Havaların da güzelleşmesiyle, kendimi dışarılara atma isteğim arttı ve İstanbul’da açık havada, keyifli zaman geçirmek için alternatif alan arayışım resmen başladı. Kendimi şöyle düşünürken buldum: Yurt dışına gittiğimde yapmadan dönmediğim şeyler arasında o yerin güzel parklarında zaman geçirmek yer alıyor. New York’ta Central Park, Londra’da Hyde Park… Halbuki İstanbul da yeşillikler içinde, insana huzur veren parklarla dolu! Yalnızca bu denli göz önünde değiller, çünkü onları doyasıya kullanmıyoruz. Ben bu baharı fırsat buldukça çimlere yalın ayak basarak, sevdiklerimle piknik yapıp güzel sohbetler ederek ve bolca “Oh!” diyerek geçirmeye karar verdim, sizi de beklerim!

Benim gibi, gününü temiz hava ve yeşilin tonlarıyla doldurmak isteyenler için, İstanbul’un en güzel parkları listemi paylaşıyorum:

İstanbul’un En Güzel Parkları

Bebek Parkı

 

View this post on Instagram

 

A post shared by cenk.kurugol (@cenk.kurugol8) on

Özellikle hafta sonları, kalabalığının getirdiği canlılıkla dolup taşan Bebek Parkı, birçoğumuz için uzun ve güzel yürüyüşlerin olmazsa olmaz duraklarından. Sabahın erken saatlerindeki sessizliğin ayrı, öğle saatlerine doğru oluşan cıvıl cıvıl atmosferinin ayrı keyifli olduğu park, herkes için ideal bir alternatif niteliğinde. İster çocuğunuz oyun parkında oynarken siz karşıdaki banklarda onu izleyebilir, ister Cup of Joy’dan kahvenizi kapıp yalnızca denizi seyredalabilir, isterseniz de köpeğinizle birlikte gelebilir, o parkın geniş çim alanlarında neşeyle koştururken siz huzurla kitap okuyabilirsiniz. PT’si olanlara ayrıca bir önerim var, kendisine antrenmanı Bebek Parkı’nda yapmayı teklif edebilir, denize karşı spor yapmanın tadını çıkarabilirsiniz.

Kuruçeşme Parkı

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Seda Çağlar (@sedasoon) on

Kuruçeşme Parkı, Bebek’in biraz gerisinde kalan ve özellikle sessiz sakin oluşuyla öne çıkan bir park. Kendiyle baş başa kalmak isteyenler, etrafta herhangi başka bir ses olmadan denize karşı keyif yapmak isteyenler için biçilmiş kaftan olduğunu söyleyebilirim. Kuruçeşme Parkı’nın hemen karşısında bir otopark bulunuyor, evden yoga matınız ve diğer aksesuarlarınızla çıkıp, arabanızı da bıraktıktan sonra çimlerin üstüne kurulmak ve sabahın erken saatlerinde güne denize karşı yoga yaparak başlamak güzel bir seçenek olabilir.

Maçka Parkı

 

View this post on Instagram

 

A post shared by coincidence beauty (@coincidence.beauty) on

Avrupa Yakası’nda oturanlar için bir başka güzel opsiyon da tabii ki Maçka Parkı. Her köşede sevdiği atıştırmalıkları almış, keyif yapan insanlar göreceğiniz bu parkın içinden pozitiflik taşıyor adeta. Köpekler özgürce koşturuyor, kimi yeşilliklerin içinde kitap okuyor, kimi arkadaşlarıyla gülüp eğleniyor, frizbi oynuyor, kimi müzik dinliyor, kimi de kuş sesleri eşliğinde meditasyon yapıyor. Bana sorarsanız, arayın sevdiklerinizi, kapın piknik çantanızı, serin pötikareli örtülerinizi ve yayılın çimlere!

Sanatçılar Parkı

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Yağız Zaimoğlu (@yagizamcan) on

Etiler’de yer alan Sanatçılar Parkı, içerisindeki uzun yürüyüş yoluyla gün içinde kendine güzel bir spor zamanı ayırmak isteyenler için ideal. Yeşilliklerin içerisinde, sessiz ve sakin bir park olan Sanatçılar Parkı’nda dönem dönem çeşitli festivaller de düzenleniyor. Etiler metro durağına yürüme mesafesinde olan parkı ister yürüyüş, ister kitap okuma keyfi, ister yoga yapmak, isterseniz de güneşlenmek için rahatlıkla tercih edebilirsiniz.

Caddebostan ve Moda Parkları

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Gözde’ye özgü 🍒🍀 (@gozdeeeden) on

Caddebostan ve Moda parkları, piknik deyince belki de ilk aklımıza gelen alanlar arasında. Açık hava, kuş sesleri, karşınızda deniz, etraf gülen insanlarla dolu. Daha ne isteriz ki? Park içerisinde kullanabileceğiniz basketbol ve tenis sahaları da yer alıyor. Kapın şarabınızı, piknik sepetinize doldurun atıştırmalıkları, fikrimce Anadolu Yakası’nın en yeşil, en keyifli alanlarından biri olan Caddebostan ve Moda parklarına düşürün yolunuzu. Hafif bir müzik ve sevdiklerinizin eğlenceli muhabbetiyle değmesinler keyfinize!

Fenerbahçe Parkı

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Zeynep Yesim Gezgin (@yesimgezgin) on

Adını üzerinde bulunduğu yarımadanın ucunda bulunan deniz fenerinden alan, Kalamış Yat Limanı’nın hemen yanındaki Fenerbahçe Parkı, şehir içinde rahatça nefes alabileceğiniz, İstanbul’un yeşil parklardan. Doğaya karışmak, ağaçların ve çiçeklerin arasında biraz zaman geçirmek isterseniz, her mevsim ayrı güzelliği olan Fenerbahçe Parkı’nı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, bu sene 30 Haziran saat 18:00’da gerçekleştirilecek olan, yeşilin caz ile birleştiği İstanbul Caz Festivali’nin “Parklarda Caz” etkinliği her sene burada yapılıyor, artık bir gelenek haline gelmiş diyebilirim.

Yoğurtçu Parkı

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Taylan Yetik (@taylanyetik) on

Son olarak, Kadıköy’de yer alan bir başka huzur noktası, Yoğurtçu Parkı’ndan bahsetmek istiyorum. Kadıköy sokaklarını keşfe çıktığınız güzel bir günün ardından biraz soluklanmak için kendinizi çimlere atabilir, açsanız parkın hemen karşısında yer alan Brekkie Moda‘da leziz bir kruvasan şöleni deneyimleyebilirsiniz.

Yeşillik alanlardan bahsetmişken, lale mevsiminin de gelmesiyle ayrı bir renklenen, tarihi köşklerinde gezintiler yapabileceğiniz Emirgan Korusu’nu ve etkileyici Topkapı manzarası ile Gülhane Parkı’nu atlamak olmaz. Gelin, şehrin yeşil alanlarını hep birlikte canlandıralım; yaptığımız yaratıcı aktivitelerle, sporumuzla, şarap keyiflerimizle ve kahkahalarımızla parklarımızın renklerine renk katalım!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN