Sizlere yeni keşfettiğim ve denemeye başladığımdan bu yana yaratıcı gücümü yeniden keşfetmemi sağlayan bir hobiden bahsetmek istiyorum: Scrapbooking! Yaşanmışlıklarına ve geçmişine fazlasıyla değer veren ve gittiği her yere onları da birlikte götüren biri olarak, scrapbooking’i araştırıp öğrendikten sonra dedim ki, bu hobi tam benlik. Scrapbooking nereden ve nasıl çıkmış, nasıl yapılır, sizlere anlatmak için sabırsızlanıyorum!

“Scrapbook”, kişilerin anılarından, aile geçmişiyle ilgili bilgilerden, belki fotoğraflardan ve o kişinin yaşamına özgü daha pek çok şeyden oluşan kitaba deniyor. Öyle bir kitap ki bu, sınırı yok. Tamamen sizin hayal gücünüze, yaratıcılığınıza ve tercihlerinize bağlı olarak şekilleniyor. İsterseniz yalnızca yazılardan oluşabilir, isterseniz de fotoğraflardan. Veya kitap şeklinde bile olmayabilir; sizinki bir kutu da olabilir. Ama en önemli özelliği her zaman, size ve yaşamınıza ait olması.

Scrapbooking’i size ait değerli birikimleri muhafaza ettiğiniz, güzel bir görünüm ile koruduğunuz bir hobi olarak da düşünebilirsiniz. Tabii güzelliği, bunu yaparken aynı zamanda çokça eğleniyor olmak. Kitabınızı düzenlerken, renkli kağıtlar kesip yapıştırırken, notlar yazıp desenler çizerken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacağınıza eminim.

Peki nereden, nasıl bir ihtiyaç sonucu çıkmış bu scrapbooking? Aslında hep varmış da gelişen koşullara uyarlanarak şekil değiştirmiş. Çünkü baktığınızda bu dürtü çok eski zamanlardan beri insanda var olan bir dürtü; hatıralarını, onun için önemli olanları saklamak, korumak veya yeni keşifleri not etmek, organize etmek. Bu da beraberinde hepsini bir yerde toplamayı, biriktirmeyi getiriyor.

Scrapbooking’in adı konmuş bir hobi olarak toplumda yerini alması ise 1970’lerde Alex Haley’in televizyon serisi Kökler’in yayınlanmasıyla başlamış. Bu diziden sonra, toplumda bireysel aile geçmişine karşı bir merak duygusu kendini göstermiş ve insanlar duyduklarını, öğrendiklerini, araştırdıklarını bir yerde biriktirme, kayıt altına alma ihtiyacı hissetmişler. Aslında her şey aile olgusuyla başlamış gibi görünüyor ancak o dönemin bilim adamlarının, öğretmenlerinin, filozoflarının da çalışmalarını kaydetme ihtiyacı duyduklarını da ekleyeyim.  Eminim ki bu durum da, birbiri ardına scrapbooking şirketlerinin açılmaya başlamasını etkilemiştir.

Scrapbooking’e ihtiyacım yok, benim Facebook ve Instagram account’larım var diyeceksiniz, demeyin. Haklısınız, günümüzün scrapbook’ları onlar oldu, beğendiğimiz fotoğraflar ve yazılar, kendi arşivlerimiz, her şeyimiz buralarda. Ancak inanın, onlarda scrapbooking’in tadı yok. Çünkü el emeği denen bir şey var. :) Siz zaman ayırıp önünüze renkli kalemlerinizi serdiğinizde, çaba sarf edip ortaya güzel şeyler çıkardığınızda onun verdiği keyif bambaşka oluyor. Ayrıca scrapbook’unuz acaba bir gün silinecek mi diye düşünmenize gerek olmuyor, ona dokunabiliyorsunuz, hep yanınızda.

Nasıl yapılır derseniz, başta söylediğim gibi, bir kuralı yok. Nasıl isterseniz! İhtiyacınız olabileceğini düşündüğüm başlıca malzemeleri sıralamam gerekirse: yapıştırıcı, renkli kalemler, makas, desenli kağıtlar, zımbalar, fotoğraflar… Aslında kullanacağınız malzemeler bile size kalmış! Yalnızca size benden bir ipucu, kalem seçerken dağılmayan, akmayan ve sonraki sayfaya geçmeyen kalemler seçmeniz önemli. Özenle hazırladığınız sayfaların birden birbirine karışmasını istemeyiz. :)

Hadi, gösterin hayal gücünüzü!

İlginizi çekebilir: Hobi Önerileri

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN