İstanbul Keşif Günlüğünde bu defa, zamanda yolculuğa çıkıyoruz. Bunun için bir adet antika saate ihtiyacımız var, bir de bizi eski günlere götürebilecek birkaç mekana… Zamanı geri veya ileri alamayız biliyorum ama en azından zamanı biraz yavaşlatarak, bir günlüğüne eski İstanbul’u yaşayabiliriz. Biz gezerken bu şehir hızla akmaya devam edecek merak etmeyin, biz sadece belirli bir amaçla yola çıkıp, nostaljik keşifler yapacağız.

Amaç: Antika saat bulmak

Yerler: Kadıköy, Eminönü, Feriköy Pazarı (Feriköy)

Bonus: Şeker, tarçın ve ufak antika eşyalar

Bu şehri İstanbullulardan dinleyince siz de benim gibi hüzünleniyor musunuz? Birçok şeyin değiştiğini, birçok tarihi mekanın kapatıldığını duydukça “eski İstanbul’u” hiç tatmasanız da özlüyor musunuz? Ben, eski İstanbul’u Ara Güler fotoğraflarından baktığım, ya da Demir Özlü, Selim İleri kitaplarından okuduğum kadarıyla yaşamaya çalışıyorum.

Eski günlere ve İstanbul’un o zamanlar ne kadar güzel olduğuna değinerek keyfinizi kaçırmayacağım, merak etmeyin! Sadece şunu söylüyorum ki, bu şehirde hala ayakta kalan ve çizgisini korumayı başarabilmiş mekanlar, dükkanlar var. Bunlar saymakla bitmez ama ben bir kısmının ucundan tutarak, bahsetmeye çalışıyorum.

Keşif turumuza Kadıköy’den başlıyorum. Kadıköy’ün en canlı caddelerinden birindeyim ve karşımda camekanın ardında sıralanmış rengarenk şekerler, lokumlar ve ne olduğunu kestiremediğim tatlılar… Hemen içeri giriyorum ve Şekerci Cafer Erol’un tarihçesini merak etmeye başlıyorum. Bu esnada, gözüme kestirdiğim şekerlerden alıyorum. Hepsi çok lezzetli, çok kaliteli. Burası 1807 yılından beri faaliyette, o yıllarda en çok Osmanlı tatlıları ile ünlüymüş… Şimdi ise her çeşit tatlı ve şekerleme yapılıyor, davetlere özel şekerler de hazırlanıyor. Benim favorim, kırmızı beyaz çizgili klasik şeker halkaları, aromasına bayılıyorum. Şekerlere doyduktan sonra, Kadıköy İskelesi’ne doğru yol alıyorum.

Adres: Yasa Cad. No:19 Kadıköy 

Kadıköy’den vapura atlayıp, Eminönü’ne geçiyorum. Mısır Çarşısı’na gidip, en sevdiğim baharatçı olan Mehmet Kalmaz Baharatçı’ya uğramak ve kendime başta dal tarçın olmak üzere birkaç çeşit baharat almak için. Önündeki kalabalığı yarıp, fotoğraf çektikten sonra istediklerimi alıyorum, tabelasına bakıp; “burası iyi ki hala var” diyorum. İçeride daha önce fark etmediğim, bitkisel ve iyileştirme gücü olan pastiller de dikkatimi çekiyor, dayanamayıp “zencefilli ve havlıcanlı bitkisel pastil”lerinden de alıyorum. Baharat seviyorsanız, baharat kokusunu daha çok seviyorsanız, bir de kaliteli ürün arıyorsanız, Mehmet Kalmaz Baharatçı’ya muhakkak uğrayın!

Adres: Mısır Çarşısı No:41 D:1, Eminönü

Hazır Mısır Çarşısına kadar gelmişken, gidilecek yerler listemdeki Arifoğlu’na da uğruyorum. Arifoğlu, Mısır Çarşısında yıllardır baharat ve parfüm esansları bulabileceğiniz bir dükkan. Beni en çok çeken özelliği ise; içerideki parfüm esansları şişelerinden, istediğiniz kokuları seçip, karıştırarak kendinize  bir koku oluşturabilmeniz. Fakat şunu hatırlatmakta fayda var; eğer kokular konusunda kendinize güveniyorsanız ve bu konuda bir deneyiminiz varsa bu eylemi gerçekleştirin; çünkü içeride size rehberlik edecek biri bulunmadığından ortaya çıkan koku sizi hayal kırıklığına da uğratabilir. Şişelerin üzerindeki isimlere bakıyorum, bir çoğunu bilmediğimi fark ediyorum ve “kendi parfümümü kendim yaparım” deneyimimi bir sonraki keşif turuna bırakıyorum. Sonuçta, Perfume: The Story of a Murderer filmindeki çocuk kadar yetenekli olmayabilirim :)

Adres: Mısır Çarşısı İçi 59, Eminönü

Zamanda yolculuğa çıkabilmek için bir adet antika saate ihtiyaç olduğunu başta da belirtmiştim. Bu amaca ulaşana kadar nostaljik bir yolculukla günümü renklendirdikten sonra nihayet Feriköy Pazarına geliyorum. Bu pazardan, daha önce “İstanbul Keşif Günlüğü Volume 3: Plak Dükkanları” yazımda bahsetmiştim. Burada her pazar, antika eşya tezgahları kuruluyor. Birçok tezgah sahibinin farklı bölgelerde kendi dükkanı da var.

Bugüne kadar topladığım ikinci el / antika saatlerime baktığımda en memnun kaldığım saatleri buradan aldığımı hatırlıyorum. Pazarın girişinden dümdüz ilerlediğinizde sağda yer alan Hasan Bey’in saat tezgahı içlerinde en iyisi. Benim gibi, pilli değil de kurmalı saatlere meraklıysanız burayı tavsiye ederim. İsviçre’den, Almanya’dan ve Türkiye’den çok önemli markaların kol saatleri bulunuyor. Üstelik çok iyi durumda bir çoğu… Ben Nacar (Türk markası, 1929 yılından bu yana saat üretiyor) ve Cortebert (İsviçre’de  1790 yılında kurulmuş) markalarının tasarımlarını çok seviyorum. O saatleri kolunuza taktığınız andan itibaren kendinizi başka bir zamana ait hissediyorsunuz sanki… Yalnız uyarmalıyım ki; kol saatinizi günde 2 kez kurarken, garip bakışlarla karşılaşabilirsiniz (nasıl yani yıl 2013 ve kol saatini mi kuruyor?!) ama aldırmayın!

Feriköy’e gelmişken diğer antika tezgahlarına da bakıyorum ve kendimi renkli Olivetti ve Remington daktilolarından alamıyorum. Bu pazar o kadar büyük ki; her köşede kendinize göre bir şeyler bulabilmeniz mümkün; plaklar, porselen takımları, gözlükler, saatler, broşlar ve fotoğraf makineleri gibi… Ben bu defa, kahverengi bir Nacar saati, bilezik ve hediye olarak Solingen marka saç kesme makinesi alıyorum ve burada 3 saat geçirdikten sonra, Feriköy’den ayrılıyorum.

Adres: Baruthane Cad. No:66 Feriköy, Şişli

Biliyorsunuz işte; bu şehir her gün değişiyor, dönüşüyor. Bu şehre, yeni insanlar geliyor, kimileri terk ediyor… Tarihi binaların bazıları yıkılıp yerine alışveriş merkezleri kuruluyor, bazı bölgelere iç dekorasyonları harika yeni mekanlar açılıyor. Kimileri O’nu sahil kenarında oturup dinlemeyi, kimileri koşuşturma içinde tanık olabildikleri kadar bilmeyi, kimileri de zamanı yavaşlatıp O’nu gerçek anlamda “yaşamayı” diliyor; ben en son bahsettiğim taraftayım. Eski İstanbul’un artık var olmamasından şikayet etmek yerine olabildiğince iyi yerler keşfetmeye, eski İstanbul’u sokaklarında ve en umulmadık köşelerinde bulmaya ve yaşamaya çalışıyorum.

Bir sonraki Keşif Günlüğü’ne kadar bir hayli yorulmak ve yeni yerler keşfetmek dileğiyle, hoşçakalın!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Deniz! Kırmızı-beyaz şekerlere bayılırım, her gördüğümde kesin alırım :) Yazı boyunca hatırlattıkların çok doğru… Eski yerler kapanıyor ve onları bulmak gittikçe zorlaşıyor. Bizimle buraları paylaştığın için teşekkür ederim! Ressam Reysi Kamhi’nin “Tasvirleri Atlıyorum” adlı sergisi vardı Ekim ayıydı sanırsam. Bu linkten bakabilirsin: http://www.themagger.com/sergi-ve-teaser-kaybolan-meslek-reysi-kamhi/. İstanbul’daki gittikçe kaybolan eski meslekleri ve eski dükkanları konu almıştı sergisinde. Şekerciler, şık şapkacılar…
    Saatlere de ayrıca bayıldım! Bende de var 2 tane vintage saat, çok seviyorum!
    Bir sonraki keşif günlüğünü heyecanla bekliyorum/bekliyoruz! :)

  2. Gerçekten çok güzel bir yazı olmuş, ben de gezmiş kadar oldum, teşekkürler.

    Eski saatler ve antika objeler için ben de sizlere Beyoğlu’ndaki Avrupa Pasajı’nı (eski Aynalı Pasaj) önermek isterim. Özellikle 1870 Antik adlı dükkanı sık sık ziyaret etmek çok keyifli. Antika saatler, eski müzik aletleri, tablolar ve daha önce hiç görmediğim birbirinden ilginç obje ile dolu bir dükkan.

    Sizin bu güzel yazınızı okuyunca, ben de kendi Eski İstanbul duraklarımdan birini paylaşmak istedim.

    Sevgiler

  3. merhabalar saatlere bayıldım nacar saatlerinizin fiyatını öğrenebilir miyim bende feriköye gidebilirim

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?