Tatilimi gittiğim bir yerin yerlisi gibi geçireyim, maviliklerde bolca yüzeyim, bakir kalan yollarında yürüyeyim, kafamı her kaldırdığımda karşımda irili ufaklı tepelerini göreyim, sakin, huzurlu bir o kadar da keyifli bir tatil geçireyim diyorsanız Selimiye en doğru adreslerden biri!

Bazen hayatın ne kadar basit olduğunu anlamak ve bütün o koşuşturmadan kaçacağınız, kendinizle kalacağınız anlar yaratmak isterseniz. Ruhen ve bedenen ihtiyacınız budur. Zaman koşuyor, siz kovalıyor gibi değil de; zaman durmuş, siz de ona eşlik ediyormuşsunuz gibi hissedeceğiniz anlar yaşamak istersiniz. Az seçenekler arasında kendinize iyi gelecek anlar yaratmak önceliğinizdir. Bizim de aklımızdaki tatil tam olarak böyleydi! Tatil boyunca geçirdiğimiz her gün bu iki seçenek arasında seçim yapmanın keyfini yaşadık: Ya şnorkellerimizi takalım, bütün gün suda kalalım, sonra da akşamüstü en rahat halimizle yürüyüşe çıkıp Selimiye’nin merkezinde günü bitirelim ya da güneşi de denizde batıralım, sonrasında güzel bir balıkçıya gidelim. Burada hayat bu kadar karmaşık işte! :)

Selimiye’ye Ulaşım

Tatiliniz boyunca Selimiye’de kalacaksınız, uçakla Dalaman’a geldikten sonra transfer ayarlayabilir ya da toplu taşıma seçeneklerini kullanabilirsiniz. Selimiye kendi içinde her yeri yürüyüş mesafesinde olan bir yer. Fakat tatilimi biraz daha uzun tutacağım ve çok yakın mesafedeki koyları gezmek, her gün gün batımını başka bir yerde yaşamak istiyorum derseniz aracınızla gelmenizi ya da havaalanında araç kiralamanızı öneririm.

Selimiye’de Konaklama

Selimiye’de birçok butik otel ve pansiyon yer alıyor. Bence önemli olan kesinlikle denize yakın bir yer seçmek. Deniz tercihiniz ise bana sorarsanız merkezden olabildiğince uzak olmalı. Burayı bir koy gibi düşünürseniz, iki uçtan birine yakın bir yerlerde seçim yapmalısınız. Bizim tercihimiz Solto Otel oldu, memnun da kaldık. Özellikle denizi çok güzeldi. Bu yüzden herhangi bir yerde deniz girme ihtiyacı hissetmedik. Eğer tabiatini sevdiğiniz bir yer bulduysanız – bizim burada bulduğumuz gibi- orada gün doğumunu ve batımını kaçırmayın derim. Biz de vücut saatlerimizi böyle kurduk ve günlerce bu anlara şahitlik edip, denizin keyfini çıkardık. Söylediğim gibi Solto Otel bu anlar için çok doğru bir tercihti!

Selimiye’de sakince denizin tadına varabilir, sabahları ve akşamüstleri güzel yürüyüşler yapabilir, lokal mekanlarda buranın yerlisiymiş gibi vakit geçirebilir, kısa mesafelerde yer alan daha şık restoranlara hızlıca erişebilirsiniz. Tatilin sonunda “oh be ne iyi yaptık” diyeceksiniz. :)

Selimiye’de Yeme-İçme

Losta Tatlıcısı

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Hakan (@hakanie) on

Selimiye’de ne yenir ne içilir kısmına tatlılardan başlayacağım çünkü burada çok fazla pastane var! Tabelalarda benim gözüme sürekli olarak “poça meyve suyu” menüleri çarpıyordu, beni ilkokul günlerine geri götüren… Selimiye’de tatlı bir şeyler yemek istiyorsanız alternatif 1-2 yer var aslında. Bizim favorimiz Losta Tatlıcısı ve Paprika Selimiye oldu. Losta’da keçi sütünden yapılmış tatlılar ve özellikle dondurma yiyebilirsiniz. Dondurmalarında vanilya çubukları kullanıyorlar ve hiçbir katlı maddesi olmadığını söylüyorlar. Bir de kendilerine özel bir tatlıları var, hatta tatlının patentini bile almışlar, adı Losta. :) Çıtır bir hamur içinde keçi peyniri bulunan şerbetli bu tatlı, yanında dondurma ile servis ediliyor. Ben deneyimlemedim ama gördüğüm kadarıyla bu tatlıdan yemek için gelenlerin sayısı çok. Şerbetli tatlı sevenler için mekanda Rodos baklava, Muğla burma gibi seçenekleri de yer alıyor.

Paprika

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Elif Karaer (@elifsskitchen) on

Paprika ise benim favori Selimiye mekanlarımdan biri oldu. Hem konumu hem de tatları itibariyle uzun saatler geçirebileceğiniz bir yer diyebilirim. Tatlıların neredeyse hepsi kendilerine has. Bizim favorimiz haşhaşlı irmikli tatlısıydı. Pişmaniyeli kestaneli tiramisu ve lavantalı muhallebisini de geldiğinizde mutlaka tatmalısınız. Ve hazır olun, buraya her gün gelmek isteyebilirsiniz. Neden mi? Çünkü burada farklı lezzetler bitmiyor! Mojito Cheesecake, Guinness Cup, portakal likörlü tatlılar… Kendi yaptıkları limonataları da çok lezzetli. Özellikle çilekli olan, üzerini süsledikleri pamuk şekerle her masada birer tane görebileceklerinizden. Buradan ayrılmadan önce kendi yapımları olan reçellere de göz atmanızı öneririm.

