Dünya ile birlikte biz de uzun süren bir maksimalist dönemden geçtik. Her şeyin “çok”unun, abartılısının makbul olduğu bu dönemin sonunda, nihayet sıkıldık. Önceden ne kadar karıştırdıysak, şimdi de düzeltme ve sadeleştirme yolculuğuna çıktığımız bir dönemdeyiz. Tüketimlerin mutlu ettiği dönem bitti, “Nasıl tüketmeyiz?”i araştırmaya, nasıl mutlu olacağımızı aramaya, adeta çizelgeler oluşturmaya başladık.  

Vogue Türkiye bile (!) Şubat ayı sayısını evde huzurlu zaman geçirme, evde mutlu olma, hayatı sadeleştirme konularına ayırdı. Çünkü bu kez ciddiyiz! Üstelik tüm dünyayı kendilerine hayran bırakan İskandinav ve Uzakdoğu kültürlerinden kitaplar da yanımızda. Böyle olunca, Instagram’da, Twitter’da, neredeyse her hesapta en az bir kez adı geçen, fotoğrafı paylaşılan bu kitapları ben de kendi gözümden anlatmak istedim:

1. Hygge

Kelime anlamı “well-being” olan Hygge, aslında Norveç dilinden geliyor. Danimarkalılar ise bu “iyi yaşam” sırlarını 1800’lerden beri benimsediklerinden gururla bahsediyorlar. “Danish way to live well” yani “Danimarkalıların iyi yaşama usulü” başlığıyla hayatımıza iddialı bir giriş yapan Hygge (Meik Wiking); “Kendi Hygge’nizi nasıl yaratırsınız?” ve “Hygge gerçekte nedir?” sorularına yanıt arayarak başlıyor.

Kitap, hayatımızdaki yiyecek ve içeceklerden başlayarak, kendimizi Hygge’ye nasıl dahil edeceğimizi (evet, Hygge’yi kendimize değil) anlatıyor. Yaşam alanımızı nasıl dekore edeceğimizden giyim seçimlerimize, ev dışındaki çevremizde bile Hygge’yi nasıl yaşatacağımız üzerine çalışmaları kapsıyor.

Hygge öyle bir kültür ki; yazar, Hygge aydınlatmasına sahip bir restoran bulabilmek için Roma’da saatlerce dolaşmak zorunda kalıyor. Kitabın ilk bölümünde bu aydınlatmanın özellikleri teknik olarak da anlatılıyor. Kitapta okuyacağınız bu Roma örneği bile Hygge’nin gerçek bir yaşam felsefesi olduğuna insanı ikna edecek cinsten. Kitabın içinde çok güzel görseller olduğunu ve bunların da Hygge’ye duyulan sempatiye oldukça katkıda bulunduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Kitabı satın almak için tıklayın.

2. Lykke

Lykke, Hygge’den sonra yayınlanan ve Danimarka’da bir “Mutluluk Enstitüsü” olduğundan haberdar olmayan herkesi bir kez daha hayran bırakan “mutlu olma kitabı”. Zaten Lykke, Danca’da bizzat “happiness” olarak çevriliyor. Meik Wiking, bu kez Mutluluk Enstitüsü CEO’su olarak imzaladığı kapak sayfası ile bizi Enstitü’nün bilgi havuzuna çağırıyor.

Wiking, içerisindeki case study’lerle “kıssadan hisse” dersler vermeyi de ihmal etmeyen; bisiklet kullanmaktan günlük egzersizlere, yiyecek önerilerinden uluslararası mutluluk raporlarına, zaman zaman ülke ülke gülümseme oranlarını da kıyaslayacak kadar ayrıntılı bir biçimde, adeta ders niteliğinde bir kitap hazırlamış.

Okumamak eksiklik olur, sadece görseller bile keyifsiz bir günde hayatınızı renklendirebilir!

“Collect memories, not things”

Kitabı satın almak için tıklayın.

3. Lagom

İsveççe’de “Not too little not to much” yani “ne çok az ne çok fazla” anlamına gelen kelimenin aslında nasıl tüm İsveç kültürünü etkilediğini tıpkı Hygge gibi, hayatın her alanından örnekler vererek anlatıyor bu kitap da. Ben Hygge’yi okuduktan sonra Lagom’a geçtiğim için kitaplar arasında oldukça fazla benzerlik olduğunu söyleyebiliyorum.

Lagom’da önce kendimizden sonra evimizden başlayarak nasıl daha düzenli olabileceğimiz anlatılıyor ve bu düzenin, yaşamımızda nasıl sadeliği de beraberinde getireceğine değiniliyor. Kitap sahip olduğumuz birçok şeye, aslında ihtiyacımız olmadığını savunuyor.

Kitabın ilk bölümlerinde, İsveç’deki sabah rutininden ve kendinize zaman ayırmanın ne kadar önemli olduğundan bahsediliyor: “Lagom yourself first” deniyor. İçselleştirdiğiniz lagom bir süre sonra ebeveynliğinize, komşuluğunuza, iş arkadaşlığınıza, kısacası tüm ekosisteminize ve çevrenize adım adım yansımaya başlıyor. Sonraki bölümlerde ise bu konular tek tek işlenmiş; banyo rutininizden, kutlamalara kadar…

Siz de İskandinav kültürü sevenlerdenseniz, Hygge’nin yanına Lagom’u da ekleyin derim.

Kitabı satın almak için tıklayın.

4. Ikigai

Bu kadar İskandinav kültüründen bahsettikten sonra, ülkemizde her zaman büyük sempati uyandıran Uzakdoğu kültürüne geçmeye geldi sıra. Son yıllarda Marie Kondo’nun kitaplarıyla Konmari düzenleme sistemini tanımış, iyiden iyiye Japonların düzenli yaşamlarından etkilenmeye başlamıştık ki, bu kez  “Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı” iddiasıyla karşı karşıya geldik. Her ne kadar kitabın iki yazarının da Uzakdoğulu olmaması nedeniyle kitaba tedirgin yaklaşsam da, cazibesinden uzak kalamadım.

Kelime anlamı “Hep meşgul kalarak mutlu olma” olarak çevrilen, ancak tam karşılığı bulunamayan kelimelerden biri ikigai. Aslında altı çok daha dolu… Kitap, “Nasıl sağlıklı ve mutlu yaşlanırız?” ve “Nasıl sağlıklı ve mutlu şekilde uzun yaşarız?” soruların soruyor ve bu soruların cevaplarını başarıyla uygulayan Okinawa bölgesi insanlarına odaklanıyor. Aynı zamanda, stresle nasıl başa çıkmamız, sabah nasıl uyanmamız ve nasıl egzersiz yapmamız gerektiğinden, arkadaşlık ilişkilerimizin nasıl olması gerektiğine kadar farklı konularda Uzakdoğu yaklaşımını anlatıyor.

Kitabın özü ise basit; herkesin bir ikigai’si vardır, siz de kendinizinkini bulun!

Kitabı satın almak için tıklayın.

Mutluluk, sağlık, aşk ve uzun yaşam arayışında bu kitapları okuyan, okumayı düşünen herkese iyi yolculuklar diliyor ve kesinlikle en azından birine şans verin diyorum! Keyifli haftalar :)

İlginizi çekebilir: Kendinizi Tanıyın: Okumanız Gereken 6 Kişisel Gelişim Kitabı

LAGOM ve IKIGAI kitaplarında kullanılan görseller: Amazon ve Twitter

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?