La La Land’in 7 Altın Küre kazanarak tarih yazdığı, Meryl Streep’in Cecil DeMille ödülü kabul konuşmasıyla büyülediği 74. Altın Küre ödül töreninde 2016’nın en iyi sinema ve televizyon yapımları ödüllendirildi.

Golden Globe Awards - Season 74

Jimmy Fallon’ın sunuculuğunu üstlendiği 74. Altın Küre Ödülleri’nin film dallarında La La Land‘in göklere çıkarıldığı ve çoğunlukla sürprizsiz sonuçlar açıklanırken, televizyon dallarında her zamanki gibi yeni dizilere kucak açıldı. Birçok oyuncu ve sanatçının Trump Amerikası’na karşı umut verici konuşmalarıyla anlamlanan gecede öne çıkan yapımlar ve kazandıkları ödüller şöyle:

Son olarak, yukarıda adı geçmeyen kategorilerdeki kazananlar ise şunlar:

En İyi Minidizi / TV Filmi: The People v. O.J. Simpson: American Crime Story
En İyi Erkek Oyuncu (TV Drama): Billy Bob Thornton (Goliath)
En İyi Kadın Oyuncu (TV Komedi / Müzikal): Tracee Ellis Ross (black-ish)
En İyi Kadın Oyuncu (Minidizi / TV Filmi): Sarah Paulson (The People v. O.J. Simpson: American Crime Story)

***

Altın Küre Ödüllü Filmler 2016

Altın Küre Ödüllü Diziler 2016

La La Land

Bugüne kadar 7 Altın Küre kazanan ilk film olarak tarihe geçen La La Land, yılın en iyi filmlerinden ve ödül sezonunun en iddialı yarışçılarından olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu. Aday olduğu tüm kategorilerde kazanan müzikal, yönetmen ve senaristi Damien Chazelle ile bestecisi Justin Hurwitz’e de ikişer ödül kazandırdı. Klasik Hollywood müzikallerini ve Los Angeles’ı göklere çıkaran La La Land caz kulübü açma hayalleri kuran bir caz piyanisti ve oyuncu olma hayalleri kuran bir baristanın kesişen yollarını, büyüyen aşkını ve onları farklı yönlere sürüklemek isteyen hayallerini konu alıyor.

Moonlight

Dokunaklı öyküsüyle Moonlight, Miamili bir siyahi erkeğin yaşamını çocukluktan yetişkinliğe dek izliyor ve ortaya ilham verici bir büyüme ve kendini keşfetme hikayesi koyuyor. Geceden tek bir ödül alarak ayrılsa da en önemli ödüllerden birinin sahibi olan Moonlight’ın !f Bağımsız Filmler Festivali’nin açılış filmi olacağı kısa bir süre önce duyurulmuştu.

Manchester by the Sea

Yılın en güçlü dramalarından Manchester by the Sea, iddialı olduğu ve hak ettiği iki kategoride, En İyi Film ve En İyi Senaryo dallarında rakiplerine yenilse de, bir başka hak edilmiş ödülün, Casey Affleck’e giden En İyi Erkek Oyuncu ödülünün sahibi oldu. Film, kardeşinin ölümünün ardından kötü hatıralar nedeniyle terk ettiği kasabasına dönmek ve yeğenine sahip çıkmak zorunda kalan bir amcanın yaşadıklarını konu alıyor.

Elle

Isabelle Huppert’in muhteşem oyunculuğu ve Paul Verhoeven’in vizyoner yönetmenliğiyle bir başyapıta dönüşen Fransa kökenli Elle, tecavüze uğrayan başarılı bir iş kadınının, başına gelen bu olay ve travmasıyla hepimizi şaşırtan yöntem ve tavırlar aracılığıyla başa çıkmasını anlatıyor. Film, en güçlü rakibi Toni Erdmann’ı (Almanya) En İyi Yabancı Dilde Film kategorisinde yenmekle kalmadı, Natalie Portman’ın (Jackie) olduğuna kesin gözüyle bakılan En İyi Kadın Oyuncu ödülünü de Isabelle Huppert’e kazandırarak ödül sezonunun dengelerini değiştirdi.

Nocturnal Animals

Tom Ford imzalı, görsel ve sanatsal kusursuzluğuna rağmen olumsuz eleştiriler almaktan kaçamayan Nocturnal Animals, geceden sürpriz ödüllerden biriyle ayrıldı. Moonlight’ın oyuncusu Mahershala Ali’ye gitmesi beklenen En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü, kategorinin en zayıf isimlerinden Aaron Taylor-Johnson’ın oldu. Film, galeri sahibi varlıklı bir kadının, eski eşinin yazdığı romanla kendini bir intikam öyküsünün okuyucusu ve öznesi olarak bulmasını anlatıyor.

Fences

Tiyatro sahnelerinden beyazperdeye uyarlanan ağır dramatik yapıdaki filmlerden olan Fences, Denzel Washington’ın hem başrolünü hem de yönetmenliğini üstlenmiş olmasıyla öne çıkıyor. Film, işçi sınıfı siyahi bir ailenin 1950’lerde yaşadıklarına odaklanıyor.

Zootopia

Yılın favori animasyonlarından, Disney yapımı Zootopia, hayvanlar şehri Zootropolis’te polis olma hayalleri kuran bir tavşan ve dolandırıcılık ustası bir tilkinin birlikte çalışarak bir suçu ortaya çıkarmaya çalışmasını konu alıyor. Film, hayvanlar dünyasındaki türsel farklılıklar üzerinden insanların dünyasındaki ayrımcılık, önyargı ve normlara yaptığı göndermelerle dikkat çekiyor ve bir devlet dairesinde çalışan tembel hayvan sahnesiyle akıllara kazınıyor.

The Crown 

Emmy Ödülleri’nin aksine her yıl yeni dizileri kucaklamaktan kaçınmayan Altın Küre Ödülleri’nin televizyon kategorilerindeki en büyük iki ödülü, yine yeni dizilere gitti. Drama dalında ödüllendirilen dizi, aynı zamanda başrol oyuncusu Claire Foy’a da ödül getiren Netflix dizisi The Crown oldu. Biyografik dizi, Kraliçe II. Elizabeth’in, 1900’lerin ilk yarısında tahta çıktığı dönemde yaşananları konu alıyor.

Atlanta

Yılın komedi/müzikal kategorisinde galip gelen dizisi ise Atlanta. Yetenekli ve genç oyuncu Donald Glover’ın hem yaratıcısı hem de başrol oyuncusu olduğu dizi, sanat ve para mevzularında farklı görüşlere sahip iki kuzenin rap dünyasıyla iç içe geçen öyküsünü anlatıyor.

The Night Manager

Oscar ödüllü Danimarka filmi Hævnen (In a Better World) başta olmak üzere birçok kaliteli film ve melodramda imzası olan Susanne Bier’in yönettiği minidizi The Night Manager, Emmy Ödülleri’ni silip süpüren O.J. Simpson: American Crime Story’i sollayarak en iyi minidizi seçildi. Tom Hiddleston, Hugh Laurie ve Olivia Colman gibi isimleri buluşturan minidizi, Kahire’deki bir otelin gece yöneticiliğini üstlenen Jonathan Pine’ın bir silah kaçakçısının izini sürmek için İngiliz Gizli Servisi’ne yardımını anlatıyor.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?