Gözlerinizi kapatın, arkanıza yaslanın; 900’lü hatlı, Cine 5’li, dial-up modemli yıllara kadar gidiyoruz! Ailece televizyon karşısında yeni bölümünü heyecanla beklediğimiz, çoğu zaman gözyaşlarına boğularak izlediğimiz final bölümlerinden sonra hasretini çektiğimiz o dizilerden bahsedeceğiz bugün. Ama daha çok sokaklarından geçtiğimizde bize o televizyon karşısındaki akşamları hatırlatan, o dizilerle özdeşleşmiş İstanbul semtlerinden…

İşte Çengelköy’den Kuzguncuk’a, Kireçburnu’ndan Balat’a bir İstanbul turu ve o semtlerin bize hatırlattığı nostaljik diziler:

***

İstanbul’un Semtleriyle Özdeşleşmiş Nostaljik Diziler

Perihan Abla | Kuzguncuk

Fotoğraf: timeout.com

Onu ilk yayınlandığı yıllarda televizyonda izlemiş olacak kadar yaşınız varsa, sadece şanslısınız – yaşlı değil! Türk televizyon tarihinin belki de en önemli dizisi Perihan Abla, Perran Kutman ve Şevket Altuğ‘u buluşturan bir mahalle dizisiydi. İki kardeşine bakmak zorunda olan bir Perihan Abla, delice aşık olduğu Şakir ve koca bir mahalle dolusu insan. Bu dizinin 90’larda nitelik ve nicelik olarak patlama yaşayacak Türk dizi sektörünün öncüsü olduğunu, birçok toplumsal konuda verdiği mesajlarla kitlelerini yönlendirdiğini ve en basitinden “Meraklı Melahat” deyiminin kaynağının bu dizinin bir karakteri olduğunu söylemek, önemini anlatmaya yeter… Düşünsenize, ileride Süper Baba ve Şehnaz Tango‘da başrol oynayacak iki oyuncu, Bizimkiler‘i yaratacak Umur Bugay, Mahallenin Muhtarları‘nı yazacak Kandemir Konduk aynı dizide! Perihan Abla’nın yaşadığı sokağın adı, bugün üzerinde “Perihan Abla Sokağı” yazan bir tabelaya sahip. Bu sokak ve dizinin geçtiği mahalle ise Anadolu yakasının en sevdiğimiz mahallelerinden Kuzguncuk’tan başkası değil. Yalnızca Perihan Abla değil, onun ardından birçok diziye daha mekan sağlamış bu mahalle, cumbalı evleri ve aydınlık sokakları, o mahalle ruhunu ve kültürünü hâlâ yaşatıyor.

 

Süper Baba | Çengelköy

Fotoğraf: rotamissworld.blogspot.com

1993 – 1997 yılları arasında herhangi bir cuma gecesi ne yaptığınızı sorarlarsa, cevap vermenin ne kadar kolay olduğunun farkında mısınız? Muhtemelen siz de ailenizle birlikte televizyonların karşısına geçmiş, önce Yeni Türkü‘nün o muhteşem şarkısının blok flütle çalınışı dinlemiş, ardından Fiko’nun maceralarına kâh gülümsemiş kâh gözyaşlarına boğulmuştunuz. Eşinden ayrılıp üç çocuğu, anne-babası ve dedesiyle birlikte mahallesine geri dönen Süper Baba Fiko, hepimizin süper babası olmuştu bir anlamda. Dizi, 1993 – 1997 yılları arasında, 4 sezon ve 137 bölüm olarak atv‘de yayınlanmıştı. Aşklarını, İpek’ini Deniz’ini ve Elif’ini unutmak da, çocuklarını, Zeynep’ini, Alim’ini ve Mine’sini unutmak da mümkün değil Fiko’nun… İpek’in kanser olup kendi saçlarını kestiği bölümde gözyaşlarınız sel olmuşsa, güzel bir kadın yüzünden çok sevdiğiniz Nihat ve Fiko’nun arasının açıldığına üzülmüşseniz, Fiko’nun haksız yere hapishaneye girişini aylarca kabul edememeyip avukatıyla birlikte balistik uzmanı kesilmişseniz, bilin ki yalnız değilsiniz. İşte 90’ların simgelerinden olmuş, koca bir ülkeyi birbirine kenetlemiş bu dizinin geçitiği mahalle de onunla özdeşlemiş durumda: Çengelköy. Çengelköy’ün Çınaraltı Kahvesi, sokaklarındaki esnafı, tarihi evleri ve en önemlisi seyredalıp gideceğiniz denizinin, akıllara Süper Baba‘dan başkasını getirmesi çok zor.

 

İkinci Bahar | Samatya

Fotoğraf: wikimedia.org

İstanbul’un, ilk kez gidiyor olsanız dahi daha önce defalarca ziyaret etmişsiniz hissi yaratacak mahallelerinden biri Samatya. Nedeni ise tabii ki İkinci Bahar. Türkan Şoray ve Şener Şen’i televizyonlarda bir araya getirmesiyle olay yaratan dizi, Hanım ve Ali Haydar Usta’nın kavgayla başlayıp önce sevgiye sonra dostluğa, sonra da aşka dönüşen ilişkisiyle güldürmüştü yüzümüzü. Bugün Samatya’da her ikisi de birbirinden lezzetli mezeleri ve kebapları sayesinde dolup taşan iki rakip restoran, tanıdık yüzler arasanız bulamayacağınız ama aynı sıcaklığı size hissettirecek mahalle esnafı ve Hanım’ın defalarca inişini izlediğimiz o merdivenler aynı yerde duruyor. 1998-2001 yılları arasında 3 sezon ve 37 bölüm olarak atv’de yayınlanan İkinci Bahar, televizyon çevresinde belki de en çok ekonomik kriz nedeniyle ilk sezonunun ortasında aniden yayından kaldırılışıyla yarattığı isyanla ve krizin ardından 2 sezon daha devam edip, 15 milyon izleyiciyi ekrana kitlediği gerçek finaliyle hatırlanıyor. Ama bizim için Gaziantep mutfağı, Sezen Aksu müzikleri ve Türk sinemasının iki usta oyuncusunu her hafta televizyonda izleyebilmenin keyfi demek…

 

Mahallenin Muhtarları | Maltepe

Fotoğraf: habeturk.com

“Kadın, erkek, genç, yaşlı / Küçük, büyük, ihtiyar / Kızlar, delikanlılar ve sevimli çocuklar / Herkes yerini alsın, bizim dizi başlıyor / Sanki gerçek hayatta bu mahalle yaşıyor.” – Melodisi hemen aklınıza geldi, okurken eşlik ettiniz değil mi? Bu akılda kalıcı jenerik, Fadime ve Temel’in yılan hikâyesine dönen aşkı, maymun Çaydanlık, ‘Muhtar Babacuğum”, Kuaför Behiye, İğneci Handan, mahallenin delisi ve daha niceleri… Dile kolay, 10 sezon ve 337 bölüm boyunca dört farklı kanal değiştirerek 1992 – 2002 yılları arasında yayınlanan Mahallenin Muhtarları, ülkemiz televizyonlarının en tanıdık dizilerinden biriydi uzun yıllar boyunca. Bu tanıdık da sadece her an televizyonlarda olmasından değil de, içten, içimizden hikayeler anlatıyor olmasından kaynaklanıyor. İşte, görseniz her köşesini bir yerlerden hatırlayacağınız o tanıdık mahalle, pek yolunuzun üzerinde olmayabilir ama Maltepe’deki Beşçeşmeler Mahallesi. Eğer bir gün ziyaret etmek isterseniz, Temel’in Kahvehanesi’nin yerinde Mahallenin Muhtarları Café’yi göreceksiniz.

 

Yeditepe İstanbul | Balat

Fotoğraf: luxuryistanbul.com

Balat’ın henüz ‘cool’ olmadığı, sokaklarında yalnızca ipe dizilmiş çamaşırların, oyun oynayan çocukların ve ipe dizilmiş çamaşırları ve oyun oynayan çocukları fotoğraflamaya çalışan amatör fotoğrafçıların olduğu zamanlar… Zuhal Olcay‘ın canlandırdığı Olcay’ın, işadamı eşinin iflası ve intiharının ardından ortahalli bir mahalleye taşınmasıyla başlayan olayları anlatan Yeditepe İstanbul‘daki o ortahalli mahalle Balat’tı işte. Mahallenin Romanı adında bir roman yazmaya çalışan Yusuf karakteri aracılığıyla her bir insanını, her bir köşesini öğrendiğimiz mahalle, Balat’ın tüm karakteristik özelliklerini yansıtıyordu. Bugün Balat’ın sokaklarında oturmuş kahvenizi yudumlar, yeni açılan bir mekandan diğerine sokaklara hayran hayran bakarak yürür, mağaza ve galerilere göz atarken, eminiz size de her an Zuhal Olcay’la, Emre Kınay’la, Uğur Polat’la karşılaşabilirmişsiniz gibi geliyor. TRT‘nin 2001-2002 sezonunda 47 bölümlük tek sezon olarak çektiği bir dizi olsa da 2002’den 2010’a dek farklı kanallarda 7 kez daha yayınlanmış olması ve biraz önce bahsettiğimiz o his, Yeditepe İstanbul‘un ne kadar başarılı bir dizi olduğunun kanıtı gibi.

 

Çemberimde Gül Oya | Beylerbeyi

Fotoğraf: mapio.net

Asmalı Konak ile milyonları ekran başına kitleyen Çağan Irmak, 2004-2005 sezonunda Kanal D’deki tek sezonluk bir diziyle büyük bir başarıya daha imza atmıştı. Çemberimde Gül Oya, birçoğumuzun hiçbir şekilde aşina olmadığı 1980 darbesi öncesi ve sonrasında olanları hem heyecanlı hem de duygusal bir hikâyeyle ekranlara taşımış, 40 bölümde eğitim sistemimizin yapamadığını yapmaya çalışmıştı. Çemberimde Gül Oya‘nın birçok bölümünün geçtiği o köşkü muhtemelen hatırlıyorsunuz. Hem de yalnızca bu diziden değil, birçok diziden hatırlıyorsunuz aslında. Beylerbeyi’nde bulunan ve yaklaşık 120 yıllık bir tarihi olan köşk, “Lazın Köşkü” olarak anılıyor. Sahibi İzzet Tuzcuoğlu, evini 1982’den beri dizilere kiralıyormuş ve Gırgıriye, Darbukatör Baryam, Güler misin Ağlar mısın, Çemberimde Gül Oya ve Yaprak Dökümü dizileri bu köşkte çekilmiş.

 

Ekmek Teknesi | Kuzguncuk

Fotoğraf: supergezginler.com

Heredot Cevdet’i ve onun derin ve anlamlı konuşmalarıyla akıllarda yer etmiş Ekmek Teknesi, Türk aile yapısı, gelenekler ve Türkçe’nin kullanımı konusuda birçok mesaj vermiş, izleyenlere örnek olmuş bir diziydi. Ekmek Teknesi, 2002 – 2005 yılları arasında, 3 sezon ve 106 bölüm olarak önce atv, ardından Show TV‘de yayınlanmıştı. Dizi, tıpkı Perihan Abla gibi, bir Kuzguncuk dizisi. Dizinin çekildiği birçok mekan Kuzguncuk’un İcadiye Caddesi üzerinde yer alırken, mahallede Ekmek Teknesi adında kebap ve pide yapan bir mekan da bulunuyor.

 

Hatırla Sevgili | Büyükada

Fotoğraf: ekranella.com

Tarih derslerinde ya da sınıflarda öğrenmediğimiz yakın tarihimizi televizyon dizileri sayesinde öğrendik desek yalan olmaz. Çemberimde Gül Oya sayesinde 12 Eylül 1980 darbesinin öncesini ve sonrasını daha iyi anlamıştık ki, Hatırla Sevgili ile aynı formül 27 Mayıs 1960 darbesiyle başlayarak 60’lar ve 70’lere uygulanmıştı. Dizinin merkezinde, Büyükada’da birlikte büyüyen iki çocukluk arkadaşından birinin CHP taraftarı bir savcı, diğerinin Demokrat Partili bir milletvekili olması nedeniyle aralarında doğan husumet vardı.  2006 – 2008 yılları arasında, 2 sezon ve 68 bölüm olarak atv‘de yayınlanan dizi, Erdal Eren’in idam edilişi ve tüm karakterlerin Büyükada’da toplanmasıyla son bulmuştu. Hatırla Sevgilinin büyük bir bölümü 60’lar ve 70’lerde Büyükada’da geçtiğinden, Büyükada ve tarihi köşkleri de başrollerde yer almıştı. İlk ikisine muhtemelen 12. İstanbul Bienali’nin Büyükada’daki mekanlarını gezerken uğradığınız Con Paşa Köşkü, Yalman Yalısı ve Meziki Köşkü, Hatırla Sevgili‘nin hatırladığımız görkemli mekanlarından birkaçıydı.

 

Hayat Bilgisi | Kuzguncuk

Fotoğraf: uskudaristanbul.com

Perihan Abla, Şehnaz Tango, Üzgünüm LeylaPerran Kutman, 90’larda büyümüş ve büyürken televizyon izlemiş herkesin en büyük kahramanlarından olmuş, 2000’lerde ise bu görevine Afet Öğretmen olarak, Rıdvan Kanat Lisesi’nde, Hayat Bilgisi dizisinde devam etmişti. Kanal D‘de başlayan ve ilk sezonunun ardından Show TV‘ye transfer olan dizi, 2003 – 2006 yılları arasında, 4 sezon ve 137 bölüm boyunca idealist bir öğretmenin sınıfındaki öğrencileriyle olan ilişkisini anlatmış, zaman zaman güldürmüş, zaman zaman gözlerimizi doldurmuştu. Peki kurgusal Rıdvan Kanat Lisesi’nin aslında bir ilkokul olduğunu biliyor muydunuz? Bahçesindeki manzarasıyla ve tarihi binasıyla Kuzguncuk İlkokulu… Perran Kutman, Perihan Abla’dan yıllar sonra Kuzguncuk‘a geri dönmüş, onlarca diziye evsahipliği yapmış bu semt bu kez başrolü bir okul binasına devretmişti yani.

 

Leyla ile Mecnun | Kireçburnu

Fotoğraf: seyyah2015.blogspot.com

Kendi mirasını yaratan, kendi mitolojisini inşa eden, kendi espri anlayışını hızla popüler kültüre dahil eden bir dizi olduğundan, listemizdeki tüm dizilerden daha yeni olmasına rağmen en az onlar kadar bir nostalji etkisi yaratıyor Leyla ile MecnunSevilen yönetmen Onur Ünlü‘nün tüm filmlerinde karşımıza çıkan absürd hikâyelerini 3 sezon ve 103 bölüm boyunca, (hem de) TRT ekranlarına taşıyan dizi 2011 – 2013 yılları arasında yayınlanmıştı. Doğdukları gün birbirleri için yaratıldıkları anlaşılan Leyla ile Mecnun’un Mecnun’u yıllar sonra buluştuğu anda kaybettiği Leyla’sını başka bedenlerde arıyor, karşısına çıkan her Leyla ile umutları da etrafında yaşanan absürdlükler de artıyordu. Konumuzsa bu değil… Mecnun ve İsmail Abi’nin denize el salladığı sahil, Mecnun’un mahallesi, Erdal Bakkal ve nicesi, Sarıyer’e bağlı Kireçburnu Mahallesi‘nde bulunuyor. İster dar merdivenlerden yukarılara çıkın, ister sahildeki banklara oturun, kendinizi Boğaz’a karşı düşüncelere dalmış olarak bulacaksınız. Artık Leyla’nızı mı düşünürsünüz, dizinin neden doğru düzgün bir final yapamadan yayından kaldırıldığını mı, orası size kalmış.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?