“Ah kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya”
Gülten Akın

Antikadan pek anladığımı söyleyemem. Hatta hiç anlamadığımı söylemem daha doğru olur fakat bu aralar eski eşyalara çok ilgim var.

Üsküdar’da her cumartesi kurulan Antikacılar Sokağı’nı duyunca hemen gittim. Hem gezdim, hem fotoğrafladım.

Bu yazı hala duymamış/gezmemiş antika tutkunları için bir duyuru ve antika merakı benim gibi yeni başlayanlar için bilgilendirmedir:

Keşfediş hikayemi uzun uzun ilk yazımda anlattığım IAC’nin, Üsküdar Belediyesi’nin katkılarıyla 4 Mayıs 2013‘te açtığı Üsküdar Antikacılar Sokağı, sanat merkezinin de bulunduğu Selami Ali Mahallesi Görümce Sokak’ta her cumartesi düzenleniyor. İlgisiz kalamadım uğradım ve fotoğraflar çektim.

Antika kültür ve bilincini topluma yaymak ana amacı dışında Anadolu yakasında yeni bir etkinlik mekanı oluşturmaktan antika ve sanatı bir noktada buluşturarak iki alan arasındaki ilişkiyi güçlendirmeye, antika aracılığıyla bölgeyi turistler için bir merkez haline getirmekten İstanbul genelindeki tüm antikacılara yeni bir çalışma alanı yaratmaya kadar bir çok fayda sağlamayı hedefleyen bu etkinlik ilk yazımda bahsettiğim büyülü yolda, duvar resimlerinin içinde yer alıyor.

 

Her hafta başka başka antikacıların tezgah açtığı sokakta, benim gezdiğim hafta eski fotoğraflar, kartpostallar ve pul koleksiyonları revaçtaydı. Bunlar dışında 2-3 tezgah antika değeri olmayan deri çantalar, cüzdanlar, kitaplar gibi 2.el eşya satıyordu.

Eski eşyalara ilk merak saldığımda antikanın tanımıyla işe başlayacak kadar bilgisizdim. Zira eski olan her şey antika değil ama neye göre karar veriliyor diye düşünürdüm. Sonraları araştırdıkça eski bir eşyanın antika değerinin olması için nadir bulunur olması, sanat eseri olması, dönemini yansıtması, ünlü bir kişiye ait olması gibi önemli özelliklere sahip olması gerektiğini öğrendim. Ayrıca bu özelliklere sahip bir eserin antika sayılması için genel geçer kuralın “100 yaşının üstünde” olması yönünde olduğunu ve yıllar geçtikçe antikaların değerlerinin de doğru orantılı olarak arttığını…

Üsküdar’daki Antikacılar Çarşısı benim ilk antikacı pazarı deneyimim oldu. Fakat İstanbul’daki diğer antika pazarlarını da sıraya aldım. Pazar günleri Feriköy’de kurulan antika pazarı İstanbul’un en bilinen ve en büyük pazarı sanıyorum. Onun dışında Çarşamba günleri Sarıyer’de antika pazarı ve Cuma günleri Kadıköy’de, Cumartesi günleri Beşiktaş’ta kurulan pazarlarda antika tezgahları bulmak mümkünmüş.

Ziyaretim sırasında fotoğraflardan da göreceğiniz üzere pek fazla stand ve ziyaretçisi olmayan Üsküdar Antikacılar Pazarı, bunaltıcı sıcaklar ve tatil sezonu geçtikten sonra meraklılarının ilgisini daha da çekecektir. Belki ben de “antikaya giriş” günlerimden sonra, daha bilgili ve ilgili olarak bir gezme daha yapar ve yine sizlerle paylaşırım.

Bu etkinlik ile ilgili daha detaylı bilgiye (hangi antikacılar hangi gün stand kuracaklar ve  adres bilgisine) buradan ulaşabilirsiniz.

Üsküdar’da gezmeye devam etmek isterseniz, Mimarca Detay #1 yazısında, International Art Center ile ilgili detaylara ulaşabilir, antika pazarlarıyla ilgilendiyseniz theMagger’da Bomonti Antika Pazarı notlarına göz atabilirsiniz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. İstanbul’da Antika Pazarları’nın olduğunu bilmek harika. Rotamız Bomonti Antika Pazarından sonra, şimdi de Üsküdar Antika Pazarı! Çok teşekkürler, çok güzel bir yazı olmuş :)

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?