Kendisi, 2000 yılından beri yaptığı prodüksiyonlar, başarılı canlı performanslar ve müzik dünyasında yaptığı birçok kaliteli ve farklı işleri ile bilinen bir sanatçı. Özellikle Türk müzik camiasına yepyeni ve dünya standartları tadında bir soluk getirdiğini düşünüyorum. Karşınızda Can Bener!

Can Bener kimdir? Kısaca müzik yolculuğunuzdan ve kendinizden bahsedebilir misiniz?

Ben bu sıralar Istanbul – Monaco arasında yaşıyorum, müzik prodüktörlüğü, dj’lik ve danışmanlık yapıyorum. Sanırım yaptığım işlerin dikkat çekici bulunması birkaç yaratıcı konsantrasyonu bir arada kullanmamdan kaynaklanıyor. Kafamın içinde keyif aldığım  artistik bir vizyonum var, bunun sonucu olarak ortaya stil sahibi bir konsept çıkarmanın peşindeyim. Kendimi bildim bileli müzikle içli dışlıyım, işin hem artistik hem de ensdüstriyel kısmında yer aldım. Türkiye’de ismimi ilk olarak Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Fatih Erkoç, Yaşar gibi isimlerin albümlerinde yer alan prodüksyonlarımla duyurmaya başladım.

Sizin için elektronik müzik kültürü Türkiye’de nasıldır? Gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Elektronik müzik hem bir endüstri hem de yaşam tarzı. Türkiye’de böyle bir müzik endüstrisi yok ve yaşam tarzı da elektronik müzik kültürüne çok uygun  değil. Yani kişisel zevkler dışında bir elektronik müzik kültürü oluşturacak imkanlar mevcut değil.

Kayda değer bir gelişme de görmüyorum bu konuda. Elektronik müzik ve DJ görünümlü prodüksyonlar çıkıyor son dönemlerde ama bunlar Türkçe Pop’un yeni versionları gibi, David Guetta ya da Afrojack’in yaptıklarına pek benzemiyor. Zaten Türkçe müziği dünya sound’una taşıma çabası da çok gerekli değil. Sonuçta Japonca ya da İspanyolca elektronik müzik de duymuyoruz. Türkçe elektronik müzik yapmak yerine Türkçe pop müziği hakkıyla yapmaya çalışmak bana daha mantıklı geliyor. 5-10 sene önce yapılan Türkçe Pop şarkılar çok daha başarılıydı sanki.

Hayatını müzik ile yorumlamaya nasıl karar verdiniz? 

Ben buna karar vermedim, aslında bunun içine doğdum. Babam prodüktörlük kariyerine 1960’larda başlamış, Türkiye’nin en eski plak şirketlerinden birini kurmuş, daha sonra benim doğduğum dönemde bu işi uluslararası arena’ya taşımış, dayımda aynı şekilde onun arkasından gelip plak şirketi ve prodüktör olarak başarılı işler yapmışlar. Durum böyle olunca benim çocukluğum kaset ve CD’lerin arasında, yaz tatillerim stüdyolarda, sahne arkalarında geçti.

Müziğe olan yeteneğinizi nasıl keşfettiniz?  Bu yolculuğunuzdaki işte ‘o an ‘ dediğiniz bir olay var mıdır?

Çok küçük yaşlardan beri piyano ve gitar çalıyordum ama o zamanlardan biliyordum sadece bir enstrümantalist olmayacağımı, farklı bir şeyler yapmanın peşindeydim. Yaptığım ilk prodüksyon 2000’lerin başında bir r&b / pop albüm demosuydu ve bunu New York’ta Ahmet Ertegün’e ve Atlantic Records yöneticilerine dinletme şansı bulmuştum. Bu bana bu  işin ne kadar keyifli olabileceği ve nerelere kadar ulaşabileceği hakkında güzel bir yol gösterdi.  Onlardan aldığım ilk nasihatlar ve öğütler çok işime yaramıştır.

Türkiye için de 2005’te yaptığım İkili Delilik Remix’i Sezen Aksu’nun Bahane albümünün yılın en çok satan albümü olmasında büyük rol oynamıştı ve hala gece klüplerinin değişmez şarkılarından biridir bu. Şarkının bu kadar tutması o dönem benim için tam anlamıyla bir dönüm noktası olmuştu.  Yaptığınız şarkının en popüler gece klüplerinde gecenin en can alıcı anlarında çalınması ve insanların bunu hep bir ağızdan söyleyip dans etmesi, insana başarılı olduğu hissini yaşatıyor.

