2004 yılında Berlin Film Festivali’nin büyük ödülü Altın Ayı’yı kazanan Gegen die Wand (Duvara Karşı)  filmi sayesinde geniş kitlelerce tanınan Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın, bugüne kadar birçok filme imza attı ve hemen hemen hepsinde kendi köklerinden, Türkiye’den, Türk geleneklerinden öğelere yer verdi. 

fatih akın filmleri - in the fade

Yönetmenin yeni filmi Der goldene Handschuh / The Golden Glove, Şubat 2019’da Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarışacak ve görücüye çıkacak. Dilerseniz onun öncesinde, yönetmen ve senarist kimliğiyle imza attığı tüm filmleriyle Fatih Akın sinemasını yakından tanıyalım.

En İyi Fatih Akın Filmleri

Aus dem Nichts / In the Fade | 2017

Altın Küre ödüllü Fatih Akın filmi Aus dem Nichts / In the Fade, her şeyden önce Diane Kruger‘in Cannes Film Festivali’nde ödüllendirilen kusursuz performansıyla dikkat çekiyor. Türk asıllı eşi ve oğulunu bir bombalı saldırıda kaybeden Katja, Alman adaletinin araştırması ve kararıyla tatmin olmayınca onların intikamını kendi başına almaya karar veriyor. Film, Altın Küre ve Critics’ Choice ödüllerine uzanmasına rağmen, dokuz filmlik kısa listeye kaldığı Oscar En İyi Yabancı Dilde Film kategorisinde aday olamamıştı.

IMDb Puanı: 7.1/10

 

Tschick / Goodbye Berlin | 2016

Hayat dolu bir yol ve büyüme hikayesi olan Tschick, ergenlik çağındaki iki çocuğun çaldıkları arabayla çıktıkları yolculuğu konu alıyor. Dostluk, güven, kendine güven ve aşk gibi birçok konuda hayat dersleri alan Maik ve Tschick’in yolculuğuna Alman kırsalının manzaraları eşlik ediyor.

IMDb Puanı: 7.0/10

 

The Cut | 2014

Fatih Akın filmi The Cut, bizi 100 yıl önceki tarihimize götürüyor ve Mardin’de yaşayan Ermeni bir aile ile tanıştırıyor. Ailenin babası, demirci Nazarat Manukyan’ın 1915 yılında bir gece Osmanlı askerleri tarafından ailesinden koparıldıktan yıllar sonra geri döndüğünde ne sevdiklerini ne de evini yerinde bulamadığından, film boyunca sürecek arayışı bizi onun peşinden Mezopotamya çöllerinden Havana’ya, hatta ABD’ye götürüyor, yolumuzu iyi ve kötü birçok karakterle kesiştiriyor. Bir babanın çocuklarını aramaktan vazgeçmeyişinin duygusal hikayesinde başrolü Fransız sinemasının ünlü oyuncusu Tahar Rahim üstleniyor.

IMDb Puanı: 6.3/10

 

Müll Im Garten Eden / Garbage in the Garden of Eden | 2012

Fatih Akın’ın Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul‘dan yedi yıl sonra gelen ikinci belgeseli  Cennetteki Çöplük, Karadeniz kıyısındaki Çamburnu kasabası halkının, devletin burayı bir çöplüğe çevirme kararına karşı çıkmasını konu alıyor.

IMDb Puanı: 6.5/10

İlginizi çekebilir: İzlemeniz Gereken 10 Çevreci Film

 

Soul Kitchen | 2009

Im Juli. ile beraber Fatih Akın’ın kendinizi en iyi hissettirecek filmi Soul Kitchen… Hamburg’da Yunan-Alman Zinos’un bir restoranı, başında ise tonla belası var: Kız arkadaşı kalbini kırmış ve Şanghay’a taşınmış. Zinos yemek pişiremiyor ve restoran arazisini satın almak isteyenler var. Abisi hapisten şartlı tahliye ile çıkmış, restoranın müdavimleri ise Zinos’un yeni işe aldığı şefin kaliteli yemeklerinden hoşlanmıyor. Her şeyin yoluna gireceğine emin olduğunuz, fakat nasıl sorusuna cevap veremediğiniz, izlemesi çok zevkli olan o filmlerden Soul Kitchen. Filmin başrollerinde Moritz Bleibtreu, Birol Ünel, Adam Bousdoukos, Anna Bederke, Uda Kier ve müzik var. Uğur Yücel’in filmdeki kısacık rolünün sizi kahkahalara boğacağı ise garanti.

IMDb Puanı: 7.3/10

 

New York, I Love You | 2008

Paris, je t’aime filminin başarısının ardından benzer bir kurgu ile (farklı yönetmenlerin farklı oyuncularla şehre dair farklı hikayeler anlatması) New York hakkında çekilen filmin içerisindeki kısa filmlerden biri de Fatih Akın imzası taşıyor. Uğur Yücel’in başrolünde oynadığı bu Fatih Akın kısa filmi, Chinatown hakkında ve Uzakdoğulu bir kadına ilk görüşte aşık olan bir ressama odaklanıyor. Yapımcıların ünlü bir Hollywood starını oynatması konusunda baskı yapmasına rağmen Fatih Akın’ın Uğur Yücel’de ısrarcı olması o dönem çokça konuşulmuştu.

IMDb Puanı:

 

Auf der Anderen Seite / The Edge of Heaven | 2007

Cannes Film Festivali’nden En İyi Senaryo ödülü ile dönen Auf der Anderen Seite (Yaşamın Kıyısında), Fatih Akın’ın Almanya’dan Türkiye’ye uzanan bir başka filmi… Birbirini tanımayan iki insanın kesişen hikayelerini anlatan filmin kahramanlarından biri babasının ölen kız arkadaşının kızı Aynur’u bulmak için Almanya’dan Türkiye’ye giden Nejat, diğeri ise aktivist hareketleri nedeniyle Almanya’dan sınırdışı edilen Ayten’in peşinden Türkiye’ye gelen kız arkadaşı Lotte. Filmde Nurgül Yeşilçay, Baki Davrak, Patrycia Ziolkowska, Nursel Köse, Tuncel Kurtiz ve Hanna Schygulla rol alıyor.

IMDb Puanı: 7.8/10

 

Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul | 2005

Yoğun bir 2004 yılının ardından Fatih Akın, 2005’te tamamen müziğe ve İstanbul’a adanmış bir belgesel ile karşımıza çıkmıştı. İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek, çokkültürlülüğünü ve Batı ile Doğu arasındaki hem fiziksel hem de mecazi köprü görevini müziğine de yansıtan İstanbul’un farklı köşelerinden birçok sanatçı ve grubu tanıtıyordu. Geleneksel Türk müziğinden hip-hop’a, pop’tan rock’a türler arasındaki yolculuğunuzda dinleyebileceğiniz sanatçılar arasında Mercan Dede, Selim Sesler, Ceza, Replikas, Duman, Baba Zula, Aynur, Orhan Gencebay, Sezen Aksu, Müzeyyen Senar gibi isimler var.

IMDb Puanı: 7.9/10

İlginizi çekebilir: En İyi Müzik Belgeselleri

 

Kebab Connection | 2004 (Yön: Anno Saul)

Fatih Akın’ı sadece yönetmen kimliğiyle değil, senarist kimliğiyle de seviyoruz. Hemen hemen tüm filmlerinin senaryosunu kendi yazan Akın, 2004 yılında Anno Saul’un yönettiği Kebab Connection’ın da senaryosuna imza atmıştı. Filmde, Hamburg’da yaşayan İbrahim Seçmez’in (İbo) bir kung-fu filmi çekme hayalleri kuruyor, kebapçı amcası ona reklam filmleri çektirerek yeğenini destekliuyor ve fakat kız arkadaşının planlanmayan hamileliği ile işlerin karıştırıyor.

IMDb Puanı: 6.7/10

 

Gegen die Wand / Head-On | 2004

Fatih Akın’ın en çok bilinen, en çok sevilen, en çok tanınan filmi… Birol Ünel ve Sibel Kekilli’nin başrollerini paylaştığı, kadrosunda Güven Kıraç ve Meltem Cumbul gibi oyuncuların da yer aldığı Gegen die Wand (Duvara Karşı), Türkiye ile tüm bağlarını koparmış alkolik Cahit’in, ailesinin baskısı nedeniyle intihara kalkışan Sibel’i tanımasıyla başlıyor. Sibel, ailesinin baskısından kurtulmak için Cahit’ten onunla evlenmesini istiyor ve ona ilişkilerinin yalnızca bir ev arkadaşı ilişkisi olarak kalacağına dair söz veriyor. Bir kadın ve bir erkeğin dayanışma ile başlayan ve aynı evi paylaşarak devam eden ilişkisi sonunda Türkiye’ye kadar uzanıyor. Duvara Karşı, sadece Sezen Aksu’nun Yine mi Çiçek şarkısının eşlik ettiği o muhteşem sofra kurma sahnesi için bile izlenmeli.

IMDb Puanı: 8.0/10

 

Solino | 2002

1960’larda İtalya’nın Solino kasabasından Almanya’nın Ruhr bölgesindeki Duisburg’a göç ederek bir pizza restoranı açan İtalyan ailenin hikayesini anlatıyor film. İki çocuğun hayalleri, İtalya’ya olan özlemi, Almanya’ya alışmaları, ailenin iki oğlunun aynı kıza aşık olması, küçük kardeş Gigi’nin annesiyle beraber Solino’ya geri dönmesi… Yıllar geçerken dramı eksik olmayan bu ailenin yaşadıklarını yetişkinliklerinde bir kez daha karşı karşıya gelen ve eski günleri hatırlyana iki kardeş aracılığıyla izliyor, bu sırada muhteşem müziklerle kendimizi iyi hissediyoruz.

IMDb Puanı: 7.4/10

 

Im Juli. / In July | 2000

Daha önce Yaz Keyfi İçin İzleyebileceğiniz 10 Film listemizde de yer verdiğimiz Im Juli, Hamburglu Daniel’ın bitpazarından satın aldığı bir yüzük ve bir kehanetin peşinden arabayla Avrupa’yı kat edip İstanbul’a ulaşmaya çalışmasını konu alıyor. Hem sürükleyici bir yol filmi, hem romantik ve esprili bir komedi olan filmde Alman sinemasının sevilen oyuncusu Moritz Bleibtreu rol alıyor. Yaz sizin için aşk, yolculuk ya da her ikisi birden demekse, Im Juli. sizin filminiz.

IMDb Puanı: 7.8/10

 

Kurz und Schmerzlos / Short Sharp Shock | 1998

Fatih Akın’ın ilk filmi Kısa ve Acısız, Hamburg’daki üç göçmenin, Türk Gabriel, Yunan Costa ve Sırp Bobby’nin dostluğunu ve ilişkilerini konu alıyor. Hapisten yeni çıkan Gabriel suç dünyasından uzaklaşmak istemekte ve Türkiye’ye dönme hayalleri kurmaktayken, en yakın iki arkadaşı Arnavut bir organize suç örgütüne girebilmek için bazı görevleri yerine getirmeye çalışıyorlar. Kurz und Schmerzlos’u, hayallerin suç dünyasıyla, dostların birbiriyle karşı karşıya geldiği başarılı bir ilk-film olarak hatırlıyoruz.

IMDb Puanı: 7.4/10

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

FAVORİ YAZILAR