Türkiye ile ne kendi bağlarını ne de sinemasının bağlarını koparan ve Alman sinemasının önemli yönetmenleri arasında sayılabilecek Fatih Akın, tartışma yaratan son filmi “The Cut” (Kesik) ile bu hafta vizyona konuk oluyor. Bunu fırsat bilerek, yönetmenin filmografisini mercek altına aldık:

fatih akin filmleri - the cut

Fatih Akın’ın yeni filmi “The Cut”, bizi 100 yıl önceki tarihimize götürecek ve Mardin’de yaşayan Ermeni bir aile ile tanıştıracak. Ailenin babası, demirci Nazarat Manukyan’ın 1915 yılında bir gece Osmanlı askerleri tarafından ailesinden koparıldıktan yıllar sonra geri döndüğünde ne sevdiklerini ne de evini yerinde bulamadığından, film boyunca sürecek arayışı bizi onun peşinden Mezopotamya çöllerinden Havana’ya, hatta ABD’ye götürecek, bizi iyi ve kötü birçok karakterle tanıştıracak. Bir babanın çocuklarını aramaktan vazgeçmeyişinin duygusal hikayesinde başrolü Fransız sinemasının ünlü oyuncusu Tahar Rahim üstleniyor.

fatih akin filmleri - the cut

2004 yılında Berlin Film Festivali’nin büyük ödülü Altın Ayı’yı kazanan “Gegen die Wand” (Duvara Karşı)  filmi sayesinde geniş kitlelerce tanınan Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın, bugüne kadar birçok filme imza attı ve hemen hemen hepsinde kendi köklerinden, Türkiye’den, Türk geleneklerinden öğelere yer verdi. “The Cut”ı izlemeden önce, Fatih Akın filmlerini hatırlamak istedik.

***

En İyi Fatih Akın Filmleri

Kurz und Schmerzlos | 1998

Fatih Akın’ın ilk filmi “Kısa ve Acısız”, Hamburg’daki üç göçmenin, Türk Gabriel, Yunan Costa ve Sırp Bobby’nin dostluğunu ve ilişkilerini konu alıyor. Hapisten yeni çıkan Gabriel suç dünyasından uzaklaşmak istemekte ve Türkiye’ye dönme hayalleri kurmaktayken, en yakın iki arkadaşı Arnavut bir organize suç örgütüne girebilmek için bazı görevleri yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Kurz und schmerzlos’u, hayallerin suç dünyasıyla, dostların birbiriyle karşı karşıya geldiği başarılı bir ilk-film olarak hatırlıyoruz.

Im Juli. | 2000

Daha önce “Yaz Keyfi İçin İzleyebileceğiniz 10 Film” listemizde de yer verdiğimiz Im Juli, Hamburglu Daniel’ın bitpazarından satın aldığı bir yüzük ve bir kehanetin peşinden arabayla Avrupa’yı kat edip İstanbul’a ulaşmaya çalışmasını konu alıyor. Hem sürükleyici bir yol filmi, hem romantik ve esprili bir komedi olan filmde Alman sinemasının sevilen oyuncusu Moritz Bleibtreu rol alıyor. Yaz sizin için aşk, yolculuk ya da her ikisi birden demekse, “Im Juli.” sizin filminiz.

Solino | 2002

1960’larda İtalya’nın Solino kasabasından Almanya’nın Ruhr bölgesindeki Duisburg’a göç ederek bir pizza restoranı açan İtalyan ailenin hikayesini anlatıyor film. İki çocuğun hayalleri, İtalya’ya olan özlemi, Almanya’ya alışmaları, ailenin iki oğlunun aynı kıza aşık olması, küçük kardeş Gigi’nin annesiyle beraber Solino’ya geri dönmesi… Yıllar geçerken dramı eksik olmayan bu ailenin yaşadıklarını yetişkinliklerinde bir kez daha karşı karşıya gelen ve eski günleri hatırlyana iki kardeş aracılığıyla izliyor, bu sırada muhteşem müziklerle kendimizi iyi hissediyoruz.

Gegen die Wand | 2004

Fatih Akın’ın en çok bilinen, en çok sevilen, en çok tanınan filmi… Birol Ünel ve Sibel Kekilli’nin başrollerini paylaştığı, kadrosunda Güven Kıraç ve Meltem Cumbul gibi oyuncuların da yer aldığı Gegen die Wand (Duvara Karşı), Türkiye ile tüm bağlarını koparmış alkolik Cahit’in, ailesinin baskısı nedeniyle intihara kalkışan Sibel ile tanışması ile başlıyor. Sibel, ailesinin baskısından kurtulmak için Cahit’ten onunla evlenmesini istiyor ve ona ilişkilerinin yalnızca bir ev arkadaşı ilişkisi olarak kalacağına dair söz veriyor. Bir kadın ve bir erkeğin dayanışma ile başlayan ve aynı evi paylaşarak devam eden ilişkisi sonunda Türkiye’ye kadar uzanıyor. Duvara Karşı, sadece Sezen Aksu’nun “Yine mi Çiçek” şarkısının eşlik ettiği o muhteşem sofra kurma sahnesi için bile izlenmeli.

Kebab Connection | 2004 (Yön: Anno Saul)

Fatih Akın’ı sadece yönetmen kimliğiyle değil, senarist kimliğiyle de seviyoruz. Hemen hemen tüm filmlerinin senaryosunu kendi yazan Akın, 2004 yılında Anno Saul’un yönettiği “Kebab Connection”ın da senaryosuna imza atmıştı. Hamburg’da yaşayan İbrahim Seçmez’in (İbo) bir kung-fu filmi çekme hayalleri, kebapçı amcasının reklam filmlerini çektirerek yeğenini desteklemesi ve fakat kız arkadaşının planlanmayan hamileliği ile işlerin karışması…

Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul | 2005

Yoğun bir 2004 yılının ardından Fatih Akın, 2005’te tamamen müziğe ve İstanbul’a adanmış bir belgesel ile karşımıza çıkmıştı. İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek, çokkültürlülüğünü ve Batı ile Doğu arasındaki hem fiziksel hem de mecazi köprü görevini müziğine de yansıtan İstanbul’un birçok köşesinden birçok sanatçı ve grubu tanıtıyordu. Geleneksel Türk müziğinden, hip-hop’a, pop’tan rock’a türler arasındaki yolculuğunuzda dinleyebileceğiniz sanatçılar arasında Mercan Dede, Selim Sesler, Ceza, Replikas, Duman, Baba Zula, Aynur, Orhan Gencebay, Sezen Aksu, Müzeyyen Senar gibi isimler var.

Auf der Anderen Seite | 2007

Cannes Film Festivali’nden En İyi Senaryo ödülü ile dönen Auf der Anderen Seite (Yaşamın Kıyısında), Fatih Akın’ın Almanya’dan Türkiye’ye uzanan bir başka filmi… Birbirini tanımayan iki insanın kesişen hikayelerini anlatan filmin kahramanlarından biri babasının ölen kız arkadaşının kızı Aynur’u bulmak için Almanya’dan Türkiye’ye giden Nejat, diğeri ise aktivist hareketleri nedeniyle Almanya’dan sınırdışı edilen Ayten’in peşinden Türkiye’ye gelen kız arkadaşı Lotte. Filmde Nurgül Yeşilçay, Baki Davrak, Patrycia Ziolkowska, Nursel Köse, Tuncel Kurtiz ve Hanna Schygulla rol alıyor.

New York, I Love You | 2008

Paris, je t’aime filminin başarısının ardından benzer bir kurgu ile (farklı yönetmenlerin farklı oyuncularla şehre dair farklı hikayeler anlatması) New York hakkında çekilen filmin içerisindeki kısa filmlerden biri de Fatih Akın imzası taşıyordu. Uğur Yücel’in başrolünde oynadığı bu bölüm Chinatown hakkındaydı ve Uzakdoğulu bir kadına ilk görüşte aşık olan bir ressama odaklanıyordu. Yapımcıların ünlü bir Hollywood starını oynatması konusunda baskı yapmasına rağmen Fatih Akın’ın Uğur Yücel’de ısrarcı olması o dönem çokça konuşulmuştu.

Soul Kitchen | 2009

Im Juli ile beraber Fatih Akın’ın kendinizi en iyi hissettirecek filmi Soul Kitchen… Hamburg’da Yunan-Alman Zinos’un bir restoranı, başında ise tonla belası vardır. Kız arkadaşı kalbini kırmış ve Şanghay’a taşınmıştır, Zinos yemek pişirememektedir, restoran arazisini satın almak isteyenler vardır, abisi hapisten şartlı tahliye ile çıkmıştır, restoranın müdavimleri ise Zinos’un yeni işe aldığı şefin kaliteli yemeklerinden hoşlanmamaktadır… Her şeyin yoluna gireceğine emin olduğunuz, fakat nasıl sorusuna cevap veremediğiniz, izlemesi çok zevkli olan o filmlerden Soul Kitchen. Filmin başrollerinde Moritz Bleibtreu, Birol Ünel, Adam Bousdoukos, Anna Bederke, Uda Kier ve müzik var. Uğur Yücel’in filmdeki kısacık rolünün sizi kahkahalara boğacağı ise garanti.

Der Müll Im Garten Eden | 2012

Fatih Akın’ın The Cut’tan önceki son filmi, bir belgeseldi. Geçtiğimiz yıl Filmekimi programından hatırlayabileceğiniz “Cennetteki Çöplük”, Karadeniz kıyısındaki Çamburnu kasabası halkının, devletin burayı bir çöplüğe çevirme kararına karşı çıkmasını konu alıyordu.

 

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN