Erasmus yapmak amacıyla gittiğim, altı ayımı geçireceğim Sardinya’ya ayak bastığım ilk gün tanıştığım kişi tarafından “Siamo sardi, non italiani!” yani “Sardinyalıyız, İtalyan değiliz!” şeklinde uyarılmıştım. Gün geçtikçe bu uyarının saf milliyetçi duygularla söylenmediğini, gerçeklere dayanan bir uyarı olduğunu anladım. Lakabı “asi çocuk” ya da “diğer anakara” olan Sardinya Adası’nı iki bölümden oluşan incelemenin ilki karşınızda.

Başlamadan önce, bazı önemli bilgiler…

_Sardinya Adası özerk bir yapıya sahip. Yani kendi meclisi ve anayasası var. Başkenti ve aynı zamanda en büyük şehri Cagliari.

_Adanın anakara ile olan uzaklığı Afrika Kıtası’na olan uzaklığı neredeyse aynı. Bu nedenle kendilerini biraz izole hissediyorlar. Bana söylenene göre Kuzey İtalya’da yaşayanların Sardinya’ya gidenlere Afrika’ya mı gidiyorsun şeklinde dalga geçtikleri oluyormuş.

_Dünya’da sadece Sardinya Adası’nda bulunan, sayısı 7000’i aşan Nuraghe adında megalitik yapılar mevcut. Bu yapılar Sardinyalılar için çok önemli. Çünkü kendi kültürlerinin başlangıcı olarak görüyorlar.

_Adada İtalyanca ile birlikte en çok konuşulan dil Sardo (Sardinyaca diyebiliriz). Sardo’nun kuzey ve güney olmak üzere iki varyasyonu var.

_1,5 milyon nüfusa sahip adada 3,5 milyon koyun yaşıyor. Bu demektir ki pecorino sardo, dolce sardo, casu axedu ve casu marzu (özellikle bu peyniri internetten araştırın derim) gibi yerel peynirleri tatmadan geri dönmeyin.

_Şarapları çok lezzetli olsa da yerel içkisi Mirto’yu denemeden gitmeyin. Yabanmersininden yapılan likör benzeri bir içki olan Mirto’yu usulü gereği akşam yemekten sonra içmelisiniz.

_Adaya ulaşım deniz ve hava yoluyla sağlanıyor. Fiyat ve zaman açısından en iyisi hava yolunu kullanmak olacaktır. Alghero-Fertilia, Olbia Costa Smeralda ve Cagliari Elmas havaalanlarından birini tercih edebilirsiniz. Bilet fiyatları Haziran- Ağustos ayları arası çok çok pahalı. Keza oteller de aynı şekilde. O yüzden seyahat için en iyi zaman Nisan sonu -Mayıs veya Eylül-Ekim aylarıdır.

 Sardinya’da Nereler Gezilir?

1. Castelsardo

Processed with VSCO with s3 preset

Yapılan kazı çalışmalarına göre bölgedeki insan varlığı taş devrine kadar dayanan Castelsardo’nun şehir görünümüne kavuşması, 1100-1200 yılları arasında kalenin ve çevresindeki evlerin inşası ile başlıyor. Yön tabelalarını izleyerek tepenin eteğine kurulmuş evlerin arasından geçiyor, kalenin etrafında sarp kayaların içine yapılmış tarihi yoldan yürüyerek kalenin içine giriyorsunuz. Bu noktada size tavsiyem rastgele dolaşmak olacaktır. Bu şekilde çok güzel sokaklar, tarihi yapılar, küçük meydanlar, lezzetli yemekler yapan restoranlar ve kafeler bulacaksınız. Bitiş noktanız kalenin en tepesi olsun. Çünkü manzarası tek kelime ile harika. Girişte ufak bir miktar para ödüyorsunuz ve buna kesinlikle değiyor.

 

2. Alghero

Alghero

 

Orta çağ döneminde Aragon Krallığı’nın Sardinya’yı fethetmesiyle Katalan kültürü ve dili adada yayılmaya başlıyor. Bir süre sonra Aragon Krallığı yıkılıp Sardinya üzerindeki gücünü kaybetse de Katalanların Alghero’ya vakti zamanında yerleşmiş olmasıyla ufak çaplı kültürel değişimin önüne geçilmiş oluyor. Şu an hem İtalya Anayasası hem de Sardinya Anayasası tarafından Alghero şehrinde Katalanca resmi dil olarak kabul ediliyor.

Gezinizin başlangıç noktası olarak Via Giuseppe Garibaldi Caddesi‘ni seçebilirsiniz. Bu caddede günübirlik tekne turları sunan acentalara bakabilir veya şehri ve çevresini gezmek için bisiklet kiralayabilirsiniz. Aynı caddede yan yana sıralanmış kafeler bulunuyor. Gezinize başlamadan size enerji vermesi için lezzetli bir İtalyan kahvesi içebilir, yanında kruvasan yiyebilirsiniz. Garibaldi Caddesi’nden Via Sassari boyunca yürüyor, Via Simon’un hemen başında bulunan kuledeki panoramik terasa varıyorsunuz. Giriş ücretsiz. Kaçırılmayacak bir manzara sunuyor size. Seyir terasından sonra Via Simon’dan isterseniz düz devam edebilir ya da sağdaki sokaklardan herhangi birine girerek şehri keşfetmeye devam edebilirsiniz. Çıkış noktanız deniz bentlerinin bulunduğu sahil şeridi olsun. (Bastioni Marco Polo)

Alghero’da sayısız restoran mevcut. Aralarından benim deneyimlediğim ve beğendiğim yerleri sizinle paylaşmak istiyorum.

_Algambero Pizzeria/Rosticceria (Largo S. Francesco)

_Ristorante Pizzeria Regina Margherita (Via Carlo Alberto)

_Ristorante Pizzeria Il Corallo (Via Fratelli Kennedy)

_Mos (Tapas) Restaurant (Piazza Sulis)

capo caccia

Alghero’da mutlaka görülmesi gereken diğer bir yer, Porte Conte Millipark’ı içinde yer alan Capo Caccia (üstte) ve Grotta di Nettuno (altta). Bu iki yere bir noktaya kadar arabayla gidebilir ya da günü birlik düzenlenen tekne turlarıyla geçebilirsiniz. Her iki yolculuğun da ayrı ayrı avantajları var.

grotte di nettuno

Spiagga del Lazzaretto

Millî park ile Alghero arasında güzel mi güzel plajlar var. Önerim Alghero merkezinden olduğunca uzaktaki plajları tercih edin. Çünkü deniz, şehrin de ismini veren yosunlarla dolu. Örneğin Spiaggia di Maria Pia, Spiaggia di Lazzaretto, Spiaggia delle Bombarde en iyileridir.

Lazzaretto plajında çekilmiş Barilla reklamı bile mevcut:

3. Stintino

la pelosa

Sardinya’nın kuzey batı ucunda bulunan Stintino’nun en önemli yeri La Pelosa plajı. Tam kartpostallık bir yer. Halk plajı olduğu için giriş ücretsiz. Plaja sabah erken saatlerde gelmekte fayda var. Aksi takdirde ne otopark yeri ne de havlunuzu serecek bir alan bulabilirsiniz. Sabah erken gelemediniz fakat yine de Stintino’da denize girmek mi istiyorsunuz. Diğer bir seçenek ise. Spiaggia delle Saline.

Stintino’ya gelmişken seadas tatlısını denemelisiniz. Kızartılarak yapılan bu hamur tatlısının içinde keçi peyniri bulunuyor. Üzerine bal dökülerek servis ediliyor. Lungomare Cristofo Colombo sokağında bulunan Paninoteca Skipper’da denizi seyrederek tatlınızı yiyebilirsiniz. Tatlı yerine güzel bir yemek yemek isterseniz yine aynı sokak üzerinde Lu Fanali restoranı doğru bir seçenek olacaktır.

 

4. Bosa

Bosa

Diğerlerine oranla biraz daha güneyde bulunan Bosa, Temo nehrinin çevresine kurulmuş muazzam güzellikte bir sahil kasabası. Kasabaya hâkim bir noktada bulunan küçük bir tepenin üzerinde Seravalle Kalesi ( Castello di Seravalle) bulunuyor.

 

5. La Maddalena

la maddalena

Sardinya’nın kuzey doğusunda yer alan ve ayrıca kendisi ada olan La Maddalena doğası, kültürü ve tarihi açısından ayrı bir öneme sahip. İtalya Devleti’nin kurulmasına öncülük eden Giuseppe Garibaldi’nin emekliliğinden vefatına kadar yaşamını sürdürdüğü yerdir. Aynı zamanda II. Dünya Savaşı sırasında Mussolini’nin kısa süreliğine hapis yattığı adadır. Diğer önemli bir bilgi ise La Maddalena 17.yüzyılda Osmanlı savaş gemilerinin saldırılarına maruz kalmış ve birçok kilise yıkılmıştır.

Konum olarak La Maddalena Korsika Adası ile Sardinya Adası arasında kalıyor. Adı Maddalenino olan farklı bir lehçeyle konuşuyorlar.

la maddalena

Adanın neredeyse tamamı granit kayalıklardan oluşuyor. Ulaşım ise küçük bir kasaba olan Palau’dan kalkan feribotlarla sağlanıyor.

La Maddalena için en az bir gününüzü ayırmanızı öneririm. Çünkü takımadalardan oluşan bu bölgede keşfedilecek çok nokta var. Örneğin Punta Tegge bunlardan biri.

la maddalena

Not: Birinci kısmın sonuna gelmiş bulunmaktayız. Yukarıda bahsettiğim şehirler Sardinya’nıın kuzeyinde bulunuyor. İkinci kısımda güneydeki ve Sassari, Cagliari gibi büyük şehirleri göreceksiniz. Umarım okurken güzel vakit geçirmişsinizdir. Şimdilik görüşmek üzere…

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Dolu dolu bir yazı olmuş! Eline sağlık. Bu yazıdan sonra rotamıza bir sonraki yaz Sardinya adasını ekliyoruz gibi duruyor :)

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?