13 yıl önce CNBC’de hafta sonu yayınlanan tanıştığımız Emmy ödüllü kült çizgi dizi Netflix ile tekrar aramıza geri döndü. Hangi yaşta olursanız olun kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz Avatar: The Last Airbender hakkında bilinmesi gerekenler…

Avatar: The Last Airbender bizim dünyamıza benzeyen bir dünyada geçen, insan uygarlığının su kabilesi, toprak krallığı, hava göçebeleri ve ateş ulusu olarak dört ülkeye bölündüğü bir dizi. Her ülkede sıradan insanların yanı sıra “bükücü” adı verilen, sadece kendi ülkesinin elementini telekinezi yoluyla kontrol etme yeteneğine sahip özel insanlar bulunuyor. Bir tek Avatar 4 elementi bükebiliyor. Avatar’ın asıl görevi dört ülke arasında dengeyi sağlamak, insanlar ile ruhlar arasında arabulucu görevi görmek. Bir Avatar öldüğünde ruhu “Avatar Döngüsü” (sırasıyla ateş-hava-su-toprak şeklinde gitmekte) gereği sıradaki ülkede yeni bir bedende diriliyor Bir Avatar, geçmiş Avatarların tüm bilgisini ve yeteneğini kullandığı “Avatar Hali” adı verilen eşsiz bir güce sahip. Bu gücün kötü tarafı ise Avatar “avatar hali” sırasında öldürülürse döngünün sona ermesi ve bir daha başka bedende doğamaması.

Sarı=Toprak Krallığı, Kırmızı=Ateş Ulusu, Mavi=Su Kabilesi ve Beyaz= Hava Göçebeleri’nin yaşadığı topraklar

Diziyi iyi anlamak için yukarıdaki terimleri bilmek önemli. Gelelim dizinin konusuna:

Dizi, Ateş Kralı Sozin’in Avatar Roku’nun hayatını kaybetmesinden 12 yıl sonra başlattığı “100 Yıl Savaşı” sırasında geçiyor. Sozin avatar döngüsü gereği sıradaki Avatar’ın Hava Göçebeleri’nden birisinin olacağını bildiği için ilk istilasını hemen Hava Göçebeleri’ne yapıyor ve tüm göçebeleri öldürüyor. Sozin’den sonra tahta geçen oğlu Azulon, Güney Su Kabilesi’ni askeri açıdan etkisiz hale getiriyor ve Toprak Krallığı’nı parça parça işgal edip Ateş Ulusu’undan insanları yerleştiriyor. Azulon’dan sonra tahta geçen Ozai ise dünyaya yakın geçecek kuyruklu yıldızın atmosfere sürterek yaratacağı enerjiyi kullanıp savaşı kendi lehine tamamen bitirmek istiyor.

Sozin Hava Göçebeleri’ne yaptığı işgal ve kıyım sonrası Avatar’ı bulamadığını anlıyor. Ardından gelecek diğer krallar bir yandan savaşı sürdürürken diğer yandan Avatar’ı bulmaya çalışıyor. Yaptığı bir yanlış yüzünden babası Ozai (bu arada seslendirmesini yapan kişi ünlü oyuncu Mark Hamill) tarafından sürgüne gönderilen oğlu Prens Zuko, Avatar’ı bularak babasının güvenini tekrar kazanmak istiyor.

Güney Su Kabilesi’ndeki bir köyde yaşayan Sokka ve su bükücü Katara kardeşler balık avlamaya çıkarken içinde yer yüzünden silinmiş olduğu düşünülen hava göçebelerinden Aang adında bir çocuğun olduğu ilginç bir buzdağı ile karşılaşıyor ve olaylar gelişiyor.

Solda: Sokka ve Katara Sağda: Toph ve Zuko Ortada: Aang

3 sezon süren dizide bölümler ilerledikçe hikaye güçleniyor ve karakterler daha da sağlam tasvir ediliyor. Aynı ivmeyle dizinin kısa sürede hayranları oluşuyor. Çocuk kanalında yayınlanmasına  rağmen ratinglerde bölüm başına 5 milyon seyirci alması Hollywood’un gözünü kamaştırıyor ve hemen live action bir film yapmak istiyorlar. Ünlü yönetmen M. Night Shyamalan ile anlaşılıyor. Ne yazık ki içerik olarak çok hafifletildiği, çoğu karaktere farklı ırklardan olması gerekirken beyaz ırktan oyuncular yerleştirildiği ve başrol oyuncusunun yanlış seçimi nedeniyle hiçbir kesim beğenmiyor. Film Rotten Tomatoes’tan %5, IMDb’den 4.1/10 puan alıyor.

Avatar: The Last Airbender 2008 yılında final yapmasından sonra çizgi roman üzerinden hikaye devam etme kararı alınıyor.

2012 yılında dizinin yaratıcıları Bryan Konietzko ve Michael Dimartino Avatar: The Last Airbender’ın devamı niteliğinde bir dizi ile geri döndüler. Adı Avatar: The Legend of Korra olan dizi ilk seriden 80 yıl sonra olanları anlatıyor.

Aang ve Korra

Seslendirme kadrosunda Whiplash filminden tanıdığımız J.K. Simmons, House dizisinde oynayan Lisa Edelstein, Parks and Recration ve The Legion dizilerinde oynayan Aubrey Plaza ve The Walkind Dead’den bildiğimiz Steven Yeun gibi ünlü isimler var.

Komünizm, faşizm, anarşizm, kapitalizm, teokrasi, LGBT gibi kavramların dizinin içine yedirilmiş olması başlı başına Korra’yı izlemek için önemli bir sebep olarak görüyorum. The Legend of Korra ayrı bir incelemeyi hak ediyor kesinlikle.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?