2019 yaz ayları için herkesin tatil planları yavaş yavaş şekillenirken, geçtiğimiz yıl enfes bir yaz tatili geçirdiğimiz Dubrovnik seyahatimizin detaylarını paylaşmanın tam zamanıdır diye düşünüyorum. Hem, birçoğumuzun Nisan ve Mayıs ayları Game of Thrones dizisinin final sezon heyecanıyla geçmişken, bu yazı çok daha anlamlı olabilir diye düşünüyorum.

Dubrovnik

Dubrovnik, coğrafi konumu nedeniyle deniz tatili planlamak için fazlasıyla uygun bir adresken, daha çok kültür gezileri listesinde algılanan bir şehir gibi geliyor bana; zira hemen hemen her Dubrovnik seyahati Karadağ ve Saray Bosna gezileri ile birleştiriliyor ve bu çoklu destinasyon şansı seyahatlerinde bir taşla birkaç kuşu vurmayı sevenler için önemli bir detay oluyor. Biz de bu tip bir kültür gezisini 2008 yılı Christmas vakitlerinde yapmıştık sevgiliyle.

O dönemler Hırvatistan henüz Avrupa Birliği’nde olmadığından vizesiz ziyaret edilebilen ülkelerden biriydi ve Hırvat Kunası da şu an olduğu kadar değerlenmemişti. Şansımıza hava da nefisti ve bu sayede çevreyi gönlümüzce gezip, tarihine de mükemmel bir şekilde yakın durabilmiştik. Fakat, seyahat boyunca “burada mutlaka bir deniz tatili yapmalıyız” diye konuştuğumuzu da çok net hatırlıyorum. Dubrovnik kıyıları, Fransız ve İtalyan rivierası yanında çok daha dar bir coğrafya sayılabilirdi; lakin iddialı bir sahil şeridine sahip olduğu da ortadaydı…

Yıllar birbirini kovaladı ve 2018 yılında upuzun bir Dubrovnik seyahati planlayıp, aklımızda yer eden o muhteşem kıyılara THY’nin yaz tarifesi sayesinde çok erken bir saatte ve kolayca ulaştık.

Dubrovnik’e Nasıl Gidilir?

Havalimanı – Dubrovnik arası araç ile 15-20 dakika kadar sürüyor. Virajlar, daracık yolu saran yeşillikler ve hemen sol yanınızda kalan Adriyatik Denizi sayesinde müthiş keyifli bir yolculuğa sahip oluyorsunuz. Kalacağımız otel müşterilerinin havalimanı-otel transferlerini organize ettiğinden, bizim eski şehre ulaşmamız zahmetsiz ve hızlı olmuştu ama otobüsler de şehir merkezine düzenli olarak sefer yapıyorlar ve yaz aylarında mükemmel bir zamanlama ve sıklıkla çalıştıkları söyleniyor. Surların ana giriş kapısı olan Pile Kapısı’nın az ilerisinde bulunan karşılıklı iki otobüs durağından Dubrovnik çevresindeki hemen hemen her noktaya ulaşım mümkün. Yoğun yaz sezonunda caddenin darlığına bir de tur otobüsleri eklendiğinden durak çevresi son derece karmaşık bir hal alıyor olsa da; otobüsler yeni, içleri klimalı, ferah ve bir yerden diğerine gitmeyi son derece medeni bir şekilde gerçekleştiriyorlar. Taksi, Dubrovnik için mesafeler birbirine yakın olmasına rağmen pek mantıklı bir tercih değil, hatta pahalı olduğu rahatça söyleyebilir ve mecbur kalmadıkça kullanmanızı önermem. Deniz taksisi ise bir kıyı şehri olmanın tatlı avantajlarından biri olarak ihtiyaç anlarında tercih edilebilir.

Bu çevrede bir deniz tatili yapmayı planlayanlar otobüs dışında en çok deniz yolunu kullanacaklar, bu kesin. Limanlardan tekne kiralamak her daim mümkün ki kıyı şeridi ve çevre adaları tekne ile gezmek Dubrovnik ve çevresinde planlanan bir deniz tatili için yapılması en mutlak aktivite. Bu gezileri, isterseniz tekne kiralayarak kendi özelinizde, isterseniz düzenli olarak çıkış yapan günlük gezi tekneleri ile yapabiliyorsunuz. Gezi tekneleri genel olarak Gruz Limanı çıkışlı ama konaklama noktanıza göre Dubrovnik Old Harbour, Lapad ya da Cavtad bölgelerinden de çıkış yapan tekneler bulmanız mümkün. Araç kiralamak ise deniz ve kültür ziyaretlerini birlikte gerçekleştirecekler için iyi bir fikirken, bizim gibi yalnızca Dubrovnik ve yakın çevresi odaklı deniz tatillerinde gereksiz diyebilirim.

Dubrovnik’te Nerede Kalınır?

Dubrovnik’te konaklama detaylıca incelenmesi gereken bir konu; zira metrekare küçük görünse de alternatifler çok ve çeşitli. Old Town ya da Eski Şehir olarak bahsi geçen ve surların içinde kalan bölgede konaklamak isterseniz yalnızca bir adet beş yıldızlı otel alternatifiniz varken, ev ya da oda kiralamak istediğinizde irili ufaklı yüzlerce alternatif çıkıyor karşınıza. (Bu noktada Airbnb Dubrovnik şehri için de en güvenli ev kiralama sistemi diyebiliriz) Surların dışında kalan ya da merkeze yakın beldelerde ise yine her bütçeye uygun ev, otel ve oda alternatifleri bulmak mümkün. Hatta merkezden uzaklaştıkça kiralanacak evlerin fiyatları bir miktar da olsa azalırken, enfes deniz manzaralarına da sahip olabiliyorsunuz.

Biz genel olarak seyahatlerimizde Airbnb’den ev kiralamayı tercih ediyor olsak da, eski şehrin kalbinde olmak gecelerimizi çok çok rahatlatacağından ve de istediğimiz evi yoğun turist sezonu yüzünden kiralamamız mümkün olamadığından yerinde bir kararla eski şehrin tek oteli The Pucic Palace‘da kalmayı tercih ettik. Otel, şehrin tam olarak kalbinde ve ana alışveriş caddesi Stradun’a yalnızca birkaç adım uzaklıktaydı. Yani, şehrin kalbinde olmak isterken turnayı tam olarak gözünden vurmuştuk. Ayrıca otel 17.yy’dan kalma barok bir sarayda hizmet veren butik bir işletmeydi ve beklentilerimizi eksiksiz karşıladı diyebilirim. Butik bir otelden beklediğimiz en önemli detay olan sabah kahvaltısı her sabah alakart olarak servis ediliyordu mesela… Kahvaltı menüsü de aşırı tatmin ediciydi.

Güneş ışınlarının güçlü hissedilmediği sabah saatlerinde, otelin hemen önündeki Gundulic Meydanı’nda kurulan lokal pazarın telaşsız hazırlık ritüellerini izlerken keyifle kahvaltı edip, tezgahlardan masamıza tazecik meyveler transfer ettik. Bu arada, Game of Thrones dizisinin Dubrovnik çekimlerinde ana karakterlerin otelimizde konakladıklarını da öğrendik. Hatta tüm şehirde ciddi bir ticari sektör yaratmış olan diziyi otelimizin reklam malzemesi yapmamasına da bir hayli şaşırdık. Unutmadan, Dubrovnik’e giderseniz Game of Thrones turu yapmadan dönmeyin, detayları Dubrovnik’te yapılacaklardan bahsettiğim yazımda anlattım.

Devam edelim, Lapad ve Gruz eski şehre yakın olduklarından en çok tercih edilen konaklama noktalarından ikisi. Özellikle Lapad hem otel hem de ev kiralamalarında tercih edilirken, Gruz gezi teknelerinin ana çıkış noktası olması nedeniyle daha çok ev kiralamalarına uygun bir bölge diyebiliriz. Denize direkt kıyısı bulunan büyük otellerin çoğu ya Lapad ya da Babin Kuk bölgelerinde toplanmış dersem sanırım ki yanıltıcı olmam. O nedenle bir yandan Dubrovnik plajlarına, bir yandan da konakladığım yere yakın olayım derseniz, otel ararken bu bölgelere odaklanabilirsiniz. Ev kiralamalarında ise eğer yaz aylarında şehirde olacaksanız erkenci davranmanız şart.

Kale surları dışında kalan yakın çevrede, çok kısa bir yürüyüşle eski şehre hızlıca ulaşabileceğiniz zincir oteller bulunuyor. Bunlardan biri Rixos Libertas Dubrovnik ki kendisi için konumu merkezi olup kumlu bir plajı olmasa da, kayalıklar üzerinden denize kıyısı bulunan tek otel diyebiliriz. Bu durum, Dubrovnik’te sahip olunması zor bir özellik ve denize zahmetsizce ulaşabilmek Rixos’u kesinlikle tercih edilir kılıyor. Diğer önemli zincir otel ise Hilton Imperial Dubrovnik. Rixos’a göre eski şehre çok daha yakın ve mimarisi de kesinlikle daha sempatik. Hilton kendi plajına sahip değil ama yakın plajlarla anlaşmalı çalışıyor. Hotel Excelsior ise, şehrin en popüler otellerinden biri diyebiliriz. Manzaralı konaklama açısından da çok iyi bir seçenek kendisi. Bu oteller dışında, eski şehrin dışında kalan ama merkezden de fazla uzaklaşmayan farklı alternatifler bulabilirsiniz.

Konaklamak için Dubrovnik’ten biraz uzaklaşsak da olur diyorsanız; daha sınırlı olanaklar sunan ama kısa bir yolculukla şehir merkezine de rahatça ulaşılabileceğiniz Plat, Mlini ve Cavtat (yakın çevrenin en sevilen ve en gelişmiş balıkçı kasabası) gibi köy ve kasabaları tercih edebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Lulucumm’dan Dubrovnik Yeme İçme Önerileri

The Pucic Palace fotoğrafı websitesinden alınmıştır.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN