Yüksek lisans eğitimimi bitirir bitirmez bir anda Tayland’a gitmeye karar veriyoruz. Bangkok Phuket gezimiz için güzel bir kahvaltının ardından Doha aktarmalı uçuşun ardından Bangkok havalimanına inişe geçiyoruz. İnerken şehre havadan bakıyorum ve şehrin büyük bir kısmının sularla çevrili olduğunu görüyorum. Pirinç ihracatının en fazla Tayland’tan yapıldığını bu manzarayı gördükten sonra daha iyi anlıyorum.

1

Bangkok’ta otele giderken hemen dikkatinizi çekecek olan havadaki nem, motorsiklet sayısı ve trafikteki kırmızı ışıklarda bekleme süreleri. Sanırım dünyanın en uzun süre beklenilen kırmızı ışığı burada. Ayrıca yolda giderken dikkatimi çeken diğer bir ayrıntı da her yerde (sokaklarda, tapınaklarda..) Kral’ın gençlik fotoğrafları var. Thai’ler Kral’ı ikinci babaları olarak benimsemişler. Dünyanın en uzun süreli tahtta kalan ve dünyanın en zengin kralının Tayland Kralı olduğunu öğreniyoruz. Dikkatinizi çekmek istediğim bir diğer ayrıntı ise Kral hakkında olumsuz bir şey konuşmamanız. Kral hakkında eleştiri yaptığınız takdirde cezaları var.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bangkok’ta ilk gezimiz tapınaklar ile başlıyor. Wat Pho (Yatan Buda Heykeli), Buda ve yedi başlı yılan heykeli, Wat Traimit, Grand Palace.. Tapınaklar gerçekten büyüleyici.. İçi tuğla ile örülmüş dışı ise altın kaplama olan buda heykelleri gerçekten etkileyici. Tapınaklardan içeri girerken ayakkabılarınızı rafa kaldırıyorsunuz veya bazı tapınaklarda size poşet veriyorlar ayakkabılarınızı onların içine koyabiliyorsunuz. Tapınaklarda lotus çiçeği, mum ve tütsü ile Buda heykeli önünde dileklerinizi dileyebilirsiniz.

thai-lan-ivivu.com-1

Wat Pho, Thai masajının doğduğu yer olarak biliniyor. Bu gezimiz ardından Tai masajını denemeden olmaz diye düşünüp Thai masajı yaptırmaya karar veriyoruz. Ayaktan başlanılan Thai masajı daha sonrasında germe-çekme hareketleriyle  devam ediyor. Masaj sonrasında denildiği gibi bütün yorgunluğumuzu atmış bir şekilde gezimize devam ediyoruz.

Akşam ‘’If it swims, we have it.” (Yüzüyorsa, bizde vardır.) sloganıyla yola çıkmış olan SeaFood Market’e gidiyoruz. Alışveriş sepetimizi alarak hangi yiyecekleri yiyeceğimizi seçmeye başlıyoruz. Burada, yiyeceğiniz deniz ürünlerini ve sebzeleri sepetinize koyarak aşçıya teslim ediyorsunuz. Sonrasında yemekleriniz pişmiş bir şekilde masanıza servis ediliyor. Burada bir akşam yemeği yemenizi tavsiye ederim.

SeaFood

Bangkok’ta ertesi gün sabahın erken saatlerinde başlayan Floating Market için yola koyuluyoruz. Floating Market’e gitmek için teknelere biniyoruz ve yolda Thai halkının yaşayış biçimine, iguanalara ve bitki örtüsüne daha yakından tanıklık ediyoruz. Göl üzerinde yaşayan bir kısım Thai halkı bu gölde çamaşırlarını, bulaşıklarını yıkıyorlar. Hatta edindiğim bilgilere göre bu gölde banyo da yapıyorlarmış.

guana

Gelelim Floating Market’e: burada diğer yerlere göre daha uygun fiyatlı hediyelik eşyalar, baharatlar, tablolar alabilirsiniz. Ancak her zaman pazarlık yapmanızı öneririm çünkü turistlere normal fiyatının çok üstünde fiyat teklifinde bulunup pazarlık sonucunda dörtte biri fiyatta anlaşıyorlar. (Taksilerde de aynı şekilde binmeden önce taksimetreyi açtırmanızı veya ne kadara nereye gitmek istediğinizi anlaşarak binmenizi tavsiye ederim.) Floating Market gezisinden sonra Bangkok Siam Square’e gidip şehir merkezinin havasını alabilirsiniz. Siam Square’da insanların kalabalık ve toplu yaşamaya ne kadar alışık ve bir o kadar da güleryüzlü ve hoşgörülü olduğunu görebilirsiniz.

Bangkok sonrası Phuket’e geldiğimiz gün hava yağmurlu. Güleryüzlü Thai’ler bizi şemsiyeler eşliğinde karşılıyorlar. Fakat, burada yağan yağmur sağanak şeklinde olduğundan kısa bir süre içinde diniyor.

Phuket’te ilk gün fil safarisinde yavru bir fil tarafından karşılanıyoruz. Yavru fil bütün sempatikliğiyle dururken biz de onu muzla besliyoruz. Filin karnı doyduktan sonra bize teşekkür edercesine yanağımıza vakumlu bir öpücük konduruyor ve bütün şirinliğiyle reverans vererek bizlerle vedalaşıyor. Sonrasında, fillerin acı çekmediğine ikna olduktan sonra fil üzerinde orman içerisinde gezintiye çıkıyoruz. Yalnız bu aktivitenin güvenli olmadığını söylemekte fayda var çünkü önünüze emniyet kemeri amacıyla bir ip geriyorlar ama ipin güvenliğiniz için hiçbir faydası yok. O yüzden yanlardaki demirlere sıkı sıkıya tutunmakta fayda var.

ElephantSafari

Tayland’a kadar gelmişken kaplan sevmeden dönmek olmaz diye düşünüp Tiger Kingdom’a gidiyoruz. Buraya gelirken yavru kaplanların çok sempatik olduğunu düşünüp onları sevmeyi düşünüyorduk. Ama oraya vardığımızda bir daha nerede Büyük Kaplan’la bu kadar yakın temas kurabiliriz ki diye düşünüp Büyük Kaplan sevmeye karar veriyoruz. Kaplanların bulunduğu kafeste dört adet kaplan var. Uyuşturulmadıkları söyleniyor, yine de tedbirli olmakta fayda var. Kaplanlar gerçekten büyüleyici güzellikteler ve bir tek arka kısımlarından (sırt, arka patiler..) sevilebilmekteler. Çünkü kaplanlar kulak arkasında bulunan beyaz noktaları sayesinde arkada da gözleri olduğunu düşünüp arkadan gelecek tehdite karşı kendilerini güvende hissediyorlarmış.

ADM_4429

Buradan sonra akşam yemeği için Phuket’in arka sokaklarındaki lokantaları keşfe çıkıyoruz. Burada Pad Thai ve resimdeki Pineapple Fried Rice’ı yemenizi sizlere şiddetle tavsiye ediyorum, çok lezzetliler. Fakat, bu güzel yemekler için beklemeyi göze almanızda fayda var çünkü Tayland’lılar yemek konusunda biraz ağırlar.

PineappleRice

Ardından Bangla Road denilen Patong Beach’e gidiyoruz. Burası Phuket gece hayatının merkezi haline gelmiş yerlerinden biri; İstiklal Caddesi havasında kalabalık ve daha çok barların bulunduğu bir yer.

Phuket’te çoğu yerde tsunami kaçış yolları gösterilmiş. Aşağıdaki resimde de görebileceğiniz gibi tsunami kaçış güzergahları ve dikkatinizi çekecek olan elektrik kabloları Tsunami tehlikesinden dolayı hep üst seviyelerde yapılandırılmış.

Tsunami

Ertesi gün James Bond Adası..Phuket Marina’dan kalkan sürat tekneleriyle James Bond adasına doğru yola çıkıyoruz. Hep bize tavsiye edilen Phi Phi adası ve James Bond adası arasında bir tercih yaparsanız tercihimizin Phi Phi adası yönünde olmasıydı ama bana sorarsanız James Bond Adası turu daha güzeldi. Tercih yapmak zorunda kalırsanız James Bond adasını öneririm. Ayrıca, James Bond adasına gitmeden önce The Man with the Golden Gun filmini izlemenizi öneririm. Bu filmin büyük bir kısmı James Bond adasında çekilmiş.

GoldenGun

James Bond Adası turunda çeşitli adalar geziliyor: Hong Adası‘nda mağaralar geziliyor, kano ile alçak kayaların altından geçiliyor, kayaların üzerindeki hayvan figürleri görülüyor. Adada yetişen türüne nadir rastlanan bir ağaç türüne tanıklık ediyoruz. Müslüman Adası’nda deniz üzerinde  tahta platformlar üzerinde ayakta duran evlerde yaşayan Müslüman halk yaşamakta. Ve James Bond Adası… Phuket magnetlerinde de hep göreceğiniz, adanın ortasından çıkan meşhur kaya adayı turist çekim merkezi haline getirmiş.

JamesBondIsland

Phi Phi Adası turunda ise Maya Beach’e uğranıyor. Bu adanın bu kadar ünlü olmasının nedeni, Leonardo Di Caprio’nun oynadığı The Beach filminin burada çekilmiş olması. Bu turda ayrıca  Mosquito Adası’nda şnorkel yaparak balıkların o cezbedici renklerini yakından görebilirsiniz.

Snorkel

İyi gezmeler!

Tapınak Fotoğrafları: thaismile.jp, tour-asia.net

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Yarın Bangkok’a gidiyoruz, tavsiyeler için çok teşekkür ederim. Floating marketi çok merak ediyorum :)

  2. Merhaba Yaziniz cok güzel biz de bangkok phuket turu düsünüyoruz acaba acaba hangi tur ile gittiniz ?

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?