Mahalle kültürünü iliklerimize dek hissettiğimiz Nişantaşı son yıllarda alışveriş yerine, birbiri ardına açılan yeme-içme mekanları ile nefis bir yükselişte! Gelişen kahve kültürünün getirisi olarak kokusu sokakları saran kahveciler, sağlıklı beslenme bilinci ışığında açılan cafeler, mahallelinin güvenli alanından uzaklaşmadan hızlıca ulaşabileceği lokal meyhaneler derken; aslında ihtiyacımız olan bir de menüsü kuvvetli şık bir restorandı ki; ona da Dio Nişantaşı sayesinde kavuştuk!

 

Dio Nişantaşı, Şubat ayı sonunda gelişimi hızla devam eden Ahmet Fetgari Sokak’ta açıldı. Girişte bizi karşılayan dekoratif bir şömine, şömine önünde ise davetkar bir koltuğu bulunan ve daha çok bu ilk giriş bölümü ile şarap ya da kokteyl tadımı yapabileceğiniz mekanın devamı mermer masaları, barı ve şık dekoru ile restoran bölümüne açılıyor. Menüsünü, şarap kavının genişliğiyle şarap tanrısı Dionysos ve lezzetlerine duydukları güvenleriyle de lezzet tanrısı Kybele ile özdeşleştiren mekanda yıldızlı bir keşif yaptık..

Kişisel olarak bir restoranda en sevdiğim şey; konsantre bir menü ile karşılaşıp, mutfağının iddiasını ilk bakışta anlayabilmek. Dio tam olarak böyle bir menü sunuyor misafirlerine… Başlangıç olarak her hafta değişen ama bizim şansımıza taze Ege otları denk gelen mezeleri aldık… Çilek ile lezzetlenmiş ebegümeci, kuru kayısılı kuzukulağı ve özellikle de nar ile lezzetlenmiş şevketibostan çok çok başarılıydı. Şevketibostan restoran menülerinde sık denk geldiğimiz bir lezzet olmadığından pek bir mutlu olduk. Mezelerin yanına seçtiğimiz Dio Salata ise minik minik doğranmış yeşillikler, salatalık, domates, avokado ve mozarella peyniri ile fresh bir lezzet şöleniydi.

Ara sıcak olarak seçtiğimiz yaprak ciğer (ki kendisini yoğun kokusu nedeniyle hiç sevmem) inanılmazdı! Yoğun ısrarla deneyip resmen tüm tabağı silip süpürdüm diyebilirim. Bu arada kokoreçlerine de çok güvendiklerini öğrendik… Bir sonraki yemekte bu tabağı da mutlaka denemek istiyoruz.

Ana yemek tercihimiz; yaprak ciğer sayesinde iyice yükseldiğimiz ve restoranın kesinlikle et konusunda yukarıda bir çıtası olduğunu anladığımızdan kuzu incik ve dana kaburga oldu. (Et konusundaki iddiaları Balıkesir’den temin ettikleri etlerinden geliyormuş.) Risotto mantığı ile pişirilmiş orzo pirinci üzerindeki kuzu incik lokum gibiydi. Kırmızı mercimek ve karnabahar püresi ile sunulan dana kaburga da aynı şekilde ağızda dağılıyordu…

Bu denli efsane bir akşam yemeğini, yerimiz kalmamasına rağmen tatlısız bitiremezdik! Beyaz çikolata ile süslenmiş sıcacık bir brownie ve meyveli merengli kek ile geceyi taçlandırdık…

Biz mekandan ayrılırken müziğin sesi hafif hafif yükselmeye, bar bölümü iyice hareketlenmeye başlamıştı. Bir sonraki ziyaretimizde şömine başı peynir şarküteri tabağına şarap ya da mekanın pek övülen kokteylleri eşlik etsin kararını verdik bile! Kısaca, Dio Nişantaşı tüm maggerlara ve theMagger okurlarına şiddetli tavsiyemizdir.

Ahh bu arada mekanın sürprizli tuvaletine de ba-yıl-dık!

 

Dio Nişantaşı: Instagram  –  Konum 

Dio Nişantaşı Adres: Teşvikiye Mahallesi Ahmet Fetgari Sokak 35/A Nişantaşı

İlginizi çekebilir: Yazının başındaki ve sonundaki tablolar

Sedef Gali imzası taşıyor, Sedef Gali Röportajı

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN