Dizilerle ilgili yazmaya başladığımdan beri, doğal olarak neredeyse hakkında fikir sahibi olmadığım dizi kalmadı. Sadece şu aralar olduğum gibi yoğun dönemlerimde gözümden kaçanlar oluyor. Böyle zamanlarda hakkında pek fikrim olmayan dizileri pat diye izlemeye bayılıyorum. Günün evde olduğumuz dilimlerini Netflix izleyerek geçirdiğimiz için yeni düşen dizilerden hemencecik haberdar oluyoruz doğal olarak.

İsminin ve konusunun farklılığıyla The End of the F***ing World, Netflix’e düşer düşmez dikkatimizi çekti ve oturup bir solukta tüm bölümlerini bitiriverdik. Şu an yeni bölümsüzlükten pek bir mutsuz haldeyiz.

Annesi intihar eden James, babasıyla birlikte yaşamına devam etmiştir. Ancak annesinin ölümünün ardından artık hiçbir şey hissetmemeye başlar. 13. doğum günününde babasından hediye pala isteyecek kadar şiddete meyilli bir çocuktur James. Öldürdüğü hayvanların ardından, bir insanı öldürmenin neler hissettireceğini merak eden James, çevresinde kendine kurban aramaya başlar. Etrafını kendine kurban bulmak için tararken, okulun yeni öğrencisi asi kız Alyssa’ı gözüne kestirir. Henüz yeni olduğu için onu öldürürse kimsenin dikkatini çekmeyeceğini düşünür.

Alyssa, annesi, annesini kocası ve iki çocukları ile birlikte yaşayan, çevresindeki her şeyden nefret eden bir genç kızdır. Yeni taşındıkları yerden de nefret ediyordur. Gidip okulun en garip çocuğu James’le tanışır. Alyssa’yı öldürme planı yapan James, bu planını gerçekleştirene kadar onunla sevgili rolü yapmaya başlar. Alyssa kendisine çok benzeyen bir sevgili bulduğunu düşünür, James de ilk fırsatta onu öldürmenin planlarını yapıyorken birden kendilerini evden kaçarken bulurlar. Bu kaçış onların başına çorap üstüne çorap örer. Yolculukları akıl almaz, sıra dışı bir hale gelir.

James rolünde İngiliz oyuncu Alex Lawther‘ı görüyoruz. Kendisini en iyi The Imitation Game filminde, Alan Turing’in gençliğindeki rolünden hatırlıyoruz. Bu performansıyla  Londra Sinema Eleştirmenleri Birliği’nden, Yılın Genç Oyuncu Performansı ödülünü almıştı. Penny Dreadful‘dan hatırlayacağımız Jessica Barden ise karşımıza Alyssa olarak çıkıyor. İkili uzun zamandır izlediğim en uyumlu çiftlerden biri olmuş. Öyle sıcak sıcak romantizm dolu bir aşk değil tabii ki James ve Alyssa’nın arasındaki aşk. Karanlık bir aşk hikayesi The End of the F***ing World.

Chuck Forsman‘a ait bir çizgi romanın uyarlaması, The End of the F***ing World. Çok başarılı bir kara mizah örneği dizi. James ve Alyssa; hayata karşı, ebeveynlerine karşı, yaşadıkları sıkıcı kasabaya, çevrelerindeki aptal insanlara karşı öfke dolular. Bu öfke dolu iki yabancı çıktıkları yolda hem birbirlerini, hem de dünyayı daha iyi tanıyorlar. Özellikle birbirleri hakkındaki düşüncelerinin iç sesle can bulduğu sahneler çok iyi. Onlar günümüzün Thelma ve Louise’i.

Bir oturuşta tüm sezonu izleyecek kadar beni içine aldı dizi. Birbirlerini hiç tanımadan yola düşen, biri diğerini öldürmeye çalışan, biri diğerinin hayatının aşkı olduğunu düşünen, çıktıkları yolda birbirlerine güvenmeyi öğrenen James ve Alyssa’nın hikayesine bayıldım ben. Şimdi 2. sezon için gözlerim Netflix’te!

 

The End of the F***ing World‘ün de yer aldığı yepyeni dizi önerileri için, Kış Günlerinde Bağımlısı Olacağınız 10 Yeni Dizi listemize göz atın!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN