Çağdaş Türkiye sinemasının yakından takip ettiğimiz 10 yönetmeni ve film önerileri bu listede!

Gözyaşının da kahkahanın da eksik olmadığı, hâlâ her fırsatta zevkle izlediğimiz Yeşilçam filmleri ve Yeşilçam yılları çok geride kaldı; fakat çağdaş Türkiye sineması yetenekli yönetmenleri, bol ödüllü filmleri ve yeni anlatım biçimleriyle sadece Türkiye izleyicisinin değil dünyanın da ilgisini çekmeye devam ediyor. Merakla ve ilgiyle takip ettiğimiz, çekecekleri her yeni filmi heyecanla beklediğimiz 10 yönetmeni bir araya getirdik:

***

Türkiye Sineması – Yönetmenler

Emin Alper

1974, Karaman doğumlu Emin Alper, Boğaziçi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nden Modern Türkiye Tarihi üzerine doktora sahibi bir yönetmen olarak ülkenin toplumsal ve siyasi atmosferini filmlerine başarıyla yansıtıyor. Seyfi Teoman’ın yapımcıları arasında yer aldığı ilk filmi Tepenin Ardı ile büyük başarı elde eden yönetmen, Kusturica, Kubrick ve Fassbinder’den etkilendiğini söylüyor.

Film Önerisi: Emin Alper’in ikinci filmi Abluka, İstanbul’un abluka altındaki bir mahallesinde, şartlı tahliyeyle serbest bırakılan Kadir’in yaşadığı psikolojik gerilimi konu alıyordu. Abluka, Venedik Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü’yle ayrılmış, SİYAD tarafından 2015’in en iyisi seçilmişti.

Mert Tanöz’ün Abluka film incelemesini okumak için buraya tıklayın.

 

Özcan Alper

1975, Artvin doğumlu Özcan Alper, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi bölümünden mezun. İlk uzun metrajlı filmi Sonbahar‘ı çekmeden önce Yeşim Ustaoğlu’nun Saklı Yüzler filminde yönetmen yardımcılığı yapan Özcan Alper, Adana Film Festivali’ndeki ilk gösteriminden itibaren Sonbahar ile övgülere boğuldu. Filmlerinde Karadeniz’in doğasını ve Anadolu’nun kültürel zenginliğini çok iyi kullanan Alper’in diğer filmleri Gelecek Uzun Sürer ve Rüzgârın Hatıraları.

Film Önerisi: Özcan Alper’in ilk filmi Sonbahar, politik nedenlerle yıllarca tutuklu kalmış Yusuf’un hastalığı nedeniyle serbest bırakıldıktan sonra Karadeniz kıyılarındaki ana evine dönüşünü anlatıyordu. Sonbahar, Adana Film Festivali’nde En İyi Film ödülüne layık görülmüş, SİYAD tarafından 2008’in en iyi filmi seçilmişti.

Özcan Alper’in Sonbahar filminin de aralarında yer aldığı Mevsimi Güzelleştirecek 10 Sonbahar Filmi listemize göz atmayı unutmayın.

 

Nuri Bilge Ceylan

1959, Çanakkale doğumlu Nuri Bilge Ceylan, Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra sinema eğitimi almış ve doğa etkinlikleriyle ilgilenmeye başlamış, Türkiye’nin en iyi yönetmenlerinden ve en iyi fotoğraf sanatçılarından biri. Doğaya ve fotoğrafçılığa olan ilgisi filmlerine her daim en iyi şekilde yansıyan Nuri Bilge Ceylan, yönettiği hemen hemen tüm filmlerin ortak-senaristleri arasında yer alıyor (bu noktada eşi Ebru Ceylan ve doktor/yazar/oyuncu Ercan Kesal’ın adını da anmak gerekiyor) katkıda bulunuyor ve kurgusunu üstleniyor. Kısa filmi Koza ile 1995 Cannes Film Festivali’nde Uluslararası Kısa Film Yarışması’na katılarak festivalle tanışan yönetmen, o günden beri birçok filminin prömiyerini yaptığı festivalden sırasıyla Jüri Büyük Ödülü (Uzak, 2002), FIPRESCI Ödülü (İklimler, 2006), En İyi Yönetmen Ödülü (Üç Maymun, 2008), Jüri Büyük Ödülü (Bir Zamanlar Anadolu’da, 2011) ve Altın Palmiye’ye (Kış Uykusu, 2014) layık görüldü.

Film Önerisi: Nuri Bilge Ceylan sineması her yeni filmle Türkiye ve dünya sinemasındaki çıtayı biraz daha yükseltiyor. Bu yüzden film önerimiz, yönetmenin Cannes Film Festivali’nin büyük ödülü Altın Palmiye’ye uzanan son filmi Kış Uykusu. Film, Kapadokya’da bir otel işleten Aydın’ın yaşça genç eşi, kız kardeşi, otel çalışanları ve yerli halk ile ilişkileri üzerinden Türkiye’nin toplumsal yapısını gözlemliyor.

 

Mahmut Fazıl Coşkun

1973 doğumlu Mahmut Fazıl Coşkun, Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra UCLA Film, TV ve Dijital Medya bölümünü tamamladı. İlk uzun metrajlı filmi Uzak İhtimal, başarılı bir oyunculuk yönetmenliğiyle bir müezzin ve bir rahibe arasında adı konmayan duyguları konu alarak dikkat çekti. Mahmut Fazıl Coşkun’un her iki filminde de ilginç karakterler ve bu karakterlerin mizahla, yoğun duygularla ve günlük hayata dair başarılı gözlemlerle aktarılan iç dünyasını görmek mümkün.

Film Önerisi: Mahmut Fazıl Coşkun’un ikinci filmi Yozgat Blues, İstanbul’dan kalkıp Yozgat’taki küçük bir barda şarkı söylemek için yola çıkan Yavuz ve Neşe ile Yozgatlı berber Sabri’nin mizahla ve müzikle yoğrulmuş hikâyesini anlatıyıor. Sonbahar, Adana Film Festivali’nde En İyi Film ödülüne layık görülmüş, SİYAD tarafından 2008’in en iyi filmi seçilmişti.

 

Zeki Demirkubuz

1964, Isparta doğumlu Zeki Demirkubuz, buradaki Gönen Öğretmen Okulu’ndan mezun olduktan sonra İstanbul’a yerleşti. Geçmişinde fabrika ve atölye işçiliği, işportacılık,  ’80 darbesi sonrası hapishane yılları ve işkenceler olan Zeki Demirkubuz, bugün “Tüm Zamanların En İyi 100 Türk Filmi” gibi başlıklarla derlenen birçok Türkiye sineması listesinde Masumiyet filmiyle ilk 10’da yer alıyor. Hapishane yıllarında ilgiyle okuduğu edebiyat eserlerinden ve özellikle Dostoyevski’nin Suç ve Ceza‘sından etkilenen yönetmenin kendi yazdığı senaryolarında Rus edebiyatının etkisi açıkça görülüyor.

Film Önerisi: 11 uzun metrajlı filmi bulunan Zeki Demirkubuz’un her biri birbirinden başarılı ve her biri ayrı bir aile ya da ilişki dramına odaklanan filmleri arasından önerimiz en bilinen filmi Masumiyet olmayacak. Çağdaş Türkiye toplumunun ve bu toplumdaki gençler arasındaki duygusal ilişkilerin başarılı bir portresini çizen, Vildan Atasever ve Ufuk Bayraktar’ın başrollerini paylaştığı Kader‘i kaçırmayın. Kader, İstanbul ve Ankara Film Festivalleri’nde En İyi Yönetmen ödülüne layık görülmüş, Antalya’da ise Altın Portakal’ın sahibi olmuştu.

 

Reha Erdem

1960, İstanbul doğumlu Reha Erdem, Galatasaray Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Paris’te sinema eğitimi aldı. İlk filmi A Ay ile birçok ödül kaznasa da 10 yılı aşkın süre film çekmeyen yönetmen, bu süre zarfında reklam filmi yönetmenliği yaptı. 2000’li yıllarda oldukça üretken olan ve 8 filmiyle eleştirmenlerden çoğu zaman tam not alan Reha Erdem sinemasının öne çıkan noktaları arasında ses tasarımı, insan-doğa ilişkisi ve insanların sesler aracılığıyla doğayla ve birbirleri ile iletişimi sayılabilir. Yönetmen birçok filminin senaryo ve kurgusunu da kendisi üstlenirken, her filminde takdir edilen görüntü yönetiminin ardındaki isim daima Florent Herry oluyor.

Film Önerisi: Reha Erdem sinemasının parladığı yıllardan biri hem önerimiz Beş Vakit‘in hem de (2004’ten itibaren festivallerde gösterilmeye başlanan) Korkuyorum Anne‘nin vizyona girdiği 2006. Yönetmenin bir Anadolu köyünde, beş vakit ezanın rutininde ilerleyen hayatların 12-13 yaşlarındaki 3 çocuğun, Ömer, Yakup ve Yıldız’ın gözünden anlattığı filmi, Adana ve İstanbul Film Festivalleri’nin yanı sıra SİYAD tarafından da En İyi Film ödülüne layık görülmüş, yurt dışında birçok eleştirmen tarafından yılın en iyi yabancı filmleri arasında gösterilmişti.

 

Pelin Esmer

1972 doğumlu Pelin Esmer, Boğaziçi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi sosyoloji bölümü mezunu. Belki de bu nedenle insanları ve toplumun farklı kesimlerini çok iyi gözleyen yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi de Mersin’in bir dağ köyündeki 9 işçi kadının bir tiyatro oyunu sahneye koyuşunu konu alan bir belgesel. Esmer, aynı zamanda ilginç bir koleksiyoncu olan amcası Mithat Esmer’i konu alan kısa belgeseli Koleksiyoncu‘nun ardından çektiği uzun metrajlı kurmaca filmi 11’e 10 Kala‘da da amcasını ve koleksiyonunu, bu kez kurmaca bir hikâyeyle işledi.

Film Önerisi: Pelin Esmer sinemasından önereceğimiz film, bugünlerde Başka Sinema salonlarında izleyebileceğiniz kadar güncel; İşe Yarar Bir Şey. Yönetmenin ünlü romancı Barış Bıçakçı ile birlikte yazdığı senaryosuyla ve başrol oyuncusu Başak Köklükaya’nın performansıyla dikkat çeken film, yolları bir tren yolculuğunda kesişen üç kişinin hikâyesine odaklanıyor.

 

Tolga Karaçelik

1981, İstanbul doğumlu Tolga Karaçelik, listemizdeki en genç yönetmen. Koç Özel Lisesi ve Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Karaçelik, ilk filmi Gişe Memuru‘nu 2010 yılında çekti. Ardından ödüller ve olumlu yorumlarla taçlandırılan Sarmaşık geldi. Yönetmenin oldukça eğlenceli ve ilginç gözüken yeni projesi Kelebekler‘e destek olmak için Indiegogo kampanyasına buradan ulaşabilirsiniz.

Film Önerisi: Tolga Karaçelik’in birçok uluslararası festivalde yarışan, övgülerle karşılanan filmi Sarmaşık, borcu nedeniyle limandan ayrılamayan bir gemide kısılı kalmak zorunda olan mürettebatın arasındaki dengeler üzerinden insan topluluklarındaki psikolojik ilişkileri ve değişen güç dengelerini konu alan yer yer psikolojik gözlemci, yer yer fantastik bir film. Sarmaşık, 2015 yılında Antalya’da Altın Portakal’ın yanı sıra En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo ve En İyi Erkek Oyuncu (Nadir Sarıbacak) ödüllerinin de sahibi olmuştu.

Halil Yörükoğlu’nun Sarmaşık film incelemesini okumak için buraya tıklayın.

 

Yeşim Ustaoğlu

1960, Kars doğumlu Yeşim Ustoğlu, Türkiye’nin en başarılı yönetmenlerinden ve sayısı mutluluk verici bir şekilde her geçen gün artan kadın yönetmenlerinden biri. Robert Kolej’i bitirdikten sonra, Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık bölümünden mezun olan Ustaoğlu, dört kısa filmin ardından ilk uzun metrajlı filmi İz‘i 1994’te çekti. İkinci filmi Güneşe Yolculuk, İstanbul ve Ankara Film Festivalleri’nin yıldızı olmanın yanında Berlin’de Altın Ayı için yarıştı. Bugüne kadar 6 uzun metrajlı filmi bulunan yönetmen, 2003 yılından beri uzun metrajlı film ve belgesel yapımları gerçekleştiren ve uluslararası projelere prodüksiyon hizmeti veren bir şirketin de kurucusu.

Film Önerisi: Yeşim Ustaoğlu sinemasından önerimiz, yönetmenin son filmi Tereddüt, ya da uluslararası gösterimlerdeki adıyla Clair Obscur. Funda Eryiğit ve Ecem Uzun’un birbirinden başarılı performanslarla güçlü kıldığı filmde, birbirlerinden çok farklı iki geçmişe ve bugüne sahip iki kadının, geleneksellikten oldukça uzak bir yaşamı olan bir doktor ve cinsiyetçi bir kültürün bastırdığı genç bir hastanın fırtınalı bir gecenin ardından kesişen hayatları anlatılıyor. Film, geçtiğimiz İstanbul Film Festivali’nden En İyi Yönetmen ve En İyi Kadın Oyuncu ödülleriyle ayrılmıştı.

 

Seren Yüce

1975, İstanbul doğumlu Seren Yüce, sinemacılığın öncesinde uzun süreli bir reklam ve dizi sektörü deneyimi olsa da Bilkent Üniversitesi Arkeoloji bölümü mezunu. Takva (Özer Kızıltan, 2005), Yaşamın Kıyısında (Fatih Akın, 2007), Pandora’nın Kutusu (Yeşim Ustaoğlu, 2009) gibi filmlerden yönetmen yardımcılığı yaptıktan sonra 2010’da ilk filmi Çoğunluk‘u çeken Yüce, şehirli insanın yaşamından yer yer dramatik yer yer trajikomik anları başarıyla yakalıyor. Seren Yüce, ikinci filmi Rüzgârda Salınan Nilüfer‘in ardından internette yayınlanan Masum dizisi ile de adından söz ettirdi.

Film Önerisi: Seren Yüce’nin ilk filmi Çoğunluk, İstanbul’da babasının ofisinde çalışan Mertkan adlı gencin sıradan yaşamını, gelecek kaygılarını ya da kaygısızlığını, ailesinin karşı çıktığı aşkını, hayallerini ya da hayal kuramayışını konu alıyor, Türkiye’de birçok insanın maruz kaldığı toplumsal ve ahlaki değerlerin baskısından dem vuruyordu.  Bartu Küçükçağlayan’ın başrolde olduğu film, Venedik Film Festivali’nden ödülle dönmüş, Türkiye’de ise Altın Portakal’a layık görülmüştü.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?