4 Mayıs – 4 Haziran tarihleri arasında, Güneydoğu Anadolu’nun muhteşem kenti Mardin’i ziyaret etmek için çok iyi bir bahaneniz var: 4. Uluslararası Mardin Bienali başladı!

Fotoğraf: Hilal Atay

Sarı ve kahverengi tonlarının hakim olduğu, taş yapıları ve dar sokaklarıyla sizi ilk gördüğünüz fotoğrafıyla Türkiye’nin diğer ucuna çağıran bir şehir Mardin. Onunla buluştuğunuzda nasıl tanımlayacağınızı, nasıl anlatacağınızı şaşırıyor, karşılaştığınız sürprizlerle mest oluyorsunuz. Örneğin Rana Kelleci, theMagger’daki bir yazısında Mardin’in hiç beklemediğiniz bir yerde merdivenlerle alıp sizi çok farklı bir hayat olasılığının içine sokan bir şehir olduğunu, buraya büyülü bir şehirden çok gizemli bir şehir tabirini yakıştırdığını söylüyor. İşte bugünlerde, sizin de görmekte geç kaldığınız ya da bir an önce tekrar ziyaret etmek istediğiniz o şehre gitmek ve kendi cümlelerinizi kurmak için iyi bir bahaneniz var. Mardin Bienali, bu yıl dördüncü kez düzenleniyor.

 

Bienal Üst Başlığı: Sözden Öte

Mardin’in dünyada eşi benzeri bulunmayan coğrafi, tarihi ve kültürel harmanını sanat gündemine taşıyan Mardin Bienali‘nin ilki Haziran 2010‘da gerçekleşmişti. Sanatçılar, akademisyenler, öğrenciler ve kültür toplulukları şehri hareketlendirmiş, paylaşımlarda bulunmuş ve büyük şehirlerin dışına taşan bir sanat etkinliğinin mümkün olabileceğini göstermişti. Dördüncü yılında Mardin Bienali, “Sözden Öte” üst başlığı ve “Sonsuz Bakış“, “Beden Dili” ile “Sınırlar ve Eşikler” alt başlıklarıyla yola çıkmış. Birbirini etkileyen, içeren ve genişleten mekanizmalar şeklinde oluşturulmuş bu temala, sanat dilinin “sözün ötesinde” çok çeşitli yollarla anlam kazandığını hatırlatıyor. “Sözden Öte”, bakışların, bedenlerin ve mekanların diliyle yaratılan çeşitli ifade biçimlerine yer veriyor ve sanatçılar bunları görünür kılıyor, bunlara dair farkındalık yaratıyorlar. Küratörler, izleyicileri bir kez daha ifadelerin sanata dönüştüğü, sözün ötesindeki yerde buluşmaya davet ediyor.

 

Fotoğraf: mardinegidiyorum.com

 

4. Mardin Bienali Sanatçıları

Mardin Bienali’nde bu yıl Türkiye’nin farklı bölgelerin yanı sıra ABD, Almanya, Bulgaristan, Burma, Gürcistan, İngiltere, İran, İrlanda, İsrail, Kanada, Küba, Mısır, Sırbistan, Yunanistan’dan, toplam 50 sanatçı yer alıyor. Geçtiğimiz yıl kapsamlı bir sergide dünyasına konuk olduğumuz CANAN‘dan hiperrealist eserleriyle dikkat çeken Taner Ceylan‘a, Bilge Alkor‘dan Huo Rf‘e , İpek Düben‘den Cengiz Tekin‘e yakından takip ettiğimiz birçok isim bunlar arasında…

 

4. Mardin Bienali Mekanları

Bienali gezerken, Mardin’in kültürel mirasının önemli duraklarının birçoğunu görme fırsatı bulabilirsiniz. Önerileren rotayı takip edecek olursanız, ziyaretinize Mor Efrem Manastırı‘ndan başlıyorsunuz. Burası Süryani Katolik cemaatine ait bir manastır ve Mardin’de Süryani kültüründen miras kalan birçok yapıdan biri. Rotanın sonraki durakları, 1895 yılında Süryani Katolik Patrikhanesi olarak yaptırılan, yani günümüzün Mardin Müzesi ve 1860 yılından kalan Meryem Ana Kilisesi de öyle. Sokul Bakar (İnekler Çarşısı) içinde bulunan Yıldız Hamamı ve I. Dünya Savaşı sırasındaki ittifak sırasında Alman Karargahı olarak kullanılan İskender Atamyan Konağı, rotanın Osmanlı döneminden kalan mekanları. Mardin’in dar sokaklarından yürümeye devam ederek Revaklı Çarşı ve çarşının içindeki Marangozlar Kahvesi‘nde daha fazla eser görebilir, bu sırada tarihi kenti, zanaatını, lezzetlerini ve kültürünü evinize taşımak için çarşılardan alışveriş de yapabilirsiniz. Mardin Bienali rotasında yer alan son iki mekan ise Mardin Sinema Derneği ile bienalin sanatçılarından Ferhat Salman‘ın (d.1992) atölyesi.

 

Mardin’i Ziyaret Etmişken…

_Seyahat tarihlerinize denk gelen bienal etkinliklerine göz atmayı unutmayın: Aydın Teker‘den “Toprak Ana ve Ayaklarımız” başlıklı kadınlar için hareket atölyesi (7-8 Mayıs), mezopArt‘ın performans gösterisi (12 Mayıs), Fırat Arapoğlu‘nun sanat sosyolojisi üzerine konuşması (20 Mayıs), Inez Piso‘nun “Sessiz Sınırlar” atölyesi (1 Haziran) bunlardan bazıları.

_Geride kalan sezonun etkileyici sergilerinden, Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyaret ettiğimiz Ai Weiwei: Porselene Dair sergisinden bir seçki, bienal süresince Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi içinde yer alan Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde yer alacak. Dünyaca ünlü sanatçı Ai Weiwei’nin, Çin ve Türk kültürlerinin ortak paydalarından porselen etrafında şekillenen eserlerinden oluşan bu sergiyi kaçırdıysanız bienalde bir durağınız daha olacağı kesin.

Fotoğraf: Rana Kelleci

_Kültür ve sanatla doyan ruhunuz bir yana, karnınızı da iyice doyurmak için Cercis Murat Konağı‘na ya da Bağdadi‘ye uğramayı; Dara ayranı ve Dibek kahvesi yudumlamayı ve Mardin şaraplarından tatmayı da unutmayın.

_Seyahatinizi biraz uzatarak Mardin çevresini ve Güneydoğu Anadolu’nun diğer coğrafi, tarihi ve kültürel güzelliklerini keşfedebilirsiniz. Hasankeyf, Midyat, Dara ve Mardin çevresinden notlar için Begüm Güneri’nin bu yazısına göz atabilirsiniz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?