“1001 Kilse Şehri” olarak bilinen Ani Harabeleri, Kars denince ilk akla gelen yerlerden biri. Zamanında onlarca millete yuva olmuş bu kültür hazinesini gelin yakından tanıyalım…

Fotoğraf: Unsplash.com / Hüseyin Kaya

Ani Harabeleri muhteşem zenginlikteki tarihi ve çok büyük bir alanı kaplayan görkemi ile birçok kişi için Kars denince ilk akla gelen yerler arasında yer alıyor. Ani Harabeleri; Kars’ın güneydoğusunda, il merkezine ise 42 kilometre uzaklıkta, Arpaçay boyunda bulunan bir ören yeri. Peki ya tarihi?

Ani Harabeleri, MO 3000’den MS 16. yüzyıla kadar yaklaşık 3600 yıl boyunca İpek Yolu üzerinde yer alan çok önemli ticaret merkezlerinden biri olmuş. Zamanında Moğol, İlhanlı, Akkoyunlular, Harzemşah gibi önemli devletlerin hakimiyetinde olan Ani, zamanla güç kaybetmiş ve terk edilmiş. Bunun altında yatan sebebin ise Osmanlı zamanında Kars’taki kalenin merkez kabul edilmesi olduğu biliniyor. Bu, Ani’nin eski gücünü yitirmesine neden olmuş diyebiliriz.

Ani Harabeleri’nde Ermeni, Bizans, Selçuklu esintilerini görmeniz mümkün. Ani, eskiden Ermeni Hükümdarları’nın başkent kabul ettiği bir yermiş. Bu sebeple de Ermeni izlerini fazlasıyla görmeniz olası, zaten burası Ermenistan’ın hemen yanında bulunuyor ve ikisi arasında kültürel anlamda da birçok ortak özellik bulunuyor. Bana sorarsanız, en son 1920 yılında Rus işgalinden kurtardığımız bu önemli tarih hazinesine sahip olduğumuz için kesinlikle gurur duymalıyız.

Ani Harabeleri’nde karşınıza çıkacak yapıları şöyle sıralayabilirim: Rahibeler Manastırı, Ani Kaya Kilisesi, Bostanlar Deresi Mağaraları, İç Kale, Tigran Honents Kilisesi, Bakireler Manastırı, Horomos Kilisesi, Ateşgede Tapınağı, Büyük Katedral, Selçuklu Sarayı, büyük ve küçük hamam, İpek Yolu Köprüsü, Ebu’l Manuçeh Camiisi, Aziz Gregor Kilisesi ve daha niceleri…

Aziz Gregor Kilisesi

Bu yapılardan biri olan Aziz Gregor Kilisesi, Arpaçay’a inen kayalıkların eteğinde yer alıyor. Bu anıt mezarın Bagratuni Ermenilerinden Prens Grigor Pahlavuni’ye ait olduğu biliniyor. 1990 yılında yağmalandığı bilinen bu kilisenin karşısında, içi Prenk süslemeleri ile donatılmış ve kayaların oyulmuş olduğu mağaralar bulunuyor. Bu mağaralar ise Ani döneminde mezar ve kilise olarak kullanılmış. 20. yüzyıl başlarında hala insanlar bu mağaralarda yaşıyormuş. Aziz Gregor Kilisesi’ne inerseniz, bu mağaraları çok rahat görebilirsiniz. Ayrıca buranın Ermenistan sınırına en yakın olabileceğiniz konumlar arasında yer aldığını da söyleyeyim. Öyle ki, sizi yakın takipte olan ve dürbünle hareketlerinizi izleyen Ermeni askerlerini görmeniz çok mümkün! Ama korkmayın, sadece güvenlik amaçlı takip ediyorlar. :)

Ani Katedrali

 

View this post on Instagram

 

A post shared by PhotoKyane (@senin_fotografcin) on

Bir diğer yapı ise Ani Katedrali. Bu katedral 10. yüzyıl gotik mimari örneklerinden biri. İlginizi çekebilecek bir bilgi de paylaşayım, bu katedrali inşaa eden kişi, Ayasofya’nın yıkılan kubbesini onaran ünlü Ermeni bir mimar! Aynı zamanda Ani Katedrali, ayakta kalan en büyük yapı ve kendini hemen belli ediyor. İçinin de bir o kadar ihtişamlı ve güzel olduğunu belirtmeliyim.

Ani Harabeleri’nde şapel, anıt mezar ve 40 adet kilise keşfedildi. Sayısız deprem ve savaşa tanıklık eden bu harabeler, restorasyonlarla ayakta kalmaya çalışıyor. Çoğu yıkılmış olsa da hala ayakta duran çok görkemli yapılar mevcut. UNESCO Dünya Mirası listesine de 2016 yılında kabul edilen bu tarih şölenini kesinlikle gelip görmelisiniz.

Ayrıca Ani Harabeleri’ne kış aylarında gitmenizi öneririm. Belki de kışın gitmenizi önerebilecek tek kişi benim, mantıken harabeleri daha net ve daha güzel görebilmek için yazın gitmeniz önerilebilir. Ancak karlar altında bu harabelerin çok farklı bir enerjisi olduğuna inanıyorum. Soğuktan tir tir titrerken, kar fırtınasına karşı dik durmaya çalışırken gezin burayı, böylece anılarınızda daha taze kalacak! Gezerken yaşadığımız zorlukların ileride hatırlandığında verdiği haz ise bambaşka… Test edildi, onaylandı! :)

Seyahatle kalın!

İlginizi çekebilir: Kars ve Doğu Ekspresi Turu Yorumları

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN