Güncel Filmekimi Önerileri için tıklayın.

Sonbahar geldi, Filmekimi yaklaştı, program açıklandı!

51 film arasından seçim yapmakta zorlananlar, yani muhtemelen herkes için, öneri listelerimizin ilkinde olmazsa olmazlardan bir seçki var…

filmekimi-twitter-2

Bu yıl İstanbul’da 7-17 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek, farklı tarihlerde Ankara, İzmir, Bursa ve Eskişehir’e uğrayacak olan Filmekimi, bu seneki konseptine göndermede bulunmak gerekirse “sonbaharın rengi”, her zamankinden daha dolu, daha gösterişli bir programla karşımızda. Önümüzdeki hafta biletlerinizi almadan önce zorlayıcı bir film seçme süreci sizi bekliyor. İşinizi biraz kolaylaştırmak adına, önerilerimizin ilk bölümünde olmazsa olmaz hit filmler var:

Filmekimi 2016 Filmleri

American Honey | Andrea Arnold, ABD-İngiltere

Neden izlemelisiniz? Çünkü gençlik.

Önceki filmleri Red Road, Fish Tank ve Wuthering Heights ile sinefillerin zihninde özel bir yer edinen Andrea Arnold’ın yeni filmi, ilk gösterimlerinden itibaren “Z Kuşağı için Easy Rider”, “Amerikan gençliğini en iyi anlatan filmlerden” gibi kalıplarla anılmaya başlandı. Soundtrack’i ile büyüleyen, görüntüleriyle kendine hayran bırakan filmin oyuncuları arasında çağımızın en şaşırtıcı isimlerinden Shia La Beouf da yer alıyor.

 

A Monster Calls (Canavarın Çağrısı) | J.A. Bayona, ABD-İspanya

Neden izlemelisiniz? Çünkü fantastik.

Yılın merakla beklenen fantastik ve duygusal yapımlarından “A Monster Calls”, çağımız çocuk edebiyatının en başarılı romanlarından birinin sinema uyarlaması. Annesinin hastalığını kabullenemeyen küçük Connor’ın ağaç şeklindeki bir canavarla pazarlık edişini konu alan filmde, genç oyuncu Lewis Macdougall’ın yanı sıra Liam Neeson, Felicity Jones ve Sigourney Weaver’ı izleyeceğiz.

 

La fille inconnue  (The Unknown Girl / Meçhul Kız) | Jean-Pierre & Luc Dardenne, Belçika-Fransa

Neden izlemelisiniz? Çünkü toplumsal gerçekçilik.

Toplumsal gerçekçilik konusunda çağımızın en başarılı ikilisi olan, iki Altın Palmiye ödüllü usta yönetmenler Dardenne Kardeşler’in son filmi bir kez daha sıradan bir insanın sürükleyici hikayesiyle sizi alıp götürmeyi bekliyor. Film, mesai bitiminden sonra kliniğine gelen bir hastayı kabul etmeyen, fakat aynı kadının gizemli bir şekilde öldüğünü öğrenince olayı araştırmaya karar veren bir doktor Jenny’nin hikayesini anlatıyor.

 

Juste la fin du monde (It’s Only the End of the World / Alt Tarafı Dünyanın Sonu) | Xavier Dolan, Kanada-Fransa

Neden izlemelisiniz? Çünkü Xavier Dolan.

Duyguları en iyi şekilde görselleştiren, zamanı büken ve kamerasını ustalıkla kullanan “sinemanın dahi çocuğunun” bu yepyeni filmi, daha önce hiç olmadığı kadar güçlü bir oyuncu kadrosunu bir araya getiriyor: Filmin oyuncuları arasında Gaspard Ulliel’den Léa Seydoux’a, Vincent Cassel’den Marion Cotillard’a Fransız sinemasının yıldız isimleri yer alıyor.

 

I, Daniel Blake (Ben, Daniel Blake) | Ken Loach, İngiltere-Fransa-Belçika

Neden izlemelisiniz? Çünkü Altın Palmiye.

69. Cannes Film Festivali’nin büyük ödülü, yaklaşık 10 yıl sonra bir kez daha İngiliz sinemasının usta yönetmenlerinden Ken Loach’un olmuştu. İşçi sınıfının dertlerini en iyi ele alanlardan olan Loach’un yeni filmi “I, Daniel Blake”, hayatında ilk kez devletin yardımına ihtiyaç duyan bir adamın sağlık sistemiyle mücadelesini konu alıyor.

 

Albüm | Mehmet Can Mertoğlu, Türkiye-Fransa-Romanya-Almanya

Neden izlemelisiniz? Çünkü Türkiye Sineması.

Çağdaş Türkiye Sineması’nın her yıl bir-iki başarılı örneği bizi yeni yönetmenlerle tanıştırmanın yanında sinema yolculuklarına dünyanın önde gelen festivallerinde başlıyor. Bu yılın bu başarıya nail olan yerli ilk-filmlerinden olan Albüm de, prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapmış, Saraybosna Film Festivali’nden En İyi Film ödülüyle dönmüştü. Albüm, Filmekimi 2016 programındaki tek yerli yapım.

 

Baccalaurate (Graduation / Mezuniyet) | Cristian Mungiu, Romanya-Fransa-Belçika

Neden izlemelisiniz? Çünkü Romanya Yeni Dalgası.

Yükselişteki ülke sinemalarından olan Romanya sineması, bu yıl Filmekimi’nde üç ayrı filmle tamsil ediliyor. (Diğer ikisi Câini / Köpekler ve ülkenin bu yılki Oscar aday adayı Sieranevada) Bunlardan öne çıkanı, 4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün ile dünyaca ün kazanan yönetmen Cristian Mungiu’nun yönettiği Baccalaureate / Mezuniyet. Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü kazanan film, bir babanın ülkeden kaçıp kurtulmasını istediği kızının İngiltere’deki üniversite bursunu kaybetmemesi için lise bitirme sınavlarında hile yapmaya karar vermesini konu alıyor.

 

Captain Fantastic (Kaptan Fantastik) | Matt Ross, ABD

Neden izlemelisiniz? Çünkü Viggo Mortensen.

Cannes Film Festivali’nin yeni keşifler vadeden Belirli Bir Bakış bölümünün En İyi Yönetmen ödülüyle taçlandırılan Captain Fantastic, altı çocuğuyla medeniyetten uzak yaşayan bir babanın şehir hayatı ve ebeveynlik görevleriyle imtihanını konu alıyor. Filmin başrolündeki Viggo Mortensen, bugüne kadarki en heyecan verici performanslarından birini, bugüne kadar okuduğu en iyi senaryoya borçlu olduğunu söylüyor.

 

Arrival | Denis Villeneuve, ABD

Neden izlemelisiniz? Çünkü yılın bilimkurgusu.

Incendies ile dünya çapında tanınan, Prisoners ve Sicario gibi filmlerle ününü katlayan Kanadalı yönetmen Denis Villenuve, yılın bilimkurgusu olmaya aday yeni filmiyle karşımızda. Amy Adams’ın başrolde olduğu Arrival, ansızın beliren dünyadışı araçların niyetini anlamaya çalışan bir dilbilimciyi merkeze alarak sürükleyici bir hikaye anlatıyor.

 

Kollektivet (The Commune / Komün) | Thomas Vinterberg, Danimarka-İsveç-Hollanda

Neden izlemelisiniz? Çünkü Nordik.

Kuzey Avrupa’nın eşsiz sinema dilini toplumsal bir tartışmayla birleştiren, hayatın kendisi gibi yer yer eğlendiren, yer yer acıtan bir film olan Kollektivet, Danimarka sinemasının usta yönetmeni, Dogme akımı ile özdeşleşen isimlerden Thomas Vinterberg’in imzasını taşıyor. Bir akademisyen ve haber sunucusu eşinin geniş evlerini dostlarıyla paylaşmaya karar vererek bir komün hayatı yaşamaya başlamalarını anlatan film, oyuncularından Trine Dyrholm’e Berlin Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandırmıştı.

 

Toni Erdmann | Maren Ade, Almanya

Neden izlemelisiniz? Çünkü yılın komedisi.

Cannes Film Festivali başta olmak üzere Avrupa’nın birçok kentindeki film festivallerindeki her gösteriminde ilgiyi üzerine çeken ve yılın komedisi olarak anılmaya başladı Toni Erdmann. Filmekimi’nin en çok merak edilenlerinden biri olan film, kapitalist dünyaya savaş açmış bir babanın, ansızın ziyaret ettiği kızını bu dünyanın pençesinden kurtarmaya çalışırken ortaya çıkardığı komik durumları beyazperdeye taşıyor.

 

Under the Shadow | Babak Anvari, Birleşik Krallık-Ürdün-Katar

Neden izlemelisiniz? Çünkü hayalet hikayesi.

Babak Anvari’nin ilk filmi, İran-Irak savaşı sırasında Tahran’da geçen, bombardıman devam etmesine rağmen kızıyla beraber evini terk etmeyen bir kadını, savaş yetmezmiş gibi bir de dairelerine musallat olan bir hayaletle karşı karşıya getiriyor. Çağdaş korku klasikleri arasındaki yerini şimdiden sağlamlaştırmış olan İngiliz yapımı film, Farsça çekilmiş.

 

Hymyilevä mies (The Happiest Day in the Life of Olli Mäki) | Juho Kuosmanen, Finlandiya-Almanya-İsveç

Neden izlemelisiniz? Çünkü ismi.

Cannes Film Festivali’nde gösterilecek filmlerin listesi açıklandığından beri bu filmin İngilizce adını görüp de gülümsemeyen olduğunu zannetmiyoruz. “The Happiest Day in the Life of Olli Mäki / Olli Mäki’nin En Mutlu Günü” adı kadar sevimli ve ilginç bir konuya sahip: Sebepsiz bir mutlulukla, kariyerinin en önemli müsabakasına çıkmak üzere olmasını umursamayan bir boksörün aşkla tanışmasını konu alan film, alıştığınız spor filmlerine hiç benzemiyor.

 

Elle | Paul Verhoeven, Fransa

Neden izlemelisiniz? Çünkü Isabelle Huppert.

Hollandalı usta yönetmen Paul Verhoeven’in Fransa’da çektiği yeni filmi, yaşlı bir iş kadının tecavüze uğradıktan sonra yaşadıklarını konu alıyor. Çocukken yaşadığı bu korkunç olayın intikamını almayı amaçlayan Micèle rolünde izleyeceğimiz, yaşayan en yetenekli aktrislerden Isabelle Huppert, kariyerinin en iyi performanslarından biriyle karşımıza çıkacak.

 

Miljeong (The Age of Shadows) | Kim Jee-Woon, Güney Kore

Neden izlemelisiniz? Çünkü gişe rekoru.

Sağlam bir polisiye izlemeyeli baya oldu diyorsanız, bu film size göre. 1920’lerin Japon işgali altındaki Kore’sinde geçen bir casusluk hikayesiyle sizi sürükleyecek film, Güney Kore’de gösterime girdiği ilk 10 günde 4 milyon izleyiciye ulaştı ve gişe rekoru kırdı.

 

Forushande (The Salesman) | Asghar Farhadi, İran-Fransa

Neden izlemelisiniz? Çünkü Asghar Farhadi.

Jodaeiye Nader az Simin ile ülkesi İran’a Oscar kazandıran, birkaç yıl önce Fransa’da çektiği Le passé ile bir kez daha büyüleyen yönetmen Asghar Farhadi, yeni filminde ülkesine geri dönüyor. Tiyatrocu bir çiftin uğradıkları saldırının ardından farklı tepkiler verişini izleyeceğimiz filmde her zamanki gibi güçlü performanslar ve sürükleyici bir senaryo, yani Farhadi sinemasının olmazsa olmazları var.

 

Julieta | Pedro Almodóvar, İspanya

Neden izlemelisiniz? Çünkü o renk paleti.

İspanya denince akla gelen ilk yönetmen Pedro Almodóvar, 20. filmiyle karşınızda! Nobel ödüllü yazar Alice Munro’nun bir öyküsünden uyarladığı Julieta, bir kadının hayatının gizemlerine odaklanıyor. Almodóvar’ın benzersiz ve büyüleyici renk paletiyle görsel olarak zenginleşen film, yönetmenin kadın karakterler yaratmadaki başarısıyla zirveye oynuyor.

 

Ma vie de courgette  (My Life As a Courgette) | Claude Barras, İsviçre-Fransa

Neden izlemelisiniz? Çünkü stop-motion.

Filmekimi programında animasyon da eksik değil: Yetişkinlerin de çocuklar kadar zevk alacağı stop-motion animasyon Ma vie de courgette, alkolik annesinin ölümünün aradından yetimhaneye gönderilen dokuz yaşındaki bir çocuğun burada yaşıtlarıyla kurduğu arkadaşlıkları beyazperdeye taşıyor. Yönetmen Cluade Barras’ın ilk filmi, kahkaha ve melankoliyi harmanlıyor.

 

Desierto | Jonás Cuarón, Meksika-Fransa

Neden izlemelisiniz? Çünkü Gael García Bernal.

Meksika’nın sinemaya kazandırdığı en iyi şeylerden ikisi bir arada: Alfonso Cuarón’un yapımcılığını, oğlu Jonás Cuarón’un yönetmenliğini üstlendiği Desierto’nun başrolünde Gael García Bernal var. Gravity’nin senaryosunu babasıyla birlikte yazan ve filme paralel bir hikaye anlatan kısa film Aningaaq ile gülümseten Jonás Cuarón’un bu ikinci uzun metrajlı filmi, gündemdeki Amerikan başkanlık seçimleri nedeniyle hassaslaşan bir konuyu işliyor. Amerika’ya kaçmaya çalışan bir grup Meksikalı ve onları “avlamak” için tüfeğiyle bekleyen beyaz bir Amerikalı arasındaki gerilim…

 

Eshtebak (Clash) | Mohamed Diab, Mısır-Fransa

Neden izlemelisiniz? Çünkü tanıdık.

Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünün açılış filmi olan Eshtebak, tamamı bir polis kamyoneti içerisinde geçen bir gerilim. 2013 Mısır Askeri Darbesi sırasında, gözaltına alınan ve çatışmalar nedeniyle kamyonette mahsur kalan karşıt görüşlü bir grup insanın arasındaki gerilimi sürükleyici bir şekilde anlatan film objektifliğini korumasıyla da dikkat çekiyor. Karşıt görüşlü insanlar, askeri darbe, polis şiddeti ve gözaltı kamyonetleriyle film yalnızca bir Orta Doğu ülkesinde yaşadığımız için değil, gittikçe karmaşıklaşan bir dünya düzeninde yaşadığımız için tanıdık gelecek.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN