Modern ve geleneksele farklı bir boyuttan değinen sıra dışı bir yapım: Hungry Hearts

Hungry Hearts (1)

Bu hafta vizyona giren filmler arasında sıra dışı olarak nitelendirebileceğimiz Hungry Hearts (Aç Kalpler) İstanbul Film Festivali kapsamında da bir kısım izleyiciye sunulmuş, romantik tatta bir gerilim filmi. Tesadüf eseri tanışan bir kadın ve bir erkeğin, ilişkilerini evliliğe taşıması ve çocuk sahibi olmasıyla gelişen yapım, geri kalan uzun süre boyunca ikili arasındaki farklılıkların çocuğa ve çocuk yetiştirmeye yansıyan rekabete dönüşmesini anlatıyor.

Hungry Hearts (2)

İtalyan kökenli ve İtalyan kültürü içinde yetişmiş biri olarak Mina, annesiz büyümüş olmanın da verdiği etkiyle fazlasıyla korumacı davranan, dış dünyaya kesinlikle güvenmeyen ve bebeğini nasıl yetiştirmesi gerektiği konusunda içgüdülerini dinleyen bir karakter. İtalyan kültüründe önemli bir yeri olan büyükanne figürünün yoksunluğu ve doğayla daha yakın geçen yetişme evresinin Amerika’da mümkün olmaması nedeniyle Mina elindeki tüm imkanları kullanarak çocuğunu sanayi ve teknoloji ürünlerinden uzakta, izole yetiştirmeye çabalıyor. Elinden geldiğince doğal besinlerle, oldukça hijyenik ve titiz koşullarda çocuğunu büyütmeye çalışan Mina’nın karşısında ise Jude duruyor. Amerika’da doğup büyümüş olan ve biraz da Texas kültüründen gelme olan Jude yetiştirilme tarzının yanı sıra mesleğinin de etkisiyle bugünün dünyasına daha iyi adapte olmuş, bugünkü imkanları tanrının lütfü olarak gören bir karakter. Mina’nın aksine çocuk yetiştirmek için içgüdülere değil doktorlara güvenen Jude annesinden uzaklaştırabildiği her vakitte kendi bildiği yoldan gitmeye, çocuğunu bir anlamda da kaçırmaya çalışıyor.

Hungry Hearts (11)

İki farklı kültürü en uç noktalardan ele alan, evliliğin ve aşkın bir başka bireyin oluşumuyla pek de alakalı olmadığını gösteren, modernin fiziksel gelenekselin ise mental gelişime verdiği önemi vurgulayan film, ağır temposuna gelgitlerine karşın Victoria kadar olmasa da yine de özel ve sıra dışı bir yapım. Bir çift üzerinden hem modern-geleneksel çatışmasına değinen, hem evliliğin ve aşkın sorunlarına dokunan hem de abartılarla (tarafını belli etse de) objektifliğini korumaya çabalayan bir film dikkatle izlenmesi gereken biraz ağır bir tercih.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?