İnsanlık tarihinin olmasa bile, son birkaç yüzyılın en önemli sorularından biri sanatın ne olduğudur. Bu soruya ilişkin sayısız tartışma, sayısız görüş sunulmuş olmasına rağmen ortak bir paydada buluşulamaması, bütün bu tartışmaların sona ermesini engeller. Yine de en azından sanat tanımının kapsamı biraz genişlemiş durumda. “Sanat resimden ibarettir”, “edebiyat sanat” değildir, “müzik sanat olamaz”, “sanat heykellerden oluşur” gibi tartışmaların yerini, sanatın amacı ve tanımı almış durumda. Sanatın amacına ilişkin yapılan tartışmalar, sanatın sanat için mi yoksa toplum için mi olduğundan ibaret. Fakat tanım meselesi biraz daha karmaşık.

digiturk-galalari-35-317-2

Sanatın tanımına ilişkin şudur ya da budur tartışmalarından vazgeçilip, bu tanımı –eğer gerekliyse- kimin koyması gerektiğine ilişkin sorulara odaklanmak daha anlamlı olsa gerek. Bunun için ise üç farklı seçenek var. Birincisi, yaptığı işte profesyonelleşmiş kişiler. Fakat bu kişilerin profesyonelliği de başka bir tartışma. Başarının ölçütü ün mü, eğitim mi yoksa yaratılan farklılık mı olmalı tartışması gitgide daha da uzayan bir mesele. İkinci seçenek, eleştirmenler. Kendini entelektüel birikime adamış, belirli bir refah seviyesinde yaşayan kişilerin oluşturduğu elit bir kesimin neyin sanat neyin sanat dışı olması gerektiğine karar vermesi gerektiği. Fakat burada da yine öznellik faktörü devreye giriyor ki bunun yanında insanın insani boyutu, değer yargılarından ruh haline kadar birçok değişken fark yaratıyor. Üçüncü seçenek ise ortaya çıkan ürün veya eserin sevilmesi. Seven kişi sayısının fazla olmasının ürünü bir sanat eseri yapmak için yeterli olduğunu savunan bu görüşün sorunlu noktası ise, moda ve trendlerin beğeniyi manipüle etmedeki başarısı. Bunun en basit örneği de bir milyarlık bir insan topluluğu olan Çin halkının, sanat mı değil mi tartışmasında yaratacağı etkinin büyüklüğü.

margaret-keane-quadro

Hiçbir türlü sonuca ulaşmayacak bu tartışmaya ilişkin bu görüşlerden taraf olmak isteyenler için ise, Tim Burton imzalı Big Eyes filmini öneririm. Biyografi alanında başarılı bir yapım olan film, sanat tanımına ve tanımlayanlarına ilişkin yaptığı yorumla farklı bir pencere açıyor. İzlemek için bu farklı görüş imkanı yeterli bile olsa, ilginç bir hikayeye sahip olan ressam Margaret Keane’nin hayatına dair bu biyografi, bir kadının mücadelesini görmek için izlenmeli. Kadının toplumdaki yerine bir de sanatçı bir kadın üzerinden bakmak, kadın hakkındaki toplumsal yargı ve değerlerin ne denli değişip değişmediği hakkında faydalı ipuçları veriyor.

Big Eyes‘ı !f kapsamında, 14 Şubat Cumartesi 13:00, 15 Şubat Pazar 17:30 ve 17 Şubat Salı 22:00 seanslarında izleyebilirsiniz.

Not:  Film hakkında Sinematopya’da yayınlanan eleştirime buradan ulaşabilirsiniz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN