John Green’in bir lise öğrencisinin yeni okulundaki maceralarını anlatan ilk romanı, “Alaska’nın Peşinde”, Pegasus Yayıncılık tarafından yayımlandı.

Miles Halter, Florida’da ailesiyle birlikte yaşayan, en büyük tutkusu, otobiyografiler okuyarak, insanların ölmeden önce söylediği sözleri ezberlemek olan yalnız bir çocuktur. Hayatında yeni bir sayfa açmak için Culver Creek Lisesi’ne başlar. Eski okulunda fazla arkadaşı bulunmayan Miles, kendini oda arkadaşı Albay, Takumi ve Alaska’dan oluşan bir grubun içinde bulur.  Yeni arkadaşlarıyla, okul kurallarının hiçe sayıldığı, eşek şakalarına konu olduğu, içki ve sigara içtiği, dersten atıldığı, okuldan kaçtığı yeni bir dünyaya adım atar.

Albay, grubun strateji uzmanı; Takumi, etkisiz elemanı; Alaska, grubun asi, gizemli ve tutarsız kızıdır. Miles’ın, Alaska’ya aşık olması ise uzun sürmez.

Alaska’nın Peşinde,  bir lise öğrencisinin yeni okulundaki maceralarını anlatan bir roman.  İçeriğindeki farklı karakterler, olayların kısa ve özü yakalanarak anlatılış şekli, kitabın akıcılığını sağlasa da, kitap sınıflandırılması açısından, gençlik kitapları ve yetişkin kitapları arasında askıda kalmış gibi. Kitabın içinde yer alan son sözlerin ona ayrı bir hava kattığı ise inkâr edilemez. İşte, bu  son sözlerden bazıları ;

François Rabelais, “ Büyük Belki’yi aramaya gidiyorum.”

John F. Kennedy, “Bu ortada.”

General John Sedgwick, “Bu uzaklıktan bir fili bile vuramaz…”

Che Guevara, “ Ateş et, korkak. Yalnızca bir insan öldüreceksin.”

Edgar Allan Poe ,“Tanrım, zavallı ruhuma yardım et.”

Alaska’nın Peşinde (Looking for Alaska),

John Green (Çev: Banu Talu),

Pegasus Yayınları, 2012, 320 sf.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?