Dieci, İtalya’dan ilham alan bir gastronomi dokunuşu ekliyor. İtalya’daki trattoria’larda görmeye alışık olduğumuz dekorların modern bir ruh ile harmanlandığı Dieci’de farklı bölgelere ait geleneksel lezzetler ön plana çıkıyor. Napoli tarzı alışık olduğumuz leopar desenli pizzalardan Emilia – Romagna bölgesinin klasiklerinden el yapımı pappardelle’lere kadar uzanan menü tiramisu, panna cotta gibi geleneksel tatlılar ile sonlanıyor.
Il Sud Giardino, Şaşkınbakkal
Moda’daki yerinin ardından keyifli bir bahçe ile dallarını Şaşkınbakkal’a uzatan Il Sud, alıştığımız İtalyan sofralarına yeni bir dokunuş ile devam ediyor. Romantik bir atmosfer ile karşımıza çıkan Il Sud Giardino, özel fırında hazırladığı pizzalar, el yapımı makarnalar ile mutfak dinamiklerini doğallık ve sadelik anlayışı üzerine kuruyor. Kuzey’in Osso Bucco tabaklarından Güney’in Arancini atıştırmalıklarına kadar geniş bir İtalyan seçkisi sunan Il Sud Giardino, şarap seçkisine paralel nefis kokteyller de hazırlıyor.
Gou Society, Suadiye
Mahallelilerin favori destinasyonlarından birine dönüşen Gou Society, dünya mutfağından ilham alan ve paylaşımlıkları ön plana çıkaran bir menü sunuyor. Tolga Hellaç’ın şefliğini üstlendiği menü, dünya gastronomi trendlerini takip ederken yaratıcı dokunuşlar ekleyerek özgün reçeteleri ile dikkat çekiyor. Gou Society, tasarımdan müziğe; yemeklerden içkilere kadar her detayı birbirini tamamlayan bir deneyim sunmayı ön plana alıyor.
Telezzüz, Kuzguncuk
Yazımızın başına minik bir dönüş yapıyoruz ve sizi Telezzüz ile tanıştırmak istiyoruz. Divan Grup’un duyarlı ve yenilikçi bir projesi olan Telezzüz vegan fine-dining anlayışı ile radarımıza giriyor. “Tüm duyularla lezzeti alma”, “tadını çıkarma” anlamına gelen Telezzüz, iyi beslenmeye önem veren ve yeniliklere açık kişiler için özel bir deneyim sunmayı hedefliyor. Ödüllü şef Bahtiyar Büyükduman’ın mutfağın başına geçtiği Telezzüz’de yaşam haklarını gözeten, yaratıcı ve sürdürülebilir bir menü hazırlanıyor. Yerel ve mevsimsel lezzetlerin dokularını ön plana çıkarabilmek amacıyla hazırlanan menüye Göknur Gündoğan’ın seçtiği şaraplar ve kokteyller eşlik ediyor.
İlginizi çekebilir: Gastro Magger’dan Telezzüz
İlginizi çekebilir: Başak Aydın’dan Şef Bahtiyar Büyükduman ile: Telezzüz ve Vegan Fine Dining Üzerine
İstanbul’da 2023 & 2024’te Açılan Mekânlar
Şimdi de sırada 2023’ün sonunda ve 2024’ün başında açılan İstanbul’un mekânları listemiz var. Haydi, başlayalım!

Okra, Taksim
Taksim Meydanı’nın eski sakinlerinden The Marmara’nın üst katına açılan Okra İstanbul, binanın tarihî dokusu ve sanatı ile iç içe geçen bir deneyim sunuyor. Pencerelerinden İstanbul’un her hâli restorana dolarken Okra, yarattığı deneyim alanına katılan kişilerin şehre bakış açısından ilham alarak kendini her zaman dönüştürmeye devam etmeyi hedefliyor. Okra’nın menüsündeki ilhamı ise mitolojik anlatıların başrolünde yer alan “ateş” oluşturuyor. “Ateşin hikâyesi tabaklarda!” diyen Okra’da şef Hüseyin Ceylan ve Mert Yalçıner’in açık ateşi odağına alarak oluşturduğu menü, yolunu İstanbul’dan Akdeniz’e düşürüyor. Menü; mevsimsel ve nitelikli ürünleri, farklı aromaları ortaya çıkaran çağdaş bir Akdeniz mutfağı yorumu ile buluşturuyor.
Upperist, Taksim
The Marmara’nın çatı katından radarımıza giren bir başka yeni mekân ise kokteylleri ile ön plana çıkan Upperist oluyor. 360˚’lik bir İstanbul deneyimi sunan Upperist; Anadolu Yakası’nın Boğaz ile bütünleşen yeşilini ve tarihî yarım adanın hikâyelerini bir araya getiriyor. “Gün batımından geceye İstanbul ile aramıza hiçbir şeyin giremeyeceği” bir ortam yaratmayı ön plana alan Upperist‘in ayrıca şehrin miksoloji hayatına yeni bir soluk getiren etkinlikleri bulunuyor. Bugüne kadar Oğul Türkkan ile Mezcal ve Tekila Tadımı, Londra’nın en iyi kokteyl mekânlarından olan Hacha Bar’ın miksolojisti Deano Moncrieffe’e barını emanet ettiği bir gece gibi birçok deneyime imza atan Upperist’in yeni projelerinin şehrin keşif isteği bol özgür ruhları tarafından yakın takibe alındığını da belirtelim.
Pera 77, Beyoğlu
İstanbul caz sahnesinin en yeni soluğu Pera 77, müziğin tutkuların peşinden giden ritmini gastronominin yeni deneyimlere alan açan yenilikçi tatları ile buluşturuyor. Bir The Marmara Group projesi olan Pera 77, çarşambadan pazara haftanın dört günü caz müziğin yerel ve uluslarası önemli temsilcilerini ağırlıyor. Türkiye’de caz müziğin genellikle festival ile kısıtlı kaldığı düşüncesine karşı çıkarak ilk adımlarını atan Pera 77, bu müzik deneyimini yılın tamamına yaymayı hedefliyor. Pera 77′nin danışmanlığını üstlenen müzisyen ve işletmeci Sıtkı Sırtanadolu, özellikle yerel sahnenin genç isimlerini şehrin müzik severleri ile buluşturmayı amaçlıyor. Mekânın gastronomi deneyimini ise The Marmara Pera’nın deneyimli şefleri üstleniyor. Ayrıca The Marmara Pera, yarattığı deneyim alanını menüye eşlik eden özel kokteyller ile bir adım öteye götürüyor.
İlginizi çekebilir: İstanbul Flaneur’den Şehrin Caz Barları
Serica Restaurant, Karaköy
Mevsime göre hazırladığı menüsünde bu topraklarda yüzlerce yıldır beraber yaşayan kültürlere ait mutfakların köklerine inen Serica, coğrafi işaretli yerel malzemeleri tabakta özne konumuna getirmeyi hedefliyor. Bir hikâye anlatıcısı olarak tanımlayabileceğimiz şef Yiğit Alıcıoğlu, malzemenin topraktan tabağa geldiği süreçteki serüvenini ortaya çıkaran reçeteler hazırlamayı önceliklendiriyor. Türkiye topraklarının özgün lezzetlerine modern bir dokunuş getiren Serica; Ege, Karadeniz, İç Anadolu ve Güney Doğu tariflerinin yeni yorumlarını menüsünde devam ettiriyor.
TUZZ, Karaköy
TUZZ, Khai Otel’in Yahşi’deki iskelesinden çıktığı yolculuğa otelin Karaköy’deki tarihî dokunun boğaz manzarası ile harmanlandığı yeni terasında devam ediyor. Bodrum’da şef Nilay Lale’nin farklı tat katmanlarını bölgenin dokusuna göre bir araya getirdiği hayal gücü yüksek menüsü ile dikkatleri üzerine çeken TUZZ, Karaköy için hazırladığı menüde dünya gastronomi trendlerini yerel ve nitelikli malzemeler ile birleştiren yaratıcı reçeteleri takip ediyor.
