İçindeyken beni alıp tarihin tozlu sayfalarına götüren mekanları çok seviyorum. Kısa zaman önce ziyaret etme fırsatı bulduğum, Eminönü’ndeki Beta Yeni Han da onlardan biri. Beni çok etkileyen tarihi ve kendine özgü nitelikleri bir yana, burada keyifli geçen bir kahvaltı deneyimi de yaşadım. Her zamanki gibi, sizlerle paylaşmadan duramadım.

Beta Yeni Han
Beta Yeni Han | Fotoğraf: Instagram / @betayenihan

Beta Yeni Han’ın Tarihi

Beta Yeni Han, Osmanlı döneminden kalan bir yapı. Tahtakale Mahallesi’nde yer alan yapının ilk yazılı kayıtları 17. yüzyıla kadar dayanıyor. O yıllardan bugüne, sırasıyla Emin Han, Tahmin Han, Hasırcılar Han ve Yeni Han isimlerini alan Beta Yeni Han, İstanbul’da kahvenin ilk işlendiği, depolandığı, kavrulduğu, öğütüldüğü ve satıldığı yer olarak biliniyor. Bir dönem, ‘kahvenin ilk kavrulduğu yer’ anlamına gelen Tahmis adıyla anılmış olmasının sebebi de bu.

theMagger Banner
Advertisement

Bundan 4 yıl önce, Beta Gıda firması burada bir restorasyon başlatıyor, tüm süreç boyunca Eminönü’ndeki hanların tarihi ve kültürel yapısına sadık kalmaya ne kadar özen gösterildiğini hanın kapısından içeri daha ilk adımınızı attığınız an hissediyorsunuz. Tüm bu özelliklerini ve yazı boyunca sizlerle paylaşacağım daha pek çok bilgiyi düşündüğümde, Beta Yeni Han İstanbul’un önemli tarihi miraslarından biri.

Beta Yeni Han, aynı zamanda, Beta Tea House, A’la Kahve Evi, Emin Han Börek, Mazgal Burger, Belita Baharat, Betum Kuruyemiş, Hacı Ali Lokum ve Benuta Çikolata gibi pek çok markaya ev sahipliği yapıyor. Kapıdan içeri girdiğinizde hepsi sizi çağırıyor sanki, hangisini ziyaret edeceğinizi bilemiyorsunuz. Atmosfer oldukça otantik, buram buram tarih kokuyor. Ayrıca hanın girişinde, ‘Han Kebap’ adlı Adana usulü kebap yapıyorlar. Bu kez deneyemedim, ama kendime bir sonraki sefer için not ettim.

theMagger Banner
Advertisement

Beta Yeni Han’da Han Kahvaltısı

Beta Yeni Han
Beta Yeni Han

Biraz da Beta Yeni Han’ın içindeki Beta Tea House’ta deneyimlediğim kahvaltıdan, Han Kahvaltı tabağından söz etmek istiyorum. Bu kahvaltı için en uygun sıfatlardan biri, lezzetliden sonra ‘çeşitli’ olmalı şüphesiz. Önünüze müthiş geniş bir seçenekler yelpazesi seriliyor: Köy usulü patates, közlenmiş patlıcan, közlenmiş kapya biber, ev yapımı reçeller, sahanda sucuk, sahanda yumurta, zeytin çeşitleri, söğüş tabağı, kuru meyveler, tahin pekmez, Elazığ köy tereyağı, bal kaymak, Adana böreği, poğaça ve ekmek çeşitleri… Hatay’dan gelen zeytinyağını ve Çanakkale Ezine peynirden Kars yöresine özgü gravyere, Erzincan tulum peynirinden Toroslar keçi peynirine kadar çeşitli peynirler tadıyor, özellikle baharat dengesine hayran kaldığım köy usulü patates hiç bitmesin istiyorsunuz! El açması patatesli gözlemeninse tadı çok başka. Bir de yanında gelen demleme çayları sayesinde keyfinize diyecek olmuyor.

Kahvaltınızdan sonra Osmanlı döneminde kahvenin kavrulma işleminin yapıldığı ve hala dokusunu koruyan fırını da görmenizi öneriyorum. Hemen yanındaysa, İstanbul’un eski yer altı tünellerinden biri olan Tahmis Çıkmazı yer alıyor, bu tünelin Ayasofya’ya çıktığına inanılıyor.

Beta Yeni Han’ın hikayesini sevgili Hatice hanımdan dinleme fırsatı bulduk. İşini büyük bir tutkuyla yaptığını her cümlesinde hissettiğim Hatice hanımın, kendini ve Beta Yeni Han’ı sürekli olarak geliştirmek adına yaptıklarını duyunca ilham doldum. Beta Yeni Han’da misafirlerine sundukları tüm lezzetlerin mümkün olduğunca kendi ellerinden çıkması adına Hatice hanım, MSA’da çeşitli programlara katıldığını anlattı bize. 1.5 yıl kaldığı ve çay ile ilgili derin bilgiler edinme fırsatı bulduğu Sri Lanka deneyiminin de, burayı giderek gelişen, kendini daha fazla yenileyen ve güzelleşen bir yer yapmadaki payının büyük olduğuna inanıyorum. Siz de günlük hayatın koşturmacasında biraz mola verip tarihe yolculuk yapmak isterseniz yolunuzu Beta Yeni Han’a düşürebilirsiniz.

Kapak Fotoğrafı: Instagram / @betayenihan

theMagger Banner