Sürekli takip ettiğiniz ve beğendiğiniz isimler var mıdır?  ‘ İdol ‘ olarak nitelendirdiğiniz kişiler var mıdır ?

İdollük mertebesindeki isimler Julio Iglesias, Rihanna ve Metallica diyebilirim. Sürekli takip ettiğim, favori isimlere gelince liste uzuyor. İlgimi çeken tarzlarda yeni çıkan ne varsa dinlerim. İsimlerden çok tarzları takip ediyorum.

Kendi yaptığınız müzik türü dışında Can Bener ne tür müzik dinlemekten keyif alır?

Ben en çok elektronik müzik dinlemeyi seviyorum, şu sıralar elektro house, trance ve dubstep. Bunları hip-hop’la birleştirmek de hoşuma gidiyor. Gerçi bizim plak şirketleri bağlantılarımız dolayısıyla yaklaşık bir 15-20 sene akla gelebilen her tür müziği dinledim. Ama basta saydıklarım dışındakiler şu anda ilgimi çekmiyor.

Yakın gelecekte Can Bener ismini hangi projelerde görebileceğiz?

Şu anda kendi müzik projemle uğraşıyorum, bu hafta resmi olarak başlıyorum stüdyo çalışmalarına, Miami, Amsterdam, Londra ve Paris’te harika vokalistlerle çalışıyorum kayıtlar devam ediyor. Bunları finalize edip yayınlayacağız. Elektronik müzik endüstrisinin ileri gelen şirketlerinden bir kaçı ile anlaşmalarım var. Bu yıl ki planımız 2 single ve 1 albüm yayınlamak. Bu yüzden önümüzdeki  1-2 ay gece gündüz stüdyoda geçecek gibi görünüyor. Eylül’de de DJ performanslarım başlıyorum, ilk performansım Avrupa’nın en iyi klüplerden birinde olacak, detayları ağustos ta açıklayacağız. yurtdışı ağırlıklı yoğun bir dönem olacak.

Üzerinde çalıştığım Türkçe şarkılar da var, fırsat bulabilirsem bunları da yayınlayacağız.

Sizin yolunuzda ilerlemek isteyen genç arkadaşlarımıza ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Bence herkesin kendi için çizilmiş bir yol var onu keşfetmeleri lazım, herkesin özel bir hikayesi var. Beni olduğum noktaya getiren elimde olan ve olmayan çok farklı şartlar vardı. Ama benim dikkat ettiğim detaylar ve değerler nelerdir diyecek olursak bir kere kültüre ve eğitime çok önem veriyorum, iyi bir vizyon sahibi olmak için sağlam bir kültür altyapısı ve başarılı bir eğitim sürecinden geçmek gerekiyor. Müzik sanatın en has dallarından biri iyi müzik yapmak iyi bi sanatçı olmak demek, iyi bir sanatçı olmak içinde bence insan dünyaya mükemmeliyeti arayan eleştirel bir bakış açısıyla bakmalı.  Sadece müzik değil pek çok konuda fikir sahibi olmalı. Sosyalleşmek çok önemli özellikle DJ ve trendsetter bir prodüktör olmak için bence gece hayatını sevip, çok fazla dışarı çıkmak insanların neyle nasıl eğlendiğini birebir görüp beraber yaşamak lazım. İnsan ilişkileri de bu işin olmazsa olmazı, çok iyi bir müzisyen olabilirsiniz ama gerekli kişileri tanımıyorsanız büyük ihtimal ömrünüz boyunca müziği evde kendi kendinize yapacaksınız demektir.

Son bir tavsiye de bir müzik aleti çalsınlar, DJ’lerin prodüksyon yapmaya başladıklarında çektikleri en büyük sıkıntı herhangi bir müzik aleti çalamamaları ve herzaman yanlarında bir müzisyene ihtiyaç duymaları, ama çocuk yaşlarda alınan 1-2 senelik piyano ve temel armoni eğitimi bile ilerki yıllarda müzik prodüktörlüğüne adım atılmak istendiğinde eşsiz bir değer oluyor.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?