İlginizi çekebilir: İstanbul Flaneur’den Karaköy Mekânları
People, Nişantaşı
Gastronominin “gerçek özünü” yeniden yeniden yakalama hedefi ile yola çıkan PEOPLE, sürdürülebilir ve etik bir mutfak anlayışı etrafında cömertliği, sıcaklığı ve geleneği ön plana alan sofralar kuruyor. Nişantaşı’nda bulunan restoranın mutfağı ise Türkiye gastronomisinden aldığı ilhamın sınırlarını dünyanın dört bir yanına doğru uzatıyor. Farklı etnik kökenlerin keşfine tabaktan çıkan PEOPLE, çeşitli kültürlerden ilham alarak oluşturduğu reçeteleri yerel malzemeler ile hazırlıyor. Anadolu üzümleri ile hazırlanan şarap menüsü ile PEOPLE; yerli üretici, mutfak ve sofra arasında yeni ve şeffaf bir diyalog başlatıyor.
Ritmo, Etiler
Şehrin en yeni soluklarından biri olan Ritmo, The New York Times gazetesi tarafından “Kırmızı Kadifeli Bistro” şeklinde tanıtılıyor. Ritmo, şef Cenk Debensason ile eski Dj ve müzik yapımcısı Debora İpekel’in kendi kişiliklerini ortak bir şekilde yansıtabilmek amacıyla kapılarını araladıkları Michelin yıldızlı Arkestra’nın üçüncü salonu olarak mekânın ön odasında yer alıyor. Ritmo’da Cenk Debensason’un Paris’teki şarap evlerinde yer alan kısa ve yaratıcı menülerden ilhamını alarak oluşturduğu paylaşımlıklarına Tayfun Mumcu’nun imzasını taşıyan şık ve eğlenceli bir tasarım eşlik ediyor. Arkestra’nın salaş kardeşi Ritmo’nun tiyatral dekoru ile uyum sağlayan barında menüye özel hazırlanan kokteyller yer alıyor.
Sakhalin, Zorlu Center
Bodrum’un ardından Sakhalin, Türkiye’deki ikinci şubesinin kapılarını Zorlu Center’da aralıyor. Bünyesindeki üç restoranda birer Michelin yıldızına sahip White Rabbit Family tarafından açılan Sakhalin’in şefliğini Michelin yıldızlı ve ödüllü Vladimir Mukhin üstleniyor. Restoranın dekorunu ise Geometry tasarım stüdyosunun kurucusu mimar Irina Glik tamamlıyor. Restoranda Akdeniz ve Asya mutfağının tekniklerini çağdaş bir yorum ile bir araya getiren deniz ürünleri ön plana çıkıyor. Her lezzetin bir keşif, her tabağın ise bir sanat olarak görülmesini amaçlayan Sakhalin Restoranları ilhamını ve ismini Rusya ile Japonya arasında bulunan Sakhalin Adası’ndan alıyor.
Clove, İstinye Park
Casa Lavanda’da sürdürülebilirlik odaklı tabakları ile ismini şehre duyuran şef Emre Şen, Morini’nin ortaklarından Yaprak Baltacı ve Başak Soykan’ın yeni projesi için soluğu İstinye Park’ta açılan Clove’da alıyor. İlhamını nitelikli malzemelerden alan Şen, Clove’da oluşturduğu menüde malzemelerin birbiri ile uyumunu ön plana çıkarırken bir tabağın özünü keşfetmeyi amaçlıyor. Clove’da eklektik seçenekler ile oluşturulan menü sürdürülebilirlik anlayışı ile mevsime göre değişiyor. Farklı katmanlar ile oluşturulan tatların, kokuların ve tabakların köklerinin iç içe geçtiği Clove’da yaratılacak yeni anıların peşine düşen sofralar kuruluyor.
Lokanta Limu, Yeniköy
Bir müdavim lokantası olarak kapılarını şubat ayında Yeniköy’de açan Lokanta Limu’da mutfağın başına Aheste Pera’nın hem şefi hem de ortak kurucularından Sara Tabrizi geçiyor. Yirmi yılı aşkın süredir Aheste, Lika, Yan Mutfak gibi Türkiye’nin farklı noktalarında kendi hikâyesini bulunduğu bölgenin dokusuna göre tabaklarında farklı roller ile şekillendirmesine tanıklık ettiğimiz şef Sara Tabrizi, Sevtap San ile ortak projesi olan Lokanta Limu’da çilingir sofraları kuruyor. Lokanta Limu’da müdavim kültürüne dayalı kurulan sofralar, haftanın yedi günü devam ediyor.
İoki Nau, Yeniköy
Şehrin en kendine özgü gastronomi deneyimlerinden birini sunmak üzere yola çıkan İoki Nau, menüsünü hassas dengelerin ön plana çıktığı bir kutlama olarak görüyor. Reçetelerinde kullandıkları her malzemenin bir nedeni olduğunun altını çizen İoki Nau, hazırladıkları tabaklar ile bir hikâye anlatıcılığı rolünü üstleniyor. Açık mutfaklarından çıkan tabakların klasik reçetelere getirilen yaratıcı dokunuşlar ile ön plana alan İoki Nau’da Peru’ya göç eden Japonlar’ın balıkları kendi teknikleri ile işlemesi sonucunda ortaya çıkan Nikkei mutfağının şehirdeki en iyi yorumlarından biri sunuluyor. Şef Okitasan’ın hazırladığı menüye ise özel kokteyller eşlik ediyor. Restoranda yer alan müziklerin “bir arka plan sesi olmaktan” ötesini sunduğunu belirten İoki Nau, Boğaz’ın ışıklarının eşlik ettiği şık deneyim alanında DJ’lerin gecenin ritmini belirlemesi için alan açıyor.
Hundred, Kuruçeşme
Kuruçeşme’nin en yeni sakinlerinden Hundred, ismini bir gece için yalnızca yüz kişilik yer ayırmasından alıyor. Kuruçeşme’nin eski bir taş binasından bizi dünya mutfaklarında bir yolculuğa çıkaran Hundred, takip ettiği gastronomi trendlerini yerel malzemeler ile buluşturmaya öncelik veriyor. “İyi yemek ve iyi müzik anlayışı” ile yola çıkan Hundred’ın alt katında ayrıca bir gece kulübü bulunuyor. Gece kulübünü yalnızca kendi oluşturduğu topluluğa özel tutabilmek adına rezervasyon kabul etmedikleri bu kısımda video ve fotoğraf çekmeye izin verilmiyor.
Olden 1545, Samatya
Şehrin unutulan yüzüne yeni bir hafıza ekleyen Olden 1772′nin ardından radarımıza Olden 1545 giriyor. Bu sefer dallarını Samatya’ya doğru uzatan Olden, geçmişin ilhamını geleceğin hayali ile buluşturmayı amaçlıyor. Alternatif hikâyelerin dokusunu modern bir görsellik ile buluşturan Olden 1545, Mimar Sinan’ın 16. yüzyılda inşa ettiği yapının içerisinde yer alıyor. Yerel malzemeleri dünya mutfağından teknikler ile yorumlayan Olden 1545′in özellikle kokteyl menüsü dikkatleri üzerine çekiyor. Bir hikâye anlatıcılığı görevi üstlenen kokteyller, isimleri ile tarihteki birçok hikâyeye ve kişiye saygı duruşuna geçiyor.
Machi, Suadiye
Şehrin sevdiğimiz İtalyanı Strada’nın yeni kardeşi Machi, bizi Peru’ya taşınan Japonlar’ın geliştirdiği tekniklerin ve lezzetlerin köklerine doğru Nikkei mutfağına götürüyor. Peru mutfağının malzemelerini Japon yemek hazırlama teknikleri ile birleştiren Nikkei mutfağında özellikle çiğ balıkların marinasyonu ön plana çıkıyor. Hazırladıkları reçeteler ile İstanbul gastronomi hayatına yeni bir soluk getirmeyi hedefleyen Machi’nin menüsü karides taco’dan sushi roll’a uzanıyor. Machi’nin mutfağından çıkan çok katmanlı gastronomi deneyimine ise özel bir kokteyl menüsü eşlik ediyor.
İstanbul’da 2023’te Açılan Mekânlar
İstanbul gastronomi sahnesi, 2023 yılında çok heyecanlıydı! Eğer hâlâ 2023’ün enlerini denemediyseniz aşağıdaki listemize mutlaka göz atmanızı öneriyoruz!

