İlk yorumu siz yazın!
Oscar Tahminleri: Hangi Kategoride Kim Kazanacak?
98.Akademi Ödülleri, 15 Mart Pazar gecesi sahiplerini bulacak. Peki son yılların en heyecanlı yarışlarından bazılarına sahne olan, özlediğimiz çekişmenin geri geldiği 2025-2026 ödül sezonunun gidişatına göre ödülle buluşacak isimleri hangileri olacak? Bu yazıda, 24 kategorideki Oscar tahminleri ve kişisel favorilerimi bulacaksınız.
Oscar Tahminleri
Sinema açısından sürprizlerle dolu, heyecanı yüksek bir yıldı. İronik bir şekilde Netflix ya da Paramount’a satışıyla gündemi meşgul eden Warner Bros.’un filmlerinin sezonunu domine ettiği hem de gişede yüzünün güldüğü bu ödül sezonunun hemen hemen ilk aylarından beri esas çekişmenin iki film arasında olduğunun farkındaydık: Sinners ve One Battle After Another. Her ikisi de sezonun belli başlı ödüllerini silip süpüren bu iki yapım, nihayetinde Oscar adayları açıklandığında da zirvedeydi: Sinners tarihi bir rekora imza atarak bugüne dek sadece All About Eve, Titanic ve La La Land‘in ulaşabildiği 14 adaylığı 2 adaylıkla aşarak 16 adaylık elde etti; onu 13 adaylıkla One Battle After Another izledi. 16 Mart sabahı, birçok ödülün bu iki filme gitmiş olduğu bir Oscar ertesine uyanacağız, orası kesin.
Oyuncu kategorilerinde ise son yılların en çekişmeli ve belirsiz sezonlarından biriyle karşı karşıyayız. En İyi Kadın Oyuncu yarışı dışındaki üç kategoride de neredeyse tüm adayların kazanması halen mümkün. Sezon boyunca farklı adreslere giden büyük ödüller ve En İyi Film yarışının iki favorisinin bu üç oyunculuk kategorisinde de birbirine rakip olması kafalarımızı çokça karıştırdı; her türlü sürprize hazırım ve birçok kategoride yanılacağıma çok eminim – ama Oscar yarışını ve ödül sezonunu takip etmenin en iyi yanı da yanılmak ve sürprizlerle karşılaşmak değil mi zaten?

Geçen sene ne olmuştu?
Avrupa’daki festivallerin, uluslararası ve bağımsız yapımların yarışta belki de nadiren ulaşabildiği bir gücün yansımalarını izlediğimiz 2024-2025 ödül sezonunda, 13 adaylıkla aday listesinde öne çıkan Emilia Pérez, başrol oyuncusu Karla Sofía Gascón‘un nefret dolu tweetlerinin kurbanı olmuş ve sezona önde başlasa da skandal bir düşüşe geçmişti. The Brutalist‘in de yapay zeka kullanımı konusunda sınıfta kalmasıyla sezon, bağımsız sinemanın zaferine dönüşmüş; Anora En İyi Film dahil 5 kategoride zafere uzanmış, yönetmen, yapımcı, senarist ve kurgucusu Sean Baker ise bir gecede 4 Oscar kazanmıştı.
Peki bu sene ne olacak? İşte, sezonun göstergelerini de hesaba katarak yaptığım 24 daldaki Oscar tahminleri ve kişisel favorilerim:
2026 Oscar Tahminleri
En İyi Kısa Film / En İyi Kısa Belgesel / En İyi Kısa Animasyon
2018-2021 Oscar sezonlarını ABD’de geçirdiğimden, Oscar Shorts temalı film gösterimlerini yakından takip ediyor ve üç kez sinemanın yolunu tutarak, kısa film kategorilerindeki adayların tümünü izleme fırsatı yakalıyordum. Türkiye’ye döndükten sonra kısalara erişimim çok zorlaşmaya başlamıştı. Birkaç yıl süren bir eksikliğin ardından, bu yıl yine tüm aday kısaları izlemeyi başardım. (İşin sırrını sorarsanız, uluslararası film festivallerini ve Türkiye’deki kısa film festivallerini takip etmek gibi mesleki avantajların dışında aralık ayında kısa listeler açıklanır açıklanmaz filmleri Vimeo, YouTube ya da çeşitli platformlarda aratmak diyebilirim.)

Kısa belgesel adayları arasında üç başlı bir yarış var gibi görünüyor: Armed Only with a Camera Ukrayna-Rusya savaşında öldürülen ilk Amerikalı gazeteci olan Brent Renaud’u, yönetmenlerinden biri En İyi Belgesel Film kategorisinin favorisi konumunda olan The Devil Is Busy ise ABD’deki bir kürtaj kliniğini merkezine alıyor. Bir adım önde olduğunu düşündüğüm All the Empty Rooms ise ABD’nin kanayan yaralarından biri olan, okullardaki silahlı katliamlarda çocuklarını kaybetmiş aileleri ziyaret edip çocuklarının boş odalarını fotoğraflayan bir ekiple ilgili. Filmin duygusal ağırlığı, filmdeki sessizliğin ifade ettikleri çok güçlü. Kurmaca kısalarda Britanya’dan hüzünlü ve kuir hikaye A Friend of Dorothy bir adım önde gibi gözükse ve benim de yüreğimi dağlamış olsa da Netflix aracılığıyla çok daha geniş kitlelere ulaşan ve doğru zamanda gündeme gelen The Singers‘ın daha şanslı olduğunu düşünüyorum. Öte yandan favorim Jane Austen’s Period Drama, uzun zamandır izlediğim en iyi komedi skeçlerinden biri ve ne hakkında olduğunu adı üzerine düşündüğünüzde sizin de anlayabileceğinize eminim. Kısa animasyon, daima en kötü tahmini yaptığım kategorilerden. Favori, 1930’lardaki bir yüzücünün antisemitizm, ırkçılık ve Nazilere karşı kariyerini sürdürme çabasını konu aldığı için önemli bulunan Butterfly gibi gözüküyor. Ama Akademi keşke daha eğlenceli The Three Sisters‘a ya da daha tatlı Retirement Plan‘e bir şans verse.
Tahminlerim: All the Empty Rooms / The Singers / Butterfly
Alternatiflerim: Armed Only with a Camera / A Friend of Dorothy / Retirement Plan
Oscar Favorilerim: All the Empty Rooms / Jane Austen’s Period Drama / The Three Sisters
En İyi Belgesel Film

Son yıllarda ödül sezonu boyunca, özellikle de eleştirmenler ve belgesel sinema otoriteleri tarafından en çok ödüllendirilen yapımlardan bazıları Oscar adayları açıklandığında şok yaratan bir şekilde dışarıda kalıyor. Şaşırtıcı bir şekilde bu lanet bu yıl bozuldu ve sezonun başından beri hem eleştirmenler hem de izleyici tarafından takdire boğulan, Florida’da siyah komşusunu öldürdükten sonra suçsuz bulunacağına inanan beyaz bir kadının herkesi çileden çıkardığı The Perfect Neighbor hak ettiği adaylığı aldı. Çok düşük ihtimal olsa da özellikle Avrupalı Akademi üyelerinin oylarını alabilecek Mr. Nobody Against Putin ya da ABD hapishane sistemini eleştiren The Alabama Solution bir sürpriz yapabilir.
Tahminim: The Perfect Neighbor
Alternatifim: Mr. Nobody Against Putin
OscarFavorim: The Perfect Neighbor
Aday Olsun İsterdim: Fiume o Morte!
En İyi Animasyon

Pixar’ın zor bir dönemden geçtiğini söylemek mümkün; favorinin, hatta alternatifin bir Pixar filmi olmadığı beşinci ödül sezonunu geride bırakıyoruz. Üstelik sezonun başında Zootopia 2‘nin bir iddiasının olabileceğini düşündüğümüz günler de geride kaldı. Tıpkı En İyi Belgesel kategorisinde olduğu gibi, burada da Netflix’in galibiyeti kaçınılmaz: Benim gibi k-pop dinlemeyenlere bile k-pop şarkıları ezberleten, Grammy Ödülleri’nde Yılın Şarkısı kategorisine ilk kez bir k-pop şarkısı sokmayı başaran KPop Demon Hunters, bu kategoride kolayca zafere ulaşacak.
Tahminim: KPop Demon Hunters
Alternatifim: Zootopia 2
Oscar Favorim: KPop Demon Hunters
Aday Olsun İsterdim: –
En İyi Uluslararası Film

Son yıllarda bir dağıtımcı olarak NEON’un yükselişi dikkat çekiyor; şirketin Cannes’ın en iyileri başta olmak üzere birçok uluslararası bağımsız yapıma para yatırması, filmlerin ABD pazarındaki ve ödül sezonundaki başarısı için büyük bir avantaja dönüşse de, aslında bir yandan da NEON elindeki tüm filmleri aday etmeyi başardığında biri hariç hepsine yazık oluyor. Bu yıl 5 En İyi Uluslararası Film adayının 4’ü NEON filmleri ve ikisi En İyi Film kategorisinde de aday: Sentimental Value (Norveç) ile The Secret Agent (Brezilya). Özetle, Altın Palmiye’nin sahibi Cafer Panahi‘ye, heleki yasaklı ve hapis cezasıyla karşı karşıya bir İranlı yönetmen olmasının “avantajına” da sahipken yazık oldu, Panahi filmin En İyi Özgün Senaryo kategorisinde de anılmasının sevinciyle yetinecek. Canla başla ve muazzam bir adanmışlıkla çalışan Brezilya lobisi, geçen yıl I’m Still Here ile ülkelerine bir Oscar kazandırmamış olsa The Secret Agent‘ın kazanmasına kesin gözüyle bakabilirdim. Fakat hem iki yıl üst üste bu ödülün aynı ülkeye gitmesi 80’lerden beri görülmeyen bir durum hem de Sentimental Value‘nun En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil toplam 8 adaylığı mevcut. Brezilya kazanırsa, En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde Wagner Moura sürprizine de hazır olun derim.
Tahminim: Sentimental Value (Norveç)
Alternatifim: The Secret Agent (Brezilya)
Oscar Favorim: Sirat (İspanya)
Aday Olsun İsterdim: Kokuhō (Japonya)
En İyi Ses

Ses Miksajı ve Ses Kurgusu… Bu iki kategorinin farkını anlamak, en azından benim için öyle olmuştu, bir hayli çaba gerektiriyordu. Farklı beceriler gerektirmesine ve farklı isimleri ödüllendirmesine rağmen yarattığı karmaşa ve iki ödülün son 10 yılının 6’sında aynı filme gitmesi, Akademi’yi 2020’lerin başında bu iki kategoriyi birleştirme kararı almaya itmişti. Yine de her yıl kendimi, bu ayrım olmasaydı ödülleri hangi filmler alırdı diye düşünmekten alıkoyamıyorum. İki ödüllü senaryoda tahminimi Ses Miksajı’nda Sinners‘dan, Ses Kurgusu’nda F1‘dan yana yapar ve hem müzikleriyle öne çıkan ve yılın genel favorilerinden biri konumundaki filmin ses tarafındaki başarısını es geçmemeyi hem de F1‘ın Formula 1 pistlerini perdeye taşıdığı teknik yetkinliğe selam çakmayı başarırıdım. Tek ödül söz konusu olduğundan, buradaki iddiasını En İyi Film adaylığına yansıtmayı başaran F1 en mantıklı tahmin olacaktır. Yine de bir Sinners‘ın her şeyi silip süpürdüğü bir ihtimal de sıfır değil.
Tahminim: F1
Alternatifim: Sinners
Oscar Favorim: Sirat
Aday Olsun İsterdim: Mission: Impossible – The Final Reckoning
En İyi Görsel Efektler

Görsel efekt kategorisindeki tahminimi genellikle aralarındaki En İyi Film adayını seçerek yapıyorum. Bazense kazanan o kadar belli oluyor ki, bunu kontrol etmeye dahi gerek kalmıyor ve bu yıl onlardan biri. Yılın dev prodüksiyonu Avatar: Fire and Ash, 2009 ve 2022’deki zaferlerini tekrarlayarak, En İyi Film adayları arasında yer almamasına, hatta genel olarak çok kötü bir ödül sezonu performansı sergilemesine rağmen Oscar’a uzanacak.
Tahminim: Avatar: Fire and Ash
Alternatifim: Sinners
Oscar Favorim: Avatar: Fire and Ash
Aday Olsun İsterdim: Superman
En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı

Son yıllarda En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı kategorisi için En İyi Kadın / Erkek Oyuncu dalında ödüle uzanabilecek kadar iddialı ya da inanılmaz fiziksel dönüşüm geçirmiş bir ismin yer aldığı filmin bu kategorideki en doğru tahmin olduğunu söylemek mümkün. Uzun yıllardır belki de ilk kez, kadın ve erkek oyuncu yarışında böyle bir durumdan söz edemiyoruz. Ama gözler En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu yarışında sürpriz adaylık alan bir isme, Jacob Elordi‘ye takılıyor. Frankenstein‘ın sanatsal kategorilerdeki mutlak favori olduğunu sırf bu adaylıkla bile anlamak mümkündü bana kalırsa. Şayet Weapons makyaj kategorisinde adaylık elde etmeyi başarsaydı, Amy Madigan‘ın muhtemel zaferi ve onun ikonik makyajı düşünüldüğünde burada ciddi bir yarış olduğunu söyleyebilirdik. Ama yok.
Tahminim: Frankenstein
Alternatifim: Sinners
Oscar Favorim: Frankenstein
Aday Olsun İsterdim: Weapons
En İyi Kostüm Tasarımı

Makyaj kategorisinde olduğu gibi, sezon boyunca bu daldaki tüm ödülleri silip süpüren Frankenstein‘ın Kate Hawley imzalı kostümleri dönem ve fantastik anahtar sözcüklerinin ikisini de karşılıyor ve kostümleriyle gerçekten göz kamaştırıyor. Akademi’nin bu kategorideki yaşayan efsaneleri Colleen Atwood (One Battle After Another, Kiss of the Spider Woman) ile Sandy Powell (Snow White) ve geçen yılın kazananı Paul Tazewell‘in (Wicked: For Good) şaşırtıcı şekilde dışarıda kaldığı aday listesinde, Frankenstein‘ın alternatifi olabilecek kadar iddialı tek yapımsa Sinners gibi duruyor. Fakat Akademi üyeleri, son beş yıl içinde iki kez ödüllendirdikleri Ruth E. Carter‘a gönül borçlarını ödediklerini düşünüyor olabilirler ve Sinners‘ın kostümleri bu kategori için şart görünen görkeme sahip değil.
Tahminim: Frankenstein
Alternatifim: Sinners
Oscar Favorim: Frankenstein
Aday Olsun İsterdim: Kokuhō
En İyi Prodüksiyon Tasarımı

Makyaj ve kostüm kategorileri gibi, burada da kilit sözcüğümüz “gösteriş”. Bu yılki adaylara baktığımızda bunu karşılayan tek yapımın yine Frankenstein olduğunu görüyoruz. Fazla söz gerek yok.
Tahminim: Frankenstein
Alternatifim: Sinners
Oscar Favorim: Frankenstein
Aday Olsun İsterdim: The Phoenician Scheme
En İyi Orijinal Müzik / En İyi Orijinal Şarkı
En İyi Orijinal Müzik, sonucu aylar önce belli olmuş kategorilerden biri. Daha önce Black Panther ve Oppenheimer ile Oscar’a uzanan Ludwig Göransson, ilk adaylığının üzerinden 10 yıl geçmeden üçüncü Oscar konuşmasını yapacak. Çalıştığı film ve projelerin geçtiği döneme ve ele aldığı kültüre ait farklı enstrümanlar keşfetmeyi ve bestelerinde kullanmayı seven İsveçli besteci, müziğin başrollerden birinde olduğu, ödül sezonunun en iddialı filmine yaptığı müziklerle gerçekten film müziği tarihine geçecek bir iş çıkarmış durumda. Adaylar arasında hayranı olduğum Max Richter‘in Hamnet müzikleri de var, fakat yarış çoktan sona erdi bile.
Yarışın bu kategoride hangi iki film ve şarkısı arasında olduğu o kadar kesin ve belli ki, Akademi bile bunu kabullenmiş olarak törende sadece iki şarkının canlı performansına yer veriyor: KPop Demon Hunters‘dan “Golden” ve Sinners‘dan “I Lied to You“. Çekişme bol ve belirsizlik yüksek, bir yanda Grammyler’i k-pop’a yakınlaştıran “Golden” bir yanda da yılın en çok konuşulan filminin en ikonik sahnesine eşlik eden “I Lied to You“… Her ikisine de baylsam da, ben tahminimi k-pop’tan yana kullanacağım.
Tahminlerim: Ludwig Göransson (Sinners) / “Golden” (KPop Demon Hunters)
Alternatiflerim: Max Richter (Hamnet) / “I Lied to You” (Sinners)
Oscar Favorilerim: Ludwig Göransson (Sinners) / “Golden” (KPop Demon Hunters)
Aday Olsunlar İsterdim: Kangding Ray (Sirat) / “Just Keep Watching” (F1)
En İyi Görüntü Yönetimi

Sinners‘ı izlediğimden beri, kazanmasını çok istediğim kategorilerden biri görüntü yönetimi… Üstelik görüntü yönetmeni Autumn Durald Arkapaw, ilki 2017’de (!) olmak üzere Oscar tarihinde bu kategoride aday olan dört kadından en yenisi ve oldukça geç bir “ilke” imza atmasını her şeyden çok istiyorum. Filmin de gücüyle uzun süre eleştirmen ödüllerinde bu kategoride ipi göğüsleyen Autumn Durald Arkapaw‘ın karşısında ise One Battle After Another ile Michael Bauman var. Sezonun diğer büyük yapımının en ikonik sahnesini soracağınız herkes o malum yol sahnesinden söz edecektir… Sadece o sekans için bile bu ödülü Michael Bauman‘ın almasının da çok olası olduğunun farkındayım fakat “ilklerin” ve “değişimin” gücüne inanıyorum. Son 2 haftadır sektörün dağıttığı ödüllerin hepsinde Bauman‘ın rakibini yenmesi tahminimi son anda değiştirmeme neden olabilird ama ben risk almayı seçiyor ve ilk kez bir kadın görüntü yönetmeninin Oscar ile buluşacağını umut ediyorum.
Tahminim: Autumn Durald Arkapaw (Sinners)
Alternatifim: Michael Bauman (One Battle After Another)
Oscar Favorim: Autumn Durald Arkapaw (Sinners)
Aday Olsun İsterdim: Lukasz Zal (Hamnet)
En İyi Kurgu

One Battle After Another‘ın yol sahnesi demişken… O sekansın öncelikli olarak filmin işine yarayacağı kategorinin burası olduğunu düşünüyorum —filmin o sahnesini izlerken midemin yerinden oynadığını hissettiysem bunda kurgunun payı çok büyük. İkinci sırada ise, ödülünü garantilemediği her yerde ikinci konumunda olan Sinners değil, yıllar önce benzer bir filmin, Ford v Ferrari‘nin izinden giderek ses ve kurgu ödüllerini cebe indirebilecek F1 var.
Tahminim: One Battle After Another
Alternatifim: F1
Oscar Favorim: One Battle After Another
Aday Olsun İsterdim: No Other Choice
En İyi Kasting

2001 yılında ilk kez verilen En İyi Animasyon Oscar ödülünden bu yana ilk kez yeni bir kategorimiz var: Uzun yıllardır hem sektörün hem de Oscar takipçilerinin yalvarasıya istediği En İyi Kasting. (Bir diğer benzer durum En İyi Dublör Koordinasyonu kategorisi için de geçerli ve bu ödül de 100. Akademi Ödülleri’nden itibaren verilmeye başlayacak.) Tahmin etmesi ya çok kolay ya da çok zor bir kategoriyle karşı karşıyayız çünkü sezon boyunca hangi işaretlerin ne anlama geldiğini, kimden korkulması gerektiğini, kimin zamanının geldiğini vs. bilmiyoruz. Üstelik kastingin daha teknik bir kategori olarak görülüp görülmeyeceğine de emin değiliz — göz önündeki isimler kadar yan rollere seçilen isimlerin uygunluğuna ve özgünlüğüne mi bakmayı tercih edecek, yoksa bu detaylara kafa yormayıp oyuncu kadrosunun toplu performansı mı ödüllendirilecek? Birçok Akademi üyesinin bilinçsizliği düşünülürse, ben en azından ilk yıllarda bu kategorideki yarışın en fazla oyunculuk adaylığı çıkarmış filmlerden birinin zaferiyle sonuçlanacağına emin gibiyim. Bu da bu yılki adaylara bakıldığında üç filme işaret ediyor: 4’er oyunculuk adaylığı bulunan One Battle After Another ile Sentimental Value ve 3 oyunculuk adaylığı bulunan Sinners. Sentimental Value, ilginç bir şekilde kasting branşı tarafından aday gösterilmedi, böylece tıpkı birçok kategorideki ilkilemle karşı karşıya geldik. Burada Sinners‘ın hem görece yeni yüzler açısından yaptığı keşifler ve seçimlerle, hem de oyuncuların toplu performansıyla bir adım önde olduğunu düşünüyorum. Ama aynı şeyi One Battle After Another için de söylemek mümkün…
Tahminim: Sinners
Alternatifim: One Battle After Another
Oscar Favorim: Sinners
Aday Olsun İsterdim: Weapons
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Daha önce de söylediğim gibi, bu yıl dört oyuncu kategorisinin üçünde kaos var! En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ile başlarsak, sezon eleştirmen birliklerinin neredeyse yarısının seçimi olan Benicio del Toro‘nun (One Battle After Another) liderliğiyle açıldı, Critics’ Choice Ödülleri’ndeki Jacob Elordi (Frankenstein) ve Altın Küreler’deki Stellan Skarsgård (Sentimental Value) zaferleriyle iyice kafamız karışmıştı ki bir anda SAG ve BAFTA Ödülleri’nde ibre Sean Penn‘i (One Battle After Another) göstermeye başladı. İki Oscar ödüllü (Mystic River (2003) ve Milk (2008)) ve kişiliği pek de şahane olmayan Sean Penn‘in üçüncü bir Oscar’a uzanacağı ve adını Meryl Streep ve Frances McDormand gibi çağdaşlarının arasına yazdıracağı fikri bana hâlâ kabul edilebilir gelmese de risk alıp yanılmaya gerek yok sanırım. Keşke Stelllan Skarsgård hak ettiği ödüle uzansa, ya da illa bir One Battle After Another zaferi gerekiyorsa Benicio del Toro sürpriz yapsa…
Tahminim: Sean Penn (One Battle After Another)
Alternatifim: Stelllan Skarsgård (Sentimental Value)
Oscar Favorim: Stelllan Skarsgård (Sentimental Value)
Aday Olsun İsterdim: Adam Sandler (Jay Kelly)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu yarışında durum biraz daha az dağınık aslında… Weapons‘taki ikonik karakter Aunt Gladys’i canlandırdığı performansıyla korku sineması tarihine adını kazıyan Amy Madigan, eleştirmen birliklerinin en çok ödüllendirdiği isim olmanın yanında Critics’ Choice Ödülleri’nde de kazanan isim olmuştu. Kafamızı karıştıran, her kategorideki çekişmelerin sebebi olan iki büyük filmin oyuncularının Altın Küreler (Teyana Taylor, One Battle After Another) ve BAFTA’da (Wunmi Mosaku, Sinners) uzandığı zaferler oldu. Yarış SAG Ödülleri’nde tercihin Amy Madigan‘dan yana olmasıyla yine başladığı yere dönmüş gibi gözüküyor. Fakat Akademi’nin korku janrına olan önyargısı ve Weapons‘ın tek adaylıkla yetinmiş olması Madigan‘ın çok da güvende olmadığının kanıtı.
Tahminim: Amy Madigan (Weapons)
Alternatifim: Wunmi Mosaku (Sinners)
Oscar Favorim: Amy Madigan (Weapons)
Aday Olsun İsterdim: Odessa A’zion (Marty Supreme)
En İyi Erkek Oyuncu

