Bu hafta vizyona giren devam filminde bir kez daha başrolleri oyuncak ayı Ted ile paylaşan Mark Wahlberg’ün sinema kariyerini mercek altına aldık!

maxresdefault

İlkini 2012’de izlediğimiz Ted‘de, küçük John Bennett’in çocukluk dileği gerçek oluyor ve oyuncak ayısı Ted canlanıyordu. Ömür boyu yan yana olmaya söz veren en iyi arkadaşların ilişkisi, John’un kız arkadaşı Lori nedeniyle büyük bir testten geçiyordu. Bu hafta vizyona giren filmler arasındaki Ted 2, ikiliyi bir kez daha beyazperdede karşımıza çıkarıyor. Bu kez Lori yok, fakat Ted’in çok daha önemli bir sorunu var: Yeni evlendiği eşi Tami-Lynn ile bir çocuk sahibi olmak isteyen Ted’in bunun için hukuk önünde gerçek bir insandan farkı olmadığını kanıtlaması gerekiyor!

Ted-2-Movie-Review-Image-1

Her iki filmde de Ted’in insan en-iyi-arkadaşı John’u Mark Wahlberg canlandırıyor. 1971 Boston, ABD doğumlu oyuncu, 90’lı yıllarda genç yaşta rol aldığı filmler  ve başta Paul Thomas Anderson ve David O. Russell olmak üzere önemli yönetmenlerele yaptığı işbirlikleri sonucunda tanınan bir yıldız olmayı başardı. Şu anda hem Ted 2 hem de Entourage ile vizyon filmlerinde karşımızda olan oyuncunun 90’lardan günümüze uzanan kariyerinde öne çıkan performanslarını bir araya getirdik:

Bu hafta Ted 2 (Ayı Teddy 2) dışında vizyona giren filmler şunlar: 34. İstanbul Film Festivali’nin uluslararası yarışma seçkisinden Phoenix (Yüzündeki Sır) ve gala filmlerinden A Most Violent Year, Ryan Reynolds ve Ben Kingsley’in rol aldığı Tarsem Singh filmi Self/less, Michael Douglas’ın başrolde olduğu Beyond the Reach (Tehlikeli Oyun), yerli gerilim filmi Siccin 2 ve yerli yapım Antikacı.

Haftanın vizyon filmlerinden Phoenix ile ilgili detaylı bilgi için Mert Tanöz’ün yazısına göz atabilirsiniz.

***

En İyi Mark Wahlberg Filmleri

Boogie Nights | 1997, Paul Thomas Anderson

1970’li ve 1980’li yılların California’sında porno endüstrisinin kalbinde yaşananları konu alan, uçuk kaçık karakterleri ve usta işi senaryosuyla dikkat çeken “Boogie Nights”, Paul Thomas Anderson’ın ilk ve en iyi filmlerinden biri… Filmde Julianne Moore’dan Philip Seymour Hoffman’a, Burt Reynolds’dan Don Cheadle’a, Heather Graham’dan William H. Macy’e bir ünlüler geçidine tanık olmak mümkün. Mark Wahlberg de bu ünlülerden biri…

Three Kings | 1999, David O. Russell

David O. Russell’ın henüz bir Oscar canavarına dönüşmediği 2000’ler öncesinde imza attığı filmlerden biri de Three Kings idi. Körfez Savaş’ının sonrasındaki dönemde Orta Doğu’un çöllerinde geçen film, Kuveyt’ten çalınan önemli miktardaki altını çalmak isteyen bir grup askerin macerasını konu alıyordu. Filmin başrollerinde George Clooney, Mark Wahlberg ve Ice Cube yer alıyordu.

The Perfect Storm | 2000, Wolfgang Petersen

2000’li yılların ilk büyük prodüksiyonlarından ve görsel efekt harikalarından olan ‘Kusursuz Fırtına’, birden fazla kasırganın kesişim kümesinde kısılı kalan bir balıkçı teknesindeki mürettebatın yaşam mücadelesini konu alıyordu. Mark Wahlberg, John C. Reilly, William Fichtner, John Hawkes ve Diane Lane gibi isimlerin rol aldığı filmde kaptan rolünde ise George Clooney’i izlemiştik.

I Heart Huckabees | 2004, David O. Russell

I Heart Huckabees, David O. Russell’ın 5 yıllık bir aradan sonra varoluşçuluk ve felsefe soslu absürd bir filmle geri dönüşüydü. Felsefi bir dedektiflik rolüne soyunan orta yaşlı bir çifti merkezine alan film, bizi farklı insan portreleri üzerinden bir yolculuğa çıkarıyordu. Filmin yıldızlarla dolu oyuncu kadrosunda Jason Scwartzman, Isabelle Huppert, Dustin Hoffman, Lily Tomlin, Jude Law, Mark Wahlberg, Naomi Watts gibi isimler yer alıyordu.

The Departed | 2006, Martin Scorsese

Martin Scorsese’yi yıllarca beklediği Oscar ödülüne kavuşturan ve aynı zamanda yılın en iyi filmi seçilen The Departed, bizi Boston sokaklarını ve yeraltı dünyasını elinde tutan İrlandalı çetelerin peşindeki polislerin dünyasına götürmüştü. Hem çetenin içinde bir polisin hem de polisin içinde bir çete üyesinin yer aldığının bilindiği ve şiddetli yöntemlerle köstebeklerin kimliklerinin ortaya çıkarılmaya çalışıldığı destansı uzunluktaki The Departed, iki Güney Kore filminden Hollywood’a uyarlanmıştı. Filmin başrollerini Leonardo DiCaprio, Matt Damon ve Jack Nicholson paylaşırken, polis teşkilatında görevli Dignam rolünde Mark Wahlberg’ü izlemiştik. Wahlberg’ün canlandırdığı bu karakter, sinema tarihinin en çok küfreden karakterlerinden biri olarak da tarihe geçmiş durumda.

The Fighter | 2010, David O. Russell

David O. Russell’ın Amerikan halkının en sevdiği yönetmenlerden birine dönüştüğü yoldaki en büyük adımlarından biri 2010 yapımı olan The Fighter idi. Ünlü boksör olan “Irish” Micky Ward’un kariyerinin başlangıcına odaklanan film, 1980’lerde abisi tarafından çalıştırıldığı dönemi beyazperdeye taşıyordu. Ward’u canlandıran, filmin başrolündeki Mark Wahlberg; filmdeki yardımcı oyuncuların insanüstü performanslarının gölgesinde kalmıştı: Eski ve başarısız bir boksör olan, inanılmaz derecede zayıf abi rolünde Christian Bale, gözünü hırs bürümüş anne rolünde Melissa Leo ve fedakar kız arkadaş rolünde Amy Adams…

Date Night | 2010, Shawn Levy

Televizyonda komedi dünyasının en sevilen isimleri arasında yer alan Steve Carell ve Tina Fey, beyazperdede Date Night ile buluşmuştu. Çocukları olduğundan beri doğru düzgün bir romantizm yaşayamamış olan New Yorklu bir çiftin bir gece dışarı çıkmaya karar vermesi, ne yazık ki felaketle sonuçlanıyor, fakat bu felaketlerin bize dönüşü kahkaha cinsinden oluyordu. Foster çiftinin kabus gibi gecesinde yollarının kesiştiği insanlardan biri olan ve çoğu zaman üstü çıplak dolaşan Holbrook rolünde Mark Wahlberg’ü izlemiştik.

Ted | 2012, Seth MacFarlane

Ted’in ilk macerasında John ve Ted’in tanışmasını, birlikte büyümesini ve yıllar sonra John’un kız arkadaşının ikisinin arasına girişini izlemiştik. İkinci filmde olduğu gibi ilk filmde de Ted’i Seth MacFarlane seslendirirken, John rolünde Mark Wahlberg yer alıyor, ona Mila Kunis eşlik ediyordu.

Lone Survivor | 2013, Peter Berg

2013’ü en kaliteli savaş filmlerinden olan Lone Survivor, gerçek olayları konu alıyordu. Film Afganistan’daki, Taliban lideri Ahmad Şah’ı yakalamak ya da öldürmekle görevli dört kişilik bir askeri birliğin Haziran 2005’te verdiği yaşam mücadelesini anlatıyordu. Şiddetli ve ölümcül bu çatışma nefes kesen bir aksiyona dönüşüyor, film özellikle ses tasarımındaki başarısıyla dikkat çekiyordu. Lone Survivor’da Mark Wahlberg, Taylor Kitsch, Emile Hirsch ve Ben Foster ile rol almıştı.

Pain & Gain | 2013, Michael Bay

Michael Bay, onuncu filmi ile bir sürpriz yapmış ve tam da Transformers filmleri dışında film çekmeyi unuttuğunu düşündüğümüz sırada kendi ölçeğine göre minimalist sayılabilecek bir filmle gelmişti: Pain & Gain, Florida’da yaşanmış gerçek bir olaydan uyarlanan ve bu olayın anlatıldığı dergi makalelerine dayanan bir filmdi. Üç vücut geliştirici, daha fazla para kazanmak için zengin bir adamı kaçırıyor, işler kesinlikle planladıkları gibi gitmeyince birbiri ardına suçlar işliyorlardı. Mark Wahlberg, Dwayne Johnson ve Anthony Mackie’nin şaşırtıcı derecede iyi performansları ile karakterleri yakından tanıdığımız film, Michael Bay standartlarına göre sessiz ve sakin bir suç filmiydi.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Hemen “The Gambler”ı da not düşmek isterim, Mark Wahlberg’e çok yakışan sevdiği bir rol. İlginç de bir karakter ayrıca.