GALLADA & Topside Bar, Karaköy
Türkiye’nin ilk ve tek iki yıldızlı şefi Fatih Tutak, The Peninsula Hotel İstanbul’a iki mekânın kapılarını aralıyor. Fatih Tutak, GALLADA’ya özel hazırladığı reçetelerinde The Peninsula Hotel’in 1928 yılında Hong Kong Victoria Limanı’ndan günümüzde İstanbul Boğazı’na doğru çizdiği rotayı takip ediyor. GALLADA’nın Adana Kebap Mantı’dan odun ateşinde pişirilen ürünlere kadar İpek Yolu’ndan ilham alan menüsünde paylaşımlık lezzetler ön plana çıkıyor. Fatih Tutak’ın The Peninsula Hotel’de açtığı bir diğer mekân Topside Bar’da da İpek Yolu rotasından ilham alan lezzetlere yer veren yenilikçi bir kokteyl seçkisi bulunuyor. İki mekânda da gece, yerel ve uluslararası müzisyenlerin performansları ile devam ediyor.
The Malt İstanbul, Nisbetiye
Viski uzmanı olarak tanıdığımız Nihat Önder’in haziran ayının ilk günlerinde kapısını araladığı The Malt İstanbul, şehrin dikkat çeken mekânları arasında yer alıyor. Geniş bir viski seçkisi ve damıtık içkilerin premium örneklerini sunan The Malt İstanbul’da imza kokteyller ve atıştırmalıklar bulunuyor. Ayrıca viski tadımlarını Nihat Önder’in bilgilendirmeleri ile gerçekleştirme fırsatı öne çıkıyor. Nisbetiye’de bulunan The Malt İstanbul, şehrin içki kültürünü gastronomik deneyimler ile bir adım öteye taşımayı amaçlıyor.
Biz İstanbul Cuisine, Gümüşsuyu
Atatürk Kültür Merkezi’nin çatı katından bulunan Biz İstanbul, şehrin geleneksel lezzetlerini unutulmaya yüz tutmuş gelenekler ile birleştiriyor. Lokanta, Bar ve Has Salon olmak üzere üç farklı bölümden oluşan Biz İstanbul, menüsünde şehrin köklerini ve geleneklerini yeni dokunuşlar ile devam ettiriyor. Lokanta’da şehrin esnaf lokantalarından alınan ilhamlar ile her gün değişen bir menü hazırlanıyor, Bar’da şehre özgü sokak yemekleri meyhane kültürü ile birleştiriliyor, Has Salon’da ise sofralarda mükellef bir İstanbul deneyimi yaşatmak amaçlanıyor. İstanbul’un binlerce yıllık geçmişinde yaşayan farklı medeniyetlerin mutfağından ilham alan Biz İstanbul Cuisine’de şef Tolga Atalay, geleneksel tariflere modern yorumlar getiriyor.
Rémi İstanbul, Nişantaşı
Mahallenin en hareketli noktalarından biri olan Ahmet Fetgari Sokak‘ta yerini alan Rémi İstanbul, günün saatlerine göre değişen menüsü ile dikkat çekiyor. Farklı ülkelerin değişen kahvaltı kültürlerine yeni dokunuşlar sunarak güne başlayan Rémi İstanbul; daha sonrasında hafif ve sağlıklı öğle yemekleri, aperitivo saatinde içki yanına atıştırmalıklar ve akşam yemeği şeklinde devam ediyor. Gecenin ilerleyen saatinde müziğin ritmini arttıran Rémi İstanbul’da imza kokteyller öne çıkıyor. İmza kokteylleri arasında Jalepenolu Smoke on the water ve hindistan cevizli Palo Alto kokteylleri dikkat çekiyor.
7 Mila, Sultanahmet
Türkiye mutfağına getirdiği yeni dokunuşlar ile 2023 senesinin öne çıkan fine-dining deneyimlerinden biri olan 7 Mila, Sultanahmet’te mutfağını günümüz ve geçmiş arasında bir noktaya oturtuyor. Yedi farklı dilde harika kelimesinin telaffuzu olarak karşımıza çıkan Mila ve efsanelere göre özel bir sayı olduğu düşünülen 7 rakamını bir araya getiren 7 Mila, menüsünde bulunan her yemeği bir sır ve hikâye üzerinden oluşturuyor. Yöresel yemekleri yerel malzemeler ile hazırlayan 7 Mila, Mezopotamya’nın sırrı yüksek reçeteleri ile menüsünü oluşturuyor.
316 Wine Bar, Teşvikiye
Teşvikiye’de yer alan 316 Wine Bar, Anadolu mutfağının mezelerini lokal üzüm bezeli şaraplar ile birleştiriyor. Bir meze bar olan 316 Wine Bar, Türkiye’nin farklı yörelerinden aldıklar ilham ile mutfaklarına dahil ettikleri mezelerin atığını minimuma indirmeyi amaçlıyor. Mezelerin şarap eşlikçilerini ise şarap danışmanı Arzu Hakbilir seçiyor. Arzu Hakbilir, meze barın manifestosuna uygun eşleştirdiği şarapların mekânın hikâyesi ile örtüşmesine dikkat ettiğini söylüyor. Kokteyllerini ise mevsime uygun malzemeleri ön plana çıkararak hazırlıyorlar.
Zoka İstanbul, Nişantaşı
Kaş’ta müdavimi olduğumuz Zoka, 2022’nin sonlarından beri Nişantaşı’nda da kapılarını aralıyor. Deniz mahsülleri ve sakatat üzerinden kurdukları mutfak, İstanbul’da genişliyor ve mevsim ürünlerini farklı reçetelere dahil ederek ilerliyor. Mevsim malzemelerine ve tatlarına göre değiştirdikleri menü her ay yenileniyor ve yeni bir tadım menüsü ile servis ediliyor. Kaş’ın sakin ruhunu İstanbul’un hareketi ile uyumlu bir hale getirebilmek amacıyla bir arka bahçesi bulunan Zoka İstanbul’un yemeklerini şef Kübra Karadayı üstleniyor. Restoran, öğlen ve akşam olmak üzere iki farklı menü sunuyor.
Parvus, Kalamış
MSA çıkışlı Alican Yağcı’nın şefliğini ve kuruculuğunu üstlendiği Parvus Kalamış, felsefesini sade ve eşsiz lezzetleri ortaya çıkarmak üzerine kuruyor. Restoranın günlük değişen yoğunlukla sebze odaklı üç çeşit yemeği lokanta kültürüne çağdaş bir şekilde göz kırparken menüsünde kahvaltı, öğlen ve akşam yemeklerine özel hazırlanmış seçenekler de bulunuyor. Parvus, menüsü ile şehrin gastronomi alanına yeni bir soluk getirirken restoranın duvarları farklı yerel sanatçıların eserlerini ağırlıyor.
Arafta, Moda
Arafta, Moda’da gizli bir bohem bahçeden İstanbul’un en yeni dikkat çeken mekânları arasına hızlıca giriyor. Menüsünde geçmiş ve bugün arasında bir köprü kurmayı hedefleyen Arafta, Türkiye’nin yedi farklı yöresine uzanan uyumlu reçeteler ile sofrasını kuruyor. Açık mutfaktan masaların ortasına Ege’nin büyük annelerine modern bir göz kırpan cevizli köy eriştesi, kuru köfte topları, kızarmış deniz mahsülleri; geleneksel ve çağdaşı harmanlayan somon gravlax, dana yanaklı mantarlı çıtır börek geliyor. Ayrıca Arafta’da eşlemeli içkiler ile deneyimlenebilen meze tabakları da bulunuyor!
Kapak Fotoğrafı: Tango & Cash
İlginizi çekebilir: İstanbul Flaneur’den Şehrin En İyi Brunch Mekânları

Istanbul Flaneur







Aile Tadında
Başarılı ve işe yarar bir liste, biz de notlarımızı aldık. Emeğinize sağlık, devamını bekliyoruz! 🙂
Gerçekten güzel bir liste olmuş. İstanbul'a yolu düşen herkesin bakması lazım. Emeğinize sağlık.
https://bujuyollarda.com/