Günümüz sinemasının en geniş hayran kitlesine sahip yönetmenlerinden biri olan Paul Thomas Anderson’ın yeni filmi Inherent Vice, 34. İstanbul Film Festivali’nin Akbank Galaları arasında yer aldıktan kısa süre sonra bugün vizyonda. Bunu fırsat bilerek, filmin başrol oyuncusu Joaquin Phoenix’in kariyerini mercek altına aldık.

inherent vice

Boogie Nights, Magnolia, There Will Be Blood gibi filmleriyle hayranı olduğumuz yönetmen Paul Thomas Anderson, 2014 sinemasına yine 3 saatlik uzunlukta bir filmle katkıda bulundu. Inherent Vice (Gizli Kusur), 1970’lerin uyuşturucuya bulanmış Los Angeles’ında geçen bir dedektiflik hikayesi anlatıyor ve ünlü oyuncularla bezeli dev kadrosu ile birbirinden ilginç karakterleri çıkarıyor karşımıza. Bu oyuncular arasında Josh Brolin, Benicio del Toro, Owen Wilson, Jena Malone, Reese Witherspoon ve Reese Witherspoon gibi isimleri saymak mümkün; fakat yönetmenin bir önceki filmi The Master‘da da gözlerimizi kamaştıran Joaquin Phoenix, filmin başrol oyuncusu olarak hepsini gölgesinde bırakıyor.

joaquin phoenix - inherent vice

1974, Puerto Rico doğumlu olan Joaquin Phoenix, ablası Rain Phoenix ve çok genç yaşta aramızdan ayrılan abisi River Phoenix gibi oyunculuk kariyerine 1980’lerde televizyonda başlamış ve yine bu iki isim gibi 90’larda bir Gus van Sant filminde rol alarak önemli bir adım atmış. İşte 1995’teki To Die For‘dan günümüze, izlemeniz gereken 10 Joaquin Phoenix performansı:

Bu hafta Inherent Vice dışında vizyona giren filmler arasında 34. İstanbul Film Festivali’nin Geceyarısı Çılgınlığı bölümünün yıldızı It Follows (Peşimdeki Şeytan), yine festival filmlerinden The Duke of Burgundy (Burgonya Dükü), Dustin Hoffman’ın yönettiği Boychoir (Koro), gerilim filmi Demonic (Şeytani Ruhlar), Tom Hardy’nin başrolde olduğu Child 44 (44. Çocuk), Ata Demirer ve Demet Akbağ’ı buluşturan Niyazi Gül Dörtnala ve animasyon Yugo and Lala (Yugo ve Lala) var.

***

En İyi Joaquin Phoenix Filmleri

To Die For | 1995, Gus van Sant

My Own Private Idaho, Even Cowgirls Get the Blues ve Good Will Hunting gib filmlerle 90’ların en taker elide bağımsız sinemacılarından biri olan Gus van Sant’ın 1995 yapımı To Die For’u, Joaquin Phoenix’in kariyerine ivme kazandıran film olmuştu. Filmde Nicole Kidman’ın büyüleyici bir performansla hayat verdiği televizyon spikeri Suzanne Stone, büyük bir yıldız olmak için önündeki tüm engelleri kaldırmak istiyordu. Bu engellerden biri olan kocasını öldürmeleri için üç genci görevlendiren Stone’un etkilediği bu genç adamlardan biri olan Jimmy’i Joaquin Phoenix canlandırıyordu.

Gladiator | 2000, Ridley Scott

90’lardan 2000’lere geçiş döneminin en önemli filmlerinden olan Ridley Scott imzalı Gladiator, dönemin en büyük yıldızlarından Russell Crowe’un performansıyla gelmiş geçmiş en iyi tarihi epikler arasındaki yerini almıştı. İmparatorluğun en parlak liderlerinden olmasına rağmen, imparatorun ölümünün ardından kötü kalpli oğlu tarafından ihanete uğrayan, ailesini kaybeden ve Roma’ya bir gladyatör olarak intikam için dönen Maximus’un hikayesini anlatan filmde, kötü kalpli genç imparatoru Joaquin Phoenix canlandırıyordu.

Quills | 2000, Philip Kaufman

Napolyon dönemi Fransası’nda Marquis de Sade adlı yazarın hikayesini anlatan bu dönem filmi, yazarın sırlarını ortaya döktüğü için hapsedilmekle cezalandırıldığı Charenton Akıl Hastanesi’nde geçiyor. Yazarın bir yandan hastanede yakınlaştığı bir kadınla olan ilişkisine, bir yandan da icraatlarını gizlice devam ettirdikçe artan cezalarının zalimliğine yoğunlaşan film, sanatsal dallardaki başarısıyla da dikkat çekiyordu. Yazarı Geoffrey Rush canlandırırken, Joaquin Phoenix akıl hastanesinin yöneticilerinden Abbe du Coulmier rolündeydi.

Buffalo Soldiers | 2001, Gregor Jordan

Belin Duvarı’nın yıkılmak üzere olduğu 1989 yılında, Stuttgart’taki bir Amerikan askeri üssünde geçen film; duvarın yıkılmasına kıyasla çok daha kişisel bir hikayeye odaklanıyordu. Üsteki askerlerden, komutanın kızına göz dikmiş, karaborsacı ve uyuşturucu kaçakçısı Ray Elwood’unkine. Joaquin Phoenix’in başrolde yer aldığı filmin oyuncuları arasında Ed Harris, Anna Paquin, Michael Peña ve Haluk Bilginer yer alıyordu.

Signs | 2002, M. Night Shyamalan

İlk filmi The Sixth Sense ile çok iyi bir başlangıç yapmış olan M. Nighty Shyamalan’ın üçüncü filmi Signs’da gerilim uzaydan geliyordu. Karısının ölümünün ardından inancını kaybetmiş bir rahip, çocukları ve erkek kardeşinin yaşadığı çiftliğin mısır tarlalarında gizemli işaretlerin ortaya çıkması, duyulmaya başlayan garip sesler ve daha birçok ‘işaret’ tüm dünyayı uzaylı tehlikesi karşısında paniğe sürüklüyordu. Mel Gibson’ın başrolde olduğu filmde erkek kardeşi rolünde ise Joaquin Phoenix’i izlemiştik.

The Village | 2004, M. Night Shyamalan

Joaquin Phoenix, Shyamalan’ın bir sonraki filminin kadrosunda da yer almıştı. The Village, ormanda yaşayan bir az nüfuslu bir köyün ormandaki yaratıklarca tehdit edildiği bir mikro bir toplumu merkezine alıyordu. Bryce Dallas Howard, Joaquin Phoenix, Adrien Brody, William Hurt, Sigourney Weaver ve Brendan Gleeson’dan oluşan zengin bir oyuncu kadrosuna sahip film, Shyamalan’ın alametifarikası sürpriz sonlardan da nasibini almıştı.

Walk the Line | 2005, James Mangold

Country müzik efsanesi Johnny Cash’in biyografisini işleyen Walk the Line, 2005’in müzikal ve dönemi yansıtma açısından en başarılı filmiydi. Arkansas’taki pamuk çiftliklerinden Elvis Presley, Jerry Lee Lewis ve Carl Perkins ile çalıştığı stüdyo ve sahnelere uzanan hikayesiyle Johnny Cash’in yaşamını anlatan filmde onu Joaquin Phoenix canlandırmış, eşi June Carter rolünde ise Reese Witherspoon yıldızlaşmıştı.

Two Lovers | 2008, James Gray

Brooklynli bir çifti merkezine alan bu romantik dramada, ailesinin ona uygun gördüğü bir genç kadın ve komşusu arasında kalbi ikiye bölünmüş bir adamın hikayesi işleniyordu. Cannes Film Festivali’nde yarışan yapımın başrollerini Joaquin Phoenix, Gwyneth Paltrow ve Vinessa Shaw paylaşıyordu.

The Master | 2012, Paul Thomas Anderson

Donanma gazisi, psikolojik sorunları olduğu her halinden belli Freddie Quell, ordudan ayrılıp boşluğa düştükten sonra kendisini The Cause adlı bir tarikata gittikçe daha yakın hissetmeye ve tarikat lideri Lancaster Dodd’a sorgusuz sualsiz bağlanmaya başlıyordu The Master’da. 2012’nin en etkileyici performanslarını bir araya getiren Paul Thomas Anderson filminde Joaquin Phoenix bu sorunlu gaziyi canlandırmış, Philip Seymour Hoffman’ı ise tarikat liderine hayat vermişti.

Her | 2013, Spike Jonze

2013 sinemasının yakın geleceğe ışık tutan ve teknoloji ile içli dışlı yaşamlarımızı sorgulamamıza neden olan filmi Her, oyuncu olarak neredeyse Joaquin Phoenix’in tek başına sırtlandığı bir filmdi. Yalnız bir adamın, yalnız dünyasını renklendiren işletim sistemi Samantha ile olan ve duygusal bir ilişkiye dönüşen birlikteliğini anlatan bu çok özel film çağımızı en iyi yansıtan filmlerden. Joaquin Phoenix’e film boyunca sesiyle Scarlett Johansson eşlik ediyor, filmde aynı zamanda Amy Adams, Rooney Mara ve Chris Pratt rol alıyordu.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN