Bazı anlarda gözlerinizi aralarsınız ve gördüklerinizi, hissetiklerinizi sonsuza dek kaydetmek istersiniz ya hani? Tam olarak böyle bir anını bile kaçırmadan kaydettiğim bir otel deneyimimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Lokasyonumuz Keemala Otel, Phuket.

Phuket havaalanına arabayla yaklaşık 40 dakika mesafedeki otele girdiğiniz anda çalışanların güleryüzü ve resepsiyonun büyülü manzarası sizleri karşılıyor. Otelin internet sitesini ziyaret ettiğinizde güzel bir hikayesinin olduğunu ve tamamıyla doğa dostu bir ortam yaratılmaya çalışıldığını görebilirsiniz. Biz otele vardığımızda geçirdiğimiz uzun yolculuktan sonra rahatlamak için soluğu ödüllü Mala SPA’da aldık. Her ne kadar Tayland’da yaptırabileceğiniz diğer masajlara göre fiyatlar oldukça yüksek olsa da Mala SPA hem ortamıyla, hem de parabensiz, hayvan dostu ürünleriyle gönlümüzü kazandı.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by KEEMALA (@keemalaphuket) on

Ormanın ortasında her birinin ayrı klanlara ait olduğu düşünülerek tasarlanan ve We-ha, Pa-Ta-Pea, Khon-Jorn, Rung-Nok Klan olarak adlandırılan 4 ayrı kategoride toplam 38 villa seçeneği sunan otelde bir villa diğerinin görüş alanına girmiyor. Benim favorim ve bizim tercih ettiğimiz evreni anladığına inanılan şifacılar, yaratıcılar, mucitler ve mimarların dahil olduğu We-ha (Gökyüzü) klanına atfedilen “Tree Pool Houses”, 169 metrekare genişliğiyle iki kattan oluşuyor. İki katı birleştiren merdivenlerin olduğu kısım tamamen camdan yapılmış, bu da size evin içerisindeyken bile ağaçların içindeymiş hissiyatı veriyor. Üst katta bir kubbe gibi göğe uzanan tavanıyla kocaman balkonlu bir yatak odası, oldukça büyük bir banyo ve ormanın içinde yer alan bir macera duşu var. Alt katta ise yine yatak şeklinde bir oturma alanı, yemeğinizin servis edildiği bir masa, ihtiyacınız olabilecek mutfak malzemeleri ve Tayland’a özgü ikramların yer aldığı bir alan bulunuyor. Havuza açılan cam kapıdan dışarı adımınızı attığınızda göz alabildiğine yemyeşil bir dünyaya varıyorsunuz.

Biz kalacağımız eve girer girmez kısıtlı sayıdaki bu tatil günlerimizde buradan hiç ayrılmamayı kafamıza koymuştuk. Bu evin bize eşsiz bir dinlenme imkanı sunacağına inandık ve öyle de oldu. Kaldığımız iki gün boyunca yemeklerimizi otelin içerisindeki dünya mutfağından çeşitler sunan Mala Restaurant’tan sipariş ettik, oldukça lezzetli olduklarını söyleyebilirim. Bu sayede evin her alanında uzun uzun vakit geçirme imkanı bulduk ve favorimizin alt kattaki muhteşem manzaraya sahip oturma alanı olduğuna karar verdik. Güneş battığında ise bu büyülü manzara yerini iyi aydınlatılmış bir ev ile havuza ve sonsuz huzura bırakıyordu. İçkilerimizi alıp bunun da tadını çıkarmayı ihmal etmedik.

İlk gecenin sabahında çatıda duyduğumuz seslere uyandık, gözlerimizi dışarıya çevirdiğimizde onlarca kızıl renkli sincabın etrafımızda koşuştuğunu fark ettik. Bu gerçekten uyandığım en değişik sabah olabilirdi, her biri evimizin üzerinden ağaca atlıyor, oradan havuzun olduğu alana kadar iniyordu. Dakikalarca soluksuz izlediğimizi söyleyebilirim.

Siz bizim gibi tembel davranmaz ve dışarı çıkmak isterseniz otel en yakın plaja dört dakikalık araba sürüşü mesafesinde. Ayrıca ücretsiz servis sağlıyorlar. Ünlü Patong sahiline ise yalnızca 9 km uzaklıktasınız. Balayı ya da özel günlerde yapacağınız tatiller için otelin size özel bir servisi de bulunuyor, böylelikle bu büyülü ortamı biraz daha kişiselleştirebilirsiniz. Ancak burada konaklamasanız bile bir yoga seansına katılmak, masaj yaptırmak ya da yemek için Phuket’te bir gün batımını Keemala Otel’e ayırmanızı öneririm. Sevgiyle kalın.

Websitesi

İlginizi çekebilir: Tuğçe Kaya’dan “Phuket Adası Yorumlarım”

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Merve bu yazıyı okudum ve bittim :) Son zamanlarda sürekli instagram’dan görüp ah çekiyorum bu otelle ilgili. Phuket’e gitmiş olup, o zamanlar burayı bilmiyor olmam da daha çok üzüyor galiba. Başladım Tuna’ya söylenmelere, umarım işe yarar ve tekrar gideriz <3