Sevvall Ev Yemekleri ve Badem Mantı

Peki akşam yemekleri için neler var? Selimiye’de her gün bir balık restoranına ya da salaş bir balıkçıya gitseniz bile bitmeyecek kadar çok yer var. Ama deniz mahsüllerine arada molalar vermek isterseniz sizin için iki önerim olacak. Biri Sevvall Ev Yemekleri, bir diğeri ise Badem Mantı. Sevvall Ev Yemekleri’ni biz çok beğendik. Hem işletme sahipleri çok tatlıydı ve bu tavır kendinizi evinizde hissetmenizi sağlıyordu, hem de lezzetleri çok iyiydi. Çıtır ciğer, pancar salatası, kabak çiçeği dolması ve patlıcan salatası çok lezzetliydi. Günlük olarak çıkan ana yemekleri ve ara sıcaklarından eminim tatmadıklarımız da çok başarılıdır!

 

View this post on Instagram

 

A post shared by @gurme_izmir on

Badem Mantı ise İstanbul’da da çok alışık olduğumuz mantıcıların menüsüne sahip. Kıtır mantısı gayet lezzetli, anne sarmasını ise kesinlikle öneririm. Bir dolu tabağı yedikten sonra hiç pişman olmuyorsunuz! :)

Gelelim güzel mi güzel deniz ürünlerini yiyebileceğiniz noktalara. Sardunya, Giritimu ve Hidayet’in Yeri Selimiye’ye gelen hemen hemen herkesin uğrak yerleri arasında. Bizim için de öyle oldu. Her birinin kendine özel mezeleri var. Bence en büyük ortak özellikleri atmosferleri. Gün batımı burada o kadar keyifli ki geri kalan her şey oldukça teferruat oluyor. :) Her birinde karides, kalamar ve ahtapot üçlüsünü almanızı öneririm. Özellikle Sardunya’da deniz levreği ve lekardayı tatmalısınız.

Bozburun

Selimiye’ye geldiğiniz zaman arabayla çok yakın mesafede olan birkaç noktayı daha ziyaret etmek istiyorsunuz. Bunlardan ilki kesinlikle Bozburun oluyor. Dilerseniz tatilinizin tamamını burada da geçirebilirsiniz. Fakat tercihiniz Selimiye ya da yakında başka bir yerler olsa dahi mutlaka Bozburun’a uğramanızı ve bir akşam yemeğinizi Bozburun Yacht Club için ayırmanızı öneririm. Yemekten önce kendi yapımları olan kokteyllerden tadın ve güneşle vedalaşın. :) Elimde gördüğünüz dağ kekikli ve erikliydi. Kesinlikle muhteşemdi! Tabii sonrasında zengin menüsünden dilediğinizce tercihler yapabilirsiniz. Patlıcanlı karidesli sarma, bademli levrek ve çıtır kalamar denediklerimiz arasından aklımızda kalanlar oldu. Buraya mutlaka konaklamak için de geleceğiz!

İlginizi çekebilir: İrem Bali’den Kocabahçe Glamping

Söğüt

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Söğüt Ahtapotçu Mehmet Usta (@ahtapotcumehmetusta) on

Bir diğer lokasyon ise Söğüt. Buraya gün batımınından biraz önce gelmenizi ve tam bir aile işletmesi olan, balıkçıların arasında denizin sizi içine çeken manzarası eşliğinde Ahtapotçu Mehmet Usta’ya uğramanızı öneririm. Burası daha önce ahtapot deneyimlemeyen ya da çok sevmeyenlerin bile bir şans daha vermesi gereken bir yer. Güveç ya da ızgara olandan birini tercih edebilirsiniz.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Manzara Restaurant Söğüt (@manzarasogut) on

Günü batırmak için ise buraların en iyi tercihlerinden biri olan Manzara Restoran‘ı rotanızda kesinlikle işaretlemelisiniz. Selimiye’de bu ana her gün tanıklık etseniz de bu seferki deneyim çok daha uzun sürüyor ve güneş Simi’nin üzerinde batarak her battığı noktada farklı bir heyecan yaratıyor.

Burada dilerseniz yalnızca bir şeyler içebilir ya da zengin mutfağından tadımlar yapabilirsiniz. Paella sevenlere müjde! Burada orijinal tadını çok andıranı tadabilirsiniz. Menüsü gerçekten çok zengin, sunumları ise çok şık.

İlginizi çekebilir: Gulco’dan Söğüt Köyü

Selimiye, Bozburun, Söğüt; zamanımızın yetmediği Orhaniye, Hisarönü ve Datça ve diğerleri… Kalbimiz Ege’de kalarak seneye farklı bir rotayla burayla kavuşmak heyecanıyla yazımı bitiriyorum. Bence Eylül bitmeden yaz bitmez! Umarım siz de önümüzdeki haftalarda Selimiye ve çevresini gönlünüzce deneyimlerseniz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN