Instagram Hesabı Photo.book’ta yaptığı paylaşımlarla yeni mekan önerileri veren Tuğçe Karaman’la, yeni keşifleri ve hesabı üzerine sohbet ettik. Keyifli okumalar!

_Merhaba Tuğçe, öncelikle seni tanıyabilir miyiz? 

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Jeoloji Mühendisliği okuyorum. Boş zamanlarımda fotoğraf çekiyor ve yeni yerler keşfediyorum.

_Photo.bookk adlı instagram hesabını keyifle takip ediyoruz! Özellikle İstanbul’daki semtlerde yaptığın keşiflere bayılıyoruz. İstanbul’da vakit geçirmeyi en çok sevdiğin 3 semti ve buralarda yapmaktan zevk aldığın şeyleri bizimle paylaşabilir misin?

Çok teşekkür ederim. Sayfamın beğenilmesi beni çok mutlu ediyor. Favori semtlerim Arnavutköy, Rumelihisarı ve Galata. Arnavutköy ve Rumelihisarı hem yürüyüş rotam, hem bir kahve molam, hem de her gittiğimde farklı yerler keşfedebildiğim semtler. Özellikle Arnavutköy son yıllarda sürekli değişiyor. Yeni mekanlar açılıyor. Ara sokaklarında kaybolmayı, keşif yapmayı çok seviyorum. Rumelihisarı için favorim ise Perili Köşk. Herkes bir kere bile olsa o terasa çıkmalı; müthiş bir manzarası ve çok değişik bir enerjisi var kesinlikle. Galata ise fotoğraf çekmekten en çok zevk aldığım yer. Bir hafta boyunca her gün gitsem her seferinde farklı bir kare çektiğim oluyor.

_Karaköy – Beyoğlu taraflarında çok iyi fotoğrafların ve mekan keşiflerin var. Bu çevrede bulunan favori mekanların hangileri?

Karaköy’ün en sevdiğim yeri tabiki Karabatak, gece ayrı gündüz ayrı güzel. Onun dışında Karaköy favorilerim; LOL, Pim, Muhit. Karaköy’den yukarı Çukurcuma’ya çıkabilirsiniz. Burada da birçok antikacı var. Çok güzel fotoğraflar ortaya çıkabiliyor. Ama asıl favorim Müz, hem içeride birçok çeşit bitki var hem de kahve-tatlı keyfi yapabiliyorsunuz. İçeride vakit nasıl geçiyor anlamıyorum… Oradan İstiklal Caddesi’ne çıkarsanız; Suriye Pasajı ve Mısır Apartmanı var, onları da mutlaka ziyaret etmelisiniz. Ayrıca son keşfim Denizler Kitabevi, içerisi çok güzel. Eski kitaplar, haritalar, posta kartlar, bir sürü şey var. Tarih seven arşivciler için mükemmel bir seçenek. Özellikle bir mekan ismi vermeyeceğim ama, Asmalı Mescitin ara sokakları eskisi kadar hareketli olmasa da keşfetmeye değer kesinlikle.

_Balat’ın da altını üstüne getirmişsin, süper önerilerin olduğuna eminiz. Balat’tan da çok sevdiğin kafe, restoran, vintage dükkanlardan birkaç tane önerebilir misin bize?

*Balat son zamanlar yeni yeni ısınmaya başladıklarımdan oldu. İlk gittiğimde hiç sevmemiştim. Çünkü bir sokağın fotoğrafını çekmiştim karşımdan gelen iki “beyefendi” yanıma gelip; “O fotoğrafları sileceksin! Bizim belalımız var.” gibi laflar etmişlerdi, ama tabi sonra alıştım. İlk favorim Cooklife, her şeyiyle çok güzel, iç dizayn harika. Avustralya tarzı bir kahveci. Bol bol fotoğraf çekmek isteyenler için ilk adres.

*İkincisi Pop’s Balat, burası da çok güzel, ziyaret edilmeli. Bir diğeri Balat Coffee and Guide. İçerisi biraz küçük ama güzel. Kahveden içim bayıldı acıktım ben diyenler için — Forno Balat diyebilirim.

*Ve tabiki Naftalin! Naftalin’e uğramadan geçmeyin derim. Vintage dükkanlar arasında Rag n Roll diyebilirim. Hem de çok güzel fotoğraflanıyor. Bunlar tabiki en popüler olanlar, siz ara sokakları da keşfetmeyi ihmal etmeyin.

_Amsterdam’da yakaladığın fotoğrafları da çok sevdik! Amsterdam’a gidenlere “mutlaka” dediğin önerilerini bizimle de paylaşabilir misin? 

Aslında Amsterdam benim ilk yurtdışı deneyimimdi. O yüzden istediğim kadar fotoğraf çekemedim. Acemilik diyelim. Kesinlikle gidilmesi gereken yerlerden ikisi Rjiksmuseum ve Van Gogh Müzesi; müze sevmeyenler bile gezmeli. Kanal turu yapmadan dönmeyin. Kurabiye evlerin enerjisi bir başka. Vondelpark’ta keyif yapmayı unutmasınlar, tabi bunun için hava koşulları güzel olmalı. Benim gidemediğim ama gidenlerin mutlaka gitmesini istediğim meşhur Pluk. Burada unicorn bowl’dan benim için yesinler. Ve Wildernis’e gitmeliler; burası bir çiçekçi ve çook güzel.

theMagger’da Amsterdam hakkında başka yazılara buradan ulaşabilirsiniz. 

_Instagram hesabında paylaştığın konsept kafeler çok güzel, İstanbul’da ”Burası harika.” dediğin konsept kafeler hangileri? 

En sevdiğim konsept cafeler; Minoa, Müz, Zoo Cafe (Kadıköy), manzarasından ötürü Konak Cafe (Galata), Nail Kitabevi (Kuzguncuk), nostaljik havasıyla Fahriye Cafe (Moda) ve Kavanoz (Arnavutköy). Aslında daha çok var, ama yaz yaz bitmez. Beni instagram’dan takip ederek öğrenebilirsiniz.

_Güzel mekanlar keşfetmek kadar, onları iyi fotoğraflayabilmek de önemli. Çok güzel fotoğraf çekiyorsun, bir fotoğrafçılık eğitimi aldın mı hiç?

Çok teşekkür ederim, güzel fotoğraf çekmeye çalışıyorum. Gerçekten bunun için çaba sarfediyorum. Herhangi bir eğitim almadım, ama hala fotoğraf makinesinin bilmediğim bir sürü özelliği var. Benim için özelliklerden çok, ne gördüğümün önemi var. İstediğim kareyi yakalamadıysam Instagram’da paylaşmıyorum. Hani sırf buraya da gittim gibi görünmek değil amacım, içime sinmediyse paylaşmıyorum.

_Burayı kesinlikle keşfetmek ve fotoğraflamak istiyorum dediğin istiyorum dediğin şehir ve ülkeler hangileri? 

O kadar çok var ki, özellikle gitmek istediğim İtalya. Renkler, yapılar beni her açıdan içine çekiyor. Breş Gölü ilk görmek istediklerimden. Almanya’da Bremen, Mauritius, Bali. Yine bu liste uzar gider, ama şuan için yakın markajımda olanlar buralar.

_Son olarak, seni nerelerden takip edebiliriz? 

Beni şu an için Instagram’dan takip edebilirsiniz. Kullanıcı adım: @photo.bookk.

Teşekkürler Tuğçe!

 

Sevgili Tuğçe’nin favorilerinden olan Müz’ü, sevgili Canan Delevi’nin Müz Botanik yazısından inceleyebilirsiniz. 

Yine Tuğçe’nin favorilerinden olan Mısır Apartmanı’nın tarihini de,Melisina’nın İstiklal’de Saygı Duruşu: Mısır Apartmanı yazısında bulabilirsiniz. 

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?