Sezonun en beklenmedik şeylerin olduğu kategorisinde sıra… Aslında yarışın en başından beri Timothée Chalamet (Marty Supreme) ve Leonardo DiCaprio (One Battle After Another) arasında geçtiğini düşünüyorduk. Bense ikisini de oldukça beğendiğim bu iki performansın yarışında, DiCaprio‘nun halihazırda bir Oscar ödülü olduğu için hayranı olduğum Chalamet‘yi destekliyordum. Önce eleştirmen birliklerinin seçimleri yarıştaki esas ismin DiCaprio değil Michael B. Jordan (Sinners) olduğunun sinyallerini verdi; Critics’ Choice ödülü ve Altın Küre kazanan Chalamet elini güçlendirdi. BAFTA, seçimini yarışın dışındaki bağımsız bir Britanya yapımındaki, I Swear‘deki rolüyle Robert Aramayo‘dan yana kullanınca işler değişti. Hemen ardından Jordan SAG’i kazandı. Fakat yarışın bir anda Chalamet‘den tamamen uzaklaşmasının nedeni bunların hiçbiri değil. Sebep kendisi. Timothée Chalamet, neredeyse bir yıldır hırsla sürdürdüğü oldukça güçlü, yer yer sinir bozucu kampanyasını, tam oylama döneminde opera ve baleye sövmek suretiyle çöpe attı. Adı geçen üç oyuncu ve performans da en iyilerim arasında yer aldığından, sonuç ne olursa olsun mutsuz olmayacağım gibi geliyor. Öte yandan Brezilya lobisinin gücünün nelere yetebileceğini düşünmek ve Wagner Moura (The Secret Agent) ihtimali beni korkutuyor.
Tahminim: Michael B. Jordan (Sinners)
Alternatifim: Leonardo DiCaprio (One Battle After Another)
Oscar Favorim: Timothée Chalamet (Marty Supreme)
Aday Olsun İsterdim: Lee Byung-hun (No Other Choice)
En İyi Kadın Oyuncu

Uzun uzun konuşmaya gerek yok. Diğer tüm oyunculuk kategorilerinin aksine sonuç belli: Sezondaki tüm ödülleri kazanan Jessie Buckley, Hamnet‘teki olağanüstü performansıyla En İyi Kadın Oyuncu Oscar ödülünün bu seneki sahibi olacak.
Tahminim: Jessie Buckley (Hamnet)
Alternatifim: Rose Byrne (If I Had Legs I’d Kick You)
Oscar Favorim: Jessie Buckley (Hamnet)
Aday Olsun İsterdim: Amanda Seyfried (The Testament of Ann Lee)
En İyi Orijinal Senaryo / En İyi Uyarlama Senaryo

Senaryo yarışları da bu yıl erkenden sonuçlandı. En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil birçok kategoride birbiriyle rekabet halindeki iki büyük yapım, birinin orijinal diğerinin uyarlama senaryolara sahip olması sayesinde Oscar ödüllerini garantiledi. Ryan Coogler veya Paul Thomas Anderson, Sinners ve One Battle After Another‘ın senaryo ödülleri sayesinde iki büyük kategoride kaybetseler dahi geceden en az bir Oscar heykeliyle ayrılacaklar.
Tahminlerim: Sinners / One Battle After Another
Alternatiflerim: It Was Just an Accident / Hamnet
Oscar Favorilerim: Sentimental Value / One Battle After Another
Aday Olsunlar İsterdim: Weapons / No Other Choice
En İyi Yönetmen

Paul Thomas Anderson, Amerikan bağımsız sinemasının yaşayan efsanelerinden biri artık. Özellikle biz Y-kuşağı için filmlerinin ve sinemasının anlamı büyük. Boogie Nights, Magnolia, Punch-Drunk Love, There Will Be Blood, Phantom Thread… Başyapıt üstüne başyapıta imza atan PTA, ilki Boogie Nights ile elde ettiği bir En İyi Orijinal Senaryo Oscar adaylığı olmak üzere 11 kez film, yönetmen ve senaryo kategorilerinde aday gösterildi fakat hiç kazanamadı. Nasıl ki bizden önceki kuşak 2007’deki Oscar gecesinde Martin Scorsese‘nin oldukça gecikmiş taç giyme töreninde duygusal anlar yaşadı, sıra bizde. Paul Thomas Anderson‘ın En İyi Yönetmen Oscar’ını kazanacağı çok uzun süredir kesinleşmiş durumda. Ve bu Oscar ödülü sadece One Battle After Another için değil, 30 senelik bir kariyerin tamamı için olacak.
Tahminim: Paul Thomas Anderson (One Battle After Another)
Alternatifim: Ryan Coogler (Sinners)
Oscar Favorim: Ryan Coogler (Sinners)
Aday Olsun İsterdim: Oliver Laxe (Sirat)
En İyi Film

Uzun yıllardır ilk kez En İyi Film yarışında tutkuyla nefret ettiğim bir film olmadığı gibi, yılın en iyileri olarak gördüğüm yapımların hemen hemen hepsi aday gösterildi: Hamnet, Sinners, One Battle After Another, Sentimental Value… 20 yıldan fazladır takip ettiğim ödül sezonunda bunun çok ender bulunan bir mutluluk olduğunu, bu durumun çok nadiren gerçekleşebildiğini söylemek isterim. Yılın en iyisi olduğunu düşündüğüm Hamnet‘in büyük kategoride şansı ne yazık ki yok. One Battle After Another ve Sinners yarışında ise sonuç ne olursa olsun pazartesi sabahı televizyonumu mutlu bir şekilde kapatacağım.
Büyük kategoride tahmin yaparken, En İyi Film oylamasında tek bir filme oy vermek yerine 10 filmin her Akademi üyesi tarafından sıralamaya tabi tutulduğunu ve bunun anlamını hatırlatmak gerek: Bu sisteme göre en çok birincilik oyu alan film değil, en az sonunculuk oyu alan filmin şansı yüksek oluyor diyebiliriz. Yani bir filmin nefret edeni ne kadar azsa, çoğunluk tarafından “en iyi” olduğu düşünülmese bile 6-8 filmden daha iyi olduğu düşünülüyorsa En İyi Film seçilme ihtimali çok yükseliyor. Yarışın iki favorisi arasında bu tanıma daha çok uyan filmin One Battle After Another olduğunu düşünüyorum. Sinners‘ı ilk sıraya koymayan üyelerin birçoğunun listesinde filmin alt sıralarda olabileceğini hissediyorum: Kimi ilk yarısını sıkıcı bulacak, kimi türlerarası geçişlerden hazzetmeyecek ya da tür filmlerine mesafeli yaklaşacak, kimi ise siyah sinemanın alıcısı olmayacak…
Tahminim: One Battle After Another
Alternatifim: Sinners
Oscar Favorim: Hamnet
Aday Olsun İsterdim: Sirat

Özetle, bu yazımdaki Oscar tahminleri gösteriyor ki göre One Battle After Another ve Sinners 5’er, Frankenstein 3 ve KPop Demon Hunters 2 Oscar ile ödüllendirilecek. En İyi Film adaylarından F1, Hamnet ve Sentimental Value da 1’er ödülle buluşacak.
98. Akademi Ödülleri töreni, 15 Mart Pazar’ı 16 Mart Pazartesi’ye bağlayan gece TSİ 02.00’de Disney+’ta canlı yayınlanacak.

Emre Eminoğlu







Aile Tadında
Tahminler tam yerinde ve sana güveniyorum Emrecim 🙂