“In The Shadows” parçasıyla 2000’li yılların başında herkesin dilinde olan Finlandiyalı alternatif rock grubu The Rasmus, geçen ay Weirdo isimli yeni bir albüm çıkardı. Grup, aynı zamanda % 100 müziğin organizasyonuyla 6 Kasım tarihinde Beşiktaş If Performance Hall’da bir konser verecek. Bu yazıda hem yeni albüme göz atalım hem de konser öncesi grubun akılda kalan eski çalışmalarını bir hatırlayalım.  

The Rasmus | Fotoğraf Kaynağı: sropr.com

Weirdo albümü 12 Eylül’de yayımlandı. 2022 yılında gruptan ayrılan Pauli Rantasalmi bu albümde yer almazken, ek gitarist olarak Richard Wicander grupla beraber çaldı. Albüm, adından da anlaşılacağı üzere, toplum normlarına uymayan, farklı insanların sesi niteliğinde. Farklılıkları yüzünden toplumdan dışlananları işleyen albüm, geçmişte uzaylı taşlayan köylülerden tutun da her siyah giyinen uzun saçlıyı satanist zannedenlere, konu olarak bizim coğrafyaya da uygun.

youtube play youtube play

Açılış parçası “Creature Of Chaos” yer yer grunge öğelerini barındıran sert bir şarkı. Toksik ilişkilerden kurtulmayı konu alan “Break These Chains”, albümün öne çıkan parçalarından biri. Finlandiyalı nu metal grubu Blind Channel’ın vokalisti Niko Vilhelm bu parçaya vokal desteği veriyor. Niko Vilhelm, The Rasmus’un kendisinin kahramanlarından olduğunu ve böyle bir davet almanın kendisini çok heyecanlandırdığını söylemiş. Albümün bazı parçalarında görülen Linkin Park etkisi bu parçada da var. 

youtube play youtube play

“Rest In Pieces” ve “Dead Ringer” isimli iki orta karar parçadan sonra, albümdeki sevdiğim şarkılardan “Weirdo” geliyor. Basit ama melodisi ve özellikle de kafiyeli nakaratı ile tam ‘catchy’ bir parça. Amerikalı rock grubu The Funeral Portrait’in vokalisti Lee Jennings bu parçadaki konuk isim. 

youtube play youtube play

Sokak sanatçısı Banksy’den ilham alan yüksek tempolu parça “Banksy”, albümün en pop parçalarından biri. Kesha, Katy Perry gibi 2000’li yıllar pop yıldızlarının hit parçalarını andırıyor. Islık melodisiyle başlayan sonraki şarkı “Love Is A Bitch”de pop’a yakın sularda geziyor, ama bu sefer daha funky havada.   

youtube play youtube play

“You Want It All”, albümün sevdiğim parçalarından biri. Bana tam bir Eurovision parçası kıvamında geldi. The Rasmus, 2022 yılında “Jezzebel” parçasıyla ülkesini Eurovision’da temsil etmişti. Favorilerimden “Bad Things” seksenler rock şarkıları gibi başlayan tam bir old school rock parçası. Albümün kapanış parçası “I’m Coming For You” yine seksenler havasında, ama bu sefer 80’ler pop ballad’larına benziyor.

youtube play youtube play

Benim başarılı bulduğum son albümden bahsettikten sonra, konser öncesi biraz grubun diğer albümlerine bakalım. The Rasmus ilk albümleri Peep’i 1996 yılında çıkardı. Genç yaşlarda çıkardıkları bu albüm oldukça eğlenceli. Primus grubunun etkileri görülen albümde  “Master Of Puppets”a benzeyen parça da var, “Friggin’ In The Riggin’” tarzı şarkı da. Rap’den funk’a çeşitli müzik tarzlarının yer aldığı bu albümle beraber grup başka türlerin de sularına girmiş. Mesela ikinci albüm Playboys’da ska tarzı yoğun biçimde görülüyor.

youtube play youtube play

Grubun patlama yapan albümü ise 2003 tarihli Dead Letters oldu. Albümün ismi, alıcısı olmayan ve gönderene iade edilmeyen mektupları ifade ediyor. Grubu tüm dünyaya duyuran parça “In The Shadows”, bu albümde yer alıyor. Parçanın girişini telefondaki meşgul sesine benzetirdim ki aslında bu iletişimsizliği, dünyadan duygusal kopuşu anlatmak için bilinçli olarak yapılmış. Kolay arayüz vs gibi sebeplerle kullanıcı dostu uygulamalar olur ya, albümün bir diğer hit şarkısı olan “Guilty”de tam bir dinleyici dostu parça. Basit ama akılda kalıcı yapsıyıla sizi hemen içine çekiyor. Bunların dışında “Still Standing” ve “Not Like The Other Girls” gibi güzel şarkılar yine bu albümde yer alıyor. 

youtube play youtube play

Dead Letters’ı takip eden iki albüm, benim sevdiğim The Rasmus albümlerindendir. 2005 tarihli Hide From The Sun’da “Sail Away”, “Last Generation”, “Open My Eyes”, “Heart Of Misery” öne çıkarken, 2008 senesinde yayımlanan Black Roses albümünde “Livin’ In A World Without You”, “Ten Black Roses”, “Lost And Lonely, “The Fight” dikkat çeken parçalar..

youtube play youtube play

Finlandiya; Nightwish, Stratovarius gibi daha çok senfonik – power metal grupları ya da Turisas, Ensiferum, Korpiklaani gibi folk – death karışımı gruplarla müzik dünyasında yer alıyor. The Rasmus ise, Him gibi daha kolay dinlenen grupların temsilcisi olarak Finlandiya’nın müzikseverlere bir armağanı.  The Rasmus,“In The Shadows” ve içinde bulunduğu Dead Letters albümünden sonra aynı popülerliğe sahip olmadığından bazıları için ‘one hit wonder’ grup olarak nitelense de ortadan yok olmayıp güzel işler yapmaya devam ettikleri için ben bu görüşe katılmıyorum. Sonraki yazılarda görüşmek üzere. 

Kapak Fotoğrafı Kaynağı: Weirdo

İlginizi çekebilir: Gürkan Sonat’tan Wishbone Ash