Bilimkurgu türünü sevmemizin en büyük nedenlerinden biri, gelecekle ilgili olasılıklar konusunda ufkumuzu açması, bize teknolojinin hayal gücüyle nasıl şekillenebildiğini göstermesi ve ileride nelerle karşılaşabileceğimiz konusunda ipuçları vermesi. Yakın ya da uzak gelecekte geçen bilimkurgu filmlerindeki otomobilleri incelemek de bunun yollarından biri…

Bu yazıda, 1970’lerden günümüze klasikleşmiş ya da klasikleşmeye aday bilimkurgularda görüp hayran kaldığımız birkaç otomobilden bahsetmek istedik.

A Clockwork Orange (1971)

Anthony Burgess’in romanından sinema tarihinin en yetenekli yönetmenlerinden Stanley Kubrick tarafından sinemaya uyarlanmış A Clockwork Orange, romandaki gelecek tasvirini beyazperdeye başarılı bir şekilde taşımıştı. Bu distopik roman ve film, sadist bir çetenin elebaşı olan Alex’in yakalanışını beyninin yıkanmasını anlatıyordu. Bu karanlık anların öncesinde, filmin ilk çeyreğindeki fütürist tasarımlar ise 1970’lerin standartlarına göre çığır açıcı nitelikteydi. 1969’da olabildiğince aşırıya kaçılarak tasarlanmış Durango 95 adlı bu araç, filmde İngiliz kırsalında hız sınırını aşıyor, anormal davranışlarıyla etrafındakilerle yalnızca şiddet aracılığıyla iletişim kuran bu çetenin özelliklerine ve hedonizmine birebir uyuyordu.

 

Blade Runner (1982) / Blade Runner 2049 (2017)

Bilimkurgu klasiklerinden Blade Runner (Ridley Scott) ve 35 yıl sonra gelen devam filmi Blade Runner 2049 (Denis Villeneuve), yapay zeka ve insan ırkı arasındaki kovalamacayı konu alan filmler olarak türün hayranlarının defalarca izlemesi gereken birer başyapıt. Filmlerin etkileyiciliğinin ve akılda kalıcılığının en büyük etkenlerin biri olan görsellikleri ve prodüksiyon tasarımları… Sırasıyla 2019 ve 2049’daki geleceğin nasıl gözükeceği konusunda yaratıcı tahminlerde bulunan bu filmlerde, yapay zeka suçluların peşinden koşan blade runner‘ların kullandığı araçlar Spinner adındaki polis otomobilleriydi. Endüstri mühendisi Syd Mead ve tasarımcı Gene Winfield‘ın imzasını taşıyan tasarımlarıyla Spinner‘ların en önemli özelliği dikey kalkış/iniş sağlayan sistemleri – ki bu distopik, karanlık ve kalabalık metropoller için ideal bir özellik. Devam filminde geliştirilmiş modelleriyle halen varlığını koruyan Spinner, o kadar ikonik bir tasarım ki bilimkurgu klasiklerinden Back to the Future‘ın ikinci filminde ve Star Wars serisinin ikinci üçlemesinde bu tasarıma saygı duruşlarına ve referanslara rastlamak mümkün.

 

Back to the Future (1985)

Bilimkurgu filmlerinden ve ikonik otomobil tasarımlarından bahsederken DeLorean’ın adını anmamak mümkün mü? Back to the Future‘ın ilk dakikalarında tanıştığımız DeLorean DMC-12 bildiğiniz gibi sıradan bir otomobil değil, bir zaman makinesi. Yukarıya doğru, kanat gibi açılan kapılarıyla kültürel bir ikona dönüşmüş olan bu otomobil filmde çılgın bilim insanı Dr. Emmett Brown tarafından icat ediliyor. Gerçekte ise filmin gösterime girdiği yıl iflas eden DeLorean Motor Company adlı şirketin ürettiği ilk ve tek otomobil olarak kalmış. DeLorean, Marty McFly‘ı 30 yıl öncesine götürüp annesi ve babasının gençlikleriyle tanıştıracak kurgusal gücü plütonyumla çalışan motorundan alıyor.

 

Minority Report (2002)

Minority Report‘ta tasvir edilen, suçların işlenmeden öngörüldüğü, suçluların suç işlemeden yakalandığı distopik bir gelecekti. Filmin en akılda kalıcı sahnelerinden birinde Tom Cruise ve Colin Farrell‘ı nefes kesen bir kovalamaca içinde izlemiştik ve bu kovalamaca bir otomobil fabrikasının üretim hatları arasında geçiyor, Tom Cruise bir noktada üretimi tamamlanmış bir otomobilin içinde mahsur kalıyordu. 2054 model bu araç, göz alıcı kırmızı rengi ve muhteşem tasarımıyla olduğu kadar kendi kendini sürebilme, konuşarak kumanda edilme ve yolcuların kişilik ve ruh haline göre müzik seçebilme gibi teknik özellikleriyle de dikkat çekiyordu. Ayrıntılara dikkat etmeyi seven sinema izleyicisi, aynı modelin mavi renkli bir versiyonunun da 2005 yapımı The Island filminde de kullanıldığını fark edecektir.

 

TRON: Legacy (2010)

Hem otomotiv endüstrisi hem de film sektörü için yaratılan ikonik tasarımlarda imzası olan Daniel Simon’un, 1982 yapımı filmin devamında gelen TRON: Legacy için tasarladığı her bir araç birbirinden etkileyici. Ama birinci sırayı Light Runner adındaki bu otomobil / motorsiklet hibritine vermek yanlış olmaz. Bir video oyunun içinde geçen bir film için bile fazla yaratıcı, fazla uçuk olan bu model, TRON filmindeki Light Cycle‘ın birkaç üst modeli – onunkinden daha büyük ve daha güçlü tekerlekleri var, ama bununla da kalmıyor: Olivia Wilde’ın çılgınca sürdüğü Light Runner, mayın döşeyen ve roket atan silahlara sahip! Her şey, mavi neon ışıkların ve metalik tonların hükmettiği TRON evrenindeki sürükleyici hikâyeye uygun.

Gelecek geldi! Elektrikli otomobillerin, kendi kendine giden araçlar, alışkanlıklarınızı kaydeden otomobiller artık o kadar da uzak değiller; şimdi Jaguar I-PACE ile tanışın!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN