Şu sıralar katıldığımız her davetin, devam ettirdiğimiz her sohbetin ucu bir şekilde yeni yılda yapılacaklar listesine varıyor. Daha sağlıklı bir hayat, daha çok okumak, daha çok gezmek listelerin en başında yer alırken; hiç bilmediğimiz bir sanat dalında eğitim almak ya da çocukken hayalini kurduğumuz ve “önce okulunu bitir” telkiniyle veda etmek zorunda kaldığımız meraklarımız aklımızın ucundan geçse de bu saatten sonra olmaz diye kendimizi ikna ederek hızlıca vazgeçiyoruz. Ben bu sefer vazgeçmedim, Karaköy’de yer alan Yetişkin Bale ile tanıştım ve hiç aklımda yokken 30 yaşımda artık her Pazartesi bale yapıyorum.

Karaköy’de yüksek tavanlı, gün boyu aldığı muhteşem ışıkla boydan boya bembeyaz, pencerelerinin önünde her renkten çiçekleri olan bir yer düşünün. Kapı her zaman en güzel gülümsemeyle açılıyor, günün hangi saatinde giderseniz gidin karşınızdaki kocaman masada mutfaktan çayını alıp oturmuş, kütüphaneden seçtiği bir kitabı okuyan ya da birbirlerini bulduğu için mutlu olan bir kaç kişiyi görüyorsunuz. Saati geldiğinde ve nazikçe bara tutunarak kendinizi müziğin ritmine bıraktığınızda geçen her dakikada dünya daha güzel bir yer oluyor.

Benim Yetişkin Bale / Balefit ile karşılaşmam tamamen tesadüfi bir şekilde Instagram’da gezinirken oldu. Çocukluğumda bir süre tiyatroyla ilgilenmiş, bale ya da diğer danslar ile hiçbir bağlantı kurmamıştım. Hayatımda ilk defa Viyana Staatsoper’de hayranlıkla Fındıkkıran performansını izlemiş ancak bir gün balenin benim için bir gündeme oturabileceğini düşünmemiştim.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Ekin Akbaş Arpacı (@yetiskinbale) on

Sevgili hocamız, Ekin Akbaş Arpacı ile ilk olarak deneme dersine randevu almak için aradığımda tanıştım. Benden önceki onlarca telefonda da duyduğuna artık emin olduğum bir şekilde daha önce tecrübem olmadığını, yaşımın da artık küçük olmadığını söylediğimde her zamanki samimiyetiyle bunun bir öneminin olmadığını ve deneme dersine sadece rahat kıyafetler ile gelmemin yeterli olduğunu söyledi. Bale dersine gideceğimi duyan herkes bunun tek seferlik bir eğlence olacağını düşünmüştü ama bugün dönüp baktığımda inanılmaz keyif aldığım bir tutkuya dönüştüğünü görebiliyorum.

Yukarıda da bahsettiğim gibi, deneme dersine gittiğinizde rahat bit tayt ve tişört yeterli olacaktır. Ancak sonrasında siz de benim gibi her boş anınızda Youtube’dan videolar izleyecek, Instagram’da yeni yeni hesaplar takip edecek duruma gelirseniz; çeşit çeşit bale çorabı, etek, mayo gibi detayları Atölye’den ya da dışarıdan satın alabilirsiniz. Dersler başında ve sonunda yaptığımız esnemelerle yaklaşık bir buçuk saat sürüyor. Her seviyeye göre uygun olacak şekilde şimdilik haftanın her günü ders olduğunu söyleyebilirim. Karaköy’de yer alan Atölye’ye arabasız ulaşmak isterseniz, tramvaydan Tophane durağında inip yalnızca iki dakika yürümeniz yeterli.

Gelelim derslerin nasıl geçtiğine; herkes için farklı hisler olabilir hatta zaman zaman nabzımızın inanılmaz yükseldiği bir ders için bunu söylemek ne kadar doğru olur bilmiyorum ama benim için her ders meditasyon gibi geçiyor. Ben daha çok aynanın olduğu köşelerde çalışmayı seviyorum. Özellikle yaz aylarında içeriye harika bir gün ışığı giriyor, fonda muhteşem bir şarkı çalıyor ve bizler Ekin Hoca’nın dingin sesiyle bedenimize nasıl yön verebileceğimizi keşfediyoruz. Herhangi bir harekette zorlandığımızda Atölye anında bir anatomi dersine dönüşüyor, kitaplar açılarak ya da herhangi birimizin bedeninde femur kemiğinin nasıl hareket etmesi gerektiği anlatılıyor. Bazı günler ise sabah Whatsapp grubuna “Hadi, bana bu akşam dans etmek istediğiniz şarkıları gönderin!” diye bir mesaj geliyor. Lisedeyken en sevdiğiniz ya da düğününüzdeki ilk dans şarkınız ile bale yaptığınızı düşünsenize, işte ben bunu deneyimledim.

Hafta sonları ise Atölye üretmeye devam ediyor. Floor barre, kondisyon, doğaçlama ya da bale tarihi gibi derslerle kendinizi beslemeye devam edebiliyorsunuz. Bazı günlerde ise dilerseniz Beykoz Kundura, Yerebatan Sarnıcı, Atatürk Arboretumu gibi İstanbul’un en güzel yerlerinde dans etmek için organize edilen etkinliklere katılabiliyorsunuz. Bu etkinliklerde, içinde bulunduğunuz mekanın size vereceği hissiyata, onu kullanmak için attığınız her adıma ve girdiğiniz bu büyülü dünyaya inanamayacaksınız. Geçtiğimiz sene bir dersimizi canlı bir Arp performansıyla yapmıştık, benim için en unutamadığım derslerden biridir.

Bu derslerin bedenime katkısı olur mu derseniz biraz daha bilimsel bir çalışmaya sizi yönlendirmek isterim. İlk kayıt olduğunuz dönem yapılan fizyoterapi analizleriniz ile bir sonraki yıl yapılan analiziniz karşılaştırılarak gelişiminiz düzenli olarak takip ediliyor. Derslere tam bir yıl devam etmeniz halinde ise sertifikanızı alıp kendinizi ve emeklerinizi bir kez daha takdir edebilirsiniz.

Yeni yıl için herkese dileğim; her ne olursa olsun kendinizi mutlu edecek bir yönünüzü keşfedin. Hiç hayallerimde yokken benim için keşif bale oldu, eğer siz de benim gibi şanslıysanız ve bu merakınıza ortak olacak birkaç dost edinirseniz yepyeni anılara ulaşmak hiç de zor değil.

Yetişkin Bale / Balefit ile detaylı bilgi için tıklayın.

İlginizi çekebilir: Ahsen Akıllılar’dan “Beyaz Üzerine Beyaz: Gerisi Sizin Hayal Gücünüze Kalmış”

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Merve selam,

    Bale yapmak bu sabaha kadar hiç aklımda yoktu, sabah yazını okudum ve kendime “Neden olmasın?” dedim. Baleye başlamaya karar verdim, seninle de paylaşmak istedim. Güzel yazın için çok teşekkürler!