Umarım herkes bana katılıyordur; son senelerde İtalya’nın birçok şehrini gezme fırsatı buldum ve son kararım şu: İtalya’nın her şehri birbirinden güzel ve özel. Sevgili eşim Tuna’yla geçen hafta rotamızda Milano vardı. Aralık ortasında yaptığımız Floransa-Venedik tatilinin son gününü Milano’ya ayırmıştık ve bir gün bize yetmemişti. Geçen haftalarda aldığımız hızlı bir kararla tekrar Milano’ya uçtuk. Seyahatimiz inanılmaz keyifliydi, neler yaptık ve tabi ki nerelerde yedik; hızlıca anlatmak istiyorum!

Sizlere keyifli Milano yeme-içme rehberimle baş başa bırakmadan önce, kısaca Milano’da kaldığımız otelden bahsetmek istiyorum. Hotel Cavour, benim fikrimce inanılmaz doğru bir noktada konumlanmış. Milano’ya ilk giden herkes Duomo’ya en yakın otelde kalmak ister; ama siz siz olun, seyahatinizde Duomo’nun biraz dışında, Corso Como ve Brera bölgelerine rahatça ulaşmak istiyorsanız Armani Hotel’in olduğu bölgenin biraz daha kuzeyinde kalın.

Milano’da ne yenir, ne içilir diye merak ediyorsanız; seyahatimden leziz notlar karşınızda!

Milano’da Yeme-İçme

Da Vic

Konaklamadan sonra gelelim, akşam yemeklerimize… Milano’da ayaklarımızı yerden kesen ilk mekan kesinlikle Da Vic oldu. Da Vic, Milano’nun merkezine uzak bir bölgede, o yüzden taksiyle gitmeniz gerekiyor. Ama biraz uzağa gitmenize kesinlikle değiyor. Burası, şık ve küçük bir mekan. Fiyatları normalin daha yukarısında ama her yemeği inanılmaz lezzetli. Da Vic’e gidince şarabınızı açın; kremalı spaghettisini ve et olarak da chateaubriand’ını yemeyi unutmayın. Da Vic’in tüm yemeklerine 10 üzerinden 10 puan veriyorum!

Da Vic Adres: Via Gaetano Previati, 21, Milano

davic.it/en

Botinero

 

View this post on Instagram

 

A post shared by N A E M I L. H O R V A T H (@naemileahorvath) on

Milano’nun en tatlı bölgelerinden Brera’da bulunan bu mekanı iki ünlü futbolcu açmış! Tabii, ben bu konulara çok uzağım diye Tuna bana bu kişilerin kim olduğunu uzun uzun anlattı :) Javier Zanetti, Inter’in efsane futbolcularındanmış. İşi yemek olmayan birinin bu kadar güzel ve kaliteli mekan açması beni çok etkiledi. Botinero‘nun girişi ünlü futbolcuların kramponlarından oluşan bir sergi alanı gibi. Gayet şık olan restoranın duvarları çerçeve içine alınmış formalardan oluşuyor. Bu dekor, mekana çok sempatik bir hava katıyor.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Botinero Restaurant N’ Lounge (@botinero_milano) on

Botinero’ya gidiyorsanız, tek yapmanız gereken güzel bir et yemek! Çünkü etleri gerçekten muhteşem, bunu kesinlikle not alın. Biz “Fiorentina Steak” söyledik ve yaklaşık bir kilo gelen eti afiyetle yedik. Of, tekrar canım çekti! Onun dışında ortaya da makarna istedik; makarnanın detayını pek hatırlamıyorum, tek hatırladığım iki saniyede bitirdiğim! Siz gidince kendinize fresh pasta’lardan mutlaka bir tane söyleyin.

Botinero Adres: Via San Marco, 3 Milano

botinero.com/

Plantina

Şimdi sıra geldi hayatımda en sevdiğim yemek olan makarnanın gerçek adresine! Milano’nun biraz kuzeyinde bulunan bu mekan, farklı çeşitlerde taze makarnalar sunuyor müşterilerine. Ana yemek olarak tartar çeşitlerinin olduğu menüde, gözüm hep yukarıdaki Pasta Menu’sündeydi. Platina’daki spaghetti’lerin hepsi çok lezzetli; biz Tuna’yla bireysel birer spaghetti aldık, ortaya ise ricottalı ravioli istedik. Hayatımın ravioli’sini yemiş olabilirim! Size en önemli tavsiyem buraya aç gidin, çünkü vücudunuza bol bol karbonhidrat yükleyeceksiniz :)

Plantina Adres: Via Lecco, 18 Milano

platinapasta.it/

Gelateria Le Colonne

 

View this post on Instagram

 

A post shared by FoodOutlets 4.0 (@foodoutlets) on

Dikkat, bu öneriyle size biraz kilo aldırıyorum :) Milano’nun alternatif ve mutlaka gitmeniz gereken bölgesi Ticinese’de bulunan Gelateria Le Colonne‘de muhteşem bir nutellalı krep yemeye hazır olun. O kadar güzel ki her gittiğimizde iki kişi üçer tane yiyoruz. Burayı not almayı unutmayın ve gidince benim için de yiyin lütfen!

Gelateria Le Colonne Adres: Corso di Porta Ticinese, 75, Milano

crepesfamose.it/

Mag Cafe

 

View this post on Instagram

 

A post shared by MAGcafe (@magcafe) on

Kreplerimizi yedikten sonra Ticinese’nin azıcık daha güneyine, limanın olduğu bölgeye gittik. Ticinese’de nehrin kenarında birçok pub var; Milano gençliği oturup biralarını, şaraplarını içip uzun uzun muhabbete dalıyorlar. Biz bu pub’ların arasından sevgili Beril’in tavsiyesiyle Mag Cafe’yi seçtik. Mag’in kokteylleri çok lezzetli ve ortamı çok keyifli.

magcafemilano.myadj.it/

Mag Cafe: Ripa di Porta Ticinese, 43, Milano

Como

Milano’ya gittiğiniz zaman Centrale’den trenle tam 36 dakika süren Como’ya gitmelisiniz; özellikle hava güzelse! Ben önceki Milano ziyaretlerimde bir türlü Como’ya gidemiştim. Bu sefer Como turumuzu yaptık, havanın da güzel olmasıyla çok keyifli bir gün geçirdik. Como’nun merkezine ulaştığınızda orada durmayıp, ara sokaklara girmeyi unutmayın. Sizi çok tatlı meydanlar, butikler ve cafeler bekliyor olacak!

Mystic Burger

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Eat well, travel often 🌍🍴 (@worldinabackpack) on

Como’da keşfettiğimiz cool bir mekan olan Mystic Burger‘e mutlaka uğramalısınız. Via Diaz’da bulunan mekanın içerisi gerçekten çok sempatik. Craft bira eşliğinde, güleryüzlü garsonlarıyla keyifli bir öğle yemeği yiyorsunuz. Mystic’te yediğimiz gurme burger, günümüze neşe kattı diyebilirim!

Mystic Burger Adres: Via Armando Diaz, 78, Como

https://www.mysticburger.it/

Bizim Milano tatilimiz böyle geçti. Anlayacağınız kadarıyla bol bol yemek yedik, şarap ve bira içtik, gezdik, birazcık da alışveriş yaptık. Yukarıdaki tavsiyelerime ek olarak birkaç daha notum var aşağıda.

_Corso Como‘ya bir akşam gidip bira içmeyi unutmayın.

_Brera‘da butikleri gezin, alışveriş yapın.

_Havanın güzel olduğu bir günde Duomo’nun yanındaki La Rinascente‘nin rooftop’unda şarabınızı yudumlayın.

_Vaktiniz olursa, Como’nun yakınındaki köylere gidin. En çok tavsiye edileni merkezden motorla bir saatte gidebileceğiniz Bellagio Köyü.

Herkese sevgiler!

İlginizi çekebilir: Signorinarchitetto’dan “Eski Bir Milanesi’den Mini Milano Rehberi”

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN